<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KAİNATA MEKTUP</title>
	<atom:link href="http://kainatamektup.com/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kainatamektup.com</link>
	<description>yenileniyoruz... &#124; &#124; bitmeyen bir aşk yürüyüşü...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 14:05:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>DUA ve HAYIRLA BAŞLAMAK</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/dua-ve-hayirla-baslamak/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/dua-ve-hayirla-baslamak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 14:05:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AYET ve HADİS]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[FURKAN]]></category>
		<category><![CDATA[KIRK HADİS]]></category>
		<category><![CDATA[KİTAP]]></category>
		<category><![CDATA[SIR HOCA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3006</guid>
		<description><![CDATA[Konya&#8217;dan Cizre&#8217;ye heybemizde gelen hediye kitabımız: &#8220;Rahmet İzleri&#8221; 20 konuda kırk hadis kitabı (rahmetizleri@hotmail.com bu mail adresinden veya 0 332...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/11/furkan.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/11/furkan.jpg" alt="" title="furkan" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2937" /></a>Konya&#8217;dan Cizre&#8217;ye heybemizde gelen hediye kitabımız: &#8220;Rahmet İzleri&#8221; 20 konuda kırk hadis kitabı (rahmetizleri@hotmail.com bu mail adresinden veya 0 332 3424855 nolu telefondan kitap istenebilir.) </p>
<p>Bizi her daim kitapla buluşturan Sır Hocamıza teşekkür ediyoruz.</p>
<p>Eğitimi ilim bahsi ile açtık. Açılışını yaptığımız dönemi Rabbimiz ümmetin evlatları için hayırlı ve bereketli kılsın. Amin.</p>
<blockquote><p>
<strong>Rahmet İzleri, İlim</strong><br />
1. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“İki özellik vardır ki; bunlar münafıkta bir araya gelmez:<br />
1. Ahlak güzelliği, 2. Dini anlama kabiliyeti.”</p>
<p>    Tirmizî, İlim, 19 (2684).</p>
<p>2. Enes b. Mâlik (r)’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“İlim talep etmek, her Müslümana farzdır.”</p>
<p>    İbn Mâce, Mukaddime, 17 (224).</p>
<p>3. Sahbere (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Her kim ilim tahsil ederse, geçmişteki günahlarına keffâret olur.”</p>
<p>    Tirmizî, İlim, 2 (2786).</p>
<p>4. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Hayırlı bir şeyi öğrenmek veya öğretmekten başka hiçbir maksadı<br />
olmayarak benim mescidime gelen kimse, Allah yolunda savaşan<br />
mücahid gibidir. Bundan başka bir niyetle gelen kimse de başkasına ait<br />
eşyaya bakarak gönül eğlendiren kimse gibidir.”</p>
<p>    İbn Mâce, Mukaddime, 17 (227).</p>
<p>5. Ebû Umâme el-Bâhilî (r)’den rivayet edildiğine göre:<br />
Rasûlullah (s)’a biri âbid/ilimsiz ibadet eden diğeri âlim iki kişiden<br />
bahsedildi ve bunun üzerine Rasûlullah (s):<br />
“Âlimin âbide üstünlüğü, benim, sizden (ilim ve ibadet yönüyle) en<br />
basitinize olan üstünlüğüm gibidir” buyurdu. Sonra Rasûlullah (s) şöyle<br />
buyurdular: “İnsanlara hayır (faydalı şey) öğreten kişiye Allah rahmet<br />
eder, melekler, göklerin ve yerin halkı, yuvalarındaki karıncalar ve hatta<br />
balıklar dahi dua edip, bağışlanmasını dilerler.”</p>
<p>    Tirmizî, İlim, 19 (2825).</p></blockquote>
<p><strong>Rahmet İzleri, İman</strong></p>
<p>1. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Her doğan çocuk mutlaka yaratılış (fıtrat) üzere doğar, sonunda anne-babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Putperest yapar. Tıpkı yeni doğan yavrunun kusursuz ve organlarının tam olması gibi. Hiç böyle bir yavrunun burnu ya da kulağı kesik, yaratılışı bozuk doğduğunu görür müsünüz?”</p>
<p>Sonra Ebû Hureyre (r) şu ayeti okudu; “Yüzünü Allah’ın insanları yarattığı yaratılış fıtratına döndür. Allah’ın yaratmasında asla bir değişiklik bulamazsın. İşte sağlam din de budur (Rum, 30/30).”</p>
<p>    Buhari, Cenaiz, 93.</p>
<p>2. Ali b. Ebû Talip (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“İman, kalben bilip tasdik etme, dil ile söyleyip ikrar etme, beden uzuvlarıyla da amel etmektir.”</p>
<p>    İbn Mace, Mukaddime, 9.</p>
<p>3. Enes b. Mâlik (r)’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Hiçbiriniz ben kendisine aile efradından, malından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça iman etmiş olamaz.”</p>
<p>    Müslim, İman, 69.</p>
<p>4. Abdullah b. Mes’ûd (r)’dan rivayet edildiğine göre:<br />
“İman edip inançlarına zulüm karıştırmamış olanlar, işte onlar güvenlik içindedir, doğru yolda olanlar da onlardır (En’am, 6/82).” ayeti indiği zaman bu, Allah Rasûlü (s)’nün sahabilerine ağır geldi ve ‘Ey Allah’ın Rasûlü (s), bizim hangimiz nefsine zulmetmez?’ dediler. Allah Rasûlü (s) de onlara:</p>
<p>“Ayetteki zulüm sizin sandığınız gibi değildir. O ancak Lokman’ın oğluna söylemiş olduğu, “Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma. Çünkü şirk (Allah’a ortak koşmak) elbette büyük bir zulümdür (Lokman, 31/13).” ayetinde geçen şirktir”<br />
buyurdu.</p>
<p>    Müslim, İman, 197.</p>
<p>5. Ebû Saîd el-Hudrî (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Kim, Rab olarak Allah’ı, din olarak İslâm’ı, Peygamber olarak Muhammed (s)’i kabul edip hoşnut oldum derse cennet ona gerekli (vâcip) olur.”</p>
<p>    Müslim, Salât, 13; Ebû Dâvûd, Salât, 36.</p>
<blockquote><p>Rahmet İzleri, Maddi &#8211; Manevi Temizlik (1/4)</p>
<p>1. Ebû Mâlik el-Eş’arî (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Temizlik, imanın yarısıdır. Elhamdülillâh mizanı doldurur. Sübhânallahi<br />
velhamdülillâh göklerle yer arasını doldurur. Namaz nurdur. Sadaka (kişinin<br />
Müslümanlığına) delildir. Sabır aydınlıktır. Kur’ân ise senin lehine ya da aleyhine<br />
delildir. Bütün insanlar sabahleyin çıkarlar. Kimisi, nefsini satar. Bunlardan<br />
bir kısmı kendini ateşten kurtarır, bir kısmı da helâk eder.”</p>
<p>    Müslim, Tahâret, 1.</p>
<p>2. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Muhakkak ki, ümmetim kıyamet gününde, çokça abdest almaları sebebiyle,<br />
yüzleri parlak, el ve ayakları bembeyaz olarak çağrılacaklardır. Bu<br />
parlaklığı çoğaltmaya gücü yeten kimse bunu yapsın.”</p>
<p>    Buhârî, Vudû’, 3; Müslim, Tahâret, 34-35.</p>
<p>3. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Size Allah’ın günahları ne ile yok ettiğini ve dereceleri ne ile yükselttiğini<br />
söyleyeyim mi?”<br />
Ashâb: ‘Evet, Yâ Rasûlallah (s)’dediler.<br />
“Zorluklara rağmen abdesti yerli yerince almak, sık sık mescidlere gitmek,<br />
bir namazdan sonra diğer namazı beklemektir. İşte sizin (Allah’a) bağlılığınız<br />
budur.” (Son cümle Peygamberimiz (s) tarafından iki defa söylendi)</p>
<p>    Müslim, Tahâret, 41.</p>
<p>4. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Eğer ümmetime zorluk vermeyeceğini bilseydim, her namaz için misvak<br />
kullanmalarını emrederdim.”</p>
<p>    Müslim, Tahâret, 42.</p>
<p>5. Âişe bt. Ebûbekir (r)’den rivayet edildiğine göre:<br />
Peygamber (s) cünüb iken, yemek veya uyumak istediği zaman abdest<br />
alırdı.</p>
<p>    Buhârî, Gusül, 27.</p></blockquote>
<p><strong><br />
Rahmet İzleri, Namaz (1/4)</strong></p>
<p>1. Abdullah b. Ömer (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“İslâm beş temel üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına<br />
ve Muhammed(s)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahadet etmek,<br />
namaz kılmak, zekât vermek, Hacca gitmek, Ramazan’da oruç tutmak.”</p>
<p>    Buhârî, İman, 2.</p>
<p>2. Enes b. Mâlik (r)’ten rivayet edildiğine göre:<br />
Bir adam Rasûlullah (s)’a sordu:<br />
‘Allah kullarına kaç vakit namaz farz kıldı?’ Rasûlullah (s):<br />
“Allah kullarına beş vakit namaz farz kıldı” buyurdu.<br />
Bunun üzerine adam bunlardan ne fazla, ne de eksik yapmayacağına<br />
dair yemin etti. Allah Rasûlü (s) şöyle buyurdu:<br />
“Bu adam bu sözünde doğru ise (ve dediğini yaparsa) mutlaka cennete<br />
girer.”</p>
<p>    Nesâî, Salât, 4; Müsned, III, 267.</p>
<p>3. Ubâde b. Sâmit (r)’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Allahu Teâlâ kullarına beş vakit namazı farz kılmıştır. Küçümsemeden<br />
her kim bu namazları tam kılarsa Allah onu kıyamet gününde cennete<br />
koyacağına dair kesin söz vermiş olur.<br />
Kim de onları, hafife alarak eksik bir şekilde (Allah’ın huzuruna) gelirse,<br />
Allah katında ona verilmiş bir söz olmaz. Dilerse onu azablandırır,<br />
dilerse bağışlar.”</p>
<p>    Ebû Dâvûd, Vitr, 2; Nesâî, Salât, 6.</p>
<p>4. Câbir b. Abdullah (r)’tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Kul ile küfür arasında (yalnız) namazı terk etmek vardır.”</p>
<p>    İbn Mâce, İkamet, 77 (1078).</p>
<p>5. Enes b. Mâlik (r)’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Bana kadınlar ve güzel koku sevdirildi; ama gözümün aydınlığı namaz<br />
oldu.”</p>
<p>    Nesâî, İşretü’n-Nisâ, 1.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/dua-ve-hayirla-baslamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ROTAMIZ : CİZRE &#8211; ANTEP &#8211; NİĞDE &#8211; KONYA</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/cizre-konya-rotamiz/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/cizre-konya-rotamiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 20:24:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antep]]></category>
		<category><![CDATA[Cizre]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rotaları]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Urfa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2999</guid>
		<description><![CDATA[Seyyah yolda! Sitemizin en özel bölümlerinden birisi seyyah bölümü. Farklı bir üslupla kaleme alınan yazılarımız bize göre okumaya değer. Bu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seyyah yolda!<br />
Sitemizin en özel bölümlerinden birisi <a href="http://kainatamektup.com/index.php/category/seyyah/" target="_blank"><em><strong>seyyah bölümü</strong></em></a>. Farklı bir üslupla kaleme alınan yazılarımız bize göre okumaya değer. Bu yazılarda seyyahlık mesleğine dair ipuçları da bulabiliyoruz; çünkü bize göre <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2009/07/yaz-tatilinde-nereye-gitsek/" target="_blank"><strong><em>seyyahlıkta öğrenilebilen bir meslektir</em></strong></a>. Farkında olmak ve bir şehri hakkını vererek ziyaret edebilmek belli bir altyapı ile mümkündür. Biz öncelikli olarak bir şehre gitmeden onunla ilgili kaynakları araştırırız; seyyahların kitapları, internet notları, google earth ve <a href="wikimapia.org" target="_blank"><strong><em>wiki harita</em></strong></a>, kültür bakanlığı il sitesi&#8230; vb.</p>
<p>Örnek olarak alt tarafa antep wiki harita örneğini aldım. Bu haritadan ve diğer haritalardan şehrin krokisini çıkarıyoruz ki böylece sormadan tarihi ve kültürel mekanları elle koymuş gibi buluyoruz. Harita araştırmamızda Eski Antep&#8217;in kale civarında olduğunu anladık. Çarşılar ve tarihi yapılar bu çevrede toplanmış. <a href="http://www.gaziantepturizm.gov.tr/belge/1-60499/gaziantep-evliyalari-ve-turbeleri.html" target="_blank"><strong><em>İl Kültür Bakanlığı</em></strong></a> sitesinden de &#8220;Şehirde başka neler yapılabilir?&#8221; sorusuna cevap arayabiliriz.</p>
<p>Diğer bir durağımız selçuklu şehri Niğde, bu şehirde dostumuz Ramazan&#8217;ı ziyaret edeceğiz. Fırsatımız olursa Alaaddin camisinde namaz kılar şehri seyrederiz.</p>
<p>Son durağımız Konya; on bir yılımızı geçirdiğimiz şehre yaklaşık beş ay sonra kısa süreli olarak tekrar dönüyoruz. Yer altı ve yer üstü dostlarımızı ziyaret edip karşılıklı muhabbetimiz çoğaltacağız. Liste kabarık.</p>
<p>Yola çıkmadan il il son beş günlük hava tahminlerini bu sitede bulabiliriz: <a href="http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=NIGDE" target="_blank">www.dmi.gov.tr</a></p>
<p>Rotamız:<br />
Cizre<br />
Mardin<br />
Urfa<br />
Antep (cumartesi buradayız inşaallah)<br />
Osmaniye<br />
Adana<br />
Niğde (pazar buradayız inşaallah)<br />
Konya (p-tesi veya salı buradayız inşaallah)</p>
<p>Rabbimiz Hayır üzere yol almayı nasip eylesin. Amin.</p>
<p><iframe src="http://wikimapia.org/#lat=37.063208&#038;lon=37.3848224&#038;z=16&#038;l=36&#038;ifr=1&#038;m=b&#038;v=1" width="808" height="618" frameborder="0"></iframe></p>
<p><iframe src="http://www.gaziantepturizm.gov.tr/belge/1-60545/gezilecek-yerler.html" width="600" height="700" frameborder="0"></iframe></p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg" alt="" title="seyyah" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2517" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/cizre-konya-rotamiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ON İKİ YILLIK ZORUNLU EĞİTİM ( 4+4+4 = 12 Eder Mi? )</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/on-iki-yillik-zorunlu-egitim-444-12/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/on-iki-yillik-zorunlu-egitim-444-12/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 09:40:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLLİYE EĞİTİM MODELİ]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[KÜTÜPHANE]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALAT]]></category>
		<category><![CDATA[MEDENİYET]]></category>
		<category><![CDATA[TEFEKKÜR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2993</guid>
		<description><![CDATA[Söze latife ile başlarsak: &#8220;gençliği boş bırakmayacaksın gerekirse taş taşıt, ot yoldur. eğitim için 12 yılda yetmez, üniversiteyi de zorunlu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/04/yirmiucnisan_cocuk.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/04/yirmiucnisan_cocuk.jpg" alt="" title="yirmiucnisan_cocuk" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2564" /></a><br />
<blockquote>Söze latife ile başlarsak:<br />
&#8220;gençliği boş bırakmayacaksın gerekirse taş taşıt, ot yoldur.<br />
eğitim için 12 yılda yetmez, üniversiteyi de zorunlu yapalım. <img src='http://kainatamektup.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> &#8221;deriz. (Nasıl olsa biz asker doğarız, asker ölürüz!:)</p></blockquote>
<p>Kesintili olmasına sözümüz yok (ivedi olarak kesintili yapılmalı: 4+4); fakat lisenin zorunlu olması ahmaklık olur.</p>
<p>Çocuklar çoğunlukla beşten-sekize zor ulaşıyor. Liseyi nasıl tamamlatacaksınız. Hala bazı köylerimizde tek hocanın beş sınıf okuttuğunu bilmiyor musunuz? Yani bu alt yapıyla 8 yıllık kesintisiz eğitim dökülüyor ve sorunları çözülmemiştir. Yetiştirebildiği öğrenci profili de ortadadır. İki milyon üniversite bekleyen ortalama 3-4 yıl dersane eşiğinde bekleyen işsiz nesil. İki milyon kpss kapısında bekleyen ünviversiteli işsiz bir başka nesil. Ve bunların çoğunluğunun elinde bir meslekleri yok. Sadece kalem ve kağıtla test çözmeyi biliyorlar. Onu öğrenmiş olanlara bile şanslı gözüyle bakıyoruz.</p>
<p>Şimdiki metotla devam edilir ve lise de zorunlu yapılırsa sadece diplomalı işsiz sayısı çoğalır.</p>
<p>Aynı tip zorunlu eğitim üzerine kafa yoracağımıza; &#8220;Biz nerede yanlış yapıyoruz, neden ADAM yetiştiremiyoruz.&#8221; diyerek bize has yaklaşımlarla yeni eğitim ortamları oluşturmalıyız.<br />
Acaba bu iş çok kanallı çok seçenekli nasıl olur.<br />
Hangi ortamlarda nasıl eğitim vererek bu işi üstesinde gelebiliriz.</p>
<p>Örnek olarak kafamızı biraz kendi özümüze çevirip ahiliğe, tekkelere, medreselere, enderuna, köy odalarına bakabiliriz.</p>
<p>Kısaca bizde külliye vardı bilir misiniz? <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2011/05/hiz-caginda-kulliyede-nefes-almak/">Külliye Eğitim Modeli</a> yazımızı okuyabilirsiniz. Aynı konuyla bağlantılı ikinci yazımız: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2011/10/kendini-lideradam-yetistirmek/">Kendini Lider/Adam Yetiştirmek</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/on-iki-yillik-zorunlu-egitim-444-12/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEDRESELER ŞEHRİ MARDİN</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/medreseler-sehri-mardin/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/medreseler-sehri-mardin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 18:58:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[SEYYAH]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2991</guid>
		<description><![CDATA[Mardin, taş yapılarından birine diz çöküp muhabbet ve tefekkür edilebilecek şehir. Baştan söyleyelim ziyaret için ciddi zaman ayırılması gerek şehirlerden....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mardin, taş yapılarından birine diz çöküp muhabbet ve tefekkür edilebilecek şehir.<br />
Baştan söyleyelim ziyaret için ciddi zaman ayırılması gerek şehirlerden.<br />
Tepeden, bir medrese penceresinden kendini ovaya doğru bırakacaksın.<br />
not: şehri sanal olarak dolaşmak için: <a href="http://www.evliyacelebi.tv/mardin_valiligi/index.php" target="_blank">www.evliyacelebi.tv/mardin</a></p>
<p>Bizim fotoğraflarla dolaşmak için buyrun.</p>
<div style="width: 600px; font-family: arial,sans-serif; font-size: 13px;">
<div><object width="600" height="400" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" /><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5695693927144645825%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26authkey%3DGv1sRgCKz58-P9nbWCkwE%26hl%3Dtr" /><param name="pluginspage" value="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /><embed width="600" height="400" type="application/x-shockwave-flash" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5695693927144645825%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26authkey%3DGv1sRgCKz58-P9nbWCkwE%26hl%3Dtr" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /></object></div>
<p><span style="float: left;"><a style="color: #3964c2;" href="https://picasaweb.google.com/kainatamektup/Mardin?authuser=0&amp;authkey=Gv1sRgCKz58-P9nbWCkwE&amp;feat=flashalbum"></a></span></p>
<div style="text-align: right;"><a style="color: #3964c2;" href="http://picasaweb.google.com/lh/getEmbed?feat=flashalbum"></a></div>
</div>
<p>Mardin&#8217;e aşık olup yerleşenler varmış, evet eğer bir şehre aşık olacaksam bu kadar şık olmalı&#8230;</p>
<p>Zinciriye medresesinde dost ile masaya otursak, muhabbet etsek ve sonra tefekkür&#8230;<br />
ve birlikte doya doya şehri seyrederek yazsak ta ki kalem kırılana kadar. </p>
<p>O kadim yapıları gezerken &#8220;Mekan üretmek böyle bir şey olmalı.&#8221; diyorsunuz.<br />
Örnek olarak medreseye girdiğimizde ister istemez bizi düşünceye sevk ediyor.</p>
<p>Mardinin kadim yapıları az açı farklarıyla hep aynı yöne bakıyor.<br />
Mekke, Medine, Kudüs&#8230;</p>
<p>Zinciriye medrese hücresi görevini yerine getirmeye devam ediyor.<br />
Artuklu Üniversitesi musiki odası olarak düzenlemiş. Projeyi gerçekleştirenlere selam.<br />
Her üniversite ilindeki medreseyi yaşayan açık eğitim alanına dönüştürse ne güzel olur.</p>
<p>Çok medrese gördüm, itiraf edeyim kasımiye ve zinciriye medreseleri çok farklı.<br />
Nasip olursa hep birlikte yine geleceğiz.<br />
Allah&#8217;a emanet ol Mardin.</p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2517" title="seyyah" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/medreseler-sehri-mardin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;İbrahim Suresi&#8221;nden Nasibimize Düşenler</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ibrahim-suresinden-nasibimize-dusenler/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ibrahim-suresinden-nasibimize-dusenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 13:49:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AYET ve HADİS]]></category>
		<category><![CDATA[FURKAN]]></category>
		<category><![CDATA[TEFEKKÜR]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2986</guid>
		<description><![CDATA[Tevekkül edenler yalnız Allah&#8217;a tevekkül etsinler. &#8230; Rableri de onlara: &#8220;Zâlimleri mutlaka helak edeceğiz&#8221; diye vahyetti. &#8230; Rabblerini inkâr edenlerin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/alaaddin_camii_ic.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/alaaddin_camii_ic.jpg" alt="" title="alaaddin_camii_ic" width="800" height="608" class="alignright size-full wp-image-2302" /></a>Tevekkül edenler yalnız Allah&#8217;a tevekkül etsinler.<br />
&#8230;<br />
Rableri de onlara: &#8220;Zâlimleri mutlaka helak edeceğiz&#8221; diye vahyetti.<br />
&#8230;<br />
Rabblerini inkâr edenlerin durumu tıpkı fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İşte asıl uzak sapıklık budur.<br />
&#8230;<br />
‎(Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: &#8220;Namazı dosdoğru kılsınlar, alışveriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar.&#8221;<br />
&#8230;<br />
, Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size verdi. Allah&#8217;ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız! Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.<br />
&#8230;<br />
Bu Kur&#8217;ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah&#8217;ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir.</p>
<p>Dinle, oku huzur bul.<br />
farklı kıraat ve meal seçenekleri var.<br />
<iframe src="http://tanzil.net/#trans/tr.yazir/14:1" marginwidth="1" marginheight="1" border="0" frameborder="0" width="650" height="700"> </iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ibrahim-suresinden-nasibimize-dusenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AHİLİK ve KURUMSALLAŞMA</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ahilik-ve-kurumsallasma/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ahilik-ve-kurumsallasma/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 10:08:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİ EVRAN]]></category>
		<category><![CDATA[AHİLER]]></category>
		<category><![CDATA[AHİLİK]]></category>
		<category><![CDATA[BEYAZ SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[MEDENİYET]]></category>
		<category><![CDATA[TEFEKKÜR]]></category>
		<category><![CDATA[YERLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2983</guid>
		<description><![CDATA[Not:Sununun üzerine tıkladığınızda ilerleyecektir. Kendi öz değerlerine kör kalan milletler genlerinin sunduğu imkanları da yok saymış olurlar. Bugün insan genleri...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Not:Sununun üzerine tıkladığınızda ilerleyecektir.</p>
<p><embed src="http://www.erpuzmani.com/ahilik_erpuzmani.swf"  autostart="1" showstatusbar="1" playcount="12" height="450" width="600"></p>
<p><embed src="http://www.erpuzmani.com/ney.mp3"  autostart="1" showstatusbar="1" playcount="12" height="69" width="600"></p>
<p>Kendi öz değerlerine kör kalan milletler genlerinin sunduğu imkanları da yok saymış olurlar. Bugün insan genleri üzerinde yapılan araştırmalarda bir çok duygunun ve özelliğin gen yoluyla taşındığı ve zamanla mutasyona uğradığı bilinen bir gerçektir. Biz çok mu mutasyona uğradık ki bizi biz yapan değerlerden bu kadar uzaklaştık. Kendimize dair kelimeleri kullanmaktan uzak durmamızın sebebi bilgisizlik mi, yoksa birileri ne der çekincesi mi?</p>
<p>Ahilik kavramı 13.yy itibariyle teşkilat olarak gün yüzüne çıkmış olsa da kökü derinlerdedir. Türk geleneğinin asil kavramları alperenlik ve cömertlik orta asyadan at sırtında anadoluya taşınmış, Mekke&#8217;den doğan fütüvvet (İslam değerleri) geleneğiyle bu topraklarda kucaklaşmıştır. Bu sebeple teşkilat isminin arapça “Ahi” yani kardeş kelimesinden mi Türkçe “Akı” yani cömert kelimesinden mi geldiği bizce çokta önemli değildir. </p>
<p>Ahilik kültürünün bugün hala konuşuluyor olması, hatta günün ekonomik sisteminin tıkanan noktalarına çözüm olarak gösterilmesi karşımızda köklü bir kurumsal yapının mevcut olduğunu gösterir. Mesleki Eğitim konuşulurken veya Kurumsallaşma kavramı konuşulurken bu geleneğin ıskalanması bilerek veya bilmeyerek yapılan büyük bir hatadır. </p>
<p>Ahilik geleneği yüz yıllar boyunca hem mesleki eğitim sorununu hem de işletmelerin yenileşme sorununu kendi üslubunca çözmüş; kendisini yenileyemediği için ve kasıtlı engellemeler sonucu süreç içinde problem çözemez hale gelmiştir. </p>
<p>Ahilik Kültürü yakından incelendiğinde; insana önem veren, bireyin bütün olarak yetişmesine özen gösteren bir sistem karşımıza çıkmaktadır. Ahilik hayat felsefesi derinden incelendiğinde “önce insan sonra kurum” tabiri rahatlıkla söylenebilir. Bugün çağdaş yönetim sistemide gönüllü veya gönülsüz önce insan demeye başlamıştır. Kurumlar insanlara rağmen yaşayamazlar, bugün rahatlıkla söyleyebileceğimiz bir cümle “İnsani değerlere karşı olan bir kurum sonunda çökmeye mahkumdur.” İyi adamlar yetiştirmiş kurum bir şekilde hayatını sürdürecektir. İyi değerlerin göstermelik yönetim kalite el kitaplarında değilde insanların akıl ve gönüllerinde yaşatılarak usta-çırak ilişkisiyle yeni nesillere aktarılması en önemli öncelik olmalıdır. Evet bir şeyler tanımlanmalı, yol haritaları belirlenmeli. Bu eskidende yapılmıştır, fütüvvetnameler bugünün rehber yönetim el kitaplarıdır. Ancak belirlenen yol haritaları kurumun tüm hücrelerine sirayet etmelidir. Örnek olarak siz giriş kapınızdaki görevliye veya bahçenizdeki bahçıvanınıza bu kültürü aşılamazsanız daha ilk adımda dışarıdan gelen biri sizin ne kadar kurumsal(!) olduğunuzu anlar.</p>
<p>Kurum kültürü ahlak, kalite, süreklilik kelimeleriyle özetlenecek olursa ahilik kültürüyle ne kadar örtüştüğü daha iyi anlaşılır.</p>
<p>Ahilik ve Kurumsallaşma üzerine söylenecek daha çok söz var. Bizde elimizden geldiği ölçüde bu konuda yeni şeyler söyleme gayretinde olacağız. Daha önce Anadolu Yönetim sistemi olarak tanımladığımız A-Kalite Yönetim Sistemi bu geleneğe yaslanan ve çağın ortak aklından da azami ölçüde faydalanan özgün bir yönetim sistemidir. En büyük farkı insan üzerinden hareketle tezlerini ortaya koyması ve paylaşımı esas almasıdır. Ticari ahlak tekrar ön plana çıkacaksa belli değerler üzere yükselmesi gerekmektedir. Bu noktada esnaf derneklerine, tüketici derneklerine, işveren ve işçi derneklerine çok iş düşmektedir. Tüm bu kurumsal yapılar iyiliği esas alıp onu ön plana çıkarırsa ve yapılan yanlışlıklar ortaya konulursa hayatımızda baş tacı olması gereken güven yeniden kazanılabilir. Öncelikli olarak yanlış yapan ifşa edilmelidir ki bir daha yanlış yapmasın. Kısaca en büyük kurumsal yapı devletten başlayarak hem son hem de başlangıç noktamız insana kadar ahlak ve kalitenin esas alındığı hesap verebilir kurumsal bir kültür oluşturulmalı ve sürekli kendini yenileyerek çağlara miras bırakılmalıdır.</p>
<p>kaynak: <a href="http://www.erpuzmani.com/2011/12/30/ahilik-ve-kurumsallasma-i/" target="_blank">ERPUZMANI.com</a></p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg" alt="" title="kainat_medeniyet" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2969" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ahilik-ve-kurumsallasma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.erpuzmani.com/ney.mp3" length="5806264" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Cudi&#8217;nin Eteğinden Uludere Görünür mü?</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/cudinin-eteginden-uludere-gorunur-mu/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/cudinin-eteginden-uludere-gorunur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 17:05:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cizre]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[HAYATA DAİR]]></category>
		<category><![CDATA[TEFEKKÜR]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2979</guid>
		<description><![CDATA[Cudi&#8217;nin eteğinde oturan ben olayı evimin kenarında hissettim ve evinin içinde hissedenler kadar ol(a)masa da canım acıdı. İster yanlışlık, ister...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/08/deve_kus.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2439" title="deve_kus" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/08/deve_kus.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a>Cudi&#8217;nin eteğinde oturan ben olayı evimin kenarında hissettim ve evinin içinde hissedenler kadar ol(a)masa da canım acıdı.</p>
<p>İster yanlışlık, ister sabotaj, ister dış güclerin istihbarat oyunu&#8230;olsun, aslında her cümlemiz aynı kapıya çıkmıyor mu?<br />
Her ne ise yine insanlık ve iyilik kaybetti, kötülük ve kaos kazandı; ancak bu yine de kısa süreli kazanım olur inşaallah.</p>
<p>olayı ilk öğrencilerimden öğrendim. onlara her şeye rağmen adil olmalarını tavsiye ettim.<br />
sorgularını birilerinin ağzı ile değil kendi ağızlarıyla yapmalarını önerdim.<br />
nerede yanlış ve zulüm varsa eleştireceksin;fakat kendi ağzınla, yüreğinle ve adaletle.<br />
zor bir gündü.</p>
<p>burada bir şey olsa da bunu kullansak diye bekleyen bir güruh var. onlar malzeme arıyordu, birileri malzemeyi verdi. giden yine gariban, mağdur olan yine gariban.<br />
ağzı dolu dolu konuşanlara tek söz gel cizrede, uluderede konuş.<br />
fakat sadece olay olunca gelme, her zaman gel çayımızı, çorbamızı iç.<br />
bir yerlere gitmek için ille de olay olması mı gerekiyor.<br />
sizler! olay peşinden yollara düşenler.<br />
bu kafayla doğal ziyaret yapamazsınız.<br />
biraz basiret.</p>
<p>camdan bakıyorum; duman, gaz bombası, taş&#8230;<br />
haberlere bakıyorum bu ortamı destekler tarzda.<br />
fakat bunlar yine de çok küçük bir kesim,<br />
büyük parça aklı selimden yana, ancak aklı selimin beyni,kalbi ve dili tutulmuş.<br />
beldemizde iş yerlerinin kepenkleri kapalı; fakat kalplerimiz her şeye rağmen açık olmalı.</p>
<p>tutulan uzuvlarımızı aç ya rabbi. amin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/cudinin-eteginden-uludere-gorunur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEHMET AKİF ERSOY’A GÖRE İNSAN</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/mehmet-akif-ersoya-gore-insan/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/mehmet-akif-ersoya-gore-insan/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 20:23:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ ADAMLAR]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Adamlar Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[MEDENİYET]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[SIR HOCA]]></category>
		<category><![CDATA[TEFEKKÜR]]></category>
		<category><![CDATA[SIR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2974</guid>
		<description><![CDATA[Beşer ve hayat dini islamın beşeriyetle beraber yürümesi gerektiğini ileri süren Akif ilhamı doğrudan kurandan alıp çağımızın anlayışıyle birleştirmiştir. “Doğrudan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://sirhoca.files.wordpress.com/2011/12/m_akif_ersoy.jpg?w=620&#038;h=380&#038;crop=1" alt="" />Beşer ve hayat dini islamın beşeriyetle beraber yürümesi gerektiğini ileri süren Akif ilhamı doğrudan kurandan alıp çağımızın anlayışıyle birleştirmiştir.<br />
<span style="font-weight: bold;">“Doğrudan Doğruya Kurandan Alıp İlhamı<br />
Asrın idrakine söyletmeliyiz islamı”</span><br />
sözleriyle insanlığın beslenmesi gereken kaynağı sunmuş, insanıda böyle değerlendirmiş.</p>
<p>Mehmet Akif’e göre insan yaratılışın büyük bir örneğidir. Dolayısı ile de yapacaklarına kendi karar verebilmeli, hür bir irade sahibi olmalıdır. Allah kâinatı insan için yaratmıştır. Yine Akif’e göre Kur’an’ın “Âdem’e secde edin.” emri de insanın değerini ortaya koymaktadır. Mehmet Akif Ersoy insan meselesini, yine İnsan adlı şiirde anlatmıştır. Akif bu şiirde:</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Haberdar olmamışsan kendi zatından da hala sen<br />
Muhakkar bir vücudum dersin ey insan, fakat bilsen<br />
Senin mahiyetin hatta meleklerden de ulvidir<br />
Esîrindir tabîat, dest-i teshîrindedir eşya;</span></p>
<p>“Kainât sana tutsak olmuş, bütün varlıklar senin emrine girmiştir. Bu dünya senin koyduğun kurallara uyup egemenliğine boyun eğmektedir., Bu yüceliğin kıymetini bilmeyene Akif şöyle sesleniyor</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Kula kulluk etme ! Unutma ki sen de kulsun. Ve kimseye gerektiğinden fazla önem verme ! Yoksa, unutulursun..</span></p>
<p><span style="font-weight: bold;">Aldanma insanların samimiyetine, menfaatleri için gelirler vecde,<br />
Vaad etmeseydi Allah cenneti, o&#8217;na bile etmezlerdi secde.</span></p>
<p><span style="font-weight: bold;">İNSAN, İLAHİ TEKLİFLERİN EMANETGAHIDIR;</span></p>
<p>Akif’in insanın sadece şu anla değil, başlangıç (mebde) ve sonuyla da ilgilendiğini (mead) buna ilaveten şu anında insan için çözülmesi gereken bir muamma olduğunu, yine insanın hal ile müstakbel arasında hale razı, müstakbele kani olmadan uğraşıp didinmekte olmasının nedenini, ilahi emanetin taşıyıcı olmasına bağladığını belirtmiştir. Akif’e göre insan ilahi tekliflerin emanetgahı, yaratılışın nüsha-ı kübrası, [2] tecelligah-ı ilahi olması hasebiyle daima hürmete layık bir varlıktır.</p>
<p>Akif, insanın diğer canlılara üstünlüğünü bu şekilde belirtirken Allah’ın yanında insanın konumu hakkında,</p>
<p><span style="font-weight: bold;">İlahi, “Mâlike’l mülküm” diyorsun… Doğru, âmennâ<br />
Hakîkî bir tasarruf var mıdır insan için? Aslâ!</span><br />
diyerek hakiki tasarruf sahibinin yalnız Allah olduğunu belirtir.</p>
<p>Nitekim Mehmet Akif’e göre, insanı kurtaracak, onun zorlukların üstesinden gelmesini sağlayacak güç yine insanın kendindedir. Bu düşüncesini bir şiirinde:</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Ey yolda kalan, yolcusu Yelda’yı hayatın!<br />
Göklerde değil, yerde değil, sende necâtın.</span> [7]</p>
<p><span style="font-weight: bold;">ALLAH (cc) İNSANA EDEP ÖĞRETİYOR ;</span></p>
<p>Mehmet Akif Ersoy’a göre Allah insanı terbiye etmektedir. Buna, Abese Suresi’ndeki Peygamber’i Allah’ın ihtar etmesini örnek olarak anlattığı bir vaazında sözlerine şöyle devam eder: “Cenab-ı Hak ümmete edeb öğretiyor, insanlık öğretiyor. Hem öyle bir surette ki: Eğer biz âdâbâ sarılmış olsaydık, bugün milletlerin en büyüğü olurduk.” [8]</p>
<p><span style="font-weight: bold;">TEMBELLERİ ve TEMBELLİĞİ ŞÖYLE YERİYOR;</span></p>
<p>Mehmet Akif Allah’dan utanılması gerektiğini belirtir. Bununla ilgili olarak bir şiirinde, tembellik edip yatanlara şöyle seslenir:</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Ey, bütün dünya ve içindekiler ayaktayken yatan!<br />
Leş misin davranmıyorsun? Bari Allah’tan utan.</span> [9]</p>
<p><span style="font-weight: bold;">ALLAH’TAN UTANMAK NE İLE OLUR?</span></p>
<p>Yine Mehmet Akif Allah’tan hakkıyla utanmak için belli bir bilgi seviyesine gelinmesi gerektiğini belirtir. Bununla ilgili olarak bir şiirinde şöyle demiştir:<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
Lâkin ne demek bizleri Allah ile iskât?<br />
Allah’tan utanmak da olur ilm ile… Heyhât!</span> [10]</p>
<p><span style="font-weight: bold;">ALLAH SEVGİSİ ve DİN KARDEŞLERİMİZİ NASIL OLMALI?</span></p>
<p>Mehmet Akif’e göre Allah dediklerini fiilen yapan, işi sözde bırakmayan kullarını ve Allah’ın yolunda yekpare perçinlenmiş bir bina gibi O’nun düşmanları karşısında mücadele eden kullarını sever. [11] Esasen Akif pek çok şiir ve yazısında söz – fiil uygunluğu üzerinde durmuştur. O’na göre insan, söylediğini hatta inandığını, bizzat yaşayarak, yaparak yerine getirmelidir; bu gerçek samimiyettir ve Allah’ta kullarından bunu ister. Mehmet Akif bu düşüncesini bir yazısında şöyle izah etmiştir: “Lâkin ben Müslümanları seviyorum. Kalbimde din kardeşime karşı hiç buğz, nefret yok. İyi ama muhabbet, şefkat gibi şeyler hep umur-u batıniyedendir. Vücuduna hükm olunmak için hariçte asarı, tecelliyatı görülmek lazım. Yalnız hissiyat-ı kalbiye kâfi olsaydı, Cenab-ı Hak bu namazları, bu oruçları, bu ibadetleri emr etmezdi. Kalben beni tanıyın, bu kadar kâfi derdi. Hâlbuki böyle değil. Allah bile ahval-i kalbiyemizi, ahval-i vicdaniyemizi harici eşkâl ile görmek istiyor. O Allah ki, alimü’s sırrı ve’l hafiyyat’tır.”i[12] 24 saatden birini hakka vermeyene insan denilir mi?</p>
<p><span style="font-weight: bold;">ALLAH TEMİZLİĞİ,KİBAR OLMAYI SEVER,İSRAF VE PEJMURDELİĞİ SEVMEZ;</span></p>
<p>Mehmet Akif Ersoy, Allah’ın kullarının şık ve temiz olmasını istediğini söyler. A’raf Sûresi’ndeki “Ey âdemoğulları, her namaz yeri için temiz libasınızı giyiniz, bir de yiyiniz içiniz, yalnız israf etmeyiniz; iyi biliniz ki Allah israf edenleri sevmez.”ii[13] Ayeti ile ilgili bir konuşmasında dinimizin her türlü ifrat ve tefritten uzak olduğunu erkeklerin şıklık adına takıp takıştırması ne kadar yanlışsa zühd adına paçavralarla gezmesinin de o kadar yanlış olduğunu belirtir ve Peygamber SAV’in elbisesine itina göstermeyen bir kişiye “Allah, verdiği nimetini senin üzerinde görmek ister. sahabeden Ömer’in, eski elbiselerle dolaşan birini, “Böyle miskin tavırlarla dinimizi öldürme” diyerek azarlamasını örnek olarak anlatır. [14]</p>
<p><span style="font-weight: bold;">ALLAH IN YARDIMI KİMLEREDİR BU ÜLKE NE ZAMAN VE NASIL GELİŞİR;</span></p>
<p>Mehmet Akif, bir yazısında “Allah’ın eli cemaatin üzerindedir” Hadisine yer vermiş ve İmanın tam olabilmesi için Müslümanların birbirlerini kendi canları gibi aziz bilmeleri gerektiğini, asr-ı saadetten fedakârlık örnekleri ile izah etmiştir. 15] “Allah’ın eli” tamlamasını Allah’ın yardım ve desteği anlamında kullanmıştır. Mehmet Akif&#8217;e sormuşlar. Bu ülke ne zaman gelişir? diye O&#8217;da cevap vermiş. <span style="font-weight: bold;">Cuma Namazına gelen cemaat, Sabah Namazına da geldiği zaman.</span> demiş…</p>
<p><span style="font-weight: bold;">MÜSLÜMANLAR GÜCÜNÜ NEDEN KAYBETTİ;</span></p>
<p>Tanzimatla başlayan batı hayranlığının ve batı kaynaklı pozitivist akımların etkisi ile dinin insanları geri bıraktığı görüşünü savunanlara karşı Akif, “Din bizim için mahz-ı [safi]hayattır. Allah merhametinden dolayı insanlığa dini, İslam’ı göndermiştir.” görüşünü savunur ve “İslam ülkelerinin geri kalmışlığı dinin emirlerini gereklerini yerine getirmemelerindendir” [16] sonucuna ulaşır. Nitekim aynı düşüncesini yaptığı bir konuşmasında “Şimdiye kadar ne kadar müzmahil olan akvam-ı İslamiyye varsa hep ahkâm-ı İlahiyyeyi ifa etmemek yüzündendir.”iii[17] Şeklinde ifade etmiştir.</p>
<p>Tanzimatla birlikte başlayan, Batı hayranlığı etkisiyle “İslam gelişmeye engel oluyor; gelişebilmemiz için bu dini bırakmamız lazım” diyenleri, Hakk’ın sesleri adlı şiirinde şöyle eleştirmiştir.<br />
<span style="font-weight: bold;">Hele i’lanı zamanında şu mel’un harbin,<br />
Bize efkâr-ı umûmiyyesi [hakkında bilgi] lâzım Garb’ın<br />
O’da Allâh’ı bırakmakla olur” herzesini,<br />
Halka îman gibi telkîn ile dînin sesini<br />
Susturan aptalın idrâkine bol bol tükürün .</span> [19] diye seslenmiştir.</p>
<p>Bu konuda bir yazısında ise şöyle demiştir:<br />
“Müslümanlık, insanlığa, medeniyete aykırı bir din diyorlar… Ey cemaat-i Müslimin!<br />
Bu din, İrfan dini idi, hâlbuki biz bugün milletlerin en cahiliyiz.<br />
Bu din, akıllıca yiğitlik dini idi, gayret dini idi; biz ise şu zamanda milletlerin en miskiniyiz!” [20]</p>
<p><span style="font-weight: bold;">MÜSLÜMANLAR VE EKENOMİK GÜÇ;</span></p>
<p>Mehmet Akif Ersoy’a göre insanların çalışıp güçlü ekonomiye sahip olmaları, Allah’ın insanlığın terakkisi için gerekli kıldığı en başta gelen güçtür. Bu sebeble İslamiyet’te ekonomik güç sahibi olmak için çalışmak, ibadetlerin en faziletlisidir. Akif, bununla ilgili olarak yazdığı makalesinde ‘‘amellerin en üstünü helal kazançtır. Çoluk çocuğunu helal ile geçindirmek için uğraşanlar, Allah yolunda cihad edenler gibidir. Nefs temizliği için dünyayı talep edenler şehitler derecesindedirler” hadisine yer verir; devamında Akif, İslam’ın zenginliğe sadece teşvik ettiğini değil, zengin olabilmek için çalışmayı farz kıldığını belirtir. Bu hususta “Helali istemek her Müslüman üzerine farzdır” hadisini delil getirir. [21]<br />
Mehmet Akif; inançlı, hoşgörülü, faziletli ve Çalışkan insan istemekte, tembellik ve uyuşukluktan nefret etmektedir&#8221;</p>
<p>Gökler Uyanık, Yer Uyanıktır. Dünya Uyanıkken Uyumak En Büyük Maskaralıktır !<br />
Tarih boyunca ve günümüzde insanın, iç ve dış tezatlar ve şartlarla menfaat, hırs, kin ve bitip tükenmek bilmeyen arzularıyla huzursuz olduğunu ve bezgin bir hayat sürdüğünü söyleyen &#8220;Akif, tıpkı kendinden önce gelen Ahmet Yesevi, Hazreti Mevlana, Yunus Emre ve Süleyman Çelebi gibi, ilhamını aldığı kaynağa, yani Kur&#8217;an-ı Kerim ve Hadisi şeriflere uzanmakta, oralardan insanlık anlayışına açıklık getirmektedir. İnsanlığa huzuru getirecek olan şey, Akif&#8217;e göre; sevgidir, hoşgörüdür, çalışmaktır. Tembellik, insanın kendisiyle ve çevresiyle barışık olmamasıdır. ve aşırı kıskançlık, huzurun en büyük düşmanıdır. Bu sebepledir ki, Akif, &#8216;Yeis Yok&#8217; adlı şiirinde bunu şöyle ifade etmektedir: Allah&#8217;a dayan, sa&#8217;ye sarıl, hikmete ram ol/Yol varsa budur, bilmiyorum başka yol&#8221;. günümüzde insanın, kendisiyle ve çevresiyle barışık olup çalışmaktan huzur bulacağını sözlerine ekledi.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">İz bırakanlarla senin aranda basit bir fark var sadece . .Onlar ömür boyu gayret ediyorlar; Sen ömür boyu hayret ediyorsun.</span></p>
<p><span style="font-weight: bold;">İki insan Çeşidi Vardır: Zaman Geçtikçe Hatalarıyla Yüzleşen, Zaman Geçtikçe Yüzsüzleşen&#8230;!</span></p>
<p><span style="font-weight: bold;">Ye&#8217;s (ümitsizlik) öyle bir bataktır ki, düşersen boğulursun.</span></p>
<p>DİPNOTLAR<br />
1] Mehmet Akif Ersoy, Safahat, Haz. İsmail Hakkı Şengüler), a.g.e., c.1, s.208<br />
2] Süleyman Hayri Bolay, “Mehmet Akif’in Düşüncesinde Felsefe Meseleleri” Ölümünün 50. Yılında Mehmet Akif’i Anma Kitabı, Ankara, 1986<br />
3] Mehmet Akif Ersoy, Safahat, (İsmail Hakkı Şengüler) , a.g.e, c.1, s.208<br />
4] Mehmet Akif Ersoy, Safahat, (Haz. İsmail Hakkı Şengüler), a.g.e. c.2, s.130<br />
5] Bkz. Vahit İmamoğlu, Mehmet Akif Ve İnanan İnsan, İstanbul, 1986, s.16<br />
6] Bkz.Bayram Dalkılıç, a.g.m.<br />
7] Bkz.Vahit İmamoğlu, a.g.m.<br />
8]Mehmet Akşf Ersoy, Sebil’ur – Reşad, 15 Mart, 1328, 9 Cemaziye’l Ahir 1330, c.8-1, sa.186-4, s.53-54<br />
9] Mehmet Akif Ersoy, Safahat (haz. M.Ertuğrul düzdağ), İstanbul, 2006, s. 25<br />
10] Mehmet Akif Ersoy, Safahat (haz.ismail Hakkı Şengüler) a.g.e., c.2, s.180<br />
11] Mehmet Akif Ersoy, Sebil’ü-Reşad, 24 Kanunsani, 1328-29 Safer 1331, c.9-2, sa. 230-248, s.373-376<br />
12]Mehmet Akif Ersoy, Sebil’ü-Reşad, 31 Kanunsani, 1328-7Rebiü’l-evvel 1331, c.9-2, sa. 231-49, s.389-395<br />
13] A’raf, 31iv[14] Mehmet Akif Ersoy, Sebil’ü-Reşad, 20 Eylül 1328, 22 Şevval 1330, c.9-2, sa.213-31, s.81-82<br />
15] Mehmet Akif Ersoy, Sebilü’r-Reşad, 3 kanun-i evvel, 1336-23rebiü’l-evvel, 1339-c.18, sa.465, s.267-271<br />
16] Mehmet Akif Ersoy, a.g.m.<br />
17] Mehmet Akif Ersoy, a.g.m.v18] Mehmet Akif Ersoy, a.g.m.<br />
19] Mehmet Akif Ersoy, Safahat, (haz. İsmail Hakkı Şengüler), c.2, s.142<br />
20] Mehmet Akif Ersoy, Sebilü’r-Reşad, 31 Kanunisani 1328-7 Rebiülevvel 1331, c.9-2, sa. 231-49<br />
[21] Mehmet Akif Ersoy, Sırat-ı Müstekim, 23 teşrinievvel, 1324, 10 Kasım 1908, c.1, sa.14</p>
<p>Sır Hoca : <a href="http://pirisir.blogspot.com/" target="_blank">pirisir.blogspot.com/</a></p>
<p><a href="http://sirhoca.wordpress.com/" target="_blank">sirhoca.wordpress.com/</a></p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/sir_hoca.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2427" title="sir_hoca" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/sir_hoca.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/mehmet-akif-ersoya-gore-insan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BENİM DİZİM : TACİR</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/benim-dizim-tacir/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/benim-dizim-tacir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 17:29:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİLİK]]></category>
		<category><![CDATA[SİNEMA]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2968</guid>
		<description><![CDATA[Artık benim de takip ettiğim bir dizi var. Bu vesileyle içinde yaşadığımız toplumla empati kurabilelim. Dizinin Adı: TACİR Dizinin ana...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2969" title="kainat_medeniyet" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a><br />
Artık benim de takip ettiğim bir dizi var. Bu vesileyle içinde yaşadığımız toplumla empati kurabilelim.</p>
<p>Dizinin Adı: TACİR<br />
Dizinin ana konusu iyi tacir kötü tacir üzerine kurulu. Şehirde iki lonca kapışıyor; biri her şey benim olmalı diye mücadele ediyor; oyun kuruyor, kara siyasayı kullanıyor, rüşvet veriyor&#8230; vb bildiğimiz şeyler. Diğer tacir grubu ise &#8220;ticaret önce insan kazanmaktır.&#8221; diyerek işlerini yürütme derdinde; batsa da çıksa da aynı güvenle yoluna devam ediyor, bir yandan öyle bir direnç görüyoruz ki &#8220;iyilik hemen pes etmemeli&#8221; cümlesi beyinlerimizde çınlıyor.</p>
<p>İyilik ayakta kaldığı müddetçe kötülük uzun vadede yıkılmaya mahkumdur. Buradan şunu anlıyoruz; iyilik adına mücadele verenlerin geçici yenilgilere kanmayıp sürekli ayaklarını sağlam basma derdinde olmaları gerektiği fikri.<br />
Ve vaat edildiği gibi sonuç uzun vade de hayır oluyor, insan kazananlar her şeylerini kaybetse de kazandığı iyi adamlar sayesinde bir çıkış buluyor. Para kazananlar ise para bitti mi cascavlak ortada kalıyorlar.</p>
<p>Kökü sağlam söz ile kökü kuru laf arasında ki fark gibi. Bu cümle için şu yazıyı okuyabilirsiniz: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/sonsuza-kalacak-bir-soz/">kainatamektup.com/index.php/2011/11/sonsuza-kalacak-bir-soz/</a></p>
<p>Diziyi istediğiniz zaman arşivden izleyebilirsiniz: <a href="http://tvarsivi.com/?y=20&amp;z=2011-12-23+13%3A30%3A00" target="_blank">tvarsivi.com</a></p>
<blockquote><p>&#8220;Tacir “Sangdo” TRT 1 ekranında… Ünlü yazar Choi In-Ho’nun senaryosunu yazdığı dizi, Joseon Hanedanlığı döneminde yaşayan ve yaptıkları ile bir efsane haline gelen Koreli tüccar Im Sang-ok’un hayat hikâyesini ekrana getiriyor. 1779-1855 yılları arasında yaşamış olan Im Sang-ok, düzgün ahlakı ve ticaret dünyasındaki başarıları nedeniyle ülkesinde örnek alınan bir kişilik.</p>
<p>Tacir, Hafta İçi Her Gün TRT 1’de…&#8221;</p>
<p>Oyuncular<br />
Lee Jae Ryung, Lee Soon Jae, Kim Hyun Joo, Park In Hwan, Jung Bo Suk, Hong Eun Hee, Han Hee, Kim Yoo Mi<br />
Yönetmen<br />
Lee Byung Hoon</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/benim-dizim-tacir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ADALET : KESKİN ve İNCE BİR YOL</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/adalet-keskin-ve-ince-bir-yol/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/adalet-keskin-ve-ince-bir-yol/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Dec 2011 11:14:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2964</guid>
		<description><![CDATA[Hüseyin olmak zor, hüseyin kalmak daha zor kaç Hüseyin var ki alemde onda önce böyle bir isim bilinmedi ondan sonra...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://lh4.googleusercontent.com/-5fAxrTN9CBY/TtoEEvJD2uI/AAAAAAAABdI/81YwVHAHHqA/s511/huseyin.JPG" alt="" /><br />
Hüseyin olmak zor, hüseyin kalmak daha zor<br />
kaç Hüseyin var ki alemde<br />
onda önce böyle bir isim bilinmedi<br />
ondan sonra da bu adı onun gibi taşıyan adam görünmedi<br />
güce ve iktidara karşı yürümek<br />
aslında o susuz kalmadı<br />
o insanlığın olmadığı, korkunun esir aldığı bir çölde dostsuz kaldı<br />
o kendine ağlamadı, adalet yürüyüşünde bir avuç insan kalmasına ağladı<br />
adalet kalabalıklarla yürünemeyecek kadar keskin ve ince bir yoldur</p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/12/gunce.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/12/gunce.jpg" alt="" title="gunce" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2642" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/adalet-keskin-ve-ince-bir-yol/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CİZRE&#8217;NİN DEĞERLERİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/cizrenin-degerleri/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/cizrenin-degerleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 19:02:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahmed-el Cezeri]]></category>
		<category><![CDATA[Cizre]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Ebul-iz Cezeri]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[MEDENİYET]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2949</guid>
		<description><![CDATA[Bizlerin amacı; geçmişin güzelliklerini geleceğin en kıymetli değerleri gençlerle buluşturmaktır. Değer kelimesini bir şeyin sahip olduğu yüksek vasıflar olarak tanımlarsak,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://lh5.googleusercontent.com/-oTrCcoLkBk8/TmoKna-Jo6I/AAAAAAAADWw/1SzBYT8DBFk/s640/kirmizimedrese_cizre2.JPG" alt="" />Bizlerin amacı; geçmişin güzelliklerini geleceğin en kıymetli değerleri gençlerle buluşturmaktır. Değer kelimesini bir şeyin sahip olduğu yüksek vasıflar olarak tanımlarsak, insanlık için yüksek vasıf taşıyan her şey bizim ilgi alanımıza girmektedir.</p>
<p>Büyük bir medeniyetin varisleri olan bizler, geçmişin tüm güzel değerlerini günümüze taşımalı ve bunları çağın diliyle tekrar söylemeliyiz. Zamanın ortak aklı ve vicdanı; ahlaki, kültürel, ruhsal, toplumsal ve bireysel olarak değerlerimize sahip çıkmamız gerektiğini bize öğütlüyor. Biliyoruz ki bireylerin akıllarını bilgiyle doldurmak tek başına yeterli olmamaktadır. Eğitim gerçek işlevini ancak insanın bütün olarak gelişmesini sağlayarak yerine getirebilir . Bugün eğitim biliminin önerdiği duyuşsal, bilişsel, psikomotor alanlar da dikkate alındığında geleneğimizde duyuşsal alan eğitimi üzerine büyük bir birikim olduğu görülür. Bu konuda yapacağımız çalışmalar manevi anlamda büyük çöküntü yaşayan günümüz toplumlarına da büyük katkı sağlayacaktır.</p>
<p>Değerlerimizi tanırken öncelikle en yakınımızdan başlamalıyız. Cizre&#8217;yi medreseler şehri olarak tanımamız, tanıtmamız ve yirmi birinci yüzyılda da böyle olması için el birliğiyle mücadele etmemiz gerekiyor. Teknolojiden bahsedeceksek İsmail Ebul-iz Cezeri&#8217;yi, maneviyat ve edebiyattan konuşacaksak Ahmed-el Cezeri&#8217;yi ve onlar gibi bir çok öncü şahsiyeti tanımak zorundayız. Ayrıca bu isimlerden başlayarak ortak medeniyetimizin tüm değerli ilim adamlarını tanımamız bizi daha değerli kılacaktır. Modellerimiz değerli insanlar olursa bizler de onları örnek alarak daha iyi insanlar haline gelebiliriz.</p>
<p>Kendimize, ailemize, toplumumuza faydalı bireyler olarak yetişmek istiyorsak değerlerimize sahip çıkmalı ve bunları kuşaktan kuşağa aktaracak gayreti göstermeliyiz. Hedefimiz insanın değerli olduğu yüksek vasıflarla donanmış adil bir toplumda huzurla yaşamaktır.</p>
<blockquote><p><strong>İsmail Ebul-iz Cezeri Kimdir:</strong><br />
El-Cezeri, çağımızdan yüzlerce yıl önce keskin zekası ile elektrik kullanmadan sadece su ve mekanik parçalarla çalışan makineler yapmış ve günlük hayata geçirmiş olağanüstü bir biliminsanıdır.<br />
Tam ismi, Cizreli Ebul-iz (Ebû’l İz İbni İsmail İbni Rezzaz El Cezerî ) ya da Avrupa’nın bildiği ismiyle El-Cezeri / al-Jazari ( Ibn Ismail ibn al-Razzaz al-Jazari Arapça: أَبُو اَلْعِزِ بْنُ إسْماعِيلِ بْنُ الرِّزاز) olan bu mucit bundan 800 küsur yıl önce (1136-1206) yılları arasında yaşadı. Selçuk Türkleri zamanından bahsediyoruz. Bu inanılmaz öykünün tek kanıtı yüzyıllara dayanmış ve müthiş icatların resimleriyle dolu orijinal kitabın el yazması kopyaları.</p>
<p>Kitabının flash kopyası ve hakkında daha fazla bilgi için <a href="http://www.ebuliz.com/" target="_blank">www.ebuliz.com/</a><br />
diğer kaynak: <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/El_Cezeri" target="_blank">tr.wikipedia.org/wiki/El_Cezeri</a><br />
<iframe frameborder="0" width="580" height="376" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xem8ln"></iframe><br /><a href="http://www.dailymotion.com/video/xem8ln_1001-ycat_tech" target="_blank">1001 İcat</a> <i>ile  <a href="http://www.dailymotion.com/seyrusefer" target="_blank">seyrusefer</a></i>
</p></blockquote>
<blockquote><p>Ahmed-el Cezeri Kimdir:<br />
1404-1479 yılları arasında yaşamış ünlü bir şairdir. Kaside ve şiirlerinde tasavvuf konularını işlemiştir. 2000 beyitlik bir divanı vardır. Şiirler alfabetik ve Kur&#8217;an sureleriyle uyumludur. &#8220;Guften Mela&#8221; ve &#8220;Guften Emir&#8221; adlı şiir antolojileri vardır. Halk arasında &#8220;Mellayı Ciziri&#8221; ve &#8220;Nişani&#8221; olarak adlandırılır.<br />
<img src="https://lh3.googleusercontent.com/-usWXH40qobc/Tmx433jfUGI/AAAAAAAADXE/Fm8zZgM0B4s/s640/ahmed_i_cezeri.JPG" alt="" /></p></blockquote>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/dosta.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/dosta.jpg" alt="" title="dosta" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2456" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/cizrenin-degerleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MECNUN OLDUM ÖĞRETMENİM</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/mecnun-oldum-ogretmenim/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/mecnun-oldum-ogretmenim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Nov 2011 20:09:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2945</guid>
		<description><![CDATA[bir dakikalık saygı duruşu, aziz öğretmenlerimiz için! sonra istiklal marşı. hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal. (onlar müzikal okusun biz satır...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/07/osaman_bey_şeyh_edebali.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/07/osaman_bey_şeyh_edebali.jpg" alt="" title="osaman_bey_şeyh_edebali" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2775" /></a><br />
bir dakikalık saygı duruşu, aziz öğretmenlerimiz için!</p>
<p>sonra istiklal marşı. hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal. (onlar müzikal okusun biz satır satır okuyalım)</p>
<p>geçen seneden kopya bir kaç şiir.</p>
<p>eh! bu töreni de atlattık.</p>
<p>öğrencilerim sizin bana vereceğiniz en güzel hediye&#8230;</p>
<p>adam olmamız değil mi hocam. (replik haline gelmiş bir kelime: adam olun, öğrenciler en azından kelimeyi öğrendi. bu da başarı sayılır.)</p>
<p>öğretmenlik, standarttan uzak, her an sürprize açık bir meslek. belki de bunun için çok özel ve ben bu mesleği çok seviyorum. her an farklı bir macera. her öğrenci başka bir vakıa. belki de seri üretimi olmayan tek meslek. evet birileri seri üretim heveslisi olabilir, fakat bunu başarmak çok zor. iyi ki zor.</p>
<p>çok yaşasın budanamayan öğretmenler ve öğrenciler.</p>
<p>öğrenci sizin sevginizi ve öfkenizi doğru anlarda tanırsa anlamlı bir ilişki kuruluyor.</p>
<p>çocuklarım sizi çok seviyorum; fakat bazen beni öfkelendiriyorsunuz.</p>
<p>kızdığın bir öğrenci bir süre sonra bir yolunu bulup kafasını elinin altına sürer ya! ve sen onun saçlarını okşarsın. işte öğretmenliğin zirve noktalarından biri de bu.</p>
<p>ne kadar anlatsak, hep bir tarafı eksik kalacak.</p>
<p>kısaca güzel güzeldir mecnun olana&#8230;</p>
<p>NOT: bu vesileyle bana okumayı öğreten Zülkarneyn hocama selam. Manevi olarak okumayı öğreten yeraltı, yerüstü hocalarımıza ve özellikle son dönem üzerimizde büyük emeği olan sır hocama selamlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/mecnun-oldum-ogretmenim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

