Dünyayı kucaklayan makalelerimiziburadan okuyabilirsiniz.
Balkanlar’dan Patani’ye
Tataristan’dan Yemen’e
Filipinler’den Nijerya’ya
Farklı enlem ve boylamlarda, farklı kıtalarda ortak bir değer var: İSLAM
Zulme karşı mazlumdan ve adaletten yanayız.
Filistin, Gazze, Kudüs, Afganistan, Irak, Çeçenistan, Dağıstan, Keşmir, Patani, Filipinler, Açe, Somali, Kosava, Bosna, Tataristan, Nijer, Husiler, Yemen, Nijer, Güney Amerika, Afrika, Asya…
…
Not: Yabancı dil sitelerin ismini kopyalayarak google arama motorunda tararsanız yanında çıkan bu sayfayı çevir notu tıkladığınızda az çok yazılanlar hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.
Dünya Haber
| ENDONEZYA HİDAYATULLAH SUDAN SUNA HABER FİLİSTİN Filistin Haber MISIR Müslüman KardeşlerBALKANLAR Kosova Haber Bosna Haber Boşnak Dünyası |
DOĞU TÜRKİSTAN Doğu Türkistan Haber Merkezi Doğu Türkistan PlatformuİRAN Türkçe-Farsça Haber Mehr Haber Fars Haber Kafkaslar |
TÜRKİYE’DEN DÜNYADünyamız Detay / trtturk Dünya Gündemi İsra Haber Dünya Bülteni Yakın Doğu Haber ihh haberler İHH Srebrenitsa açaum afrika bülteni TİKA |

fay hattına nükleer santral olur mu?
teknoloji her şeyi çözmez!
Allah kolaylık ve sabır versin.
Demek ki dünyanın sonu medeniyetler çatışmasıyla değil de nükler santraller vasıtasıyla olacak.
japonya’nın sendai kentindeler şu an.
içlerinden biri benim arkadaşım.
çoğunluğu tohoku üniversitesi’nde okuyan doktora öğrencilerinden oluşuyor.
biri hamile.
25 türk birbirlerini bulup aynı evde toplandılar. dışarıya çıkamıyorlar. 7 şiddetinde artçı depremler olduğunu söylediler. tsunami etkisi de hala sürüyormuş. işin en kötü tarafı nükleer sızıntı olduğu iddia edilen nükleer santrale sadece 140 km. uzaklıktalar.
3 günlük yiyecekleri kaldı. seslerini dünyaya duyurmak istiyorlar ama kimseye ulaşamadılar şu an. tv kanallarının ulaşabileceği numaralar şöyle:
sendai’de bulunan ali demirci’nin teli: 00819013716280
ali demirci’nin akrabalarına ulaşıp bilgi almak için tel: 05452128994
dudayeva
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=22526582
日本は過去取得します。
神は忍耐を与える。
Geçmiş olsun Japonya.
Allah sabır versin.
internet bir derya. bir şey ararken yeni şeyler keşfediyoruz. sezai karakoç’un afrika gerçeği yazısını ararken bir makale buldum. sonra da bir dergi. aslında Sezai Karakoç’un makalesinden hareketle bir yazı düşünüyordum; fakat Sezai Coşkun Bey önce davranmış, bize de onun makalesine link vermek düştü.
hagi makale diyenler: http://www.turkishstudies.net/Makaleler/394203876_40co%C5%9Fkunsezai.pdf
peki hangi dergi http://turkishstudies.net
özellikle makalede afrika bölümü incelenmeli.
“Sizin def olup gitmenizi istiyorum işte o kadar
…
Halbuki siz insanı öldürmezsiniz değil mi?
Gidiniz ve öteki yabancıları da beraber götürünüz.
Tuhaf ve acaip şapkalarınız da beraber götünüz emi
Boynunuzdaki o uzun ve süslü şeritleri de
Kirli çamaşırları da tahta döşemelerin
Üzerinde bırakmamanızı yalvararak isteyeceğim
Yalvararak isteyeceğim diyorum Medenî Adam
…
Siz şeytanı çok seviyorsunuz galiba Bay Yabancı
Siz şeytanı niçin bu kadar çok öpüyorsunuz”
“Bütün sır İstanbul-Bağdat-Şam çizgisinde mi
Ya iki üçgen söz konusu biri dar biri geniş
Darını iç üçgeni söyledim. Geniş
Ya da dış üçgene gelince
Afrika‟dan Malezya‟ya gider ta.
Ve orta daire Kahire-İslamabat-Mekke…
Dokuz şehir kurtulsun
Kurtulacaktır Müslümanlar
İnsanlık kurtulacaktır,
Diriliş fikri gitmelidir bu dokuz şehre akırmak gibi”
Sezai Karakoç
sonunda Hüsnü Mübarek yetkilerini mensubu olduğu orduya devrederek gitti.
sokakları mesken tutan mısır halkını selamlıyoruz.
ancak ordu başa geçtikten sonra sizin direnişiniz boşa çıkmış olmaz mı diye sormadan edemiyoruz. abd’den icazet alan genelkurmay başkanları size sadece dikta görüntüsünden kurtulmuş kaynakların talan edildiği sömürgeci demokrasi sunar.
ordu darbe yapacak idiyse bu kadar curcunaya ne gerek vardı.
model türkiye olduğuna göre geçmişten iz sürmek gerekir.
80 darbesi tamamsa. turgutumuz da Eymen Nur mu?
ilerleyen zamanda belki bizdeki tüm aktörler bulunur ; fakat onların bu süreçte zor bulacağı bir adam var: bizim çoban sülü.
Mustafa Şahin / Star
“Ortadoğu’nun kalbi sayılan Mısır’a mumyalar gibi piramitlerden değil de Tur-i Sina’dan, Yed-i Beyza’dan; stratejik analiz raporlarından, gazete manşetlerinden, diplomat kriptolarından değil de yalın hakikat zaviyesinden bakanlar için ezeli gerçek bir kez daha tecelli ediyor.
…
Unutmayalım ve tez canlı sloganlara bel bağlamayalım ki, devrimlerin karakteri ‘irin’ ve ‘kan’dır. Biz bunu istemeyiz. Bize düşen dirilişi gözlemektir, dirilişi istemektir. Büyük dirilişi. Yaşadığımız dünyanın gerçeklerini, nice toplumsal hareketin mecrasından çıkarıldığını da unutmadan.
…
Türkiye ‘rol model’ değil ‘ayna’ olmak durumunda ve zaten ayna oluyor. Milyonlar ayaktayken gösterilecek duruş hem Türkiye için hem de Araplar için büyük önem arz ediyor. Zira bütün gözler ve gönüller Türkiye’nin üzerinde. Muhabbetli gözler kadar kem gözler de üzerimizde. Ortadoğu, Tunus’tan Kahire’ye, Amman’dan Sana’ya Londra’ya Paris’e, Washington’a değil de Ankara’ya İstanbul’a gözlerini dikmişse bu tarihi vakte azami özen gösterilmeliyiz. Ortadoğu halklarının Türkiye’de gördüğü vakara gölge düşürecek her yüksek ses ve analiz henüz ruşeym halindeki muhabbet ve kardeşlik iklimini zedeleyebilir.
…
Zulüm hiçbir zaman hiçbir yerde payidar olmayacak, olamayacak. Son olarak Tunus halkına kan kusturan Zeynel Abidin Bin Ali örneğinde olduğu gibi gün gelecek 30 yıllık, 40 yıllık zorbalar da yeryüzünde çalacak kapı, sığınacak eşik bulamayacaklar. Halkın kalbinde, vicdanında yer bulamayan yöneticilere dünyada yer bulunmayacak. O yoksul insanların çalınan alın terlerini kendi banka hesaplarında tutanlar da, hini hacette lazım olur diye saklanan tonlarca külçe altınlar da rezil rüsvay olmaktan kurtulmalarına yetmeyecek. Bizler bu gerçeği bilirdik. ‘La Galibe İllallah’ hakikati asla unutulmasın diye El Hamra Sarayının duvarlarına bile binlerce kez yazdık ama gün geldi biz dahi unuttuk. Evet, ne yazık ki Müslümanlar da unutur. Unutmasaydık Mübarek, Hüseyin, Zeynel Abidin gibi tiranlara mahkum olmazdık. Her neyse…
…
Mısır denince bizim aklımıza Nil gelir, Zeynep El Gazali’nin çektiği işkenceler gelir. Mısır denince Devlet Güvenlik Mahkemelerinde “Olay Mısır’da geçiyor’ diyebilmek için Türkiye’yi anlattığı halde Minye üzerinden kaleme alınan Minyeli Abdullah romanı gelir. Mısır denince akla dizi dizi duvar diplerinde kurşuna dizilen, sehpalara çekilen, hapishanelerinde çığlıkların, feryatların arşa ulaştığı, gözyaşlarının Nil’i taşırdığı, eşleri dul, çocukları öksüz ve yetim bırakılan Müslüman kardeşler gelir. Mısır denince akla tabii ki şehit Seyyip Kutup ile Hasan El Benna gelir. Herkesin bir Mısır’ı var. Kiminin Şarm El Şeyh otelleri, kiminin İskenderiye, kiminin Nil sefası. Kiminin piramit, kiminin, mezar evler, kiminin mumyalar. Oryantalist edebiyat Mısır imgesine ebedi sefaleti egzotik bir unsur olarak yapıştırmış ve Mısır’ı Hz. Musa’nın değil de Ramses’in ülkesi kılmıştır. Şimdi o imge parçalanıyor.
”
yazının tamamı: http://www.stargazete.com/acikgorus/kartaca-yikilacaktir-yikildi-haber-328826.htm
çünkü batı tarafından son kullanma tarihlerini doldurdular veya bir başka okumayla batının onları ayakta tutacak gücü kalmadı.
bütün arap diktatörlerine tavsiyemiz suud kralına sığınsınlar, sonra hepsi kabeye gitsin, bol bol tövbe etsinler; oradan çıkmak isterlerse kendilerine şeytan taşlama yeri uygundur.
Dünya barışına dikkati çekmek amacıyla geçen yıl ülkesinden Filistin’e başlattığı yürüyüşü Yalova’da trafik kazası geçirdiği için kesintiye uğrayan Fransız emekli hemşire Pascali Marie Chantal Hennebois (57), yola çıktığı İstanbul’dan Konya’nın Ilgın ilçesine ulaştı.
Ilgın’da bir gece konaklayan Hennebois, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, dünya barışına dikkat çekmek için geçen yıl Fransa’nın Bordeaux kentinden yürüyüşüne başladığını söyledi. Yalova’da geçirdiği trafik kazasından sonra yola biraz ara vermek zorunda kaldığını bildiren Hennebois, ”İyileştikten sonra yürüyüşü tekrar başladım, Yaklaşık üç ay önce İstanbul’dan yola çıkıp Kocaeli, Adapazarı, Bilecik, Kütahya ve Afyonkarahisar güzergahını takip ederek Akşehir’den sonra Ilgın’a ulaştım. Konya, Adana, Osmaniye, İskenderun güzergahını takip edip Suriye ve Ürdün üzerinden Filistin’e gitmeyi planlıyorum. Yolculuğum yaklaşık üç ay sürecek” dedi.
http://www.merhabahaber.com/haber/38053/Dunya_barisi_icin_Filistine_yuruyor.html
Konya, Gazze’ye bağlı ve Gazze’nin kuzey kesiminde yer alan Cibaliya Belediye Başkan Yardımcısı Abdurrahim Şihab’ı misafir etti.
http://www.merhabahaber.com/haber/38033/MUSIAD8217dan_Gazze8217ye_yardim_eli.html
SUDAN
“sudanda ne oluyor” diye googlede taradığımızda http://kainatamektup.com/index.php/2011/01/guney-sudanda-referandum-ve-yeni-bir-parselleme-operasyonu/ yazımız ilk sayfada geliyor. bu kainatın dünya gündemini yakından takip ettiğinin en güzel göstergesi.
PAKİSTAN
Pakistan’da yine depremle sarsıldı. İmtihanları çok büyük bir felaketin yaraları sarılamadan diğeri başlıyor.
TUNUS
Afrika zaten sıcak, fakat son zamanlarda daha da ısınıyor. Yeni gündem Tunus. Tunus’u daha uzun süre konuşacağız.
Koray Bey yazısında güzel noktalara temas etmiş. Her söylediğine katılmasakta en azından durumu ortaya koymaya çalışmış.