Çöle İnen Nur’un Ardından

Please follow and like us:

Bu kitapla hemhal olma zamanım Haziran 2011( Recep ayı) dünyabizim.com sitesindeki temel okunması gereken kitaplar arasındaydı. Evet çok etkilendim. Her nedende bir yanım ağlamaklı, hüzünlü bir film, sinema, hikaye, roman; doyasıya ağlamak ağlamak…

İnsan niçin ağlar, ağlamanın esprisi nedir? Akabinde hüzün Nur Çocuğu; Efendimizin çocukluğu, yaşayışı, masumiyeti, bolluk, bereket … Süt annesi / Annesinin kucağında ruhunu teslim etmesi, babası Abdullah’ı hiç görmemesi, evlat acıları… Dedesi Abdulmuttalip / göz kanat geren amcası Ebu Talip… Ne acı.

Ebu Talip gibi, bağına girdikten, asmanın üstüne titredikten, böcekleri temizledikten, suyunu verdikten, meyvesi yetiştirdikten sonra dudağının üstüne koydukları halde üzümünü yiyemeyen insanın nasibi sadece ağlatıcıdır.
Hz.Ebu Bekr mağara deliği yılana karşı ayağını koyması ,ağlaması, damladan Muazzez peygamberin uyanması…
Bilal-ı Habeşi, son ezanı okuması, mahvoluş…

Gaye-insan ve Ufuk-Peygamberim, Muazzez Peygamberin sofrası:
Fatıma’nın düğün ziyafeti: Arpa ekmeği,hurma; ayrıca yağ, yoğurt ve hurmadan yapılan bir yemek.

-Ben buradan ileriye geçemem!
-Niçin?
-Yanarım
-Ya nasıl geçilir buradan ilerisine
-Aşkla…

Rabbim senin ol demen yeterli. Senki içimizi bilensin, ellerimizi bırakma, aklımızı, ruhumuzu koru kardeşlerimizi, dostlarımızı koru.

İnsan-Serüven-Hayat-Yaşam

Eski yıllar Konya… Sene 1999 muhtemel Fatih Işıklar’daki öğrenci evim kat 4’teki odam. Genel cerrahi dersini alttan alışım. Üzerine gitme turnam şarkısının sözleri… Nerelerdeyim içim buhran bir oh çekiyorum. Boğazım düğümleniyor. Bütün bunları yazılan kader… espri nedir? Okuyorum Mustafa İslamoğlu’nun Hac risalesi… Üç Muhammed … Şimdime göre çocukmuşum hayat… Herhalde kanın deli oluşu böyle bir şey, ah şimdiki şu halimle o yıllarımda olsam… İnsan elindekilerinin değerini bilmemesi mi, Arif bilge adamlarım, abeylerim bizi neden eğitmedi, pişirmedi. Ya da birileri pişmemişsin diye hep öteledi, ötelendik, kovulduk, kırıldık. Şarkı da geçmiyor mu seven ne yapmaz…

Gönül Gel Seninle Muhabbet Edelim,
Araya Kimseyi Alma Sevgilim,
Ya Benim Kimim Var Kime Yalvarayım,
Kaldır Kalbindeki Karayı Gönül.

Dünya İçin Gül Benzini Soldurma
Halden Bilmeyene Halin Bildirme
Tabip Olmayana Yaran Sardırma
Azdırırsın Bir Gün Yarayı Gönül

Solmazsa Dünyada Güzeller Solmaz,
Bu Dünya Fanidir Kimseye Kalmaz.
Yalan Dolan İle Sofuluk Olmaz,
Mümin Olan Bekler Berayı Gönül.

Derviş Ali’m Öğüt Verir Özüne,
Gönül Lütfeyledi Geldi Sözüne
Azrail Konarsa Göğsün Düzüne,
O Zaman Görürsün Karayı Gönül.

Sene 1993-96 lı yıllar Konya Veteriner Meslek Lisesi okulum, pazar günlerim, arkadaşlarım, ülke gençliğinin ekmek kavgası, bir baltaya sap olma durumu, mesut arkadaşımla gezmeler Hocacihan’da bir üniversiteli ağabeylerin evinde bol yumurtalı domates menemen ve çay. Çay bizlerin en damar içeceği. Çay ocakları Muzaffer caddesindeki dersaneler sokağı, Osmanlı camii, gençlik dersanesi, aday sistem dersaneleri oradaki çay ocakları… oraların cumartesi ve pazar günleri öğlen araları dersane öğrencileri ile doludur. Tabii cumartesi pazar 16 saatlik programa katılanların…

Sene 1990-93 Denizli Yeşilköy, ilk aileden ayrılışım. O yatakhanenin esrarengiz kokusu, o kokuyu adlandıramıyorum. Tanca nizamiyesi… Meltem dersanesi, Çınar. Makrube ilk tatmam. Metal bardakta çaylar 8 kişilik masalar. Meryem anamız, hurili zamanlar…

Mevsimlerden ilkbaharken
Gönüllere aşk dolarken
Sevenler hep eş ararken
Neden benden kaciverdin…
Seni sordum yıldızlara
Seni sordum yalnızlara
Seni sordum kuşlara
Uçan kuşlara…

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial

Enjoy this blog? Please spread the word :)