<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KAİNATA MEKTUP &#187; AHİ</title>
	<atom:link href="http://kainatamektup.com/index.php/category/yerli-ve-yerel/ahilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kainatamektup.com</link>
	<description>yenileniyoruz... &#124; &#124; bitmeyen bir aşk yürüyüşü...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 16:09:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>AHİLİK ve KURUMSALLAŞMA</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ahilik-ve-kurumsallasma/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ahilik-ve-kurumsallasma/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 10:08:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİ]]></category>
		<category><![CDATA[AHİ EVRAN]]></category>
		<category><![CDATA[AHİLER]]></category>
		<category><![CDATA[BEYAZ SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[HAYAT]]></category>
		<category><![CDATA[TEFEKKÜR]]></category>
		<category><![CDATA[YERLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2983</guid>
		<description><![CDATA[Not:Sununun üzerine tıkladığınızda ilerleyecektir. Kendi öz değerlerine kör kalan milletler genlerinin sunduğu imkanları da yok saymış olurlar. Bugün insan genleri...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Not:Sununun üzerine tıkladığınızda ilerleyecektir.</p>
<p><embed src="http://www.erpuzmani.com/ahilik_erpuzmani.swf"  autostart="1" showstatusbar="1" playcount="12" height="450" width="600"></p>
<p><embed src="http://www.erpuzmani.com/ney.mp3"  autostart="1" showstatusbar="1" playcount="12" height="69" width="600"></p>
<p>Kendi öz değerlerine kör kalan milletler genlerinin sunduğu imkanları da yok saymış olurlar. Bugün insan genleri üzerinde yapılan araştırmalarda bir çok duygunun ve özelliğin gen yoluyla taşındığı ve zamanla mutasyona uğradığı bilinen bir gerçektir. Biz çok mu mutasyona uğradık ki bizi biz yapan değerlerden bu kadar uzaklaştık. Kendimize dair kelimeleri kullanmaktan uzak durmamızın sebebi bilgisizlik mi, yoksa birileri ne der çekincesi mi?</p>
<p>Ahilik kavramı 13.yy itibariyle teşkilat olarak gün yüzüne çıkmış olsa da kökü derinlerdedir. Türk geleneğinin asil kavramları alperenlik ve cömertlik orta asyadan at sırtında anadoluya taşınmış, Mekke&#8217;den doğan fütüvvet (İslam değerleri) geleneğiyle bu topraklarda kucaklaşmıştır. Bu sebeple teşkilat isminin arapça “Ahi” yani kardeş kelimesinden mi Türkçe “Akı” yani cömert kelimesinden mi geldiği bizce çokta önemli değildir. </p>
<p>Ahilik kültürünün bugün hala konuşuluyor olması, hatta günün ekonomik sisteminin tıkanan noktalarına çözüm olarak gösterilmesi karşımızda köklü bir kurumsal yapının mevcut olduğunu gösterir. Mesleki Eğitim konuşulurken veya Kurumsallaşma kavramı konuşulurken bu geleneğin ıskalanması bilerek veya bilmeyerek yapılan büyük bir hatadır. </p>
<p>Ahilik geleneği yüz yıllar boyunca hem mesleki eğitim sorununu hem de işletmelerin yenileşme sorununu kendi üslubunca çözmüş; kendisini yenileyemediği için ve kasıtlı engellemeler sonucu süreç içinde problem çözemez hale gelmiştir. </p>
<p>Ahilik Kültürü yakından incelendiğinde; insana önem veren, bireyin bütün olarak yetişmesine özen gösteren bir sistem karşımıza çıkmaktadır. Ahilik hayat felsefesi derinden incelendiğinde “önce insan sonra kurum” tabiri rahatlıkla söylenebilir. Bugün çağdaş yönetim sistemide gönüllü veya gönülsüz önce insan demeye başlamıştır. Kurumlar insanlara rağmen yaşayamazlar, bugün rahatlıkla söyleyebileceğimiz bir cümle “İnsani değerlere karşı olan bir kurum sonunda çökmeye mahkumdur.” İyi adamlar yetiştirmiş kurum bir şekilde hayatını sürdürecektir. İyi değerlerin göstermelik yönetim kalite el kitaplarında değilde insanların akıl ve gönüllerinde yaşatılarak usta-çırak ilişkisiyle yeni nesillere aktarılması en önemli öncelik olmalıdır. Evet bir şeyler tanımlanmalı, yol haritaları belirlenmeli. Bu eskidende yapılmıştır, fütüvvetnameler bugünün rehber yönetim el kitaplarıdır. Ancak belirlenen yol haritaları kurumun tüm hücrelerine sirayet etmelidir. Örnek olarak siz giriş kapınızdaki görevliye veya bahçenizdeki bahçıvanınıza bu kültürü aşılamazsanız daha ilk adımda dışarıdan gelen biri sizin ne kadar kurumsal(!) olduğunuzu anlar.</p>
<p>Kurum kültürü ahlak, kalite, süreklilik kelimeleriyle özetlenecek olursa ahilik kültürüyle ne kadar örtüştüğü daha iyi anlaşılır.</p>
<p>Ahilik ve Kurumsallaşma üzerine söylenecek daha çok söz var. Bizde elimizden geldiği ölçüde bu konuda yeni şeyler söyleme gayretinde olacağız. Daha önce Anadolu Yönetim sistemi olarak tanımladığımız A-Kalite Yönetim Sistemi bu geleneğe yaslanan ve çağın ortak aklından da azami ölçüde faydalanan özgün bir yönetim sistemidir. En büyük farkı insan üzerinden hareketle tezlerini ortaya koyması ve paylaşımı esas almasıdır. Ticari ahlak tekrar ön plana çıkacaksa belli değerler üzere yükselmesi gerekmektedir. Bu noktada esnaf derneklerine, tüketici derneklerine, işveren ve işçi derneklerine çok iş düşmektedir. Tüm bu kurumsal yapılar iyiliği esas alıp onu ön plana çıkarırsa ve yapılan yanlışlıklar ortaya konulursa hayatımızda baş tacı olması gereken güven yeniden kazanılabilir. Öncelikli olarak yanlış yapan ifşa edilmelidir ki bir daha yanlış yapmasın. Kısaca en büyük kurumsal yapı devletten başlayarak hem son hem de başlangıç noktamız insana kadar ahlak ve kalitenin esas alındığı hesap verebilir kurumsal bir kültür oluşturulmalı ve sürekli kendini yenileyerek çağlara miras bırakılmalıdır.</p>
<p>kaynak: <a href="http://www.erpuzmani.com/2011/12/30/ahilik-ve-kurumsallasma-i/" target="_blank">ERPUZMANI.com</a></p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg" alt="" title="kainat_medeniyet" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2969" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ahilik-ve-kurumsallasma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.erpuzmani.com/ney.mp3" length="5806264" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>BENİM DİZİM : TACİR</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/benim-dizim-tacir/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/benim-dizim-tacir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 17:29:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİ]]></category>
		<category><![CDATA[SİNEMA]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2968</guid>
		<description><![CDATA[Artık benim de takip ettiğim bir dizi var. Bu vesileyle içinde yaşadığımız toplumla empati kurabilelim. Dizinin Adı: TACİR Dizinin ana...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2969" title="kainat_medeniyet" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a><br />
Artık benim de takip ettiğim bir dizi var. Bu vesileyle içinde yaşadığımız toplumla empati kurabilelim.</p>
<p>Dizinin Adı: TACİR<br />
Dizinin ana konusu iyi tacir kötü tacir üzerine kurulu. Şehirde iki lonca kapışıyor; biri her şey benim olmalı diye mücadele ediyor; oyun kuruyor, kara siyasayı kullanıyor, rüşvet veriyor&#8230; vb bildiğimiz şeyler. Diğer tacir grubu ise &#8220;ticaret önce insan kazanmaktır.&#8221; diyerek işlerini yürütme derdinde; batsa da çıksa da aynı güvenle yoluna devam ediyor, bir yandan öyle bir direnç görüyoruz ki &#8220;iyilik hemen pes etmemeli&#8221; cümlesi beyinlerimizde çınlıyor.</p>
<p>İyilik ayakta kaldığı müddetçe kötülük uzun vadede yıkılmaya mahkumdur. Buradan şunu anlıyoruz; iyilik adına mücadele verenlerin geçici yenilgilere kanmayıp sürekli ayaklarını sağlam basma derdinde olmaları gerektiği fikri.<br />
Ve vaat edildiği gibi sonuç uzun vade de hayır oluyor, insan kazananlar her şeylerini kaybetse de kazandığı iyi adamlar sayesinde bir çıkış buluyor. Para kazananlar ise para bitti mi cascavlak ortada kalıyorlar.</p>
<p>Kökü sağlam söz ile kökü kuru laf arasında ki fark gibi. Bu cümle için şu yazıyı okuyabilirsiniz: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/sonsuza-kalacak-bir-soz/">kainatamektup.com/index.php/2011/11/sonsuza-kalacak-bir-soz/</a></p>
<p>Diziyi istediğiniz zaman arşivden izleyebilirsiniz: <a href="http://tvarsivi.com/?y=20&amp;z=2011-12-23+13%3A30%3A00" target="_blank">tvarsivi.com</a></p>
<blockquote><p>&#8220;Tacir “Sangdo” TRT 1 ekranında… Ünlü yazar Choi In-Ho’nun senaryosunu yazdığı dizi, Joseon Hanedanlığı döneminde yaşayan ve yaptıkları ile bir efsane haline gelen Koreli tüccar Im Sang-ok’un hayat hikâyesini ekrana getiriyor. 1779-1855 yılları arasında yaşamış olan Im Sang-ok, düzgün ahlakı ve ticaret dünyasındaki başarıları nedeniyle ülkesinde örnek alınan bir kişilik.</p>
<p>Tacir, Hafta İçi Her Gün TRT 1’de…&#8221;</p>
<p>Oyuncular<br />
Lee Jae Ryung, Lee Soon Jae, Kim Hyun Joo, Park In Hwan, Jung Bo Suk, Hong Eun Hee, Han Hee, Kim Yoo Mi<br />
Yönetmen<br />
Lee Byung Hoon</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/benim-dizim-tacir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üç Dost: Adalet, Hikmet ve Emek</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/10/uc-dost-adalet-hikmet-ve-emek/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/10/uc-dost-adalet-hikmet-ve-emek/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 15:01:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[ADALET ve EMEK]]></category>
		<category><![CDATA[AHİ]]></category>
		<category><![CDATA[AHİLER]]></category>
		<category><![CDATA[Alınteri]]></category>
		<category><![CDATA[HAYATIN İÇİ-NDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[MUHABBET]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2923</guid>
		<description><![CDATA[Adalet mert ve samimi adammış, öyle kütüphanesi kalabalık bir adam değilmiş; ancak kılıcı keskinmiş, o güne kadar verdiği kararlarda adaletle...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet mert ve samimi adammış, öyle kütüphanesi kalabalık bir adam değilmiş; ancak kılıcı keskinmiş, o güne kadar verdiği kararlarda adaletle hükmetme gayretinde olmuş. Adalet&#8217;in en yakın dostu Hikmet kitaplar arasında vakit geçiren, ilim sahipleriyle oturup kalkan; insanlara fazla karışmayan aklı selim, kalbi temiz bir kişiymiş. Emek ise el emeği, göz nuru, alınteri ile geçinen yiğit mi yiğit eşine az rastlanır; meslek erbabı, sözü dinlenir bir kişiymiş.</p>
<p>Adalet her ne kadar isabetli hükümler verse de çoğu zaman Hikmete ihtiyaç duyuyormuş. Fakat ikisi birlikte bile karar verseler bir şeylerin eksik kaldığını hissediyorlarmış. Bir gün Adalet dostu Hikmeti&#8217;de yanına alarak yola çıkmış muradları o eksik parçayı bulmakmış. Sonunda şehirde dolaşırken Emek ile karşılaşmışlar. Emek onları en güzel şekilde ağırlamış hayata dair takıldıkları meseleleri bir bir çözmüş. Adalet ve Hikmet eksik parçanın ne olduğunu anlamışlar ve o günden sonra karar verirken Emek&#8217;in fikirlerini de almayı ihmal etmemişler.</p>
<p>Adalet, Hikmet, Emek el ele, akıl akıla, gönül gönüle şehri yönetmiş.<br />
Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine&#8230;</p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/07/siir_gibi.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/07/siir_gibi.jpg" alt="" title="siir_gibi" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2797" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/10/uc-dost-adalet-hikmet-ve-emek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alim, Esnaf, Sanatkar : Nuri Baş Hoca Efendi</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/alim-esnaf-sanatkar-nuri-bas-hoca-efendi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/alim-esnaf-sanatkar-nuri-bas-hoca-efendi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Feb 2011 06:19:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[GÖNÜL ERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ ADAM]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Baş Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2214</guid>
		<description><![CDATA[&#160; sultan selim idi yüzün cami çıkışı yürüdük aşk sırladığın bürona Mevlana Hazretleri&#8217;nin komşusu Sultan Selim Camisini Konya&#8217;dan yolu geçen...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/nuri_bas_kabri3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2216" title="nuri_bas_kabri3" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/nuri_bas_kabri3-300x291.jpg" alt="" width="300" height="291" /></a></p>
<p style="text-align: right;">&nbsp;</p>
<blockquote><p>sultan selim idi yüzün<br />
cami çıkışı yürüdük<br />
aşk sırladığın bürona</p></blockquote>
<p>Mevlana Hazretleri&#8217;nin komşusu Sultan Selim Camisini Konya&#8217;dan yolu geçen herkes bilir. Fakat oralardan geçerken fark edemediğimiz bir çok güzellik var. Cami girişi revaklarında üzerine hadis yazılan bir tahta bulunurdu. Geçmiş zaman eki kullanıyorum; çünkü şimdilerde tahta yerinde yok. Tahtanın yazıcısı da üçler mezarlığına sırlandı. Geçen gün oradan geçerken hem tahtayı hem de hattatı aradı gözlerim. Hız çağında fark edememek normal karşılanıyor, hatta farkında olmak için yavaşlamak zamandan uzaklaşmak olarak görülüyor. Aslında insan yavaşladığında zamanın deruni zevkine varabilir. Biz yavaşladığımızda güzel insanları ziyaret ederdik ve etmeye çalışıyoruz. Dünyadan biraz nasiplendiysek bunu kalbimizin ritmini yerine getiren iyi adamlara borçluyuz. Yavaşla kalbim yavaşla biraz.</p>
<p>Alim, Esnaf, Sanatkar elbiseleri bir kişinin üzerine birlikte olur mu? Veya bir elbise üste giyildiğinde diğerlerini örter mi? Belki üstte olan elbise baskın olacaktır; fakat dış elbisenin tonunu bu üç elbise birlikte oluşturacaktır. Biz bu üçlemeyi Cami, Medrese, Bedesten olarak da kullanıyoruz. İyi yetişmiş güzel adamlara baktığımızda karşımıza bu üçlemelerden nasiplenmiş adamlar çıkıyor. Bu sözü edilen unsurların dengesini en güzel şekilde kuranlar topluma da büyük hizmetler etmişler. Çarşıyı, sanatı bilmeyen alim hayal dünyasında yaşar. Sanatı, ilmi bilmeyen esnaf katılaşır. Çarşıyı, İlmi bilmeyen sanatkar toplumdan uzaklaşır. Arife fazla söz gerekmez. Siz bunları hayatınızda çoğaltın. Külliye kuruluşu öyle rastgele seçilmiş bir düzen değildir. Eğer kendimizi, çocuğumuzu yetiştirmek, başkalarına vesile olmak istiyorsak üzerine giydirdiğimiz elbiselere dikkat edeceğiz. Hatta biraz daha ileri/geri gideyim; &#8220;Osmanlı şundan yıkıldı bundan yıkıldı tartışmaları var veya Müslümanlar neden geri kaldı?&#8221; Sorularına pratik anlamda; üzerine fransızın biçtiği elbise giydirildiği için genç subayın şaftı kaydı veya müslümanlar çocuklarına tek taraflı eğitim elbisesi giydirmeye başladıktan sonra insanın mayası bozuldu, diyebiliriz.</p>
<p>Nuri Baş Hoca Efendi bizim eğitim geleneğimizin son temsilcilerindendi. Bize özüyle, sözüyle çok şey öğretti ve öğretmeye devam ediyor. Onu tanımamış olsaydık, Ahi Evran&#8217;ı anlarken daha çok zorlanacaktık.</p>
<p>Nuri Baş Ağabey <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/nuri-bas-hoca-efendi/">kimdir sorusunu  buradan</a> okuyabilirsiniz.<br />
O&#8217;nun tasavvuf ve eylemi birleştiren bakış açısını yeni nesil derviş-mücahit Selman Maltaş&#8217;ın <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/tasavvuf-ve-eylemin-icinde-bir-dervis-nuri-bas/">tasavvuf ve eylem</a> yazısından anlamaya çalışabilirsiniz.<br />
O&#8217;nun muhabbetini ve derdini, O&#8217;nun kiracısı ve ilgilendiği talebesi olma şerifine ulaşmış Cüneyd kardeşimizden okuyabilirsiniz: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/derdi-muhabbet-olan-nuri-bas-hocam/">derdi muhabbet</a>.<br />
Ardından en çok hüzünlenenlerden biri olan; kalbine sevmeyi, ağlamayı öğretmiş Ahmed&#8217;in yazısı da geride bıraktığı derin izleri bize öğretecektir: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/%E2%80%A6-ardindan%E2%80%A6/">ardından</a></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="267" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5438069338955354257%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr" /><param name="src" value="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="267" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5438069338955354257%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/alim-esnaf-sanatkar-nuri-bas-hoca-efendi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALINTERİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/05/alinteri/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/05/alinteri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 06:55:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alınteri]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1443</guid>
		<description><![CDATA[Alınteri düşmanlarının diğer ismi kaostan beslenen kenelerdir. Evine giderken çocuğu için bir gofreti bile üç kere düşünerek almak zorunda olan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/05/sıra_işsiz.jpg" alt="sıra_işsiz" title="sıra_işsiz" width="200" height="200" class="alignright size-full wp-image-1444" />Alınteri düşmanlarının diğer ismi kaostan beslenen kenelerdir. </p>
<p>Evine giderken çocuğu için bir gofreti bile üç kere düşünerek almak zorunda olan asgari geçimli çalışanın yüreğinin acısına daha ne kadar tuz basacaksınız. Bu ülkede ki en ufak gerilimden nemalanan rantiyeciler, o lokmalar boğazınızdan nasıl geçiyor.<br />
Ya size ne demeli lojmanından çıkmayan kendi konforlu yaşam sebeplerini bilmeyen ahmaklar. Rant ile beslenenlerin milleti kandıracak hiç bir malzemeniz kalmamıştır.</p>
<p>Kaostan beslenenler hala neden çırpınıyorsunuz, çıkın sokakları dolaşın. Sizlerin derdi ile milletin derdi bir mi? Evet siz akıllısınız ve onları siz kurtaracaksınız! </p>
<p>Bu milletin dilencisinin bile onuru, oturduğu yerden ahkam kesen ahmaklardan fazladır.</p>
<p>Düşün yakamızdan asalaklar, yediğiniz sizin olsun. Karışmayın yaşantımıza, yediğimize, içtiğimize, gezdiğimize, seçtiğimize&#8230;.</p>
<p>Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan korkun. Bu dünyaya bağlananlardan değil.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/05/alinteri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AHİLİK VE MESLEKİ REHBERLİK</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/ahilik-ve-mesleki-rehberlik/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/ahilik-ve-mesleki-rehberlik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 08:36:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=683</guid>
		<description><![CDATA[Mesleki gelişim, eğitsel ve kişisel-sosyal yanında bireyi tamamlayan gelişim alanıdır. Kişinin kendi özelliklerine uygun en uygun mesleği seçmesine yardımcı olmak...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg" alt="" title="kainat_medeniyet" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2969" /></a><strong>Mesleki gelişim</strong>, eğitsel ve kişisel-sosyal yanında bireyi tamamlayan gelişim alanıdır.</p>
<p>Kişinin kendi özelliklerine uygun en uygun mesleği seçmesine yardımcı olmak mesleki rehberliğin ilgi alanıdır.</p>
<p><strong>Kişide meslek algısı nasıl oluşur</strong> veya hangi dönemde başlar. Çocuğa ilk sorulan sorudur büyüdüğünde ne olmak istiyorsun? Kişi çevreyi algılamaya başladığında mesleki gelişimde başlamış oluyor. Aile, çevre, okul, kişisel özellikler her ortamın farklı farklı etkisi ile mesleki bilinç oluşuyor. Bu sürecin doğru yönetilmesi en önemli hassasiyet olmalı. Bugün en etkin belirleyici popüler meslekler veya toplum tarafında belli özelliklerle saygın gözüken mesleklerdir. Kişinin işinde mutlu olabilmesi için meslek seçiminde dış faktörler en aza indirilerek ilköğretim çağında üst düzey mesleki rehberlik yapılmalıdır. Bugün ilköğretimde rehberlik dendiğinde daha çok kişisel-sosyal ve eğitsel problemlere odaklanmış bir yapı ile karşılaşmaktayız. Belki de akıllıca olan kişisel-sosyal ve eğitsel rehberlik ile mesleki rehberliği birbirinden ayırmaktır. Mesleki rehberlik başlı başına üzerine çalışılması gereken muazzam bir alanı ifade etmektedir.</p>
<p>Bazı kaynaklarda Parsons&#8217;ın 1909 yılında ilk kez <strong>mesleki rehberliği tanım</strong>ladığı yazılmaktadır. “Gençlerin çeşitli meslekleri tanımaları ve kendi özelliklerine uygun olan meslekleri seçmeleri, seçtikleri mesleklere hazırlanmaları ve mesleki yönden gelişmeleri amacıyla yapılan yardım hizmetidir.”</p>
<p><strong>12. yüzyılda yaşamış Ahi Evran, Parsons&#8217;tan yaklaşık 700 yıl önce ne demiş bir inceleyelim:</strong></p>
<p>“Allah insanı, medenî tabiatlı yaratmıştır. Bunun açıklaması şudur: Allah insanları yemek, içmek, giyinmek, evlenmek, mesken edinmek gibi çok şeylere muhtaç olarak yaratmıştır. Hiç kimse kendi başına bu ihtiyaçları karşılayamaz. Bu yüzden demircilik, marangozluk, dericilik gibi çeşitli meslekleri yürütmek için çok insan gerekli olduğu gibi, bu meslek dallarının gerektirdiği âlet ve edevatı imal etmek için de birçok insan gücüne ihtiyaç vardır. Bu yüzden toplumun ihtiyaç duyduğu ürünlerinin üretimi için lüzumlu olan bütün sanat kollarının yaşatılması şarttır. Bununla da kalmayıp, insanların sonradan doğacak ihtiyaçlarını karşılamak için yeni sanat dallarının meydana getirilmesi gerekmektedir.”</p>
<p>Geleceği gören böylesi bir bakış açısı mesleki eğitim ve rehberliğin özünü anlatmaktadır. <strong>Hangi Rehberlik kitabımız Ahi Evran&#8217;ın bu cümlesini görmüştür</strong> ve buradan yola çıkarak geçmişimizde var olan mesleki rehberlik çalışmalarını izlemiştir.</p>
<p>Bu konu üzerine düşünmeye devam edeceğiz. <strong>Ahilik bir haftaya sığmayacak</strong> kadar büyük bir düşünce sistemidir.</p>
<p>&#8220;AHİLER:<br />
onlar: artı &#8220;değer&#8221; ürettiler&#8230;<br />
onlar: geleneği geleceğe taşıdılar&#8230;<br />
onlar: doğru tarttılar, iyisini sattılar&#8230;<br />
onlar: adaleti ve hakkaniyeti hayat tarzı bellediler&#8230;<br />
onlar: geldiler, geçmediler! yeniden boy verişteler..&#8221;<br />
Site bannerlerimizi hazırlayan Türkiye&#8217;nin en yetenekli tasarımcılarından olan <strong>AHMED</strong> banner çalışmasını bu cümleler ile süslemiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/ahilik-ve-mesleki-rehberlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>12-18 EKİM AHİLİK HAFTASI</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/12-18-ekim-ahilik-haftasi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/12-18-ekim-ahilik-haftasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 05:21:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİ]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=634</guid>
		<description><![CDATA[Ahilik Nedir? Ahilik günümüz toplumuna ne diyor? Günümüzde ahilik düşüncesi yaşanabilir mi? Ticari hayatımızda uygulama alanı var mıdır? Ahilik hangi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg" alt="" title="kainat_medeniyet" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2969" /></a>Ahilik Nedir?</p>
<p>Ahilik günümüz toplumuna ne diyor? </p>
<p>Günümüzde ahilik düşüncesi yaşanabilir mi?</p>
<p>Ticari hayatımızda uygulama alanı var mıdır?</p>
<p>Ahilik hangi sorunlarımızı çözecek potansiyele sahiptir?</p>
<p>Ahilik sadece bir esnaf örgütlenmesi midir?</p>
<p>Ahilik ve Mesleki Eğitim?</p>
<p>Ahilik ve Mesleki Rehberlik?</p>
<p>Ahilik düşünce sisteminin oluşturmak istediği insan profili?</p>
<p>Ahilik bir tarikat mıdır?</p>
<p>Ahilik cemaat midir yoksa cemiyet mi?</p>
<p>Ahilik ve Örtülü bilgi?</p>
<p>Ahilik&#8217;te mimari, sanat, zanaat, kültür, edebiyat?</p>
<p>Ahilik ve Siyaset?<br />
&#8230;</p>
<p>Ahilik haftası vesilesi ile bu soruların ve aklımıza gelen diğer soruların cevabını düşünelim. Biliyorsunuz ki soru sormak ilmin yarısıdır.</p>
<p>Ahilik Haftası Konya Ahi Hareketi kutlama programı:<br />
-Pazartesi Esnaf toplantısı.<br />
-Cuma Sabahı Esnaf buluşması.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/12-18-ekim-ahilik-haftasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DELİK AYAKKABI</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2008/11/delik-ayakkabi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2008/11/delik-ayakkabi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 11:10:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AİLE]]></category>
		<category><![CDATA[Alınteri]]></category>
		<category><![CDATA[HAYATIN İÇİ-NDEN]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Geçim yükünün omuzlarını düşürdüğü adam ağır adımlarla evine doğru ilerlerken yağmur suyunun oluşturduğu küçük su birikintisine farkına varmadan bastığında ayağının...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/01/gölgesizler.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2147" title="gölgesizler" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/01/gölgesizler.jpg" alt="" width="275" height="183" /></a>Geçim yükünün omuzlarını düşürdüğü adam ağır adımlarla evine doğru ilerlerken yağmur suyunun oluşturduğu küçük su birikintisine farkına varmadan bastığında ayağının altında ıslaklık hissetti. Kaç sene önce aldığını unuttuğu ayakkabıları görünüşte bu yılı da idare edecek vaziyetteydi. Soğuklar başladığında onları güzelce boyayıp sevinerek giymişti. Fakat şimdi bu  ayakkabıyla kışı geçirme hayalleri suya düşmüştü. Son bir çare olarak ayakkabı tamircisine gidip bir çözüm arayacaktı. Bu olaydan sonra kafasına bir soru işareti takıldı ya eşi, kızı, oğlu aynı durumu yaşıyorsa! Bu yıl kimse ayakkabı talebinde bulunmamıştı. Eve gittiğimde tüm ailenin ayakkabılarını kontrol etmeliyim diye düşündü. Bu yıl biraz daha daralan geçimlerinin farkında olan ailesi ayakkabıları yıpranmış olsada ketum davranmış olabilirlerdi. Alın terinden, üretimden türlü yollarla çalınan geçimlik birilerine lüks yaşam ve rant olarak aktarılırken hangi sabrın kendisini tuttuğunu da tam anlayabilmiş değildi.</p>
<p>O akşam eve geldiğinde kapıya vurmadan önce sessizce aile fertlerinin ayakkabılarını kontrol etti. Göz yaşları ayakabıları ıslatırken o ailesinin ona hissettirmeden yıpranmış ayakkabılarla nasıl da  idare ettiklerini düşündü. Eşini anlayabiliyordu nice yıllar varlıkta ve yoklukta birbirlerine destek olmuşlardı. Fakat çocuklar; bunlar nasıl çocuk ki istemeden, ses çıkarmadan durabilmişlerdi. Hani eski zamanda olsa zaten en iyi ayakkabı kara lastik olduğundan özenme diye bir problem yoktu; fakat şimdi bir çok kişinin dolabında yıpranmadan bekleyen  ayakkabılar varken, kişiler elbisesine göre ayakkabı giyerken hangi terbiye bu biricik yavrucakları bu şekilde sessiz tutabilmişti. Göz yaşları biraz daha çoğaldı, neredeyse içine gömdüğü hıçkırıkları her yerden duyulacak  ve bütün sır ortaya dökülecekti.</p>
<p>Sadece dudaklarında bir mırıltı işitildi. Elhamdülillah.</p>
<p>Mustafa Kutlu&#8217;nun vurgu yaptığı kanaat ekonomisi böyle bir şey olmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2008/11/delik-ayakkabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AHİLİK NEDİR?</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2000/01/ahilik-nedir/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2000/01/ahilik-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Jan 2000 04:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahilik Nedir ?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2353</guid>
		<description><![CDATA[Ahilik Nedir? Ahilik; kişiyi mesleki hayatında sabır, ahlâk, güven gibi güzel meziyetlerle yoğurarak yetiştiren kurumdur. “Ahi sözcüğü Arapça kardeş anlamına...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ahilik Nedir?</strong><br />
Ahilik; kişiyi mesleki hayatında sabır, ahlâk, güven gibi güzel meziyetlerle yoğurarak yetiştiren kurumdur. “Ahi sözcüğü Arapça kardeş anlamına gelen Ah sözcüğünden türemiştir,” kimilerine göre de “Ahi sözcüğü cömert, eli açık, alicenab gibi anlamlarda ideal insan tipi için kullanılan  Akı sözcüğünün yumuşaması ile oluşmuş Türkçe bir sözcüktür.”</p>
<p><strong>Ahilik Düşüncesinin Temel Dayanağı Nedir?</strong><br />
Kaynaklar incelendiğinde İslam&#8217;ın temel kurallarını esas alan fütüvvet geleneğine dayandığı görülür. Fütüvvet öğretisinin temelleri incelendiğinde ayet ve hadislerden oluşan bir hayat düsturu karşımıza çıkar. “Fütuvvet, Arapça Feta sözcüğünden türemiştir.  Feta, iyi ahlaklı, üstün meziyetli, hak ve hukuka saygılı, malıyla ve gücüyle başkalarına yardıma koşan ideal insan tipidir. İslâmiyeti din olarak kabul eden  milletlerdeki kahramanlık ülküsüne Fütuvvet; bu ülküyü taşıyana da Feta denmiştir.”</p>
<p><strong>Ahilik Teşkilatının Amaçları Nelerdir?</strong><br />
“Ahiliğin amacı zenginle fakir, üreticiyle tüketici , emekle sermaye, halk ile devlet arasında iyi ve sağlam ilişkiler kurarak sosyal adaleti gerçekleştirmektir. Ahilik teşkilatında esnaf ve sanatkârlara işyerlerinde yamak, çırak, kalfa ve usta düzeni içinde mesleğin incelikleri öğretilmiş, akşamları ise toplantı yerlerinde bir araya gelinerek ahlâki ağırlıklı eğitim uygulanmıştır.</p>
<p><strong>Ahiliğin Temel İlkeleri Nelerdir?</strong><br />
“Ahilere, ahi babalarınca yaptırılmış olan zaviyelere gitmeye başlayışlarının ilk günlerinde şu ana ilkeler öğretilirdi ki, zaten bunlar, yüzyıllarca bizleri diğer  toplumlardan  ayıran özelliklerdendir.<br />
*Ahinin eli, kapısı ve sofrası açık olmalı; yoksullara, düşkünlere, konuklara yemek yedirmeli ve yardım etmelidir. Ahinin gözü, dili ve beli bağlı olmalı, haramdan sakınmalıdır.<br />
* Ahilikte başkasının ayıbını görmemek, onu yüze vurmamak  ve alçak gönüllü olmak ana ilkelerdendir.<br />
*Ahiliğin temel ilkelerinden biri sır saklamak olduğundan Ahiliğe ait ilkeler yazılı belge haline getirilememiştir. “Meslek Sırrı” deyimi de buradan gelmektedir.<br />
*Ahilikte kol gücü ve alın teriyle geçinenlerin haklarının ve ürettiklerinin güvence altına alınması ana ilkedir.<br />
*Ahiliğin dayandığı temel görüşlerden biri de insana değer vermektir. Ahilikte her zaman temel insan haklarında eşitlik savunulmuştur.<br />
*Ahilikte eğitim daima ön planda tutulmuş, mesleki eğitim çerçevesinde çırak ve kalfaların iyi yetişmesine önem verilirken, ustaların bilgi ve becerilerini geliştirmesine çaba gösterilmiştir. Ustaların yaren sohbetlerine katılıp bilgi ve becerileri üzerine diğer ustalarla bilgi alışverişi yapmaları sağlanmıştır.<br />
*Ahi teşkilatında üyelere bir savaş halinde hazırlıklı olabilmeleri ve orduya katılabilmelerini sağlamak amacıyla binicilik ve cirit atma konularında eğitim verilmiş, ordunun yiyecek, içecek ve askeri malzeme temini için de hep hazırlıklı olmalarına özen gösterilmiştir.<br />
*Ahi dervişleri, gerçek bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla elde edilebileceği esasını benimsemişler ve çalışmalarında bu esasa önem vermişlerdir.<br />
*Ahilikte özel teşebbüs ve mülkiyet kabul edilmiş, devletin rolü özel teşebbüsün yeterli olmadığı alanlarda kamu hizmetlerini yerine getirmek biçiminde değerlendirilmiştir.<br />
*Ahi birlikleri bünyesinde yardımlaşmalarda kullanılmak üzere Orta Sandıkları kurulmuştur.<br />
*Ahi birliklerinde emekliler, güçsüzler, sakatlık ve hastalık nedeniyle çalışamayanlar harici üye, fiilen çalışan yamak, çırak, kalfa, üstat ise dahili üye olarak bilinir.</p>
<p><strong>Ahilik günümüz toplumuna ne diyor? </strong><br />
Günümüzde ticari hayatta yozlaşma zirveye ulaşmışsa, sözün senet olmaktan çıkmasının yanı sıra çekin-senetin ve imzanın anlamı kalmamışsa “Ahilik” kurumunun bize söyleyeceği çok şey olmalıdır. Güven kelimesinin anlamını yitirdiği bir yaşam biçimi uzun süre devam ettirilemez, bu nedenle ahilik kültürü bize önce güven aşısı yapar.  Ahilik, her insanın bir iş ve meslek sahibi olmasını amaçlamıştır. Bu ilke, işsizliğin yok edilişinin kabulü ve kurum olarak yaşatılmasıdır. Anadolu’da hâlâ yaz tatillerinde çocuklarını bir sanatkâr yanına çırak verenler görülmektedir.</p>
<p><strong>Günümüzde ahilik düşüncesi yaşanabilir mi?</strong><br />
Bizce günümüzde faizsiz bir sistem olmayacağını söyleyenlerle ahilik kültürünün eskide kaldığını söyleyenler aynı kişiler olmalıdır. Fakat şimdiki ticari sistemi oluşturan batı bile kendi ekonomik işleyişinde neredeyse faizi sıfıra çekmektedir. O zaman işin bir hakikati var bir de dilde dolaşanı. Batıyı referans alıp bizim referanslarımızı kabul etmeyenlere bu konuyla ilgili batının sıfıra yaklaşan faiz oranları örnek gösterilebilir. Bugün ekonomik, sosyal, kültürel kriz sebepleri incelendiğinde karşımıza çıkan sonuçlar hayatımızda ahilik öğretisinin eksikliğini gösterecektir. Kazanmadan yaşama, gereksiz tüketim, israf, faiz, para ile para kazanma, emeğin değersizliği, kullan at kültürü, bilinçsiz tüketim, kaliteli insan yetiştirme problemi, iletişim eksiklikleri, yapmacık ilişkiler, kalitesiz mal üretimi, bitmeyen ihtiyaçlar, kendi kendine yetememe sorunu, başkasını düşünme yoksunluğu&#8230; bütün bu problemlerin çözümü ahilik düşüncesi içinde mevcuttur.</p>
<p><strong>Ticari hayatımızda uygulama alanı var mıdır?</strong><br />
&#8220;Bugün ticaret söz konusu olduğunda ahilikten bahsedenler var. Böyle şey olmaz. Değişen dünya şartları altında devletlerin ticareti ahilik (kardeşlik) anlayışından değil rekabetten geçer, eğer rekabet yoksa siz de yoksunuzdur.&#8221;  Görüşü bazı kimselerce dillendirilmektedir. Rekabetten kasıt kalite ise bu o dönemde de vardı. Rekabet deyince büyük balık küçüğü yutar anlayışı ise işte ahilik geleneğinde böyle bir yutma yoktur. Bugün ki kriz; tekelci büyük balıkların, karşılıksız büyüyen finans sektörünün çöküşü değil midir ve hala sorun tam tanımlanamıyor, bu krizin içinden de batı bu kafayla zor çıkacaktır. Karşılığı olmayan paralar basılarak birileri sadece kağıt üzerinde kurtulmuş gibi gözükecektir. Oyunun kuralları tekrar yazılmayacaksa ahiliğin uygulama şansı olamaz. Bugün ticari hayatın kurallarını koyanların tek derdi sömürmekti. Eskiden ülkeleri cebren işgal ederek sömürenler zamanın şartları gereği kendilerine yeni yöntemler bulmuşlardır. Ahilik, omurgası sömürme fikriyatının oluşturduğu ticari hayatta yaşayamaz. Bu yaklaşımla küçük esnaf kepenk kapatmaya mahkumdur. Sömürecek bir şey kalmadığında ahilik kepenklerini açacaktır; fakat o gün çok geç kalmış oluruz.<br />
<strong><br />
Ahilik sadece bir esnaf örgütlenmesi midir?</strong><br />
Ahilik sadece esnaf teşkilatı olarak düşünüldüğünde gerçek değerini yitiriyor, öncelikle bu iyi tefekkür edilmelidir. &#8220;Ahilik = Esnaf&#8221; Teşkilatı yanlış ve eksik bir denklemdir. Ahilik yeri geldiğinde devletini de kurmuş, boşluk meydana geldiğinde şehri yönetmiş kapsamlı bir öğretidir. Hiç kimseyi açıkta bırakmayacak şekilde şehri ve köyü sahiplenmiştir. Yeri geldiğinde savunma ekibini dahi oluşturmuş, Kayseri&#8217;de kimsenin önünde duramadığı Moğol ordusunu da dize getirmiştir.</p>
<p><strong>Ahilik ve Mesleki Eğitim?</strong><br />
Mesleki Eğitim günümüzde en sancılı alanlardan biridir. Teorik olarak yetiştirdiğimiz kişileri pratik yoksunu, pratik olarak yetiştirdiklerimizi de teori yoksunu bırakıyoruz. Ahilik kişiyi hem pratik hem de teorik olarak yetiştirir ve bireye iyi bir yaşam felsefesi katar. Bugün diyoruz ki; güven, kalite, ahlak, insan kaynaklarının doğru değerlendirilmesi (Mesleki Eğitim ve doğru işe doğru kişi.), üretim, alınteri kavramları önemlidir. Ve bu kavramlar bizim geleneğimizde mevcuttur. Kimi unutulmuş kimi yanlış anlaşılmış; fakat her zaman bir şekilde kendine yaşayacak atmosfer bulmuştur. Yamaklık ve çıraklık döneminde bireyin kabiliyetleri test edilir ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilir. Kalfanın ve ustanın başka mesleğe dönüşü çok zordur. Bugün hangi öğrencimizi yetenekleri doğrultusunda yönlendire biliyoruz. Günümüzde popüler mesleklerin, bazı bireysel ve çevresel yönlendirmelerin dışında planlı bir mesleki rehberlikten  bahsedilebilir mi?</p>
<p><strong>Ahilik felsefesinin Piri Ahi Evran&#8217;nın ufuk açıcı cümleleriyle konuyu tamamlayalım, bu paragrafı okuduktan sonra mesleki eğitimde nerede olduğumuzu anlayabiliriz.</strong><br />
“Allah insanı, medenî tabiatlı yaratmıştır. Bunun açıklaması şudur: Allah insanları yemek, içmek, giyinmek, evlenmek, mesken edinmek gibi çok şeylere muhtaç olarak yaratmıştır. Hiç kimse kendi başına bu ihtiyaçları karşılayamaz. Bu yüzden demircilik, marangozluk, dericilik gibi çeşitli meslekleri yürütmek için çok insan gerekli olduğu gibi, bu meslek dallarının gerektirdiği âlet ve edevatı imal etmek için de birçok insan gücüne ihtiyaç vardır. Bu yüzden toplumun ihtiyaç duyduğu ürünlerinin üretimi için lüzumlu olan bütün sanat kollarının yaşatılması şarttır. Bununla da kalmayıp, insanların sonradan doğacak ihtiyaçlarını karşılamak için yeni sanat dallarının meydana getirilmesi gerekmektedir.”(Letaif-i Hikmet/Ahi Evran)</p>
<p><strong>Ahi Güne Nasıl Başlamalı?</strong><br />
-Erken kalk ve koş, istikamet cami. (Sabah Sporu)<br />
-Koşar adım eve, mümkünse bir sabah çayı. (Yanında aynı istikamete koştuğun dostun varsa sabah çayı dünyanın en güzel muhabbetine dönüşür.)<br />
-Hazır vücut sıcakken üşenmeden banyoya gidebilirsin. (Dünyanın en aziz nimeti su ile arınmak İslam&#8217;ın nefsi temizleyen ölçüsüdür.)<br />
-Daha henüz vakit erken, tatlı bir uğraşa koyulma zamanı. (Ahi Baba kütüphanesinin kenarına oturmuş Kuran-ı Kerim, Hadis ve diğer hakikat pırıltısı olan kitaplarını okuyordur.)<br />
-Kahvaltı hazır. ( Sofrayı paylaşacak, ekmeği aynı kaba banacak bir eş-dost varsa ve lezzete lezzet katan muhabbette bu güzelliğe eklenirse günün iyi, ömrün uzun olur.)<br />
-Kahvaltı ardından çay ile dem bulan muhabbet. ( Her yudum arası ayetler, hadisler, mektubatlar okunabilir. Bereketli bir muhabbete böylece kapı aralanabilir.)<br />
-Şimdi dünyada ki geçimliği aramaya çıkabiliriz. (Bu şekilde başlanılabilen hayatın içinde oluşacak problemler daha kolay çözülür. Ahi&#8217;nin birinci derdi kariyer değildir; fakat yaptığı işi üstün ahlak ve kalite prensibine göre sonuca bağlar. Çalıştığı işini yaşamın dışında görmez. Hayatı bütün olarak algılar ve ona göre yaşar; böyle olunca iş hayatında da bin bir maskeye ve ayak oyununa gerek kalmaz. <strong>Samimiyetle rıza kapısından çıkılan nasip arama yolculuğunun her anı hayırdır.</strong>)</p>
<p>Yararlanılan Kaynak: AHİLİK / Yrd. Doç. Dr. Mehmet YARDIMCI</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2000/01/ahilik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

