İSTANBUL NASIL GEZİLİR : ROTAMIZ MEDENİYET

Please follow and like us:

Özlemişim İstanbul’u.

Haydarpaşa’da trenden iniyorum ve oradan Üsküdar’a…
Üsküdar Çınaraltında çay-çorba.

Valide Sultan Camii revaklarında boğaz manzaralı iki rekat namaz.

Ve Aziz Mahmut Hüdai. Ayrıca onu buraya getiren  Üftade, Hacı Bayram Veli, Somuncu Baba Hazretlerine muhabbetle selam.
Ara sokaklardan Üsküdar iskelesi.
Şimdi boğazı geçiyoruz.
Karşımda usta kalemlerin boyadığı medeniyetin insanı imar eden o güzel yüzü.

Medeniyete dokuna dokuna emin-önü iskelesine yanaşıyoruz.
Hedef Sultanahmet.

Sonra Ayasofya.

Topkapı’da biraz soluklanalım.

Kainatın başkentinden üç kıtaya hüküm salalım.
İnsanlık orduları dolaşsın kıtaları.
Adalet tekrar hüküm sürsün yeryüzünde.
Kutsal emanetlerin kokusuyla aşka gelelim.

Şimdi divan yolundan yürüyelim rap rap rap!
Medeniyette yürüsün tekrar bizimle.
Sağa, sola, önüme, arkama selam.
Esnafa.
Türbeye.
Camiye.
Medreseye.
Vakfa.
Ve tabi ki külliye.
Bu yol bizi Beyazıt Meydanı’na çıkarır.

Kapalı çarşıda kaybolmak gerekir.
Fakat biz illa ki saaflardan çıkarız kapalı çarşıya.
Çarşıda ilk adım, ilk dua pirimiz Ahi Evran için.
İkinci adımı atarken ahilik kültürü gelir aklımıza.
Esnaf, yönetici, alim, halk bir olur bu yolda.
Medeniyet taşlarını birlikte döşemişler el birliğiyle.
Şeyh Edebalı, Sarısaltuk, Süleyman Paşa, Davut-el Kayseri, Pazarcı Halil…

Süleymaniye Külliyesi’ne çarşının içinden çıkılır.
Çünkü bu bünyede ilim ve hayat bir olmuştur.
Yaşanmayan ilim yoktur.
Köşede ilk mektep, medreseler, darul tıp, darul hadis…
Evet zirve darul hadis.
İmtihan mektebinin baş öğretmeni.
Büyük mimar köşede pergel gibi yatıyor.
Medeniyet projesinin büyük nakkaşı.
Rahmet cümlesinin üzerine olsun.

Şimdi başka bir tepeye kurulmuş Fatih Külliyesine gidebiliriz.
Büyük komutanın yanında diz çökmek
ve çağı soluklatan adamın yanında derin bir nefes çekmek,
hatta rahleyi önümüze çekip bir kaç satır karalamak.
Buradan Akşemseddin eliyle Eyüp Sultan’a yol bulunur.
İster otobüsle.
İster altın boynuzu izleyerek.
Bir kere yürümüştüm Haliç kıyısından ta! Eyüp Sultan’a düşüne düşüne…
Eyüp Sultan, Medine’nin yani medeniyetin isim babasının İstanbul’a ulaşan nefeslerinden sadece birisi ve o bizim biriciğimiz; çünkü O’nun emaneti.
Betonların, trafiğin örtemeyeceği kadar güçlü bir damar var bu şehirde.
Mezarlık içinden dua ederek yukarılara çıkıp İstanbul ile karşılıklı bir kahve içelim.
Resim yeteneğim olsa çizerdim,
sinema yeteneğim olsa çekerdim,
ben ise sadece muhabbet ettim.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial

Enjoy this blog? Please spread the word :)