YERLİ

Yerel haberleri bulacağınız mekanımız olacak.
Yerliyiz; çünkü kızılderilileri, aborjinleri, güney amerikalıları, afrikalıları, bu toprakların yiğit delikanlılarını seviyoruz.
Adaletsizliklere itiraz ediyoruz.

Yerel haberleri bulacağınız mekanımız olacak.
Yerliyiz; çünkü kızılderilileri, aborjinleri, güney amerikalıları, afrikalıları, bu toprakların yiğit delikanlılarını seviyoruz.
Adaletsizliklere itiraz ediyoruz.
Türkiye’de günlerdir kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor. “Et fiyatları yüksek” deniyor.
Kesime giden eşeklerin ele geçirildiği haberleri yapılıyor. Et yiyemeyen vatandaşın feryatlarına yer veriliyor…
Et ithalatının önü açılmaya çalışılıyor.
Oysa, sanılanın aksine Türkiye’deki et fiyatları yüksek değil. Karkas fiyatlarına bakıldığında Avrupa ile aynı.
Büyükbaş hayvanın bizdeki karkas fiyatı 14- 15 lira. Biz 15 liradan hesap edelim. Yüzde 17’sinin de kemik olduğunu düşünelim. Kemiksiz etin maliyeti 17.2 lira olur. Buna yüzde 8 de KDV ilave edelim. Demek ki kasaba dana etinin maliyeti 18.5 lira civarında. Haydi, 19 lira diyelim.
Bu ete marketlerde 35-40 lira etiket konuluyor.
…
Doğru, bizim ülkemizde ette sıkıntı var ve market fiyatları oldukça yüksek.
Ancak, bu sıkıntı üreticiden değil, piyasanın düzensizliğinden ve aradaki vurgunculardan kaynaklanıyor. Sorunun ithalatla çözülmeye çalışılması yanlış. Ayrıca, hayvancılığımızda yaşanan 2008 krizinin sebebi de Türkiye’ye giren serbest ve kaçak süt tozları.
EMİN PAZARCI / TAKVİM
http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/emin_pazarci/2010/02/18/avrupanin_coplugu_olacagiz
Kübra Demiray / Dünya Bülteni
Tarih, insanın ölüme karşı eylediklerinin toplamıdır, derken Hegel, ebediliğe açılan bir isim kalsın diye kurulan şehirler, mabetler, tutulan notlar dökülüyor kalemimize, hayatımıza.
Tarih bazen kitaplardan okunur bazen yaşamın içinden. Yaşamın içinden okunurken tarihin yüzü edebiyata tebessüm eder. Elbet mukabele nezakettendir hüsnü icabettir. Tebessüm edene tebessüm edilir. Tarihin edebiyata tebessüm edince:
Yaşamın içinden okurken bir şehrin tarihini; anın nefesi, iklimin nabzı tutulur. Bu tarih yazısı yaşamın içinden gülümsedi kaleme. Ve ki kalem yazdı. Cümleler edebiyat, bilgiler tarih konuştu.
http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=103881
“Bir daha da okulunuza gelmem.” dedirttirmeyin adamı.
Ey! orta öğretim öğrencisine zulüm yapan sizler bu memleketin nesi oluyorsunuz?
…
protestolara katılalım:
http://www.timeturk.com/Katsay%C4%B1-zulm%C3%BC-protesto-edildi_112421-haberi.html
[Yerel kaynaklar nasıl sömürülüyor. İşte ekonomi ajanı güzel güzel meseleyi anlatmış.]
‘Danışmanlar aslında ajan’
ESKİ bir Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ajanı olan John Perkins, “Ekonomik Tetikçi” kavramını ilk açıklayan kişi. Perkins, “Ekonomik Tetikçilerin” ABD şirketlerinin çıkarlarını korumak için uluslararası finansal kurumları (IMF, Dünya Bankası, kredi derecelendirme kurumları, danışmanlık şirketleri) kullanan yani ekonomik istihbarat operasyonları için zemin hazırlayan kişiler olduğunu açıkladı.Gelişmekte olan ülkeleri büyük altyapı yatırımları kurmaları için teşvik eden danışmanların aslında ajan olduğunu söyleyen Perkins, “Bu ihalelerin en önemli şartı işlerin krediyi açan ülkenin mühendislik ve inşaat şirketlerine verilmesidir. Böylece hem paralar asla ABD’den asla çıkmaz ve ülke sürekli baskı altında tutulur” diyor.
John Perkins kimdir?
1945′TE New Hampshire’de dünyaya geldi. Boston Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra kaderin de yardımıyla Amerikan’ın en önemli istihbarat birimlerinden biri olan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından keşfedildi. 1968 yılında NSA tarafından ‘ekonomik tetikçi’ olarak yetiştirildi. Perkins 1980′e kadar Amerikan istihbarat örgütleri tarafından yönlendirilen danışmanlık şirketlerinde ekonomist, kıdemli ekonomist, bölge sorumlusu ve başkan yardımcısı gibi sıfatlarla çalıştı. 2004 yılında yayımladığı ” Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları” isimli kitabı çalışması Amerika’da uzun süre çok satanlar listesinde yer aldı.
http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=99517