<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KAİNATA MEKTUP &#187; Şehir Kültürü</title>
	<atom:link href="http://kainatamektup.com/index.php/category/seyyah/sehir-kulturu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kainatamektup.com</link>
	<description>yenileniyoruz... &#124; &#124; bitmeyen bir aşk yürüyüşü...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 16:09:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>CİZRE : KÜLTÜR ve TARİH</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/09/cizre-kultur-ve-tarih/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/09/cizre-kultur-ve-tarih/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2011 09:09:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cizre]]></category>
		<category><![CDATA[Külliyeli Şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[SEYYAH]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2872</guid>
		<description><![CDATA[Cizre yazısı için giriş yaptık. Güneşin/ışığın/irfanın doğudan geldiği malum. Türkiye&#8217;nin en uzak alt köşesinden yazmaya devam edeceğiz. Rabbim bulunduğumuz mekanın...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/09/cizre_dicle_kenrında_park.jpg"><img class="size-full wp-image-2873 alignright" title="cizre_dicle_kenrında_park" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/09/cizre_dicle_kenrında_park.jpg" alt="" width="336" height="252" /></a><br />
Cizre yazısı için giriş yaptık.<br />
Güneşin/ışığın/irfanın doğudan geldiği malum.<br />
Türkiye&#8217;nin en uzak alt köşesinden yazmaya devam edeceğiz.<br />
Rabbim bulunduğumuz mekanın ve içinde geçtiğimiz zamanın hakkını vermeyi nasip eylesin. amin.</p>
<p>Kainata Mektup zamanın ve mekanın üzerinde yolculuğuna devam edecek. Kainat dostlarından beklentimiz bu yolculukta aklen ve kalben bizimle olmaları.</p>
<p>CİZRE&#8217;de cuma ulu camide kılınır.<br />
cizre ulu camisi&#8217;nin bir eşi yoktur.<br />
özellikle minaresi ayrıcalıklı.</p>
<p>Kırmızı Medrese hala canlı, her gittiğimde en az bir çocuğu kuran-ı kerim okurken görüyorum.</p>
<p>Nuh Makamı görkemli.</p>
<p>Dicle sıcağa aldırmadan akıyor. Cizre&#8217;yi içinden nehir geçen külliyeli şehirler kategorisine almak gerekir. Aynı kategoride aklıma ilk gelen Amasya.</p>
<div style="width: 600px; font-family: arial,sans-serif; font-size: 13px;">
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="400" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fcihadmeric%2Falbumid%2F5650340223153427905%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26authkey%3DGv1sRgCMatycP-vMv8tAE%26hl%3Dtr"></embed></div>
<p><span style="float: left;"><a style="color: #3964c2;" href="https://picasaweb.google.com/cihadmeric/CizreTarihVeKultur?authuser=0&amp;authkey=Gv1sRgCMatycP-vMv8tAE&amp;feat=flashalbum">Tümünü görüntüle</a></span></p>
<div style="text-align: right;"><a style="color: #3964c2;" href="http://picasaweb.google.com/lh/getEmbed?feat=flashalbum">Kendinizinkini alın</a></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/09/cizre-kultur-ve-tarih/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CUMA GÜNÜNÜ YAŞA(T)MAK</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/cuma-gununu-yasatmak/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/cuma-gununu-yasatmak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 04:44:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AİLE]]></category>
		<category><![CDATA[CUMA YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[FİKİR ERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[HAYATIN İÇİ-NDEN]]></category>
		<category><![CDATA[MUHABBET]]></category>
		<category><![CDATA[SAYFA NO:1-3436]]></category>
		<category><![CDATA[Seher Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2258</guid>
		<description><![CDATA[Selamun Aleyküm Dostlar diyerek güne başlamak her gün gereklidir; fakat cuma günü için daha özel bir anlam taşır. Mesela sabah...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/cuma_2011.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/cuma_2011-300x200.jpg" alt="" title="cuma_2011" width="300" height="200" class="alignright size-medium wp-image-2259" /></a>Selamun Aleyküm Dostlar diyerek güne başlamak her gün gereklidir; fakat cuma günü için daha özel bir anlam taşır.</p>
<p>Mesela sabah namazı için cemaate koşarak güne başlayabiliriz.</p>
<p>Cami dönüşü ekmek alırken aile fertlerine simit alabiliriz. Eğer her  sabah aldığımız bir şey değilse cuma günü sabah sabah simitleri gören ev halkı bugün  cuma diyebilir. Veya ailemizle birlikte bol muhabbetli özel bir kahvaltı yapabiliriz. Günü bayrama  çevirmenin bir çok yöntemi var. En kısa yoldan ifade etmek gerekirse aile halkının sevdiği şeyleri bugüne  taşıyabiliriz.</p>
<p>İşe giderken iş arkadaşlarımıza şeker götürebiliriz veya öğretmen olanlar öğrencilerine çikolata götürebilir.</p>
<p>Her zaman dediğimiz gibi iyi adamlar defterimizi aralayıp dostlarımızı arayabiliriz.</p>
<p>Günün dizgini bizim elimizdeyse zamanı biraz daha farklı yaşayabiliriz.  Kadim bir camide cuma namazı kılmak ve ardından ziyaretler. Kabristanda derin  tefekkürlü bir yürüyüş yapabiliriz.</p>
<p>Sır Hocamızı okuyabiliriz: <a href="http://pirisir.blogspot.com/" target="_blank">www.pirisir.blogspot.com</a></p>
<p>Hayırlı cumalar dostlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/cuma-gununu-yasatmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÜLLİYESİ OLAN ŞEHİRLER -2- MERZİFON</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/12/kulliyesi-olan-sehirler-2-merzifon/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/12/kulliyesi-olan-sehirler-2-merzifon/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Dec 2010 07:26:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Külliyeli Şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[Merzifon]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[SEYYAH]]></category>
		<category><![CDATA[YOL HİKAYELERİ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1999</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazımız foto slayt şeklinde! Farklılık olsun. Görsellik ve yazı birlikte! Her şehre bir Mustafa Paşa gerekir. Merzifonda külliyeyi görünce...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/12/2_merzifon.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2001" title="2_merzifon" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/12/2_merzifon-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a>Bu yazımız foto slayt şeklinde!<br />
Farklılık olsun.<br />
Görsellik ve yazı birlikte!</p>
<p>Her şehre bir Mustafa Paşa gerekir. Merzifonda külliyeyi görünce aklıma selçuklu ve osmanılı devletlerinde her şehirden bir paşa çıksaymış külliyesiz şehir kalmayacakmış dedim. Peki son zaman paşaları ne ile anılacak!</p>
<p>Ve veda! Her anadolu şehrinde bulabileceğimiz Merzifo&#8217;nun gönüllü misafir ağırlama elçisi Meydan çayevi sahibi muhterem abimiz bizi muhabbetle yolcu ediyor. Yine geliriz inşallah.</p></blockquote>
<p></p>
<div style="width:288px;font-family:arial,sans-serif;font-size:13px;">
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="600" height="500" flashvars="host=picasaweb.google.com&#038;captions=1&#038;noautoplay=1&#038;hl=tr&#038;feat=flashalbum&#038;RGB=0x000000&#038;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5552282844847998833%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"></embed></div>
<p><span style="float:left;"><a href="https://picasaweb.google.com/kainatamektup/MerzifonluKaraMustafaPasaKulliyesi?feat=flashalbum" style="color:#3964c2">Tümünü görüntüle</a></span>
<div style="text-align:right;"></div>
</div>
<p><a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/07/kulliyesi-olan-yasanacak-sehirler-i-corum/">Külliyesi Olan Yaşanacak Şehirler I : ÇORUM</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/12/kulliyesi-olan-sehirler-2-merzifon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KONYA&#8217;DA YAŞAMAK</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/09/konyada-yasamak/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/09/konyada-yasamak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2010 20:27:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Seher Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[SEYYAH]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1758</guid>
		<description><![CDATA[Bugün sabah ezanı kulağıma  farklı geldi. &#8220;Bu özel bir çağrıdır.&#8221; dedim,  çıktım dışarıya ve başladım yürümeye. Evimin bulunduğu yerden Kapu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/09/yeşilkubbemevlana-225x300.jpg" alt="yeşilkubbemevlana" title="yeşilkubbemevlana" width="225" height="300" class="alignright size-medium wp-image-1759" />Bugün sabah ezanı kulağıma  farklı geldi. &#8220;Bu özel bir çağrıdır.&#8221; dedim,  çıktım dışarıya ve başladım yürümeye. Evimin bulunduğu yerden Kapu Camisine yürüyerek ulaşmam zor. Vakit girdiğinde hangi camiye yakınsam orada namazımı kılarım diye aklımdan geçti. Günün ilk vaktinde nereye gittiğimiz belli olsun diyerek beyaz takkemi de taktım. Bir yandan da arabalar geçiyor. Biliyorum çoğu sabah namazı için kapu camisine gidiyor. Şöyle hafiften bir el salladım. Hemen bir otomobil durdu.  &#8220;Biz kapu camisine gidiyoruz.&#8221; dediler. Ben de &#8220;eyvallah&#8221; dedim.</p>
<p>İşte Konya böyle bir şehir. Sabah medeniyeti yaşanmaya devam ediyor. İnsanlar gerçek lezzetin ne olduğunu kavradıkça sabah vaktinin önemi daha da artacak inşallah. Bedesten sabah vakti araç dolmuştu.<br />
Ve seslendim; &#8220;Selam size geleceğin ahileri.&#8221; </p>
<p>Kapu camisinde sabah namazı, kaşı beyazda çorba en güzel gelenek. Birde Sulatan Selim Camisine sırtını dayayarak Mevlana&#8217;yı karşına almak ayrı bir tefekkür. Çay içmek isterseniz Mevlana&#8217;nın yanında bol miktarda sabah erken açılan çay ocağı vardır.</p>
<p>Neden ip uçları veriyorum. Üniversite kayıtları başladı. 20 bin civarı yeni öğrenci gelecek. Eskiden gelmiş olupta hala Konya ile tanışamamış olanlarda vardır. Selçuk Üniversite Kampüsünden çıkmazsanız sadece kitap hamalı olursunuz. Konya&#8217;da kültür medeniyet nerede nasıl yaşanır diye merak eden varsa söyleyecek sözlerimiz var. Bir şehri en güzel yaşayacak olanlar üniversite öğrencileridir. </p>
<p>Arayan bulur veya artık tarayanlar bulur mu desek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/09/konyada-yasamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Leyl-i Ramazan Konya</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/leyl-i-ramazan-konya/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/leyl-i-ramazan-konya/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 04:38:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1731</guid>
		<description><![CDATA[Teravih Namazı için merkeze gitmek istiyorum; fakat evde iftar ettiğimizde bu isteğin gerçekleşmesi zor oluyor. Yemek, çay derken vakit geçiyor....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/08/sema2007-021-300x228.jpg" alt="sema2007 021" title="sema2007 021" width="300" height="228" class="alignright size-medium wp-image-1732" />Teravih Namazı için merkeze gitmek istiyorum; fakat evde iftar ettiğimizde bu isteğin gerçekleşmesi zor oluyor. Yemek, çay derken vakit geçiyor. Bu akşam biraz daha erken çıkma ümidiyle sofraya oturdum; fakat sonuç yine aynı oldu, namaza 10 dakika kala yola çıkabildim. Hemen mahalle camisine koşuyorum. Farzı kılmadıktan sonra yüz rekat nafile kılsan ne fayda&#8230; Yatsı Namazının farzına cemaate yetişiyorum. Ama Konya şehir merkezine gitmekteki niyetim değişmiyor. Kapu Camisinde hatimle teravih namazı kılınıyor, bu nedenle teravih namazının bir bölümüne yetişmem mümkün. Düşündüğüm gerçek oluyor, kendimi bir anda kapı camisinde buluyorum.  Cami içine girdiğimde cemaatin kalabalığına şaşırıyorum. Nerdeyse cami tamamen dolmuş. Acaba çoğu bizim gibi ara sıra uğrayanlardan mı? Bunun cevabını bulmam zor. Namaz hatimle kılınsın ve bu kadar kalabalık cemaat olsun, bize Allah-u Ekber demek düşer. Kapu Camii’nin Ramazana has bir başka güzelliği her köşesinde zemzem sebilleri bulunması.</p>
<p>Namaz bitimi kahvemi içmek için Nasip Çay Evi’ne uğruyorum. Aziziye Camisinin yanında kalaycının sokağında mütevazi bir mekan. Yeni yeni ayağımız alışıyor. Ahmed Veli Trabzon’a gitmeden bu mekanda muhabbeti demlerdik. Yaşamı paylaşacak yol arkadaşı bulmak yeterince zor , birde sıra sıra dostlarla mekansal anlamda uzak düşünce Rabbimize yeni yol arkadaşları vermesi için dua ediyoruz. Tek başıma kahveyi yudumlarken değerli dostlarım aklımdan resmi geçit töreni yapıyor. Selam sizlere gönlümden bir parça koparan dostlar. Rabbim huzurunda toplasın inşallah ve sadece birbirimizi rızası için sevdiğimizden rahmetiyle muamele eylesin. Amin.</p>
<p>Endülüs Kitap Kahve’de gece çayı içmeden olmaz. Hemen dergileri karıştırıyorum. Gerçek Hayat, Kırknar derken zaman ilerliyor. Kırknar Dergisi’nde İbrahim Tenekeci güzel bir yolculuk yazısı yazmış, seyyah ruhum kanatlanıyor. İbrahim Tenekeci takip edilmesi gereken iki dünyaya karşı duyarlılıkları olan şair ruhlu adam.</p>
<p>Diğer konya yazıları için: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/category/seyyah/illerimiz/konya/">Konya 2.Dönem</a><br />
<a href="http://kainatamektup.blogspot.com/search/label/KONYA">Konya 1.Dönem</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/leyl-i-ramazan-konya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Külliyesi Olan Şehirler -1- ÇORUM</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/07/kulliyesi-olan-yasanacak-sehirler-i-corum/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/07/kulliyesi-olan-yasanacak-sehirler-i-corum/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 08:43:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Külliyeli Şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[Seher Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[SEYYAH]]></category>
		<category><![CDATA[YOL HİKAYELERİ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1585</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl Ahmed&#8217;in düğünü vesilesiyle &#8220;2010 Kainat Toplantısı&#8221;nı Trabzon&#8217;da gerçekleştirdik. 2009 yolculuğu için bu (darende-yolunda) adrese bakabilirsiniz. Zamanımız bol olduğunda...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="çorum" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs220.snc4/39315_415278828100_740913100_4772251_5572454_n.jpg" alt="" width="518" height="389" /></p>
<p style="text-align: left;">Bu yıl Ahmed&#8217;in düğünü vesilesiyle &#8220;2010 Kainat Toplantısı&#8221;nı Trabzon&#8217;da gerçekleştirdik. 2009 yolculuğu için bu (<a href="http://kainatamektup.com/index.php/2009/05/darende-yolunda/" target="_blank">darende-yolunda</a>) adrese bakabilirsiniz.</p>
<p>Zamanımız bol olduğunda yola çıkmadan detaylı araştırma yaparak yol haritası belirliyoruz; nerede ne var, şehir nasıl gezilir&#8230; Dar zamanlı yolculuklarda ise iç gözümüzü dikkate alarak yolculuk yapıyoruz. Konya&#8217;dan Trabzon&#8217;a en kestirme yol; Kırıkkale-Çorum-Merzifon-Samsun-Ordu-Giresun güzergahı. Dönüş yolunda Merzifon yerine Amasya&#8217;ya uğrayarak görülebilecek şehir sayısını artırabiliriz.</p>
<p>Şehirlerimizin ziyaretçiler tarafından görülmesini istiyorsak; anayoldan başlayarak tarihi dokunun izini tabelalarla bulunabilir kılmalıyız. Bu konuda belediyelere, valiliklere, şehrin sivil toplum örgütlerine çok iş düşüyor. Vaktim sınırlı olsa bile dışından geçerken &#8220;külliye&#8221; tabelasını gördüğümde merkezine girmeyeceğim şehir yoktur. İnanıyorum ki bir çok kişi de benim gibi düşünüyordur.</p>
<p>Başka vesilelerle (<a href="http://kainatamektup.com/index.php/2009/07/yaz-tatilinde-nereye-gitsek/" target="_blank">seyyahlık kültürü</a>) seyyahlığın bir meslek olduğunu ve zamanla öğrenildiğini söylemiştik. Kısaca parası olanlar değil fırsatı ve seyyah ruhu olanlar gezebilir. Kainatı hakiki manada temaşa etmek ise biraz ön bilgiyle ve dertlenmeyle alakalı.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-1593" title="corum_1" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/07/corum_1-225x300.jpg" alt="corum_1" width="225" height="300" />Kervanımıza Edremit&#8217;ten Cüneyd, Gölcük&#8217;ten Timur katılıyor. Mazereti dolayısıyla katılamayanlara çok şey kaçırdıklarını hatırlatarak başka toplantılarda görüşmek temennisiyle selam ediyoruz.</p>
<p>Cumartesi saat 20:00 civarı Konya&#8217;dan yola çıktık. Kırıkkale üzeri gece yarısı Çorum&#8217;a vardık. Şehrin dışından gördüğümüz ilk minarenin altına aracımızı çekerek sabah ezanına kadar istirahate çekildik.</p>
<p>Sabah namazı sonrası şehrin merkezine doğru ilerlemeye başladık. Şehirler kendilerini en çok bu vakitte ele verirler. Sabah hareketliliği şehrin dinamikliğini gösterir. Kaç sabahçı kahvesi, çorbacısı olduğu şehir sakinlerinin yaşam biçimini ortaya koyar. Çorum&#8217;da bedestene yaslanmış 1306 tarihli Selçuklu eseri “Murad-i Rabi Ulu Camii” bizi karşıladı. Külliye hala şehrin merkezinde ise ve yeni beton binalar külliyemizi sıkıştırmamışsa şehrin kurtulma şansı var demektir. Şehir meydanında bir tur atıyoruz. Saat kulesi dikkatimizi çekiyor, Abdülhamit Han zamanından mı kaldı diye düşünüyoruz. Kısa bir araştırma (<a href="http://corum.kultur.gov.tr/" target="_blank">çorum kültür</a>) ile tahminimizin isabetli olduğunu anlıyoruz. Bedesten içinde sabahçı çayevi dikkatimizi çekiyor. Tarihi camiye cephe İzmir Lokantası&#8217;nda çorbamızı içip sabah çayımızı yudumlamak üzere bedestene geçiyoruz. Bedesten bizi tarihin derinliklerine, <a href="http://kainatamektup.com/index.php/ahilik/" target="_blank">ahilik</a> kültürüne götürüyor. Çorum&#8217;u külliyesi olan yaşanacak şehirler defterimize kayıt ettikten sonra başka bir tarihte detaylı temaşa etmek üzere Merzifon&#8217;a doğru yola çıkıyoruz. Linkini verdiğimiz Çorum Kültür Müdürlüğü sitesinden gezilecek tüm yerler hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.</p>
<p>Kainata Mektup sitemizin seyyah bölümünde başka şehir yazıları bulmak mümkün. (<a href="http://kainatamektup.com/index.php/category/seyyah/" target="_blank">kainatın seyyahı</a>)</p>
<p><a href="http://www.haberkultur.net/haberoku-2063-Kulliyesi_Olan_Sehirler_.html" target="_blank">Haber Kültür</a></p>
<p><img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs120.ash2/39315_415278833100_740913100_4772252_2287109_n.jpg" alt="corum_ulucamii" width="525" height="393" /><br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs220.snc4/39315_415278838100_740913100_4772253_4164883_n.jpg" alt="corum_saatkulesi" /><br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs220.snc4/39315_415278843100_740913100_4772254_3990798_n.jpg" alt="corum_ulucamii2" width="525" height="393" /><br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs220.snc4/39315_415278853100_740913100_4772256_6178310_n.jpg" alt="corum_ulucamii" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/07/kulliyesi-olan-yasanacak-sehirler-i-corum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konya&#8217;nın Kültür Mekanı Endülüs</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/06/konyanin-kultur-mekani-endulus/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/06/konyanin-kultur-mekani-endulus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 19:24:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[MEKANLARIMIZ]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1509</guid>
		<description><![CDATA[Endülüs Kitap Kahve cumartesi söyleşileri yeniden başladı. Hasan Arslan, Anadolu&#8217;nun Başucu Kitabı &#8220;Riyazüssalihin Okumaları&#8221; başlığı çerçevesinde hikmet dolu bir konuşma...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-1510" title="endulus2" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/06/endulus2-300x199.jpg" alt="endulus2" width="300" height="199" />Endülüs Kitap Kahve cumartesi söyleşileri yeniden başladı. Hasan Arslan, Anadolu&#8217;nun Başucu Kitabı &#8220;Riyazüssalihin Okumaları&#8221; başlığı çerçevesinde hikmet dolu bir konuşma gerçekleştirdi. Fethi Gemuhluoğlu&#8217;nu kendisine yol öncüsü edinmiş Konya&#8217;nın sevilen muallimlerinden Hasan Arslan “Evimizin hikmet yuvası olmasını istiyorsak, evimizde hikmetin anahtarı eserlerin okunduğu aile meclisleri kurmalıyız.”dedi. Muhabbet dolu konuşmasını İmam Nevevi&#8217;nin müthiş eserinde seçtiği hadislerle taçlandırdı. Mağarada mahsur kalan üç gencin kıssasının anlatıldığı hadisi tekrar tefekkür etmemizi önerdi.</p>
<p>Endülüs Kitap Kahve bozulmayan çizgisi ve hikmet ehli müşterileri ile Konya&#8217;nın has mekanı olmaya devam ediyor. Vural Kaya&#8217;nın kültür danışmanlığında Konya kültür hayatına yeni bir soluk kazandıran Endülüs Kitap Kahve&#8217;yi işleten arkadaşlara da ayrıca teşekkür ediyoruz. Bize göre Endülüs&#8217;te kültür programı olmasa bile orası bir kültür mekanı, Konya&#8217;nın bir çok tanınmış yazarı, okuru, muallimi, sanat ve zanaat erbabı, akademisyeni kendini evinde hissettiği bu mekana uğruyor. Büyük ihtimal yan masanızda, yazacağı hikayenin taslağını hazırlayan veya son şiirini gönlünde demleyen bir yazar olabilir. Yan masalardaki konuşmalara kulak kabartırsanız, şiir ödülü jürisinin toplantı yaptığını veya üç kafadarın ciddi bir konuda kendini kaptırmışçasına tartıştığını duyabilirsiniz. Ayrıca Konya&#8217;nın en yiğit dergisi PERDE&#8217;de bu mekanda hayat bulmaktadır.</p>
<p>Endülüs Kitap Kahve nerede diye merak ettiyseniz; Konya Alaaddin Tepesi yanındaki dershaneler sokağında yürüyün kiliseyi gördüğünüzde kafanızı diğer tarafa çevirin.</p>
<p><a href="http://www.haberkultur.net/haberoku-1773-Endulus_KitapKahve_tadinda.html" target="_blank">HABER KÜLTÜR</a>&#8216;de yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/06/konyanin-kultur-mekani-endulus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KONYA&#8217;DA HUZURU CUMA</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/01/konyada-huzuru-cuma/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/01/konyada-huzuru-cuma/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 21:42:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[CUMA YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[SAYFA NO:1-3436]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1073</guid>
		<description><![CDATA[Bir yanda iyi adamlar defteri, arayan ve aranan dostlar. Ve vakti cuma. Piri Paşa Camii cuma namazı, cümlelerini gönül ve...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1079" title="ödüllü fotolardandı heralde, yani ben çekmedim bu fotoyu." src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/01/1110_2352_21112009_7.jpg" alt="ödüllü fotolardandı heralde, yani ben çekmedim bu fotoyu." width="400" height="266" />Bir yanda iyi adamlar defteri, arayan ve aranan dostlar.<br />
Ve vakti cuma.<br />
Piri Paşa Camii cuma namazı, cümlelerini gönül ve akıl terazisinde tartan güzel hocamızın vaaz ve hutbesi.  Bilmem sizin hutbede konu ne idi, bizim ki israftı. Değerli hocamız en geniş anlamı ile israftan bahsetti.</p>
<blockquote><p>&#8220;Madde israfı, kaynak israfı, imkan israfı bizi başkalarına muhtaç hale getirir. Değerlendirilmeyen zaman, değerlendirilmeyen kaynak, değerlendirilmeyen hayat israftır. Sevgili peygamberimiz , “İktisad eden fakir düşmez.” buyurmaktadır. Öyleyse imkanlarımızı, kazanımlarımızı ,sağlığımızı, servetimizi ve imkanlarımızı ölçülü kullanmalıyız. Yarınlarımızın huzuru için fert ve millet olarak iktisatlı davranmalı ve israfa sapmamalıyız.&#8221; <a href="http://pirisir.blogspot.com/2008/10/bu-hafta-sizlerle-itikad-ve-amel.html">yazının devamı</a></p></blockquote>
<p>Cami çıkışı selam ve muhabbetler ve sonra bir dost ile haftalık olağan toplantı.</p>
<p>Üçler Mezarlığı yürüyüşü (Konya&#8217;da güneşli bir havada yürüyüş yapılacak en güzel yer. Tefekkür, Huzur, Sükut, Dua&#8230;) vakit darlığından gerçekleşemedi; fakat bir iş vesilesi ile akşam üzeri üçlere yaklaşınca Hz. Mevlana ile Üçler Mezarlığı arasında elleri kaldırıp dua ediyoruz. ama ne dua&#8230;<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-1075" title="üçlermezarlığı" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/01/üçlermezarlığı.jpg" alt="üçlermezarlığı" width="440" height="334" /><br />
Cuma akşamları Konya programı yoğun; Mebkam Cuma Konevi Sohbetleri, Endülüs Kitap Kahve programları, <a href="http://www.alikucukhoca.com/">Ali Küçük Hoca</a>&#8216;nın tefsir dersleri oluyor. (Ali Küçük Hoca&#8217;nın sohbetlerini <a href="http://www.alikucukhoca.com/">www.alikucukhoca.com</a> adresinden takip edebilirsiniz. Tefsir kitabını alarak dersleri oradan da okuyabilirsiniz, yani Konya&#8217;da değiliz, tüh! bu programları kaçırıyoruz deme hakkımız yok. Duyduğuma göre hadis kitabı da çıkmış Ali Hoca&#8217;nın.)  Yakında tefsir dersini Alaaddin salonu da almayacak. En yakın zamanda daha büyük bir salona taşınacak veya altlı üstlü iki salon kullanılacak gibi. Ali Hoca dersinde şu anda Meryem Suresinde.</p>
<blockquote><p><strong><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">16      &#8211; (Ey Muhammed!) Kur&#8217;ân&#8217;daki Meryem kıssasını da an (insanlara anlat). Hani      o, ailesinden ayrılarak (evinin veya mescidin) doğu tarafında bir yere çekilmişti. <a href="http://kainatamektup.com/index.php/ayet_hadis/">Surenin tamamı&#8230;</a><br />
</span></strong></p></blockquote>
<p>Bu arada akşam Alaaddin Tepesine çıktım, üst salonda takım elbiseliler dışarıda pinekliyordu, şöyle kendi kendime hayırdır, dedim. Bir bez üzerinde siyaset akademisi yazıyordu. Kırk yılın başında bir derse geldik onda da siyaset akademisi denk geldi, bak oğlum cihad dedim kendime işte bu kadar siyaset yaparsan sonunda başına gelecek bu. Sonra bekçiye Kur&#8217;an Akademisi nerede diye sordum, dedi o program alt kata alındı. Memleketin durumu bu alta Kur&#8217;an Akademisi, üste siyaset akademisi, ne zaman bunlar yer değiştirir memleketin ahvali de değişir. (Oğlum bak yine siyaset yapıyorsun. Abi ne yapayım adımız cihad, ben koymadım ki.)</p>
<p>İşte cumanın bereketi. Etkinlik bölümümüzden haftalık <a href="http://kainatamektup.com/index.php/konyada-bu-hafta/">etkinlik</a>lerin en azından bildiklerimizi takip edebilirsiniz, bilmediklerimizi de etkinlik sahipleri bir zahmet mail ile bildirirse yayınlamaya gayret ederiz.</p>
<p>Her şeyi yazamıyoruz. Yaşamak yolda olmaktır.</p>
<p><img src="http://lh5.ggpht.com/_7kefLd_arfw/S0emNkkj9xI/AAAAAAAAAdc/ZEwFX-L8ynk/s400/ali-kaoeaaoek-44.jpg" alt="ali küçük hoca" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/01/konyada-huzuru-cuma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AVUSTRALYA&#8217;DA RAMAZAN</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2009/09/bir-gurbet-muhabbeti-avustralyada-ramazan/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2009/09/bir-gurbet-muhabbeti-avustralyada-ramazan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 05:53:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AVUSTRALYA]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=554</guid>
		<description><![CDATA[cihad : selamun aleyküm hayırlı ramazanlar m u s t a f a : aleykum selam, sizlere de hayirli ramazanlar,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/12/gunce.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2642" title="gunce" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/12/gunce.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a>cihad :<br />
selamun aleyküm<br />
hayırlı ramazanlar<br />
m u s t a f a :<br />
aleykum selam, sizlere de hayirli ramazanlar,  abi<br />
nasilsiniz<br />
cihad :<br />
elhamdulillah<br />
sizler nasılsınız, ramazan nasıl geçiyor avustralya&#8217;da<br />
m u s t a f a :<br />
bizlerde cok sukur iyiyiz<br />
burda ramazan Turkiye&#8217;deki gibi olmuyor<br />
haliyle abi<br />
insan sahur iftar programlarini ariyor<br />
iftar acarken ezanı duymak istiyor<br />
cihad :<br />
oarada camilerde faliyetler var sanırım<br />
m u s t a f a :<br />
fakat sadece iste turk ya da arap radyolarindan duyabiliyorz<br />
Turkiye&#8217;den hocalar getiriyorlar vaaz etmeleri icin<br />
yakinimizdaki camiye Selcuk Uni. Ilahiyattan<br />
bir docent hocamiz geldi<br />
teravihlerden once kursuden sohbet ediyor<br />
cihad :<br />
güzel<br />
peki ezan içeride okunamıyor mu?<br />
m u s t a f a :<br />
tabiki canim normal vakitlerde ve diger zamanlarda caminin avlusundan okunabiliyor<br />
fakat hoparlor ile disari vermek yasak sanirim<br />
cihad :<br />
sünnete uygun olan insan sesidir.<br />
bahçeden şöyle okunsun dinleyin<br />
m u s t a f a :<br />
oyledir muhakkak abi<br />
fakat insan minareden disardan gelen sesi ariyor<br />
Turk tvsinden vakit gelince okunuyor<br />
cihad :<br />
yeni müslüman olanlar var mı<br />
m u s t a f a :<br />
bilmiyorum abi<br />
gecen senelerde bi avs. uni. ogrencisi musluman olmustu<br />
belki duymussunuzdur<br />
cihad :<br />
duymadım.<br />
m u s t a f a :<br />
ınternetten lınkını yollayım<br />
15dk lık<br />
nasıl musluman olduğunu anlatıyor<br />
etkıleyıcı epey<br />
cihad :<br />
tamam<br />
m u s t a f a :<br />
bi sn<br />
<a href="http://video.google.com/videoplay?docid= 2829267874131222228&amp;ei=LZKnSo7rGY6qwgOKyPGoCA&amp;hl=tr#">link</a><br />
cihad :<br />
sen ne gibi çalışmalar yapıyorsun?<br />
mesala orada ingilizce kuran-ı kerim var mı? fiyatı ne ? dağıtılabiliyor mu?<br />
m u s t a f a :<br />
ne gibi anlayamadim abi<br />
cihad :<br />
tebliğ çalışması olarak diyorum.<br />
m u s t a f a :<br />
yapan epey cemaat var<br />
ama nasil yapiliyor bi fikrim yok<br />
cihad :<br />
ben senin ne yaptığını sordum zaten.<br />
m u s t a f a :<br />
abi en guzel yapabilecegim simdi<br />
ornek bir musluman olmaya calisiyorum<br />
cihad :<br />
evet bu en güzel yöntem; fakat hakikati bulmaya vesile olacak imkanları sunmak lazım.<br />
m u s t a f a :<br />
imkanlar kisitli<br />
simdilik en iyi teblig aile icinde yapabildigim<br />
cihad :<br />
kuran ı kerim i onun için sordum<br />
m u s t a f a :<br />
Abi Ingilizce Kur an var<br />
kitapcilarda dahi satilior<br />
bazen cami cikislarinda<br />
cihad :<br />
akıllı adamın eline versen devrim oluşturur<br />
m u s t a f a :<br />
masalar oluyor<br />
ordan insanlara dagitiliyor<br />
ucretsiz olarak<br />
cihad :<br />
güzel<br />
bunlar hep hizmet<br />
ingilizce hadis kitabı var mı<br />
m u s t a f a :<br />
onlarin da olmasi lazim<br />
ama simdiye kadar hic gormedim<br />
aslinda abi yabancilara teblig iyide<br />
ilk once burdaki turk gencliginden baslanmasi lazim<br />
ucunce generasyon<br />
dinden uzaklasiyor<br />
onlar icin bir cok sey yapmaya calisan cemaatlar var<br />
cihad :<br />
kalenin içi biterse zaten dışarı çıksan neye yarar.<br />
m u s t a f a :<br />
bazen kendi insanimizi hic olmayacak yerlerde goruyorz<br />
utaniyoruz<br />
bir musluman bir turk boyle olmamali diyoruz<br />
ama maalesef oluyor<br />
cihad :<br />
fakat vesile oluşturmak lazım. karınca kararınca faaliyette olup , dert edinmek lazım<br />
hidayet Allah&#8217;tan biz say yapacağız<br />
m u s t a f a :<br />
oylee<br />
Allah in izniyle<br />
cihad :<br />
bu konuda bir gündemimiz olmalı<br />
adım adım elimizden geleni yapmalıyız.<br />
m u s t a f a :<br />
insallah abi<br />
cihad :<br />
amin<br />
bu konuşmayı düzenleyip sitede yayınlarız , başka anlatmak istediklerin varsa söyle<br />
senden ve diğerlerinden ramazan yazısı gelmiyor hiç olmadı böyle konuşturmuş olalım.<br />
m u s t a f a :<br />
tamam abi<br />
ramazan burda da guzel geciyor abi<br />
fakat eksikligini duydugumuz bir cok sey var<br />
sokaklar ramazan havasinda degil<br />
insanlar yeyip iciyor<br />
cihad :<br />
merak etme bizde onlara benziyoruz.<br />
m u s t a f a :<br />
burdan zaten ramazanin eksikligini en cok hissetiren bu oluyor<br />
muslumanlarla cevresi olan yabancilar sadece ramazanin farkinda<br />
seviyeli insanlar musluman dostlarinin yaninda yemiyor icmiyor<br />
onlara saygisizlik yapmak istemiyorlar<br />
hatta<br />
cihad :<br />
ne güzel<br />
işte insanın evrenselliği<br />
m u s t a f a :<br />
oruc tutmayan diger musluman arkadaslarina bile<br />
hic degilse oruclularin yaninda yeme icme diyebiliyorlar<br />
boyle bir hadise<br />
gercekten cerayan ettigi ici bahsettim<br />
cihad :<br />
işte o insanlarda kıvılcım var.<br />
Rabbim hidayet nasip eylesin<br />
m u s t a f a :<br />
insallah<br />
cihad :<br />
İnsanlığını kaybetmeyen hakikati bulur<br />
m u s t a f a :<br />
muhakkak abi<br />
insanlar aslinda gercekten merak ediyor<br />
soruyor<br />
neden yemiyorsunuz neden icmiyorsunuz diye sorabiliyor<br />
cihad :<br />
soru ilmin yarısıdır.<br />
onun için dil bilmek zenginlik<br />
iyi anlatabiliyorsan nasibi de varsa olur<br />
m u s t a f a :<br />
ing. kursundaki ogretmen sormustu<br />
cihad :<br />
anlatabildin mi<br />
m u s t a f a :<br />
bana kalmadan diger arkadaslar anlatti<br />
burda muslumanlarin en guzel yapacaklari sey<br />
m u s t a f a :<br />
peygamber (sas) ahlakiyla yasayip komsularina arkadaslarina ornek olmak<br />
cunku muslumanlari buyuk bir cogunluk yanlis taniyor<br />
yanlis biliyor<br />
cihad :<br />
evet hal ile tebliğ.</p>
<p>m u s t a f a :<br />
sizler ne yaptiniz aileniz nasillar<br />
cihad :<br />
şükür hepsi iyiler.<br />
konya&#8217;da çalışmalara ve<br />
kainata mektup bırakmaya devam<br />
m u s t a f a :<br />
masallah<br />
Allah devamini nasip etsin<br />
ben musadenizle ayrilayim<br />
yine gorusmek uzere abi insallah<br />
cihad :<br />
allah a emanet ol<br />
m u s t a f a :<br />
sizlerde<br />
cihad :<br />
bizi bilgilendir oralardan<br />
m u s t a f a :<br />
inşaallah</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2009/09/bir-gurbet-muhabbeti-avustralyada-ramazan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KONYA İÇİN İFTAR VAKTİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2009/08/konya-icin-iftar-vakti/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2009/08/konya-icin-iftar-vakti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Aug 2009 03:45:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[AHMED]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=512</guid>
		<description><![CDATA[Evvel-i iftar: Şehrin meydanlarından birindeyiz. Halkalara eklenen zaman, uzayıp giden insan zinciri, akşamın gelmekte olduğunun en açık delili. Acıkan cüsseleri...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2517" title="seyyah" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a>Evvel-i iftar:</strong><br />
Şehrin meydanlarından birindeyiz. Halkalara eklenen zaman, uzayıp giden insan zinciri, akşamın gelmekte olduğunun en açık delili. Acıkan cüsseleri taşıyan ayaklar, daha takatsiz ve daha yorgun. Çocuklar yine her şeyden oyun çıkarmada, kalabalığın içinde halkaların arasında küçük halkalar ve sürekli tebdil-i mekan yapmadalar&#8230;<br />
Sıra ilerliyor. Medeniyetin rüyasını kabus olarak gören, uykusu kaçan ve uykusu kaçtıkça etrafa dalan malum vahşi kabilenin terbiye bilmez yeni yetmeleri dışında herkes sırada. İşinden geç çıktığından eve yetişememiş beyler, alış verişe dalıp ipin ve zamanın ucunu kaçırmış hanımlar, daha ilk haftasında şehrin tanımını arayan yeni ve genç üniversiteliler, meczuplar, deliler, fazla akıllılar, toplumun birçok kesiminden yüzler ve siluetler. Yüzlere dikkat ediyoruz Allah için acıkıyor olmanın solgun güzelliği içindeler. Yüz yüze, yan yana, arka arkaya sıramız ilerliyor&#8230;</p>
<p><strong>Ân-ı iftar:</strong><br />
Yemeklerin tabak ve bardaklara servis yapıldığı yer ile çadırın girişi aynı noktada kesiştiği için çadıra girenler aynı zamanda yemeği alan ve yiyenler oluyor. Sıranın sonuna doğru kalan ve gecikenler ise yalnızca bir bardak çorba ve ekmekle kifayet etmedeler. Orkestra sazını ve sözünü bitirip sahneden inerken sahneye çocuklar çıkıyor. On küsur çocuğun sahneye hücum etmesi için bir çocuğun sahneye çıkılabilirliği ispat etmesi yeterli oluyor. Çadırın girişindeki telaşe dinginleşmeden patlayan top ve ardından duyulan ezan orucun nihayetini haber veriyor. Mütelaşi eller, dudaklar, dualar&#8230;<br />
Büyük pet bardaklarda domates çorbası ve tavuk etli pilav. Masalarda her dört kişinin ortasına denk düşecek şekilde ayarlanmış tulumba tatlısı dolu tabaklar insanların nefsine ayna tutuyor. Yer seçimi için etrafına başka insanların konuşlanmadığı bir tatlı tabağının önünde sırtı dönük oturmak aynı zamanda ağzının tadıyla iftarı nihayete erdirmek için iyi bir yöntem oluyor. Tabi malum kabilenin yeni yetmelerinin saldırıları için ganimet teşkil eden tatlılardan kalmışsa. Her şeye rağmen hayır ve hasenat yerini buluyor. Topallayarak ve çocuğunu sürüyerek gelen anne, üstü başı toprak içinde yaşlı dede, sanayiden gelen yüzü yağlı delikanlı, kız yurduna bavulunu bırakarak yol yorgunluğuyla sıraya kendini ekleyen genç kız, ağacın altında önce hayalinden ardından pilavın içinden geçen etlerle doyan kediler, rızıklanıyor ve şükrediyor. Allah kullarını sevi(ndiri)yor.</p>
<p><strong>Ahir-i İftar:</strong><br />
Büyük kazanların başında duran, kâh çorba, kâh pilav dolduran görevlilerin yanındayız. &#8220;Kaç kişilik bu yemek?&#8221; diyoruz. &#8220;1500&#8243; diye cevap alıyoruz. Ardından &#8220;bazıları istismar ediyor 300-400 kişiye ancak yetiyor&#8221; diyor. Ekliyor: &#8220;Fazla müdahale edince yukarıya şikayet gidiyor.&#8221; &#8220;Yukarısı neden burada değil?&#8221; diye soramıyoruz. Cevabı sükut olacak soruyu unutuyoruz. Selçuklu Belediyesi ve Ribat Aşevi tabelalı çadırın hemen yanında günde 600-700 kişiye iftar yemeği veren bir başka çadır dikkatimizi çekiyor. Bir siyasi partinin artık gelenek haline getirdiği bu hizmet darısı seçimde hizmetkâr görünüp kendi kendine hizmet-i kâr eden diğerlerinin başına diyoruz. Seçim olmadan çadır olmaz atasözünü geleceğe bırakmak istemesekte bir kenara not ediyoruz. Belediyenin iftar çadırında çıkan yemek ve diğer giderlerinin hayırseverler, bazı şirketler ve adı daha açılmadan &#8220;yahudi marketi&#8221; ne çıkan bir alışveriş merkezi tarafından desteklendiğini öğreniyoruz. Gurbetçi söğüşleyerek holdingleşen, holdingleşerek makrobakkallaşan teşekküllerin işlerinin iyi gitmediğini zannediyoruz, hak etmedikleri halde hüsn-ü zan ediyoruz!</p>
<p><strong>Elde kalan fotograf:</strong><br />
Milyonları geçen insan sayısıyla Konya bir ramazana daha merhaba dedi. Çadırlara kadar gelemeyecek birçok insan orucundan, imanından ve sadakatinden taviz vermeyecek kadar güzel. Yokluk, fakirlik, unutulmuşluk kadar acıtmıyor birçoğunun içini. Seçimlerde mahallelerine mekik dokuyan otobüs ve minibüsler onları çoktan unuttu. İsmi ve cismi bu kadar büyük olan şehirde kurulan çadır sayısının bir elin parmakları kadar olamadığının şaşkınlığı kadar çadırların yalnızca iftar için kurulup neden sahurda kurulmadığına da şaşırıyorlar. Konya Büyükşehir Belediyesi Ramazanın ilk on gününde yurt dışında etkinliklerde bulunduğundan meydan bir kaç mütevazı cemaat ve hayırsevere bırakılmış durumda. Popülizmi yol haritası olarak belirlemiş Büyükşehrin belediyesi Mevlana&#8217;nın gölgesinde aydınlık pozlar verirken O&#8217; nun aç kedi ve köpeklerin bile derdinde olduğunu hatırlayamıyor. Yoğunlaştırılmış konsantre etkinlikler için yine Ramazanın son günleri bekleniyor.</p>
<p><strong>Sonsözümüz niyetine:</strong> Çadıra bir uğrayın, aç vakitlerinizin tok zekatı olsun ve domates çorbasının ne kadar büyük bir mucize olduğunu görün.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2009/08/konya-icin-iftar-vakti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İKİ DOST SİTE İKİ GEZİ YAZISI / ARNAVUTLUK VE TRAKYA</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2009/07/iki-dost-site-iki-gezi-yazisi-arnavutluk-ve-trakya/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2009/07/iki-dost-site-iki-gezi-yazisi-arnavutluk-ve-trakya/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2009 05:43:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[BALKANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=442</guid>
		<description><![CDATA[Arnavutluk / Ömer Faruk Değirmen / DÜNYA BİZİM Arnavutluk’ta Arnavut kaldırımı stiliyle döşenmiş bahçe yolunda yürüyor olmak çocuksu bir heyecan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/arnavutluk.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/arnavutluk-300x224.jpg" alt="" title="arnavutluk" width="300" height="224" class="alignleft size-medium wp-image-447" /></a><strong>Arnavutluk / Ömer Faruk Değirmen / DÜNYA BİZİM</strong><br />
Arnavutluk’ta Arnavut kaldırımı stiliyle döşenmiş bahçe yolunda yürüyor olmak çocuksu bir heyecan uyandırdı yüreklerimizde. Sekiz kişilik ekibimizi, seksen yaşındaki Faik Hoca evin kapısında karşıladı. Her adımda nezaket, her adımda estetik. Unuttuğumuz medeniyetimizin dersini, bize lisan-ı haliyle anlatıyordu… Bu Osmanlı beyefendisini, misafiri olduğumuz ailenin geleneği olduğu üzere, ikram edilen ve “margül” denen bir gül türünden yapılmış, enfes gül şerbetlerimizi yudumlayarak dinlemeye daldık. Faik Hoca 23 yıl sırf dini inancı yüzünden hapiste yatmış. Akla hayale gelmeyen işkencelere maruz kalmış. Ama ne imanından vazgeçmiş ve ne de yıllarca göz işaretleriyle kıldığı biricik namazından… Kendisinden, o dönemde, bayram için baklava yapmanın bile yasak olduğunun hayretle öğrendik.<br />
<a href="http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=1552">yazının devamı</a></p>
<p><strong>Trakya&#8217;dan Bozcada&#8217;ya Leyla Karaca /SAYHA DERGİ</strong><br />
Dün ilk olarak uğradığımız yer Kıyıköy oldu.Kırklarelinde çok güzel bir kıyı kasabası, denizi neredeyse içilebilecek kadar berrak,kumsalı tertemiz ve yer yer kayalıklar beliriyor.Kıyıköyde nilüferlerle bezeli bir sazlıktan geçerek kumsala varıyorsunuz.Kıyıda bir levhanın resmini çekiyorum telefonumla.Bayılıyorum bu levhaya çok ironik duruyor:<br />
“Dalgalı havada denize girmek yasaktır, “ yazıyor.Gülüyorum.Su burada mükemmel ve fazla kalabalık değil.Kıyıköyden sonra Hamidiye , Demirköy ve İğneada istikametinde yol aldık.İğneada bir hafta öncesinden görmeyi planladığımız bir yerdi bizim için.</p>
<p><a href="http://www.sayhadergi.com/2116/gezi-notlari-1">yazının devamı</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2009/07/iki-dost-site-iki-gezi-yazisi-arnavutluk-ve-trakya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİTİMSİZ BİR DEFTER: MEDİNE&#8217;DEN BALIKKESİR&#8217;E ŞEHİR</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2009/05/bitimsiz-bir-defter-medineden-balikkesire-sehir/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2009/05/bitimsiz-bir-defter-medineden-balikkesire-sehir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 17:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=244</guid>
		<description><![CDATA[Efendimiz’in Medine’ye hiçbir zaman eski ismi olan Yesrib demediği rivayet edilir. Elbette birçok hikmeti vardır. Bunlardan birisi de bu dağınık...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/05/pasacamii.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/05/pasacamii-300x225.jpg" alt="" title="pasa camii(wiki sözlükten) " width="300" height="225" class="alignleft size-medium wp-image-245" /></a>Efendimiz’in Medine’ye hiçbir zaman eski ismi olan Yesrib demediği rivayet edilir. Elbette birçok hikmeti vardır. Bunlardan birisi de bu dağınık yerleşimin medeniyet beşiğine dönüşmesi olsa gerektir. İslam ile şereflenen Yesrib medeniyet beşiği bir şehir olmuş medenîleşmiştir. Medine’nin gölgesi de şehirlerimizi sarmış, çöl sıcağında kavrulan yerleşimleri medeniyet vahasına dönüştürmüştür.</p>
<p>Fakat, bugün dünya coğrafyasını göz önüne aldığımızda Kudüs’ün, Bağdat’ın, Granada’nın, Belgrad’ın ve bunlar gibi zamanında “Medine”leşmiş şehirlerin halleri ne acıdır. Kimisi düşman postalları altında kan gölüne dönmekte, kimisi geçmişin izleri silinerek harcanmakta ve onları medenî şehir yapan anlayıştan uzaklaştırılmaktadır. Bu yüzden şehir önemlidir. Osmanlı’nın üç kıtaya sevgi ve selamet yaymasının bir sebebi de, en kutsalından başlayarak şehirleri önemsemesidir. Fethettiği şehirlerin ruh dinamiklerini oturtmakla işe başlamıştır.</p>
<p>Düşünce sayfamızın(Milli Gazete) yazarlarından Fahri Gün’ün 6 Ocak 2007 tarihli yazısından alıntılayarak söylersek “Aslında herkesin şehirleri elbet kendinedir&#8230; Lakin kimi şehirler bundan varestedir. Şehirlerin anası olan Mekke, sonra Medine, sonra Kudüs gelir&#8230; Şam’ı, Bağdat’ı da buna ilave edebilirsiniz&#8230; Sonra da Anadolu şehirleri&#8230; Zaten Anadolu şehirleriyle ilgilidir, herkesin şehrinin kendine olması nitelemem&#8230; Mekke, Medine ve Kudüs kayrılmış  şehirler olarak ayrı bir alanı kapsar. Onlar ortak utkumuzun salık verdiği kutlu şehirlerdir&#8230; Bir başka ifadeyle, rüya şehirleri&#8230;”</p>
<p>Kendi şehirlerimizin kendimize ait olması için şehri benimsememiz gerekecektir. Zihnimizde kurduğumuz bu yapı sağlam temeller ve merkezler üstüne bina edilmediği sürece birgün çökeceği muhakkaktır. Mesela Ziya Paşa küfür illerini gezip birçok “kâşâneler” gördükten sonra İslam şehirlerinde “bütün virane”ler görür. Hâlbuki Ziya Paşa’ya bu hayal kırıklığının cevabını, kendisinden aşağı yukarı dört yüz yıl önce yaşayan Balıkesirli Zâtî “elin kâşânesinden kûşe-i viranemiz yeğdir” diyerek veriyordu.</p>
<p>Şehir ve sevgili, sevgili şehir</p>
<p>İnsanın bir şehri sevmesi için belki de en önemli sebep sevdiği insanların yahut hatıralarının içinde barınması. Böylece kalbimize dibi gözükmeyen bir kuyu gibi sinen sevgi, şehre olan bağımızı gün be gün kuvvetlendiriyor. Sevdiklerimizin adım attığı sokaklarda adımlar arıyoruz. Sevdiklerimizin adımlarında kendi adımlarımızı kaybediyoruz. Şehrin bir yanına gömülürken bir yandan da yeni nefeslerle gözlerimizi daha ümitvar açıyoruz.  Arama iştiyakiyle şehre savrulan yanımız bir yaprak misali bahar tazeliğinde ağaçlar bulup donanıyor. Güneşli yağmurlarla kuşanıyor. Şehirse kendindeki bu tılsımı, sinesinde kaybolan adımlarla yeniden tazeliyor. Yüreklere ve yürüyüşlere kendini katarken onlardan aldığı iksirleri tekrardan işleyip sakinlerine sunuyor.</p>
<p>Hatimesi yazılmamış bir kitap…</p>
<p>Siz okumaya gayret ediyorsunuz. Bir sayfa, iki sayfa, üç sayfa, yüz sayfa, bin sayfa, binlerce sayfa. Derken gözleriniz yoruluyor. Ve bir an okumayı bırakıyorsunuz. Kitabı yeniden elinize aldığınızda okuduğunuz yerlerin değiştiğini görüyor ve baştan başlamak zorunda kalıyorsunuz. Sizin kitabı bitirmeye olan niyetiniz gözlerinizden sayfalara akıyor ve kitap bu niyeti bir aksulamelle kendine çevirip kendini yeni baştan bitimsiz kılıyor. Belki öncekinden daha iyi belki öncekinden daha kötü ama mutlaka sizi cezp edici yazıyor.</p>
<p>“Yok bu şehr içre vasfettiğin dilber” diyen Nedim, kendisine bir hayal olduğunu bildiği halde şehrine en küçük bir kırgınlıkta bulunmadı. Şehrine “bî misl ü bahâ” deyip “yek pâre sengine bir Acem mülkü”nü feda etti. Nasıl feda etmesin ki? Şehrin kalbinde Fatih’ten, Kanunî’den, Sultan Ahmet’ten, Mimar Sinan’dan atardamarlar vardı. İstanbul’un bu atardamarları Anadolu’da da Paşa ve Ulu camiler olarak teşekkül etti. “Ulu”ların yahut “Paşa”ların merkezinde filizlenen şehir de kendini hep taze tutmayı ve sakinlerine yeni ufuklar kazandırmayı bildi. Sevginin, selametin merkezde bulunduğu şehirler hatimesi yazılmamış kitaplara dönmüş, kendisinde barınan sevgileri “sonsuz bir şimdiki zaman”a yaymıştır.</p>
<p>Şehrin iki ezeli süsü</p>
<p>Çınarlar ve çocuklar şehrin iki ezeli süsüdür. Şehrin direkleri de bu ikisi arasında çakılır. Şehre sinen sevgi ikisi arasında kendine sonsuz bir yayılma düzlemi bulur. Çünkü bu süslerin biri geçmişi biri geleceği yansıtır. Çınarlar, cedlerimizin gölgelerini yüz yıllar öncesinden bize taşırken çocuklar, Necip Fazıl’ın dediği gibi “Fatihlik nimetinden yüzü nurlu bir mühür”dür.</p>
<p>Çınarlar, içten içe yanmanın sembolüyken çocuklar, şehrin sokaklarını aydınlatan güneşlerdir. Onların tebessümleri şehri ışık hızından daha hızlı dolaşır, sevdiklerini ararken üşüyenlere sıcaklık olur.</p>
<p>Bu iki ezeli süsten birinin kökleri toprakta meyveleri gökteyken, diğerinin kökleri gökte meyveleri topraktadır. Çocuklar üzerlerindeki masumiyet gömlekleriyle bizleri hikmete çağıran elçiler gibidirler. Bu gömlekler elbette ki üzerine doğdukları İslam fıtratıdır, bir gök armağanı…</p>
<p>Şehir defterinin tükenmez kalemidir çocuklar. Onların yazılmasına aracı oldukları şehir defteri, çocukların bitmeyen tükenmeyen ve kirlenmeyen neşelerini, kendini tekrar yazarken kullanmaktadır. Şehrin mazisini yani kökünü çınar ağaçları temsil ederken geleceğini yani meyvelerini de çocuklar temsil etmektedir.</p>
<p>Elbette şehrin süsleri bu ikisinden ibaret değildir. Ama şehre bu iki süsün kokusu değmediği zaman diğer süsler de biraz soluk kalacaktır.</p>
<p>Şehir ey şehir</p>
<p>Buraya kadar yazdıklarımız elbette bir şehri ve eğer o şehir Balıkesir ise Balıkesir’i anla(t)mak için yetmez.</p>
<p>Balıkesir’i anlamak için Zağnos Paşa Camiinin çınar ağaçlarıyla süslü bahçesinde o gizli sessizliğe dalmak, belki o sessizlik ve çınar ağaçları gölgesinde nefsini bulmak gerekecektir.</p>
<p>Başınızın üstünden kuşlar uçuşurken namazdan çıkan çocukların alınlarındaki secde izinin gönlünüzü ışıtması, birbirleriyle şakalaşırken etrafa yaydıkları gülüşmeler ve onlarla diz dize oturup konuşmak gerekecektir.</p>
<p>Belki bir yaz günü Hasan Aycın’la Paşa Camiinde namaz kılmak ve incir ağaçları altında bir bardak çay içmeniz, cıvıltılar arasında kelimelerle kanatlanmanız gerekecektir.</p>
<p>Hâsılı Balıkesir’in en kuvvetli atardamarı Paşa Camii etrafında “şehrin anlamı”nı anlamayı beklemek gerekecektir.</p>
<p><strong>Recep Ayık</strong></p>
<p><strong>kainatın notu:</strong><br />
[Recep Ayık Milli Gazete'de yayımlanmış şehir yazısını kainat okurları ile paylaştı. Kendisine teşekkür ediyoruz. Yeni şehir yazılarını beklediğimizi de not edelim.]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2009/05/bitimsiz-bir-defter-medineden-balikkesire-sehir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

