Please follow and like us:

Her şeyi yazmak zor, anlayana muhabbetin/yolun bu kadarı yeter!

aynı aşkı muhabbetle
yenilerek adım adım
eklenerek adam adam
büyüyerek ada ada
listeleyerek ad ad
yaklaşıyoruz!
1997-2014

Dostluklar ve muhabbet için kervanlar düzülmeli, rıza için yollara düşülmeli! Cümlesini söylemeye devam ediyoruz. Fırsat bulduğumuzda bir dostun kalbine kalbimizi dayayıp şarj ediyoruz.

Huzuru içimde hissediyorum. Bu ne güzel Rahmet Allah’ım; sevdiklerin ile beraber olmak, senin için yaşayanlarla yaşamak, sadece senin yüzünü isteyenleri bilmek. Onlar ne güzel insanlar.

S,C,A,T,R,B,A,S,İ,E,N,S,K,V,A,S,M,F… ve onlar gibi bize yakınlığı olan bir kaç güzel insanın varlığı kainatın can suyudur. Ümidimiz sayıları çoğalsın her biri İbrahimi bir duruş ile oldukları yerde yeni vesilelere zemin oluştursunlar. İnsanın eğitimi bir günlük veya yıllık değil ömürlük bir süreç. Bilenler nerede bir fidan görseler beslenmişler ve yollarına devam etmişlerdir. Bu yolculukta tüm faydalandıkları kapılara saygı duyarak ya kendileri kapı olmuş veya büyük bir kapıya destek olarak o kapıdan daha çok insan geçmesine vesile olmuşlardır. Bir derdimiz olmalı bizi ahirete taşıyacak.

Ey Dost! bugün de yeryüzü boş sanma, bir çok davası ve derdi İslam olan, şöhret afettir diyerek kendini saklayan büyükler yeryüzünde yaşamaktadır. Rabbim iyi insanlar ile karşılaştırsın. Bizleri de iyilerden kılsın inşaallah. Amin.

Erenlerin/İyilerin/Salihlerin gül bahçesinde nefes tutmuş dervişlerin ayak seslerini dinlemeye çalışıyorum.

#iyiadamlardefteri projesine kapak olacak cümle!
Mustafa Düzgünman : ‘Sanatların en büyüğü adam olma sanatıdır.

Hayatta herkesin bir görevi var ki hiçbir canlı boşuna yaratılmış değil.
Bu görevin farkına varabilme basiretini gösterenler yaşamda bulunmaları gereken yeri bir şekilde idrak ediyorlar.

Sosyal medyayı daha etkili ve muhabbet için kullanabiliriz: sosyal medyada mahalle dönüşümü başladı, ilk mahalle komşularım dostlarım.

apartman gibi değil mahalle gibi !

sosyal medya apartmana benziyor, aynı anda kapıdan giriş yapmadıkça birbirimizi görmüyoruz! #mahalle gibi olmalı. “prime time”nizi yakalayamadığımız için kusura bakmayın! Profile bakın! diye not düşüyoruz.

bir mahalle listesi oluştur ve komşum ne diyor diye bak!
https://www.facebook.com/cihad.meric

Kapital ve madde çağının nesli olarak işimiz çok zor! Hayatımızda cüzler vardı, şimdi cüzdanlar…

hala ev yapımı tarhana çorbası içebiliyorsak umut var!
türk mutfağı hem sanat hem de lezzet.
lahana dolmasının muska gibi sarılması göze daha hoş geliyor.
eline sağlık!
elhamdulilah.

saymakla bitmez; fakat birkaç küçük örnek : yapay ürünler doğal gıdaları, apartmanlar mahalleyi , plazalar ve avmler ticari hayatı bitirdi.

bu çağda en büyük hayır,
bacanın tütmesine vesile olmaktır!
hem iş hem de eş anlamında yiğit gençlere yardımcı olmaktır.

Kendi çapsız dünyalarımızda mutluluk pozu verip oturabiliriz.

acı biber, evet acıdır ; fakat uzaktan sadece seyredersin.
ancak o biber bir yerine dokunursa seni yakar!

birileri gözümüzün önünde yumurta tokuşturuyor, bizim seçeneğimiz kırılacağı belli yumurtalara taraf olmak! tokuşturanın kaybedeceği bir şey yok; fakat bizim kaybedeceğimiz kesin!

yeryüzü zalimler bilek güreşi turnuvası devam ediyor: ukrayna,kırım,suriye,ırak, bosna, afganistan, kırgızistan, orta afrika,libya, mısır, kore…

#mısır’ #rabia vardı bir zamanlar.
gündem olacak oldu .
tamam şimdi yenisi.
tüketiyoruz.

hani insan öfkelendiğinde eline geçse karşısındakine atar ya, toplum veya ülke kavgalarında da bunu yaşıyoruz!
birbirine insan bedeni,adalet,hakk,hukuk,halkların tercihi,demokrasi… atan atana.
Örnek: ab,abd,rusya,çin… hala insan haklarından bahsedebiliyor!

hayat insan tarafından yorucu hale getiriliyor.
ne garip yorulan da insan!
hey! beş dakika/vakit adam olun diye bağırası geliyor insanın.

hazımsızlar yüzünden şöyle rahat rahat eleştiri de yapamıyoruz!
mıknatıs mıyız ki manyetik etki altında kutuplaşalım.

bizde bir köşe kapsaydık iktidarı sıyırıp karşı tarafa yumruk atmasını öğrenirdik!
Adamsan/gücün varsa eksik/hata varsa çift taraflı vuracaksın, Rabbimiz bilerek ıskaladıklarımızı soracak!

dinamiti hazırlamış fitilini ateşleyecek bahane arayan çok.
biliriz çocuklar için döktüğünüz göz yaşlarınızı!

Tırpanlar,oraklar hep yiğitleri/iyileri/adamları biçer,
kıvırtmayı bilenler, dik durmayanlar, şerefsizler, yalakalar, yavşaklar her durumda işini götürür! Güçlü olanın sonunda kazançlı çıktığı her mücadele anlamsızdır.

Bu topraklarda komünist tehlike ve dinsizlik kısmen de olsa bertaraf edildi; fakat dinli madde tapıcılığı, otorite-güce boyun eğme ve kapitalist zihniyet mücadelesi devam ediyor!
www.adaletemekhareketi.org sitesi bu mücadelenin verileceği bir platform olarak kuruldu.

bir insanı/adamı/lideri/önderi ciddiye almamız için bizi çağırdığı yol bu olmalı:
iyiliği tavsiye, kötülüğü engel!

“Bxwe keda desté xwe / Bila cih bit newal e!”
Kendi el emeğinde ye / Yer vadi bile olsa
Seyyid Ali Fındıki Sümmel Cezeri

Şehrin/hayatın merkezine külliyeyi koymayan bir belediyecilik anlayışı ne şehri ne de insanı imar edebilir!

hayatın bütünü = külliye
iktisat, eğitim, maneviyat, sosyal alan…
arasta/bedesten/çarşı, medrese/tekke/mektep, cami/mescid, imaret/kervansaray/kütüphane/hamam…

mesela ben baca tüttürmeye vesile olacağım diyen belediye başkan adayı var mı?
hep kavgaları konuşuyoruz.
kavga siyaseti.
icraat siyaseti?
kavga hatalara örtü olur, hesap vermeye gerek kalmaz.
en çok sesi çıkanlar, her zaman yorganı en büyük olanlardır.

BİZİM YÜZYILIMIZ GELECEK.
Toprak medeniyetine selam.
O medeniyeti özleyenlere selam.
Betondan bıkanlara selam.
Ruhu sıkılanlara selam.
İkiyüzlülükten tiksinenlere selam.
Başka bir dünyanın özlemini çekenlere selam.

GELİN; TOPRAKTA TOPRAK OLUP BİRLEŞMEDEN , TOPRAĞIN ÜZERİNDE TOPRAK GİBİ OLARAK BİRLEŞELİM.

Eğitim ve insana vesile olmak!
hakikat pırıltısı düşünceler yaşlanmaz; fakat düşünürler yaşlanır!

Önceleri dersinden sıkılan bir öğrencinin (biraz zorlasan #eğitim den kopacak) daha sonra seninle muhabbet için tenefüsünü feda etmesi, sepetten çürük elma atmadan tüm sepetin kurtarılabileceğine güzel örnek!

görevini hakkıyla yapan öğretmenin bir beldede bıraktığı ayak izi yıllar geçtikçe derinleşir; talebeler büyüdükçe iz büyür!

Cizre’de yıllar önce manevi bir iz bırakmış öğretmenin şimdi prof olmuş talebesinin kitabını okurken bu cümle aklıma geldi.

Aile : her geçen gün savunma hattı biraz daha zayıflayan toplumun parçalanamaz en küçük birimi!
eskiden kız babaları kendileri yiğit delikanlı gördüğünde evliliğe aracı olurmuş.
şimdi mazallah bir kız babası dostumuza evlilik konusunda aracı olsak muhabbetimiz kalır mı, diye düşünüyoruz.
http://kainatamektup.com/index.php/2014/03/yuvayi-yikan-huzuru-bozan-hastaliklar/

baba istediği kadar ilim sahibi olsun eğer anne ilimden nasiplenemiyorsa çocuklar babayı geçemez anneye yakın düşer!

anne ilim sahibi ise baba ilimden bihaber bile olsa çocuklar anneyi geçer!

erkek eğitimsiz kalırsa kendisi bedelini öder.
kadın eğitimsiz kalırsa bedelini önce aile sonra toplum öder.

toplumumuzda kadının eğitimsiz kalmasının en büyük sebebi karma eğitimdir.

Biz hangi şehirde yaşarsak yaşayalım dersimize devam ediyoruz.
cuma cümlesi:
Bazıları İslam dairesinin çapını o kadar daralttı ki hem kendilerini hem de başkalarını çapsız bıraktılar!

Bazı durumlarda kullardan çekindiğimiz kadar Rabbimizden çekinmememiz beni hep düşündürür. İlginçtir bu algıda Rabbimizin büyüklüğünden. Allahuekber.
Çünkü o hataları başa kakmıyor, eksiklerimizi örtüyor, cezalandırmada aceleci değil, merhametinin her şeyi kuşattığını biliyoruz.

Sabah namazında Nuh makamına ve erenlere selam verip,
çorbamızı içtikten sonra ders mekanına geçtik.

Cuma Suresi:
“Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, aziz ve hakim olan Allah’ı tesbih eder. (1) Çünkü ümmilere içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderen O’dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler. (2) (Peygamberi) müminlerden henüz kendilerine katılmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O, azizdir, hakimdir. (3) Bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir. (4) Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap taşıyan merkebin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini yalanlamış olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez. (5)”

El-hak o tespihi seher vakti duymamak için sağır olmak gerekir.
Hayatımızda hikmet var mı?
Yapıp ettiklerimiz bizi arındırıyor mu?
Bilgi taşıdığımız ve bizi ağırlaştıran bir yük mü, yoksa hayatımızın doğal bir parçası mı?

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial

Enjoy this blog? Please spread the word :)