Please follow and like us:

Muhabbet eğitim yolunun müderrislerinden sayılabilecek Ağabeyimiz Atasoy Müftüoğlu ile güzel bir muhabbet yapılmış. O muhabbet eder gibi yazan ve yaşayan adam.

“Küreselleşme Amerikancılığın, emperyalizmin yeni adı. Tüketim kültürünün küreselleşmesi zihinsel anlamda, kalbi anlamda, ruhi anlamda tükenişimize sebep oldu. Bugün insanlar tüketim tapınakları peşindeler. İhtiyaçlarımızı reklamlar belirliyor. Bugün cemaat liderleri bile pazarlanıyor. ”

“Türkiye’de yaşamış ne kadar şeyh, üstad, lider, parti başkanı varsa hepsini tanıyorum. Hepsinin de bir kahin olduğunu biliyorum. Hepsi cemaatlerini şöyle yönlendirdiler. “Filanca gün her şey çok iyi olacak.” Nasıl iyi olacak? Bunun için bir eyleminiz mi var?”

“Bugün buraya Mevlana gelse, İbn-i Arabi gelse yararlanamayız. Niçin Mevlana okuyorsunuz, okumayın. Sezai Karakoç okuyun. Sezai Karakoç zamana gerektiği gibi tanıklık ediyor mu o ayrı bir tartışma konusu ama Nizar Kabbani ediyor.”

“Burada zihinsel, kalbi bir tembellik var. Her ibadet bize bir farkındalık kazandırır. Ümmet bilinçli olarak bir defa haccetse Amerika Irak’ı işgal edemeyecek. Dolayısıyla Kur’an-ı Kerim’i bir yerde tartışma yaparken kullanmak üzere değil, hayatımızı düzenlemek üzere okumalıyız.”

“Sonra edebiyat hayatının da, İslami düşünce hayatının da Türkiye’de yeteri kadar bağımsız olmadığını, edebiyat aracılığıyla tarihe tanıklık edilemediğini, tarihin konuşulmadığını, edebiyatın daha çok bireysel fantezilerle sınırlı olduğunu gördüm.”

“Camiada bir İslam ümmeti düşüncesi vardı ama soyuttu. O dönemde aileden aldığım terbiyeyle bir ümmet düşüncemiz vardı. Biz aileden aldığımız tecrübeyle ümmetin bütün renklerine açık olmaya, farklı yorumları anlamaya ya da bu yorumları ortaya çıkaran tarihsel nedenleri anlamaya çalışıyordum. Ümmetle ilgileniyoruz. ”

“Ben profesyonel değilim, asla böyle bir arzum olmadı. Herhangi bir konunun uzmanı değilim. Ben kendisini İslam ümmetinin sorumlu bir parçası telakki eden bir insanım. Hiç kimseye ağabeylik yapmak, üstadlık etmek, cemaat kurmak, emir vermek gibi bir amacım olmadı. Konuşulmasını arzu ettiğim şeyleri yazıyorum. ”

“İnternet çağında kitaba ilgi azalıyor. Bu yüzden muhataplarımızla konuşamıyoruz. Ben daha daktilo çağındayım. Hala dünyanın her yanına mektuplar yazıyorum. Biraz geç oluyor (gülüyor) ama hiç değilse ben doğrudan haberler alıyorum. Bu bir tarz meselesi. Kitabın yoğunluğundan uzaklaşmamak için. İnternetle teması olan bütün dostlarımızın kitaptan uzaklaştığını biliyorum.”

“Hece Yayınları’ndan Küresel Çağda Kaybolmak diye bir kitabım yayınlanıyor. Ölmez sağ kalırsam Küresel Çağda Varolmak diye bir kitap da yazmak isterim.”

 

Röportajın tamamını alttaki linkten okuyabilirsiniz:

kaynak: http://yenisafak.com.tr/gundem-haber/uzerine-kayitli-265-hat-cikti-12.01.2013-455024

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial

Enjoy this blog? Please spread the word :)