<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KAİNATA MEKTUP &#187; sabah medeniyeti</title>
	<atom:link href="http://kainatamektup.com/index.php/category/seyyah/sabah-medeniyeti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kainatamektup.com</link>
	<description>yenileniyoruz... &#124; &#124; bitmeyen bir aşk yürüyüşü...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 09:40:51 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Külliyesi Olan Yaşanacak Şehirler I : ÇORUM</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/07/kulliyesi-olan-yasanacak-sehirler-i-corum/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/07/kulliyesi-olan-yasanacak-sehirler-i-corum/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 08:43:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[sabah medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[yol hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[şehir kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1585</guid>
		<description><![CDATA[
Bu yıl Ahmed&#8217;in düğünü vesilesiyle &#8220;2010 Kainat Toplantısı&#8221;nı Trabzon&#8217;da gerçekleştirdik. 2009 yolculuğu için bu (darende-yolunda) adrese bakabilirsiniz.
Zamanımız bol olduğunda yola çıkmadan detaylı araştırma yaparak yol haritası belirliyoruz; nerede ne var, şehir nasıl gezilir&#8230; Dar zamanlı yolculuklarda ise iç gözümüzü dikkate alarak yolculuk yapıyoruz. Konya&#8217;dan Trabzon&#8217;a en kestirme yol; Kırıkkale-Çorum-Merzifon-Samsun-Ordu-Giresun güzergahı. Dönüş yolunda Merzifon yerine Amasya&#8217;ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="çorum" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs220.snc4/39315_415278828100_740913100_4772251_5572454_n.jpg" alt="" width="518" height="389" /></p>
<p style="text-align: left;">Bu yıl Ahmed&#8217;in düğünü vesilesiyle &#8220;2010 Kainat Toplantısı&#8221;nı Trabzon&#8217;da gerçekleştirdik. 2009 yolculuğu için bu (<a href="http://kainatamektup.com/index.php/2009/05/darende-yolunda/" target="_blank">darende-yolunda</a>) adrese bakabilirsiniz.</p>
<p>Zamanımız bol olduğunda yola çıkmadan detaylı araştırma yaparak yol haritası belirliyoruz; nerede ne var, şehir nasıl gezilir&#8230; Dar zamanlı yolculuklarda ise iç gözümüzü dikkate alarak yolculuk yapıyoruz. Konya&#8217;dan Trabzon&#8217;a en kestirme yol; Kırıkkale-Çorum-Merzifon-Samsun-Ordu-Giresun güzergahı. Dönüş yolunda Merzifon yerine Amasya&#8217;ya uğrayarak görülebilecek şehir sayısını artırabiliriz.</p>
<p>Şehirlerimizin ziyaretçiler tarafından görülmesini istiyorsak; anayoldan başlayarak tarihi dokunun izini tabelalarla bulunabilir kılmalıyız. Bu konuda belediyelere, valiliklere, şehrin sivil toplum örgütlerine çok iş düşüyor. Vaktim sınırlı olsa bile dışından geçerken &#8220;külliye&#8221; tabelasını gördüğümde merkezine girmeyeceğim şehir yoktur. İnanıyorum ki bir çok kişi de benim gibi düşünüyordur.</p>
<p>Başka vesilelerle (<a href="http://kainatamektup.com/index.php/2009/07/yaz-tatilinde-nereye-gitsek/" target="_blank">seyyahlık kültürü</a>) seyyahlığın bir meslek olduğunu ve zamanla öğrenildiğini söylemiştik. Kısaca parası olanlar değil fırsatı ve seyyah ruhu olanlar gezebilir. Kainatı hakiki manada temaşa etmek ise biraz ön bilgiyle ve dertlenmeyle alakalı.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-1593" title="corum_1" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/07/corum_1-225x300.jpg" alt="corum_1" width="225" height="300" />Kervanımıza Edremit&#8217;ten Cüneyd, Gölcük&#8217;ten Timur katılıyor. Mazereti dolayısıyla katılamayanlara çok şey kaçırdıklarını hatırlatarak başka toplantılarda görüşmek temennisiyle selam ediyoruz.</p>
<p>Cumartesi saat 20:00 civarı Konya&#8217;dan yola çıktık. Kırıkkale üzeri gece yarısı Çorum&#8217;a vardık. Şehrin dışından gördüğümüz ilk minarenin altına aracımızı çekerek sabah ezanına kadar istirahate çekildik.</p>
<p>Sabah namazı sonrası şehrin merkezine doğru ilerlemeye başladık. Şehirler kendilerini en çok bu vakitte ele verirler. Sabah hareketliliği şehrin dinamikliğini gösterir. Kaç sabahçı kahvesi, çorbacısı olduğu şehir sakinlerinin yaşam biçimini ortaya koyar. Çorum&#8217;da bedestene yaslanmış 1306 tarihli Selçuklu eseri “Murad-i Rabi Ulu Camii” bizi karşıladı. Külliye hala şehrin merkezinde ise ve yeni beton binalar külliyemizi sıkıştırmamışsa şehrin kurtulma şansı var demektir. Şehir meydanında bir tur atıyoruz. Saat kulesi dikkatimizi çekiyor, Abdülhamit Han zamanından mı kaldı diye düşünüyoruz. Kısa bir araştırma (<a href="http://corum.kultur.gov.tr/" target="_blank">çorum kültür</a>) ile tahminimizin isabetli olduğunu anlıyoruz. Bedesten içinde sabahçı çayevi dikkatimizi çekiyor. Tarihi camiye cephe İzmir Lokantası&#8217;nda çorbamızı içip sabah çayımızı yudumlamak üzere bedestene geçiyoruz. Bedesten bizi tarihin derinliklerine, <a href="http://kainatamektup.com/index.php/ahilik/" target="_blank">ahilik</a> kültürüne götürüyor. Çorum&#8217;u külliyesi olan yaşanacak şehirler defterimize kayıt ettikten sonra başka bir tarihte detaylı temaşa etmek üzere Merzifon&#8217;a doğru yola çıkıyoruz. Linkini verdiğimiz Çorum Kültür Müdürlüğü sitesinden gezilecek tüm yerler hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.</p>
<p>Kainata Mektup sitemizin seyyah bölümünde başka şehir yazıları bulmak mümkün. (<a href="http://kainatamektup.com/index.php/category/seyyah/" target="_blank">kainatın seyyahı</a>)</p>
<p><a href="http://www.haberkultur.net/haberoku-2063-Kulliyesi_Olan_Sehirler_.html" target="_blank">Haber Kültür</a></p>
<p><img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs120.ash2/39315_415278833100_740913100_4772252_2287109_n.jpg" alt="corum_ulucamii" width="525" height="393" /><br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs220.snc4/39315_415278838100_740913100_4772253_4164883_n.jpg" alt="corum_saatkulesi" /><br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs220.snc4/39315_415278843100_740913100_4772254_3990798_n.jpg" alt="corum_ulucamii2" width="525" height="393" /><br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs220.snc4/39315_415278853100_740913100_4772256_6178310_n.jpg" alt="corum_ulucamii" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/07/kulliyesi-olan-yasanacak-sehirler-i-corum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İLK YAZIM</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/ilk-yazim/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/ilk-yazim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 18:47:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[sabah medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1209</guid>
		<description><![CDATA[1997 Yılı Ramazan ayında  &#8220;OKU&#8221; kelimesi hayatıma yazıldı. (Bu yüzden hicri doğum günüm Ramazan ayıdır.)
23 Nisan 1998 kalem kelimesiyle buluştum.
GÜNCENİN İLK YAZISI
Günlük tutmayı daha önce de hep düşündüm; fakat bir türlü başlangıç yapamadım. Geçirdiğim günlere acıdım , acıdıkça günler geçti. Baktım ki acımanın yazmadığım günlere faydası yok; ama zararı çok.
Bu ayın benim için ayrı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1210" title="HPIM5537" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/02/HPIM5537.jpg" alt="HPIM5537" width="318" height="241" />1997 Yılı Ramazan ayında  &#8220;OKU&#8221; kelimesi hayatıma yazıldı. (Bu yüzden hicri doğum günüm Ramazan ayıdır.)<br />
23 Nisan 1998 kalem kelimesiyle buluştum.</p>
<p><strong>GÜNCENİN İLK YAZISI</strong></p>
<p>Günlük tutmayı daha önce de hep düşündüm; fakat bir türlü başlangıç yapamadım. Geçirdiğim günlere acıdım , acıdıkça günler geçti. Baktım ki acımanın yazmadığım günlere faydası yok; ama zararı çok.<br />
Bu ayın benim için ayrı bir önemi var. Doğduğum ay diyebilirim; fakat bir yaşındayım. Hayatı bu ayda öğrendim; okumayı, sevmeyi , sevilmeyi&#8230; Bilmediğimi, bir hiç olduğumu , öğrenmenin ilk adımının bilmediğini bilmek olduğunu, kendimi sorgulamayı, hayatı sorgulamayı&#8230;</p>
<p>Cemil Meriç üstadımın jurnalini okumaya başlayıpta hayatını jurnallemeye başlamayan çok az insan vardır. Bende bu az sayıya dahil olmamak için yazmaya başladım. Bu kadar açıklama yeter , daha sonra geçmiş günlere yeri geldikçe döner ve kendimizle hesaplaşırız.</p>
<p>Bugüne gelince, birkaç sabah düşüşe geçip programları aksatıp günleri karanlık geçirdikten sonra; bu sabah hiç beklemediğim halde sabah ezanını duydum ve yataktan kalktım. Kalkmasına kalktık; ama yataktan çıkıp da soğuk havayı hissedince, bizim ahbap hiç durur mu başladı vesveseye :&#8221;Gir yatağa bak nasıl da sıcak, biraz ısın sonra yine kalkarsın.&#8221; Yok! Hiç kanar mıyım, zaten kaç gündür yatıyoruz. Her neyse onu atlattık, güzel bir abdest. İşte vücut dipdiri. Şimdi biraz ısınma hareketi sonra da saygımızı göstermeye&#8230;</p>
<p>İnsan güneşin doğuşunu, sabahın sessizliğini özlüyor. Kendimi dışarı atabildiğim her sabah yaptığım gibi sabahçı kahvehanemize gidiyorum. Benden önce çorbacımız kahvehaneyi açıyor, çayı demliğe koyup yedeğin üzerine kaldırıyor. Bende kahvehaneye girdiğimde demliğe su doldurup ocağın üstüne demlenmeye bırakıyorum. Sonra güneşin doğuşunu seyredebildiğim masama oturuyorum. Cebimden rahberimi çıkarıp başlıyorum yolculuğa&#8230;</p>
<p>Bir fokurtu , caz cuz&#8230; seslerinden sonra çayı yedeğin üzerine alıyorum. Kahvecimiz de gelir artık. Kahvehanede iki saate yakın zaman geçiririm daha sonraki sabahlarda detaylara doğru ineriz. Programlı ama monoton olmayan bir hayat yaşamaya gayret ediyorum. Yalnız zevk alıyorsam uygularım, yapmama gerektiği için değil , gerekirse değişiklik ve yeni bir bakış açısı getirebilirm.</p>
<p>Eve geldim , kahvaltı yaptım. 08:00 otobüsüne yetişmem lazım; çünkü bugün ÖYS denemesi var. Yarım saatlik Karabiga-Biga yolculuğu benim için önemli. En güzel okumalarımı bu zaman diliminde yapabiliyorum. Eğer yan koltukta benim için kitaptan daha değerli biri yoksa. Bugün ışığı arayan bir genç vardı , kendini değiştirmek isteyen, en azından kendini ve hayatı sorgulamaya çalışan bir genç. Tabi ki bizde kitap okuyamazdık&#8230;</p>
<p>09:00&#8242;da denemeye girdim. 12:30&#8242;da çıktım. Biga&#8217;da da uğradığımız yerler bellidir. En önemli mekanlarımız; berber, kütüphane, kitapçı ,pastane&#8230; Denemede kafam yorulduğu için kütüphaneye gitmedim. Berbere gittik; orada ışığı arayan bir orta delikanlı dostumuz var. Onunla hoş sohbet ederiz. Bu arada tıraşta oldum. Her gidişte tıraş olmuyorum tabi ki. Bir ara yanımdan ayırmadığım jurnal kitabımı orta delikanlı okumaya başladı. Bu da bende bir çağrışım yaptı. Tam saat 17:00 otobüsüne gidecektim bir güce defteri almaya karar verdim. Otobüsü kaçırma pahasına defteri almaya gittim. Otobüs güzergahına indiğimde otobüsten eser yoktu. Saat 18:00 otobüsüne kaldık. Bunu çoğu zaman yaparım. Saat geldiğinde dönüş yolculuğu başladı. Eve gelince ilk aşk ile yazmaya başladım.</p>
<p>Devamı gelir belki.</p>
<p>( Evet devamı geldi. Sene 28 Nisan 2005 ve ben 2483. sayfayı yazmışım. Eğer mümkün olursa bir kısmını sitemize aktaracağım. Belki de bu bir kitabın başlangıcı olabilir.)</p>
<p>(Hala yazmaya devam ediyorum. Yıl 23 Nisan 2007 ve 10.günce sayfa no:2916)</p>
<p>(Yıl 23 Nisan 2008 ve 10.Günce Sayfa No: 3022)</p>
<p>(Yıl 09 Şubat 2010 ve 11. Günce Sayfa No: 3153)</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="600" height="400" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com.tr&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com.tr%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5436321329349955217%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr" /><param name="src" value="http://picasaweb.google.com.tr/s/c/bin/slideshow.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="400" src="http://picasaweb.google.com.tr/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com.tr&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com.tr%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5436321329349955217%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/ilk-yazim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PAZAR SABAHI</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2009/06/pazar-sabahi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2009/06/pazar-sabahi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2009 06:41:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[sabah medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=279</guid>
		<description><![CDATA[Kainatın sabah yazıları meşhurdur. Arama bölümüne sabah yazıp içerik taraması yaptığımızda 98 sonuç çıkıyor.
Yaz sabahları namaz erken olduğu için merkeze ulaşmak zor oluyor; fakat gece 3&#8242;te uyandığında kendini heyecanlı hissetmişsen zorluk kolaylığa dönüşür.
sabah namazı: kapu camii.
sabah çorbası: kaşıbeyaz, efe çorba salonu.
mevlana&#8217;dan hacı veyiszade&#8217;ye yürüyüş: üçler mezarlığı.
sabahçı kahvesinde çay ve muhabbet: nasip çayevi.
Üçler
ölüler şehri
bacasız evleri
iki sütun, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/06/konya-042.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/06/konya-042-300x228.jpg" alt="" title="konya-üçler mezarlığı" width="300" height="228" class="alignleft size-medium wp-image-282" /></a>Kainatın sabah yazıları meşhurdur. Arama bölümüne sabah yazıp içerik taraması yaptığımızda 98 sonuç çıkıyor.<br />
Yaz sabahları namaz erken olduğu için merkeze ulaşmak zor oluyor; fakat gece 3&#8242;te uyandığında kendini heyecanlı hissetmişsen zorluk kolaylığa dönüşür.</p>
<p>sabah namazı: kapu camii.<br />
sabah çorbası: kaşıbeyaz, efe çorba salonu.<br />
mevlana&#8217;dan hacı veyiszade&#8217;ye yürüyüş: üçler mezarlığı.<br />
sabahçı kahvesinde çay ve muhabbet: nasip çayevi.</p>
<p>Üçler<br />
ölüler şehri<br />
bacasız evleri<br />
iki sütun, dört duvar<br />
caddeleri, sokakları<br />
taş döşeli yolları<br />
ağaçları, gülleri<br />
sessizliği<br />
dirilmek için ölüler şehri<br />
dördüncü caddenin sonu: hacı veyiszade efendi<br />
ikinci cadde, ikinci sokak, ikinci çeşme arkası: nuri baş efendi<br />
erenler tebessüm eder<br />
muhabbet demlenir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2009/06/pazar-sabahi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KONYA&#8217;DA SABAH</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2008/11/konyada-sabah/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2008/11/konyada-sabah/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 09:57:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[illerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[sabah medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[Bismillahirrahmanirrahim
Gözlerimi açtım ve telaş içinde yatağımdan doğrulup hemen saate baktım. Cuma gününe farklı bir merhaba diyecektik; fakat bu özel merhabanın planını yapmaktan çok daha zor olanı onu uygulayabilmekti. Şehirden 20 km uzakta oturuyoruz ve derdimiz sabah namazına Konya merkezinde bulunan Kapu Camisi&#8217;ne yetişmek. Derin bir nefes alıyorum; çünkü saat henüz beş olmamış. Saat 6&#8242;da namazın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/05/resim-089.jpg"><img class="size-medium wp-image-47 alignleft" title="resim-089" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/05/resim-089-228x300.jpg" alt="" width="228" height="300" /></a>Bismillahirrahmanirrahim<br />
Gözlerimi açtım ve telaş içinde yatağımdan doğrulup hemen saate baktım. Cuma gününe farklı bir merhaba diyecektik; fakat bu özel merhabanın planını yapmaktan çok daha zor olanı onu uygulayabilmekti. Şehirden 20 km uzakta oturuyoruz ve derdimiz sabah namazına Konya merkezinde bulunan Kapu Camisi&#8217;ne yetişmek. Derin bir nefes alıyorum; çünkü saat henüz beş olmamış. Saat 6&#8242;da namazın kılındığı düşünülürse vaktimiz hazırlık ve uzun yolculuk için müsait. Uzaklardan gelen misafirimi bu saatte kaldırmak şık olur mu derken kendisi bir anda odanın kapısında gözüküyor ki bu beni daha çok sevindiriyor.</p>
<p>Misafirimiz &lt;a href=&#8221;http://cuneydi.blogspot.com/target=&#8221;blank&#8221;&gt;Cüneyd&lt;/a&gt; Efendi.&lt;!&#8211;more&#8211;&gt; Eski sabah meclisimizin müdavimi,  seher vaktinin kıymetini bilen dostlarımızdan. Her ne kadar uzaklarda da olsa görüşümüze görüş, adımımıza adım katan nadide kişilerden. Ben ümit ediyorum ki ileride hayırlı işlerin altında imzasını herkes görecek. Ondaki mayanın oluşma süreci her insana nasip olmaz;  farklı ortamlarda bulunmanın verdiği görüş zenginliği, genç yaşında Rabbimizin ikram ettiği  maddi ve manevi zenginlik. Annesi sohbet meclislerine İstanbul&#8217;un en gözde cemaatinde katılmaya başladığında o küçük bir çocuktur; fakat gençliğinin en hızlı anlarında bile onu frenleyecek iç sorgu bu meclislerde yüreğinde demlenir. Hemen bu noktada çocuk eğitiminde anne faktörünün ne kadar önemli olduğu bir kere daha gün yüzüne çıkıyor. Konya&#8217;da üniversite yıllarını geçirmek nasip olur. Zaman zaman aksiyon ortamlarında bulunsada tasavvuf onun dinlendiği liman olmuştur. Kendiyle kalmayı, tek başına hayat mücadelesi vermeyi zor şartlarda deneyimlemiştir. Çatı katında yalnız geçen günler, soba dumanıyla zehirlendiği ve son anda kurtarıldığı bodrum dairesi, hiçbir zaman bitiremese de en azından yolunda bulunduğu Nuri Hoca Efendi&#8217;den aldığı Osmanlıca dersleri, Piri Paşa Medresesi&#8217;nden aldığı diploma hayatının özel kilometre taşlarıdır.</p>
<p>İNSAN kolay yetişmiyor, bu nedenle nerelerde vakit tükettiğimiz fazlasıyla önem kazınıyor. Özellikle bazı ipuçları veriyorum ki kendini daha iyi noktalara taşımak isteyenler kafayı kaldırıp bir baksın ben kimden ne kadar nasiplenebilirim. Zaman özel ve değerli bir hazine, talebelik yılları iyi değerlendirilirse daha sonra önümüze yeni kapılar  açılabilir. Hayatın ilerleyen süreçlerinde evlilik ve iş hayatı gibi iki büyük kırılma çizgisi insanı hazırlıksız yakalarsa kişiyi bilinmeyen noktalara savurabilir. Tamda bu noktada iş ve evlilik gibi iki önemli süreci geride bırakan dostumuzun eşiyle gerçekleştirdiği bu ziyaret bizce daha da önemli. Ufkumuz kişileri okutalım, yurt yapalımın ötesine geçip okul hayatı sonrası için ne yapabiliriz, istikamet üzere nasıl ilerleyebilirler, büyük imtihanın varlığını unutmadan hayattaki engelleri nasıl atlayabilirler gibi konular ayrıca önem kazanıyor. Bu nedenlerle bir seher yazısında bazı özel detaylara girme gereği duyuyoruz. Cüneyd ve onun gibi bize yakınlığı olan bir kaç güzel insanın varlığı kainatın can suyu. Ümidimiz sayıları çoğalsın her biri İbrahimi bir duruş ile oldukları yerde yeni vesilelere zemin oluştursunlar. İnsanın eğitimi bir günlük veya yıllık değil ömürlük bir süreç. Bilenler nerede bir çiçek görseler beslenmişler ve yollarına devam etmişlerdir. Bu yolculukta tüm faydalandıkları kapılara saygı duyarak ya kendileri kapı olmuş veya büyük bir kapıya destek olarak o kapıdan daha çok insan geçmesine vesile olmuşlardır. Bir derdimiz olmalı bizi ahirete taşıyacak.</p>
<p>Kapu Camisi&#8217;ne sabah namazına yetiştik elhamdülillah, sekiz saf oluştuğunu görünce daha da heyecanlandık. Bir safın 150 kişi civarı olduğu düşünülürse ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Namazdan sonra piri Paşa Medresesi&#8217;ne hocamızın yanına gittik. Allah&#8217;ın sıfatlarının anlatıldığı bir muhabbet meclisinde kendimize halkada yer bulduk. Ders sonrası tekkenin çorbasını içtik ve sonra yazılarımızı takip edenler bilecekleri gibi Nasip Çayevi&#8217;nde mangal ateşi ile pişen çayımızı yudumladık. Mangal ateşi deyince aklıma geldi, odun ateşi ile pişen yemek ile aygazda pişen yemek aynı değildir değil mi, ağır ateşte demlenir her şey ve insanda hızlandırılmış eğitimlerle bir yere varamaz pişmek için ağır ve uzun soluklu eğitim şart. Ne güzel bir dost ile karşılıklı oturup çay içmek. Bizler muhabbete susamış gönülleriz, her nerede hakiki muhabbet varsa o halka bizim dairemizdir. Olağan dışı bir durum olmadıkça Ahilerin cuma sabahı muhabbetleri devam edecek.  Bekleriz efendiler, gelin muhabbete ortak olun veya kendi bulunduğunuz yerlerde sabah oturma ve OKU&#8217;ma grupları oluşturun. Kendinize sabahın ilk vaktinde oturabileceğiniz dostlar bulun.<br />
Bereket ve diriliş seher vaktinde saklı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2008/11/konyada-sabah/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
