<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KAİNATA MEKTUP &#187; Konya</title>
	<atom:link href="http://kainatamektup.com/index.php/category/seyyah/illerimiz/konya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kainatamektup.com</link>
	<description>yenileniyoruz... &#124; &#124; bitmeyen bir aşk yürüyüşü...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 16:09:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>ROTAMIZ : CİZRE &#8211; ANTEP &#8211; NİĞDE &#8211; KONYA</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/cizre-konya-rotamiz/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/cizre-konya-rotamiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 20:24:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antep]]></category>
		<category><![CDATA[Cizre]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rotaları]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Urfa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2999</guid>
		<description><![CDATA[Seyyah yolda! Sitemizin en özel bölümlerinden birisi seyyah bölümü. Farklı bir üslupla kaleme alınan yazılarımız bize göre okumaya değer. Bu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seyyah yolda!<br />
Sitemizin en özel bölümlerinden birisi <a href="http://kainatamektup.com/index.php/category/seyyah/" target="_blank"><em><strong>seyyah bölümü</strong></em></a>. Farklı bir üslupla kaleme alınan yazılarımız bize göre okumaya değer. Bu yazılarda seyyahlık mesleğine dair ipuçları da bulabiliyoruz; çünkü bize göre <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2009/07/yaz-tatilinde-nereye-gitsek/" target="_blank"><strong><em>seyyahlıkta öğrenilebilen bir meslektir</em></strong></a>. Farkında olmak ve bir şehri hakkını vererek ziyaret edebilmek belli bir altyapı ile mümkündür. Biz öncelikli olarak bir şehre gitmeden onunla ilgili kaynakları araştırırız; seyyahların kitapları, internet notları, google earth ve <a href="wikimapia.org" target="_blank"><strong><em>wiki harita</em></strong></a>, kültür bakanlığı il sitesi&#8230; vb.</p>
<p>Örnek olarak alt tarafa antep wiki harita örneğini aldım. Bu haritadan ve diğer haritalardan şehrin krokisini çıkarıyoruz ki böylece sormadan tarihi ve kültürel mekanları elle koymuş gibi buluyoruz. Harita araştırmamızda Eski Antep&#8217;in kale civarında olduğunu anladık. Çarşılar ve tarihi yapılar bu çevrede toplanmış. <a href="http://www.gaziantepturizm.gov.tr/belge/1-60499/gaziantep-evliyalari-ve-turbeleri.html" target="_blank"><strong><em>İl Kültür Bakanlığı</em></strong></a> sitesinden de &#8220;Şehirde başka neler yapılabilir?&#8221; sorusuna cevap arayabiliriz.</p>
<p>Diğer bir durağımız selçuklu şehri Niğde, bu şehirde dostumuz Ramazan&#8217;ı ziyaret edeceğiz. Fırsatımız olursa Alaaddin camisinde namaz kılar şehri seyrederiz.</p>
<p>Son durağımız Konya; on bir yılımızı geçirdiğimiz şehre yaklaşık beş ay sonra kısa süreli olarak tekrar dönüyoruz. Yer altı ve yer üstü dostlarımızı ziyaret edip karşılıklı muhabbetimiz çoğaltacağız. Liste kabarık.</p>
<p>Yola çıkmadan il il son beş günlük hava tahminlerini bu sitede bulabiliriz: <a href="http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=NIGDE" target="_blank">www.dmi.gov.tr</a></p>
<p>Rotamız:<br />
Cizre<br />
Mardin<br />
Urfa<br />
Antep (cumartesi buradayız inşaallah)<br />
Osmaniye<br />
Adana<br />
Niğde (pazar buradayız inşaallah)<br />
Konya (p-tesi veya salı buradayız inşaallah)</p>
<p>Rabbimiz Hayır üzere yol almayı nasip eylesin. Amin.</p>
<p><iframe src="http://wikimapia.org/#lat=37.063208&#038;lon=37.3848224&#038;z=16&#038;l=36&#038;ifr=1&#038;m=b&#038;v=1" width="808" height="618" frameborder="0"></iframe></p>
<p><iframe src="http://www.gaziantepturizm.gov.tr/belge/1-60545/gezilecek-yerler.html" width="600" height="700" frameborder="0"></iframe></p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg" alt="" title="seyyah" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2517" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/cizre-konya-rotamiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOĞANHİSAR ve ULU CAMİİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/05/doganhisar/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/05/doganhisar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 10:10:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2584</guid>
		<description><![CDATA[30-04-11 Doğanhisar yoculuğu ardından: güzel yolculuk oldu. yoldostu güzel olunca. (sır hoca) dönüşte ladikli ahmet ağa&#8216;ya da uğradık. ya o...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2517" title="seyyah" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a><br />
30-04-11<br />
<strong>Doğanhisar yoculuğu ardından:</strong><br />
güzel yolculuk oldu.<br />
yoldostu güzel olunca. (sır hoca)<br />
dönüşte <a href="http://kainatamektup.com/index.php/category/iyiadamlar/erenler/ladikli-ahmet-aga/"><strong>ladikli ahmet ağa</strong><em></a>&#8216;ya da uğradık.<br />
ya o doğanhisarın ulucamisine ne demeli.<br />
ismet abi günün en güzeliydi.<br />
akşehir&#8217;de artık bir abimiz var.<br />
iyi adamlar listesine kaydettik.<br />
bu arada selman&#8217;ın mayasının nereden geldiğini de öğrenmiş olduk.<br />
akşehir gölü maya tutmaz ama insan maya tutar.</p>
<p>29-04-11<br />
<strong>Yarın sefer var inşallah.</strong></p>
<p>Doğanhisar&#8217;a gidiyoruz.<br />
Yeni bir ailenin kuruluşuna şahitlik edeceğiz. Konya&#8217;da bunlunduğu dönemde piripaşa medresesi derslerinin takipçilerinden Süleyman kardeşimiz evleniyor. Rabbim kuracakları yuvaya rahmetini indirsin ve bereket versin, nesillerini salih kullarına önder kılsın. Amin.<br />
Darısı diğer bekar dostlarımızın başına. Evlilikte acele edin.</p>
<p>Yol arkadaşım SIR HOCAM.<br />
O ne güzel dost.<br />
Yüce dostu hatırlatan yolarkadaşı<br />
yakından da güzel görünenlerden.</p>
<p>Uzaktan herkes güzel görünür, yakından ise sadece yakin olanlar.<br />
Not: Gece vakti otobüs penceresine yansıyan görüntüm bu cümleyi çağrıştırdı.</p>
<blockquote><p>Konya&#8217;nın şirin ilçesi Doğanhisar:</p>
<p>TARİHİ<br />
Doğanhisar M.Ö. 500 yıllarında Metyos adıyla kurulmuştur. M.S.395 yılında Bizans İmparatorluğunun eline geçmiş M.S 704-708 yıllarında Emevi ve Abbasi ordularının taarruzlarına uğramış bu savaşlarda şehit olan Seyyid Ahmet’in mezarı Kızılışık Mevkisinde bulunmaktadır. 1071 Malazgirt Savaşına müteakip Selçukluların batıya yayılışları sırasında 1110 yılında Doğanhisar Türk hakimiyetine geçmiştir. Şehrin adı Selçukluların arması DOĞAN kuşuna izafeten “DOĞAN KALESİ” olarak değişmiştir.Daha sonra Doğanhisar adını almıştır. Doğanhisar 1298 tarihinde Karaman Oğulları idaresine geçmiş Fatih Sultan Mehmet devrinde 1473 yılında Karaman Oğulları saltanatına son verilerek Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır. Cumhuriyet ten sonra 1957 yılında İlçe Merkezi olmuştur.</p>
<p><a href="http://www.doganhisar.gov.tr/" target="_blank">kaynak</a></p></blockquote>
<div style="width:600px;font-family:arial,sans-serif;font-size:13px;">
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="600" height="400" flashvars="host=picasaweb.google.com&#038;captions=1&#038;noautoplay=1&#038;hl=tr&#038;feat=flashalbum&#038;RGB=0x000000&#038;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5601598115160286161%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26authkey%3DGv1sRgCOq_7pGJpNa46QE%26hl%3Dtr" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"></embed></div>
<p><span style="float:left;"><a href="https://picasaweb.google.com/kainatamektup/Ulucami_doganhisar_konya_?authkey=Gv1sRgCOq_7pGJpNa46QE&#038;feat=flashalbum" style="color:#3964c2">Tümünü görüntüle</a></span>
<div style="text-align:right;"><a href="http://picasaweb.google.com/lh/getEmbed?feat=flashalbum" style="color:#3964c2">Kendinizinkini alın</a></div>
</div>
<p><img src="http://static.panoramio.com/photos/original/3175540.jpg" alt="doğanhisar" width="640" height="480" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/05/doganhisar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAZRETİ MEVLANA&#8217;NIN GÜL BAHÇESİNDE</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/04/yol-hikayeleri-hazreti-mevlananin-gul-bahcesi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/04/yol-hikayeleri-hazreti-mevlananin-gul-bahcesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2011 04:01:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[CUMA YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler Yolunda]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[YOL HİKAYELERİ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=495</guid>
		<description><![CDATA[Cuma bizim için özeldir. Bazen Sultan Alaaddin&#8217;de bazen Hazreti Konevi&#8217;de bazen de Hazreti Mevlan&#8217;da günün derinliğini hissetmeye çalışırız. Sultan Mevlana&#8217;yı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/09/dışcephemevlana.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-1753" title="dışcephemevlana" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/09/dışcephemevlana.jpg" alt="" width="640" height="486" /></a><br />
Cuma bizim için özeldir. Bazen Sultan Alaaddin&#8217;de bazen Hazreti Konevi&#8217;de bazen de Hazreti Mevlan&#8217;da günün derinliğini hissetmeye çalışırız. Sultan Mevlana&#8217;yı ziyaret etmişsek mutlaka üçler mezarlığıda selamlanır. Zaman müsaitse Hacı Veyiszade&#8217;nin yanına kadar ruhlar aleminin ortasından yürünür. Tahir Büyükkörükçü Hocamızda üçlere Hacı Veyiszade Hazretleri&#8217;nin yanına sırlandığı için artık o&#8217;da ziyaret güzergahımız üzerinde. Aslında mezarlık ziyareti kabir ahalisini ziyaret etmekten çok kendi içimize yaptığımız derin bir yolculuk, anlayabilene&#8230;</p>
<p>Hazreti Mevlana&#8217;nın gül bahçesinde bağdaş kurmuş dervişlerin ayak seslerini dinlemeye çalışıyorum. </strong>Türbenin kıble tarafında bulunan bahçede havuzun kenarında suyun sesiyle kalp ritmini birleştiren aşk erinin namelerine kulak vermek istiyorum. Bir anda Selimiye Camii&#8217;nden yükselen sela sesi kalp ritmimi bozuyor, ruhuma akort yapıyor. Nice selalar okundu bu minarelerden. Kapısına kilit vurulmuş bir kütüphane ile göz göze geliyorum: Ferid Uğur İhtisas Kütüphanesi . Şimdiye kadar yanından geçmiş; fakat “Ferit Bey kimdir?” diye düşünmemiştim. İhtisas Kütüphanesi yazdığına göre ilim adamı olmalı. İçeride ki kitap kokuları bana ulaşır mı diyerek bir nefes çekiyorum. Bu kütüphaneler kilitli olmasa okuyamadığımız Osmanlıca eserleri hiç olmazsa koklayabilsek. Son cümleyi yazarken İtalyan turist önümdeki laptobu görünce beyni dolan fotoğraf makinesini flaş belleğe aktarmam için ricada bulunuyor. O&#8217;na Esma&#8217;ül Hüsna hediye ediyorum. Irk, dil sorun olmuyor aramızda, burası birlik kapısı, Akdeniz ikliminin sıcaklığı kendini gösteriyor ve ben yengelerimden birine benzeyen kadının problemini çözüyorum.</p>
<p><img class="alignright" src="http://lh6.ggpht.com/_2vwmulLztbM/So9pDIjKtsI/AAAAAAAADFA/3-XGtlrD9Ag/s400/bah%C3%A7e_selimiye_mevlana.jpg" alt="mevlana" width="300" height="400" /><br />
<strong>Mevlana ziyareti ne yazıkki galoş giyilerek yapılıyor</strong> ve ayakkabı ile huzurda gezinmek içime pek sinmiyor. Çorapla gezmeyi düşünmeme rağmen yırtık galoştan halılara bulaşacak pisliğin çoraplarıma değme riski beni bu eylemden de uzaklaştırıyor. Fakat Pakistanlı olduğunu düşündüğüm muhterem ayakkabılarını çıkarmıştı. Duruşundan, bakışından alim olduğu ve ilmiyle edep zırhını giydiği her halinden belliydi. Tercümanın söylediklerinden dikkatle notlar alıyor ve Fransız turist olmadığını bize gösteriyordu. Gezi aceleye getirildiğinde derinliğini kaybediyor. <strong>Belki de hiç bir zaman atlı veya yaya gezen seyyahın gördüğü şekilde dünyayı izleyemeyeceğiz.</strong></p>
<p><strong>Mezar taşları arasında oturduğumu söylemedim sanırım.</strong> Mezar taşları ile süslenmiş bir bahçe burası. O güzel insanlardan geriye taşları kaldı; fesli, sarıklı , düz mezar taşları. Hz. Mevlana&#8217;yı ziyarete gelenlerin burada oturup  tefekkür edecek vakitleri yok. Yoğun bir programla dolaşıyorlar, sağa sola gözlerini değdiriyorlar. Altıgen tek kişilik mütevazi türbenin işçiliğinin tüylerini ürpertmemesi bundandır.</p>
<p><strong>Güzelliklerle dolu bir ülkede yaşıyoruz, </strong>hepimize yetecek imkanları olan bir ülke, her karış toprağı görülmeye ve hissedilmeye değer. Güzel ülkenin aşk beldesinde yaşayan bizler belki biraz daha nasipliyiz. Mevlana&#8217;nın Mesnevisi&#8217;ni gül bahçesinin bir köşesine oturup okuyabiliriz.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lh4.ggpht.com/_2vwmulLztbM/So9ph31d7iI/AAAAAAAADFo/TqCO-oomgTg/s400/%C3%BCz%C3%BCm_mevlana.jpg" alt="mavlana" width="400" height="300" />Bahçeye sahiplenmiş gibi bu şekilde oturursan garip sorularda gelmeye başlar. Havuzun üstünü gölgeleyen genç üzümlerinin olgunlaşacağı günü bekleyen yaşlı asmanın el kadar küçük yapraklarından toplamak isteyen iki abla benden izin isteyince irkildim.</p>
<p><strong>İşte hayat garip olaylara gebe,</strong> konu bulmakta sıkıntı çeken köşe yazarları masayı doğanın güzel bir yerine kursalar, yazacak yeterince mevzu bulurlar. İtalyan turist bize fotoğraflarını bıraktı, onun gözü ile ülkemizin bir bölümünü dolaşacağız. (Hatay&#8217;da başlayıp İstanbul&#8217;da son bulacak gezinin. Hatay, Göreme ve Konya bölümünün nasıl gezildiğini bu fotoğraflar sayesinde izleme imkanı buldum. İlginç bazı görüntüler var burada daha çok kendi izlerini sürüyorlar. Kilise ayinleri ve ziyaretleri özellikle ön planda. Diğer bir noktada onları eğlendirmek adına yapılan gösteriler. Sema ile başlayıp dansöz ile biten programlar. Vakti olduğunda turistlere sunulan Türkiye başlıklı foto-yazı çalışması yapacağım.) Pakistan&#8217;lı alim hal diliyle ayakkabılarımızı çıkarmamızı öğütledi. O iki abla topladıkları genç yapraklarla bize farklı beyin egzersizleri yaptırdılar. Vakit geldi bizde bahçeye kurduğumuz tezgahı şimdilik toplayacağız. Belki de başka bir mekanda yine farklı olaylarların içinde avını bekleyen bir avcı gibi çevremizi izleyeceğiz. Yazarlık ile avcılık arasında bir bağ var gibi. Bu cümleyi yazadığımda iki mesleğin benzerliği konusunda beynime bir çok düşünce hücum etti. Kesinlikle bir yazının başlığı olabilir.</p>
<p><strong>Mesnevi-i Şerif&#8217;den nasibimize düşenler;  (Mütercim, Süleyman Nahifi / Sadeleştiren: Alim Çelebioğlu / Timaş Yayınları &#8211; 2007) </strong><img class="alignleft" src="http://lh4.ggpht.com/_2vwmulLztbM/So9pDbinE6I/AAAAAAAADFM/VhjnMQ9fb0s/s400/kubbemevlana.jpg" alt="mevlana" width="400" height="339" /></p>
<p>(4240-4245)<br />
Muradı yüce, o şehrin garibi dedi ki, “Bu gece ben, bu mescidde uyuyacağım.</p>
<p>Ey mescid, sen bana Kerbela da olsan, yine hacet Kabe&#8217;m olursun.</p>
<p>Bu yer, darağacına dönse de, ben de Mansur gibi ipimle oynasam!”</p>
<p>Cebrail&#8217;in öğüdü gibi öğütlerde olsa Halil, ateşten medet talep etmez.</p>
<p>Ey Cibril! Var sen git. Bu gönül ödden, anberden ziyade yanmak ister.</p>
<p>(3270-3275)<br />
Bir duygunun bağı çözülünce bütün duygular da değişir, şenlenir.</p>
<p>Bir duygu hissedilmez şeyleri görürse, bütün hislere gayb zahir olur.</p>
<p>Bir koyun dereden atlasa o anda bütün koyunlar onun ardınca o tarafa atlarlar.</p>
<p>Sen de his koyunlarını tanı&#8230; Onları Allah&#8217;ın çıkardığı güzel yeşil otlaklarda otlat, yay.</p>
<p>Orada her ot, sünbül veya reyhandır. Hakikatlerin cennetlerine yol oradadır.</p>
<p><strong>İbn-i Battuta (1304-1369) Hz. Mevlana Dergah&#8217;ı için neler söylüyor:</strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://lh4.ggpht.com/_2vwmulLztbM/So9pDi4KjdI/AAAAAAAADFQ/nhieP638JGM/s400/mevlana.jpg" alt="mevlana_kabri" width="400" height="300" /></p>
<p>“Şeyh Celaleddin&#8217;in türbesinin yanında bulunan büyük bir zaviyede, Bilad-ı Rum&#8217;un dört bir yanından gelip giden yolculara ve fakirlere yemek verilir.</p>
<p>Şeyh Celaleddin gençliğinde müderris ve fakihti. Konya&#8217;daki medresesinde öğrencilerine ders verirdi.</p>
<p>Rivayete göre, bir gün medreseye helva satan bir adam gelir&#8230;”</p>
<p>Hikaye devam ediyor, bu hikayede helvacı Şems olsa gerek. Dergahın çevresinde aş evleri olsa da öyle her gelen yolcunun karşılıksız yemek yiyeceği yer bulunmamaktadır. Bir çorba sebili olsa fakir, zengin herkes faydalansa ne güzel olur.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lh6.ggpht.com/_2vwmulLztbM/So9pWDHyepI/AAAAAAAADFk/HsIMFVLzsVM/s400/mevlana%C5%9Fad%C4%B1rvan.jpg" alt="mevlana_şadırvan" width="400" height="300" /></p>
<p><strong>Evliya Çelebi (1611- ) Hz. Mevlana Dergah&#8217;ı için neler söylüyor:</strong></p>
<p>Nice melik ve sulatanlar bu türbe ve tekkeyi tamir ettirmiştir ama, Süleyman Han, Bağdad</p>
<p>fethine giderken buraya ikiyüz kese masraf bırakmıştır.<br />
…<br />
Keşmir ve Lahor şalları ve Muhammedi sarığının uçlarının sarkması ile öyle sevimli ve gösterişli kabirlerdir ki, avludan gören insan heyecanına kapılıp adeta dehşete düşer.<br />
…<br />
Haftada bir Mevlevi ayini yapılır. Bu ayinlere üç yüz kişiden fazla insan katılır. Kimi molla, kimi bey, kimi paşa, her biri birer bağın gülü olan Allah&#8217;ın arifleri, dünya yaşantısını unutup Mevlana tekkesinde sema ederek zikrederler. Her biri okulda ikinci Aristo, eser sahibi, yazar, fakirlikle iftihar eden</p>
<p>kimseler olup, gece gündüz Allah aşkı ile kendilerinden geçen dervişlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/04/yol-hikayeleri-hazreti-mevlananin-gul-bahcesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALAADDİN CAMİSİNDE CUMA NAMAZI</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/03/bir-cuma-gunu-ardindan/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/03/bir-cuma-gunu-ardindan/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Mar 2011 04:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[CUMA YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[HAYATIN İÇİ-NDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[MUHABBET]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=749</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda cuma namazlarını Alaaddin camisinde kılıyorum. Bunun sebebi Sultan Alaaddin&#8217;e olan hürmetim mi, bu caminin Konya&#8217;nın en eski, büyük...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/alaaddin_camii_ic.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2302" title="alaaddin_camii_ic" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/alaaddin_camii_ic.jpg" alt="" width="392" height="298" /></a>Son zamanlarda cuma namazlarını Alaaddin camisinde kılıyorum. Bunun  sebebi Sultan Alaaddin&#8217;e olan hürmetim mi, bu caminin Konya&#8217;nın en eski,  büyük ve merkezi olan camisi olması mı? Her iki soruya da evet  diyebiliriz.</p>
<p>Konya Alaaddin Camisinin avlusunu çevreleyen surlar üzerinde bir süre  gezinerek şehri seyredebilirsiniz. Özellikle de Karatay Medresesi&#8217;ne  uzun uzun tefekkür ederek bakmanız gerekecek. Benim bu taş bina  hayranlığım özel bir durum olsa gerek. Seyir esnasında aklıma “Şu büyük  binalar olmasaydı, buradan Aziziye&#8217;nin kendine has minareleri ile  birlikte büyük pencerelerini de temaşa edecektik.” fikri geldi. Hatta  Mevlana Dergahının sembolü yeşil kubbeyi de çok rahat görebilecektik.  Tarihi ve tarihi yapıları insanlardan korumanın bir yöntemi olmalı.  İsteyenin istediği yere garip binalar yapabilmesi göz zevkini de ruh  ahengini de bozuyor.</p>
<p>İlginç olan cami avlusunda II.Gıyaseddin ile I.Alaaddi&#8217;nin yan yana  yatıyor olmasıdır. Zehirlenerek öldürüldüğü söylenen I. Alaaddin&#8217;i, II.  Gıyasettin in öldürttüğüne dair bilgiler bazı tarihçiler tarafından  söylenmektedir. Hatta bu olaydan ve bazı başka meselelerden dolayı  Ahi-Türkmen ayaklanmaları çıkıyor. Kader ikisini aynı türbede bir araya  getirmiş. Allah rahmet eylesin. Tarihi olaylar her bakış açısına göre  kendince haklı nedenler sunabilir; fakat bizler sadece hakim gücün bize  bıraktıklarına ve işimize gelenlere inanırız. Aslında güncel siyasete  malzeme yapmadan tarihi olaylar iyi tahlil edilmelidir.</p>
<p>Selçuklu Tarihi konusunda ki fakirliğimizi anlamak güç. Hele  anadoluyu imar eden Sultan Alaaddin&#8217;i bu kadar az tanımamız hiçte  anlaşılacak bir şey değil. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/I._Alaeddin_Keykubad" target="_blank">I._Alaeddin_Keykubad</a></p>
<p>Huzur içinde eski bir iç saray kalesinin surları üzerinden şehrin  seyrine doyum olmuyor. Fakat duvar üzerinde volta attığımı görenler, bu  adam çok sıkıntılı aşağıya atlayacak diye de düşünmüş olabilir.   Ayaklarımı surdan aşağı sarkıtıp oturmayı da düşünüyorum; fakat cuma  namazından önce üzerime necaset bulaşmasından çekiniyorum.</p>
<p>Namazdan sonra türbede bulunan başta Sultan Alaaddin olmak üzere tüm selçuklu ailesine  dua ediyorum. Dua sırasında hemen aklıma Osman ve Orhan Gaziler geliyor  ve Osmanlı ailesine de dua ediyorum. Ve son olarak adalet sancağını  yükseltmiş ümmetin liderlerinin hepsine dua ediyorum. Ya Rabbi neslimizi  salih kullarına önderler yap, içimizden adil ve salih önderler çıkar.  Amin.</p>
<p>İşte dostlar bir cuma daha böyle geçecek. Eğer başka bir camiye gitmezsem</p>
<p>Hayırlı Cumalar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/03/bir-cuma-gunu-ardindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alim, Esnaf, Sanatkar : Nuri Baş Hoca Efendi</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/alim-esnaf-sanatkar-nuri-bas-hoca-efendi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/alim-esnaf-sanatkar-nuri-bas-hoca-efendi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Feb 2011 06:19:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[GÖNÜL ERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ ADAM]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Baş Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2214</guid>
		<description><![CDATA[&#160; sultan selim idi yüzün cami çıkışı yürüdük aşk sırladığın bürona Mevlana Hazretleri&#8217;nin komşusu Sultan Selim Camisini Konya&#8217;dan yolu geçen...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/nuri_bas_kabri3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2216" title="nuri_bas_kabri3" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/nuri_bas_kabri3-300x291.jpg" alt="" width="300" height="291" /></a></p>
<p style="text-align: right;">&nbsp;</p>
<blockquote><p>sultan selim idi yüzün<br />
cami çıkışı yürüdük<br />
aşk sırladığın bürona</p></blockquote>
<p>Mevlana Hazretleri&#8217;nin komşusu Sultan Selim Camisini Konya&#8217;dan yolu geçen herkes bilir. Fakat oralardan geçerken fark edemediğimiz bir çok güzellik var. Cami girişi revaklarında üzerine hadis yazılan bir tahta bulunurdu. Geçmiş zaman eki kullanıyorum; çünkü şimdilerde tahta yerinde yok. Tahtanın yazıcısı da üçler mezarlığına sırlandı. Geçen gün oradan geçerken hem tahtayı hem de hattatı aradı gözlerim. Hız çağında fark edememek normal karşılanıyor, hatta farkında olmak için yavaşlamak zamandan uzaklaşmak olarak görülüyor. Aslında insan yavaşladığında zamanın deruni zevkine varabilir. Biz yavaşladığımızda güzel insanları ziyaret ederdik ve etmeye çalışıyoruz. Dünyadan biraz nasiplendiysek bunu kalbimizin ritmini yerine getiren iyi adamlara borçluyuz. Yavaşla kalbim yavaşla biraz.</p>
<p>Alim, Esnaf, Sanatkar elbiseleri bir kişinin üzerine birlikte olur mu? Veya bir elbise üste giyildiğinde diğerlerini örter mi? Belki üstte olan elbise baskın olacaktır; fakat dış elbisenin tonunu bu üç elbise birlikte oluşturacaktır. Biz bu üçlemeyi Cami, Medrese, Bedesten olarak da kullanıyoruz. İyi yetişmiş güzel adamlara baktığımızda karşımıza bu üçlemelerden nasiplenmiş adamlar çıkıyor. Bu sözü edilen unsurların dengesini en güzel şekilde kuranlar topluma da büyük hizmetler etmişler. Çarşıyı, sanatı bilmeyen alim hayal dünyasında yaşar. Sanatı, ilmi bilmeyen esnaf katılaşır. Çarşıyı, İlmi bilmeyen sanatkar toplumdan uzaklaşır. Arife fazla söz gerekmez. Siz bunları hayatınızda çoğaltın. Külliye kuruluşu öyle rastgele seçilmiş bir düzen değildir. Eğer kendimizi, çocuğumuzu yetiştirmek, başkalarına vesile olmak istiyorsak üzerine giydirdiğimiz elbiselere dikkat edeceğiz. Hatta biraz daha ileri/geri gideyim; &#8220;Osmanlı şundan yıkıldı bundan yıkıldı tartışmaları var veya Müslümanlar neden geri kaldı?&#8221; Sorularına pratik anlamda; üzerine fransızın biçtiği elbise giydirildiği için genç subayın şaftı kaydı veya müslümanlar çocuklarına tek taraflı eğitim elbisesi giydirmeye başladıktan sonra insanın mayası bozuldu, diyebiliriz.</p>
<p>Nuri Baş Hoca Efendi bizim eğitim geleneğimizin son temsilcilerindendi. Bize özüyle, sözüyle çok şey öğretti ve öğretmeye devam ediyor. Onu tanımamış olsaydık, Ahi Evran&#8217;ı anlarken daha çok zorlanacaktık.</p>
<p>Nuri Baş Ağabey <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/nuri-bas-hoca-efendi/">kimdir sorusunu  buradan</a> okuyabilirsiniz.<br />
O&#8217;nun tasavvuf ve eylemi birleştiren bakış açısını yeni nesil derviş-mücahit Selman Maltaş&#8217;ın <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/tasavvuf-ve-eylemin-icinde-bir-dervis-nuri-bas/">tasavvuf ve eylem</a> yazısından anlamaya çalışabilirsiniz.<br />
O&#8217;nun muhabbetini ve derdini, O&#8217;nun kiracısı ve ilgilendiği talebesi olma şerifine ulaşmış Cüneyd kardeşimizden okuyabilirsiniz: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/derdi-muhabbet-olan-nuri-bas-hocam/">derdi muhabbet</a>.<br />
Ardından en çok hüzünlenenlerden biri olan; kalbine sevmeyi, ağlamayı öğretmiş Ahmed&#8217;in yazısı da geride bıraktığı derin izleri bize öğretecektir: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/%E2%80%A6-ardindan%E2%80%A6/">ardından</a></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="267" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5438069338955354257%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr" /><param name="src" value="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="267" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5438069338955354257%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/alim-esnaf-sanatkar-nuri-bas-hoca-efendi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAİNATA BAYRAM GELDİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/11/kainata-bayram-geldi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/11/kainata-bayram-geldi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Nov 2010 18:31:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[BAYRAM YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[HAYATIN İÇİ-NDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1822</guid>
		<description><![CDATA[Nerede gelecekteki güzel bayramlar! Gelecekte bayramlar daha da iyi olacak inşallah. Bilinç yükseldikçe, insan yükseldikçe daha güzel bayramlar göreceğiz. Benim...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/11/hac2.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/11/hac2-300x166.jpg" alt="" title="hac2" width="300" height="166" class="alignright size-medium wp-image-1823" /></a><strong>Nerede gelecekteki güzel bayramlar!</strong></p>
<p>Gelecekte bayramlar daha da iyi olacak inşallah.<br />
Bilinç yükseldikçe, insan yükseldikçe daha güzel bayramlar göreceğiz.</p>
<p>Benim çevremde tatile giden yok. Akraba ve dost ziyareti için yola çıkanlar, birbirini arayan, mesajlaşan dostlar var.</p>
<p>Hatta bir dost (Timur) gölcükten Konya&#8217;ya ziyarete gelecek. (Kainata göz açan yeni misafirimiz olmasa bizde yelken açacaktık dostlara ve akrabaya doğru.) Ve sonra Niğde&#8217;deki bir başka dostu (Ramazan) ziyaret edecek.</p>
<p>Bayramın dördüncü günü güzel ülkemizin çeşitli yerlerinde yaşayan dostlarla buluşacağız.<br />
Bayram bu değil mi? </p>
<p><strong>Bu bayram Konya&#8217;dayız.</strong></p>
<blockquote><p>şu anda konya&#8217;dayız.<br />
alabildiğine düzlük.<br />
bulabildiği bir kaç tepeye sırtını dayamış bir şehir.<br />
tam bir selçuklu şehri.<br />
ortada tepe ve üzerinde camisi ile iç kale.<br />
tepenin kenarlarında medreseleri, camileri, hamamları, bedesteni&#8230;<br />
ve bize kılavuzluk eden görmeden edemediğimiz şehrin manevi mimarları.<br />
bir uçta Sadreddin Konevi.<br />
diğer uçta Mevlana ve Şems Hazretleri.<br />
yukarılarda Hadimi Hazretleri.<br />
son dönemde Hacı Veyiszade ve Fahri Kulu Hazretleri.<br />
şu anda konya&#8217;dayız alabildiğine muhabbet.</p></blockquote>
<p><strong>&#8220;&#8230;haydin, hep hayırlara koşun, yarışın. Her nerede olsanız Allah sizi toplar, bir araya getirir. Şüphesiz ki Allah her şeye kâdirdir.&#8221; (Bakara Suresi &#8211; 148)</strong></p>
<p>Bundan daha güzel birlik mesajı var mı?<br />
Hayıra koşanlar her nerede olurlarsa olsunlar Yüce Allah onları bir araya toplayacaktır.<br />
Hayıra koşuyorsan yalnız olduğunu düşünme bile!<br />
Aynı zamanda bu güzel bir bayram mesajı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/11/kainata-bayram-geldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KONYA&#8217;DA YAŞAMAK</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/09/konyada-yasamak/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/09/konyada-yasamak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2010 20:27:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Seher Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[SEYYAH]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1758</guid>
		<description><![CDATA[Bugün sabah ezanı kulağıma  farklı geldi. &#8220;Bu özel bir çağrıdır.&#8221; dedim,  çıktım dışarıya ve başladım yürümeye. Evimin bulunduğu yerden Kapu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/09/yeşilkubbemevlana-225x300.jpg" alt="yeşilkubbemevlana" title="yeşilkubbemevlana" width="225" height="300" class="alignright size-medium wp-image-1759" />Bugün sabah ezanı kulağıma  farklı geldi. &#8220;Bu özel bir çağrıdır.&#8221; dedim,  çıktım dışarıya ve başladım yürümeye. Evimin bulunduğu yerden Kapu Camisine yürüyerek ulaşmam zor. Vakit girdiğinde hangi camiye yakınsam orada namazımı kılarım diye aklımdan geçti. Günün ilk vaktinde nereye gittiğimiz belli olsun diyerek beyaz takkemi de taktım. Bir yandan da arabalar geçiyor. Biliyorum çoğu sabah namazı için kapu camisine gidiyor. Şöyle hafiften bir el salladım. Hemen bir otomobil durdu.  &#8220;Biz kapu camisine gidiyoruz.&#8221; dediler. Ben de &#8220;eyvallah&#8221; dedim.</p>
<p>İşte Konya böyle bir şehir. Sabah medeniyeti yaşanmaya devam ediyor. İnsanlar gerçek lezzetin ne olduğunu kavradıkça sabah vaktinin önemi daha da artacak inşallah. Bedesten sabah vakti araç dolmuştu.<br />
Ve seslendim; &#8220;Selam size geleceğin ahileri.&#8221; </p>
<p>Kapu camisinde sabah namazı, kaşı beyazda çorba en güzel gelenek. Birde Sulatan Selim Camisine sırtını dayayarak Mevlana&#8217;yı karşına almak ayrı bir tefekkür. Çay içmek isterseniz Mevlana&#8217;nın yanında bol miktarda sabah erken açılan çay ocağı vardır.</p>
<p>Neden ip uçları veriyorum. Üniversite kayıtları başladı. 20 bin civarı yeni öğrenci gelecek. Eskiden gelmiş olupta hala Konya ile tanışamamış olanlarda vardır. Selçuk Üniversite Kampüsünden çıkmazsanız sadece kitap hamalı olursunuz. Konya&#8217;da kültür medeniyet nerede nasıl yaşanır diye merak eden varsa söyleyecek sözlerimiz var. Bir şehri en güzel yaşayacak olanlar üniversite öğrencileridir. </p>
<p>Arayan bulur veya artık tarayanlar bulur mu desek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/09/konyada-yasamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Leyl-i Ramazan Konya</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/leyl-i-ramazan-konya/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/leyl-i-ramazan-konya/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 04:38:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1731</guid>
		<description><![CDATA[Teravih Namazı için merkeze gitmek istiyorum; fakat evde iftar ettiğimizde bu isteğin gerçekleşmesi zor oluyor. Yemek, çay derken vakit geçiyor....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/08/sema2007-021-300x228.jpg" alt="sema2007 021" title="sema2007 021" width="300" height="228" class="alignright size-medium wp-image-1732" />Teravih Namazı için merkeze gitmek istiyorum; fakat evde iftar ettiğimizde bu isteğin gerçekleşmesi zor oluyor. Yemek, çay derken vakit geçiyor. Bu akşam biraz daha erken çıkma ümidiyle sofraya oturdum; fakat sonuç yine aynı oldu, namaza 10 dakika kala yola çıkabildim. Hemen mahalle camisine koşuyorum. Farzı kılmadıktan sonra yüz rekat nafile kılsan ne fayda&#8230; Yatsı Namazının farzına cemaate yetişiyorum. Ama Konya şehir merkezine gitmekteki niyetim değişmiyor. Kapu Camisinde hatimle teravih namazı kılınıyor, bu nedenle teravih namazının bir bölümüne yetişmem mümkün. Düşündüğüm gerçek oluyor, kendimi bir anda kapı camisinde buluyorum.  Cami içine girdiğimde cemaatin kalabalığına şaşırıyorum. Nerdeyse cami tamamen dolmuş. Acaba çoğu bizim gibi ara sıra uğrayanlardan mı? Bunun cevabını bulmam zor. Namaz hatimle kılınsın ve bu kadar kalabalık cemaat olsun, bize Allah-u Ekber demek düşer. Kapu Camii’nin Ramazana has bir başka güzelliği her köşesinde zemzem sebilleri bulunması.</p>
<p>Namaz bitimi kahvemi içmek için Nasip Çay Evi’ne uğruyorum. Aziziye Camisinin yanında kalaycının sokağında mütevazi bir mekan. Yeni yeni ayağımız alışıyor. Ahmed Veli Trabzon’a gitmeden bu mekanda muhabbeti demlerdik. Yaşamı paylaşacak yol arkadaşı bulmak yeterince zor , birde sıra sıra dostlarla mekansal anlamda uzak düşünce Rabbimize yeni yol arkadaşları vermesi için dua ediyoruz. Tek başıma kahveyi yudumlarken değerli dostlarım aklımdan resmi geçit töreni yapıyor. Selam sizlere gönlümden bir parça koparan dostlar. Rabbim huzurunda toplasın inşallah ve sadece birbirimizi rızası için sevdiğimizden rahmetiyle muamele eylesin. Amin.</p>
<p>Endülüs Kitap Kahve’de gece çayı içmeden olmaz. Hemen dergileri karıştırıyorum. Gerçek Hayat, Kırknar derken zaman ilerliyor. Kırknar Dergisi’nde İbrahim Tenekeci güzel bir yolculuk yazısı yazmış, seyyah ruhum kanatlanıyor. İbrahim Tenekeci takip edilmesi gereken iki dünyaya karşı duyarlılıkları olan şair ruhlu adam.</p>
<p>Diğer konya yazıları için: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/category/seyyah/illerimiz/konya/">Konya 2.Dönem</a><br />
<a href="http://kainatamektup.blogspot.com/search/label/KONYA">Konya 1.Dönem</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/leyl-i-ramazan-konya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konya&#8217;nın Kültür Mekanı Endülüs</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/06/konyanin-kultur-mekani-endulus/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/06/konyanin-kultur-mekani-endulus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 19:24:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[MEKANLARIMIZ]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1509</guid>
		<description><![CDATA[Endülüs Kitap Kahve cumartesi söyleşileri yeniden başladı. Hasan Arslan, Anadolu&#8217;nun Başucu Kitabı &#8220;Riyazüssalihin Okumaları&#8221; başlığı çerçevesinde hikmet dolu bir konuşma...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-1510" title="endulus2" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/06/endulus2-300x199.jpg" alt="endulus2" width="300" height="199" />Endülüs Kitap Kahve cumartesi söyleşileri yeniden başladı. Hasan Arslan, Anadolu&#8217;nun Başucu Kitabı &#8220;Riyazüssalihin Okumaları&#8221; başlığı çerçevesinde hikmet dolu bir konuşma gerçekleştirdi. Fethi Gemuhluoğlu&#8217;nu kendisine yol öncüsü edinmiş Konya&#8217;nın sevilen muallimlerinden Hasan Arslan “Evimizin hikmet yuvası olmasını istiyorsak, evimizde hikmetin anahtarı eserlerin okunduğu aile meclisleri kurmalıyız.”dedi. Muhabbet dolu konuşmasını İmam Nevevi&#8217;nin müthiş eserinde seçtiği hadislerle taçlandırdı. Mağarada mahsur kalan üç gencin kıssasının anlatıldığı hadisi tekrar tefekkür etmemizi önerdi.</p>
<p>Endülüs Kitap Kahve bozulmayan çizgisi ve hikmet ehli müşterileri ile Konya&#8217;nın has mekanı olmaya devam ediyor. Vural Kaya&#8217;nın kültür danışmanlığında Konya kültür hayatına yeni bir soluk kazandıran Endülüs Kitap Kahve&#8217;yi işleten arkadaşlara da ayrıca teşekkür ediyoruz. Bize göre Endülüs&#8217;te kültür programı olmasa bile orası bir kültür mekanı, Konya&#8217;nın bir çok tanınmış yazarı, okuru, muallimi, sanat ve zanaat erbabı, akademisyeni kendini evinde hissettiği bu mekana uğruyor. Büyük ihtimal yan masanızda, yazacağı hikayenin taslağını hazırlayan veya son şiirini gönlünde demleyen bir yazar olabilir. Yan masalardaki konuşmalara kulak kabartırsanız, şiir ödülü jürisinin toplantı yaptığını veya üç kafadarın ciddi bir konuda kendini kaptırmışçasına tartıştığını duyabilirsiniz. Ayrıca Konya&#8217;nın en yiğit dergisi PERDE&#8217;de bu mekanda hayat bulmaktadır.</p>
<p>Endülüs Kitap Kahve nerede diye merak ettiyseniz; Konya Alaaddin Tepesi yanındaki dershaneler sokağında yürüyün kiliseyi gördüğünüzde kafanızı diğer tarafa çevirin.</p>
<p><a href="http://www.haberkultur.net/haberoku-1773-Endulus_KitapKahve_tadinda.html" target="_blank">HABER KÜLTÜR</a>&#8216;de yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/06/konyanin-kultur-mekani-endulus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NURİ BAŞ HOCA EFENDİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/nuri-bas-hoca-efendi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/nuri-bas-hoca-efendi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 12:14:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÖNÜL ERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Baş Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1246</guid>
		<description><![CDATA[Benim tanıdığım Nuri Baş Ağabey; Nuri Baş Hoca&#8217;yı ziyaret bizim için büyük bir zevkti. Nuri Hoca Mevlana civarında bulunan İl...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/02/nuri-bas-hocaefendi-hakka-yurudu-medium-0.jpg" alt="nuri-bas-hocaefendi-hakka-yurudu-medium-0" title="nuri-bas-hocaefendi-hakka-yurudu-medium-0" width="254" height="171" class="alignleft size-full wp-image-1297" /><strong>Benim tanıdığım Nuri Baş Ağabey;</strong></p>
<p>Nuri Baş Hoca&#8217;yı ziyaret bizim için büyük bir zevkti. Nuri Hoca Mevlana civarında bulunan İl Halk Kütüphanesi&#8217;nin arkasındaki iki çarşının sarraflara yakın olanının ikinci katındaki bürosunda (Büro, Nuri Baş Kütüphanesi olarak hizmetini sürdürmektedir.) ilim taliplerini bekliyordu. Mekan, fiziki olarak daracık bir çalışma bürosuydu; fakat manen o kadar genişleyebiliyordu ki o mekanın sınırlarını görmek bizim için çok zordu. Nuri Baş Hocamızın konuklarını kabul ettiği, bizler için hazırlandığı eserlerini yazdığı bürosunda; Osmanlıca, Arapça ve Hat dersleri de veriyordu. Kapısı herkese açıktı, özellikle gençleri gördüğünde gözlerinde ayrı bir parıltı oluşurdu.</p>
<p>Ben onu bir cümle ile &#8220;İş Tezgahının Üzerinde Şiir Yazan Adam&#8221; olarak hatırlayacağım. Elli yıllık esnaflık hayatında kalemini bırakmamıştır; hayat boyu öğrenme ve öğretmeyi en güzel şekilde yaşamıştır. Hayatının hiç bir vaktini boş geçirmeme gayretinde olmuştur; &#8220;Bir işten yorulduğunda yeni bir işe koyul ve yorul.&#8221; düsturunca hayatını emekli olduktan sonrada en verimli şekilde sürdürmüş ve mektep haline getirdiği bürosunda örnek bir hizmeti bizlere miras bırakmıştır.</p>
<p>İyi bir ticaret erbabı, iyi bir mümin, iyi bir şair, iyi bir hat ve musiki sanatçısı, arapça ve osmanlıca öğretmeni olarak bize insanın hakiki bir donanım için nelere muhtaç olduğunu gösterir.  Aslında bu konuları uzun uzun tefekkür ederek eğitim anlayışımızı sil baştan yenilemeliyiz. Hedefimizde nasıl bir İNSAN modeli var? Hangi eğitimlerle bu hedef modele ulaşabiliriz? Bizim sitemizin derdi de bu soruların peşinde kendini, ailesini ve çevresini gerçekleştirebileceği yolu arayanlara bildiği kadarıyla ip uçları vermektir.</p>
<p><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="500" height="400" flashvars="host=picasaweb.google.com&#038;captions=1&#038;noautoplay=1&#038;hl=tr&#038;feat=flashalbum&#038;RGB=0x000000&#038;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5438069338955354257%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"></embed><br />
<strong>Doğumu;</strong></p>
<p>1930 yılında Konyanın İnlice Köyü&#8217;nde doğdu. 1946 yılında ailece Konya&#8217;ya hicret etti.</p>
<p><strong>Eğitimi;</strong></p>
<p>1946 yılında Konya&#8217;nın Bulgurcuk Tekkesi Kuran Kursundan Muhterem ve Merhum Hakkı Özçimi Hocaefendi&#8217;den hafız olarak mezun oldu. Özel olarak Hacı Veyszade Mustafa Efendi, Hacı İsa Efendi, Sıdkızade Ali Efendi ve Postalcı Hacı Abdurrahim Efendi gibi üstadlardan dini bilgiler ve kıraat dersleri aldı. Bilhassa Hacı Veyszade Mustafa Efendi ve Çiğilli Cemil Efendiden Arapça, sarf nahiv, fıkıh,akaid ve siyer gibi dini ilimler tahsil etti. Hariçten İmam Hatip Lisesi imtihanlarına girdi. Konya&#8217;nın musiki üstadlarından ve bir müddet de üstad Saadettin Kaynak&#8217;tan bazı ilahiler meşk etti. Yine özel olarak merhum avukat Mehmet Emin Bolay&#8217;dan Farsça ve Edebiyat dersleri aldı. Hattat Şükrü Efendi ve Hattat Hüseyin Öksüz Beylerden hat dersleri meşk etti ve icazet aldı. Mevlid-i Şerif ilahi kaside naat münacat marş gibi edebi ve musiki eserlerini çeşitle cami meclis ve mahfillerde icra etti. Şiir ve makaleler yazdı.</p>
<p><strong>Hizmetleri;</strong></p>
<p>Kendisi hayatı boyunca şiire özel ilgi göstermiştir. Dükkanında bir taraftan müşteriler ile ilgilenirken ruhuna gelen güzellikleri tezgahının üzerinde duran küçük deftere yazdığını söylerdi. Esnaflık ile ilim tahsilini beraber götürmesi bize ahi geleneğini hatırlatmaktadır. Böyle bir yolun bugünde yaşanacağını göstermek bizce başlı başına özel bir hizmettir.</p>
<p>1992 yılında 50 yılı aşkın bir süre devam ettirdiği ticari hayattan ayrıldı ve Büyük Selçuklu Kültür ve Eğitim Vakfı kurucuları arasında yer aldı.</p>
<p>Ayrıca yurt ve okul yapımı için Selçuk Üniversitesi&#8217;nin karşısında bulunan arsasını bağışlamıştır. Bağışladığı arsaya yurt yapılmış, vefatına kadar o yurtta da dersler vermiştir. O arsaya okul da yapıldığında Hoca Efendi&#8217;nin hayali gerçekleşmiş olacak ve inşallah bu ve diğer hizmetleri ile amel defteri açık kalacaktır.</p>
<p><strong>Eserleri;</strong><br />
Son döneme damgasını vuran çalışması; Meram Belediyesi Kültür Yayınları tarafından yayınlanan &#8220;Mana ve Mefhumuyla Mesnevi&#8217;den Parıltılar&#8221; adlı eseridir.</p>
<p>Şafak, Yeni Meram, Konya Postası, Yeni İstiklal ve Merhaba Gazetelerinde, Oku, İslam Düşüncesi, Altınoluk, Gözyaşı ve Ribat Dergilerinde şiir ve makaleleri neşredildi.</p>
<p>Yayınlanmış eserleri şunlardır: Kervan (1986), Hadîs-i Şerîflerden Buketler (2002), Nûrlu Ufuklara (2003), Mesnevî&#8217;den Parıltılar (2006), Esmâ-i Hüsnâ (2007).</p>
<p>En son hazırladığı Esma&#8217;ün Nebi ve Merhaba Gazetesin&#8217;de neşredilen kelimelere yazdığı beyitler basılamamıştır. Bu eserlerin kopyaları kendisinin bir dostu tarafından bilgisayar ortamına alınmış, cd halinde arşivlenmiştir. İnşallah bu eserler tekrar basılır.</p>
<p><strong>Nuri Baş Hoca&#8217;yı yetiştiren çevre;</strong></p>
<p>Eğitiminin başlangıcında Hacı Veyiszade Hoca Efendi&#8217;yi tanımış olması, ona hayat boyu yüreğinde ilim aşkını  hissetme hasleti kazandırmıştır.</p>
<p>Nuri Hocamız anlatıyor: &#8220;12 yaş civarındaydım, Alaaddin Tepesi mevkisinden Piri Mehmet Paşa (Mevlana civarındaki Hacı Veyiszade&#8217;nin görev yaptığı cami.) camisine her sabah namaza gelir, ezanı okur , müezzinlik yapardım. (Bu çocuğa o şevk verilmiş ki koşar adım sabahın erken saatinde 1 km&#8217; ye yakın bir mesafeyi yürüyor.) Mesela adam gelir; &#8216;Benim ineğimin sütü kesildi hocam&#8217; der, Hacı Veyiszade Hoca tamam ihvanım diyerek hemen ardına düşerdi, yollar şimdiki gibi değil, vasıta desen hiç yok; fakat hoca hiç hayır demezdi. Bir başkası gelir; &#8216;Bizim çocuğa kızı vermediler&#8217; der, hoca onunla da ilgilenirdi. Yolda gördüğü herkese selam verirdi. Şimdi bu şekilde Hakkın Rızası için her müşkülata koşma derdinde olan adamı insanlar neden sevmesin. Hem irşat edici vaazlar yapar hem de talebe yetiştirir birde üstüne kendisine koşan herkesin derdi ile dertlenirdi.&#8221;</p>
<p>Nuri Hoca daha bir çok olay anlattı, Hacı Veyiszade&#8217;nin yanında bulunduğunda bazı olağanüstülüklerle de karşılaşmış. Yine Nuri Hoca anlatıyor : &#8220;Büyük bir gürültü ile irkildim, çarşıda yangın alevlerini gördüm, çiviler füze gibi fırlıyor. Hemen olay yerine koştum, Hacı Veyiszade Hoca herkesten önce oraya varmış , bir ezan okuyalım inşallah dedi. Bir yandan yangın söndürme uğraşları devam ediyor. Kendim bizzat şahit oldum ezan okunmaya başlayınca alevler geri çekilmeye başladı.&#8221; Tarihin son tanığına her zaman gıpta ile baktık, onlar Büyük Osmanlı Devleti&#8217;nin son münevverlerinin yetiştirdiği Alimleri gördüler. Biz şimdi onlardan faydalanabilirsek büyük bir başarı, ya sonrakilere biz hangi anılarımızı anlatacağız.</p>
<p>Hocamızdan yeterince faydalanamadık; fakat bazen yaptığımız küçük ziyaretler bizim için unutulmaz anılar olarak kalacak. Bir kaç kez hatıralarını yazmasını istemiştim, kendini anlatmayı sevmediğinden yazarız der ve konuyu geçiştirirdi. Şöyle uzun bir röportaj yapmak istiyordum, oda nasip olmadı. İşte ölüm bütün planları suya düşürdü.</p>
<p><strong>Nuri Baş Hoca&#8217;nın vefatı ve mezar yeri.</strong></p>
<p>Vefat etmeden bir kaç gün önce ayakta dolaşabiliyormuş. Kendisi uzun süre yatağa düşmeden 15 Şubat 2009 tarihinde (79 yaşında) hakkın rahmetine kavuştu. Ben İstanbul&#8217;da olduğum için cenaze törenine katılamadım, o günü görenler nezih bir kalabalığın kendini uğurladığını anlattılar. Üçler Mezarlığına sırlandı. Mezarı hayatı boyunca dikkat ettiği vezin kültürüne uygundur; ikinci caddenin ikinci sokağında ki ikinci çeşmenin arkasında babasının ayak ucunda yatmaktadır.</p>
<p>Mezar taşında kendi yazdığı bir dörtlük ibret vesikası olarak ziyaretçileri selamlamaktadır.</p>
<blockquote><p>Şu dünya yurdunda boğuştum durdum<br />
Boş yerlere birçok hülyalar kurdum<br />
Sana layık kul olamadım affet<br />
Rabbim cennet olsun benim son yurdum.</p>
<p>Nuri Baş</p></blockquote>
<p>Kendisine Allah&#8217;tan rahmet diliyoruz. Dostlar dualarınızda O&#8217;nu da unutmayın.</p>
<p><strong>Eserlerinden seçmeler;</strong></p>
<p>YA RASÛLALLAH</p>
<p>Yâ Rasûlullah firâkın yaktı, ben soldum bugün<br />
Ah nasıl etsem tahammül, dertliyim doldu bugün<br />
Sîne sûzân, dilde giryân, dil perîşân, kıl medet<br />
Bîkesim, bir çare lutfet. çâresiz kaldım bugün</p>
<p>Hâki pâyin, pürşifadır şüphasiz mücrimlere<br />
Arttı derdim, bir şifâ almak için geldim bugün<br />
Rahmetten lil âlemînsin sen şefîu&#8217;l-müznib&#8217;in<br />
Ey kerem ummânı sultanım ümid buldum bugün</p>
<p>Nuri Baş</p>
<p>HACI VEYİSZADE HOCA EFENDİYE</p>
<p>Gaip olmaz Hak için hizmet veren bir Hak eri,<br />
Tac olur başlarda, onlar varis-i peygamberi.<br />
Yadı var, milletce maruf &#8220;VEYİSZADE&#8221; Mustafa,<br />
&#8220;Candı, bir alimdi, bir arifti kim, dolmaz yeri&#8230;&#8221; *</p>
<p>Nuri Baş<br />
* Şiirin son mısrasında ebced hesabıyla vefat tarihi düşülmüştür. Hicri: 1379</p>
<blockquote><p>ALİ ULVİ KURUCU AĞABEY&#8217;E İTHAF</p>
<p>Ey melek simalı sultan, ey güzellik meşheri,<br />
Ey hakikat aşinası, ey derin mana eri,<br />
Sen Rasulün ravzasından bir muattar goncasın,<br />
Bahtiyarsın, komşu kılmış, Hak sana Peygamberi&#8230;</p>
<p>Nuri Baş</p>
<p>ALİ ULVİ KURUCU AĞABEY&#8217;İN CEVABI</p>
<p>Ey gönüldaş, kıt&#8217;anız aslında bir gül bahçesi,<br />
Çağlayan her mısra&#8217;ından bülbülün muhrik sesi,<br />
Maneviyyat aleminden feyz alan ilhamınız,<br />
Bir ilahi neş&#8217;enin tarife sığmaz bestesi.</p>
<p>Ali Ulvi Kurucu</p></blockquote>
<p>Cihad Meriç / Konya / 15 Şubat 2009 tarihinde bir kısmı yazılmış ve 14 Şubat 2010 günü eklemeler yapılarak tekrar yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/nuri-bas-hoca-efendi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>… ARDINDAN…</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/%e2%80%a6-ardindan%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/%e2%80%a6-ardindan%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 10:39:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÖNÜL ERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Baş Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[AHMED]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1233</guid>
		<description><![CDATA[“Âh! Kimler gitmedi ki” Merhum Nuri Baş Hz. Böyle demişti yıllar önce. Kimler gitmedi ki! Sorudan çok bir cevaptı aslında....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1234" title="nuribas1" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/02/nuribas1.jpg" alt="nuribas1" width="292" height="384" /></p>
<p style="text-align: right;">“Âh! Kimler gitmedi ki”<br />
Merhum Nuri Baş Hz.</p>
<p style="text-align: left;">Böyle demişti yıllar önce. Kimler gitmedi ki! Sorudan çok bir cevaptı aslında. Sonuna soru işareti dışında başka işaretleri hak etmiş, ürperten ve ‘kendine getiren’ bir cevap!  Ben bir ölümden söz açıp, üzüntümü paylaşırken, O, acımın bir kenarından tutup hepimizin bir gün o kervana ekleneceğinden bahsediyor ve hakikati dillendiriyordu. Tek bir cümleye sığan bu derin hakikat kendi içine Peygamberleri, Dostları, Pirleri, Âşıkları ve şimdi de bu hakikati dillendiren Kişi’yi de almıştı. Sarsıldık ve bildik!</p>
<p style="text-align: left;">Bir insanın kaybının ardından kurulacak cümleler her zaman varlığındakinden daha çok olmuştur. Ölümün sarsıcı ve hatırlatıcı rahmetinden midir bilinmez söylen/e/meyenler, dile getirilemeyenler mahcup bir hissedişle hatırlanır. Birçok garip duyguyu da üzerinde taşıyan bu mahcubiyet  kimilerini susturur kimilerini yazdırır. Üzüntümüz ve acımız O’nun ardından yazmayı daha da müşkil hale getiriyor fakat tüm  bu müşkilata rağmen bu yazıyı yazmam gerektiğini hissediyorum. Ve biliyorum ki; O yazdıklarımı hep memnuniyetle okurdu.<br />
·</p>
<p style="text-align: right;">Gidenlerin ardında şimdi sen de varsın.<br />
Gönlümüz bu hicrana nasıl dayansın!</p>
<p style="text-align: left;">Parmaklarınla saydın bildim. İlk satır on üç ikincisi on iki. Bir hece gerekir evladım dersin şimdi!.  Bir hece!  Aşk’ı koysak Efendim&#8230;  Olur mu,  olmaz mı… Ne çok soru sorardım. Ne çok sabrederdi! Vezin şiirin boynunda nadide gerdanlık&#8230; Şiirsiz olur mu, muhabbetsiz, aşksız olur mu? Olan olurdu, benim şiir olamamış sözlerim hep bir hece noksan yada fazla, hep vezinsiz olurdu. Onun mütebessim bakışı, merhamet ve nezaket dolu sözleri ile dolardı boşluklar.  İlk ve son oldu vezne vezinsiz dalışım. Boğulmuştum. Çıkaran O oldu. Kalemim ürkek bir kuş gibi hep etrafında uçtu sonraları şiirin. Kalem de el de haddini bildi. Şiir de Aşk gibi, kolay değildi!</p>
<p style="text-align: left;">·</p>
<p style="text-align: left;">Onca müşterek zaman, onca sohbet ve onca yürüyüş birlikte..  Geriye dönüp baktığımda bu yazıya girizgah olan hep o cümle gelip duruyor içimde. Hayat ne garip bir rûya. Ben zamanın hızlı geçişine dair âh çekerken O ‘yetmiş yedi olduk rûya gibi’ demişti. Üstünden iki yıl daha geçti ve bu dünyanın rüyalarını bizlere bırakarak her zaman bahsettiği  ‘kervan’ a eklenip gitti. O yazıhane o kitaplar, hat kamışlarını kesip düzelttiği o tabak, hurma ve bisküvi ikram ettiği o tabak, gözlükler, gözler, o misafirler, talebeler… Garip kaldı Konya.</p>
<p style="text-align: left;">Bir insanın bozulmadan ve değişmeden hem ticaret yapıp hem de maneviyatını çoğaltabileceğinin en güzel örneklerinden biriydi O. Yetmişli yaşların sonlarında bile eğitim için elinden geleni yapan hiçbir karşılık beklemeden nice insanın yetişmesine sebep olan biriydi O. Kendisini üzenlerden, kıranlardan bile parlayan gözlerle bahseden ‘incitmemek yetmez, incinmemek gerek’ i haliyle bildiren biriydi O. Tanıyanlar için büyük bir nimet, tanıyamayanlar için büyük bir kayıptı O.  Yazılacak, söylenecek şey çok ama tâkat buraya kadar. Şahitliğim şahittir; İslamı şiir gibi yaşayan, vezni Efendimiz’i örnek almak olarak bilen biriydi O.</p>
<p style="text-align: left;">Allah Sevgili’sinin arkasından  yazdırdığı o güzel şiirleri Sevgilisi’nin önünde okumanı da nasip eder inşallah.<br />
Mekânın Cennet, Hediyyen  Rıza-yı  Muhammed ve Cemalullah olsun.</p>
<p style="text-align: left;">Ahmed /TRABZON / 15 Şubat 2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/%e2%80%a6-ardindan%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CUMA KONEVİ SOHBETLERİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/01/cuma-konevi-sohbetleri/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/01/cuma-konevi-sohbetleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 05:41:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[CUMA YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1108</guid>
		<description><![CDATA[Konya&#8217;da cuma bereketinden daha önceki yazılarımızda bahsetmiştik. Geçen hafta Ali Küçük Hoca&#8216;nın tefsir dersindeydik. Bu hafta da Konevi Camii ve...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-1109 aligncenter" title="9009" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/01/9009.jpg" alt="9009" width="480" height="313" /></p>
<p style="text-align: left;">Konya&#8217;da cuma bereketinden daha önceki yazılarımızda bahsetmiştik. <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/01/konyada-huzuru-cuma/">Geçen hafta</a> <a href="http://www.alikucukhoca.com/" target="_blank">Ali Küçük Hoca</a>&#8216;nın tefsir dersindeydik.</p>
<p>Bu hafta da Konevi Camii ve Türbesinin üst katında bulunan kütüphanede gerçekleşen derse iştirak ettik. <a href="http://www.aliakpinar.net/" target="_blank">Ali Akpınar</a> Hocamız Konevi Fatiha Tefsirinden hareketle Kuran-ı Kerim&#8217;in önsözü olan sureyi ayet ayet farklı kaynaklardan yararlanarak kendine has üslubu ile kalabalık bir dinleyici kitlesine anlattı. ilk sohbetinde besmele üzerinde durmuş bugünde ilk ayet üzerine değerlendirmeler yaptı. Bizim 1 dakikada okuduğumuz, belki de tefekkür etme gereği bile duymadığımız Fatiha yıllarca anlatılacak, üzerine binlerce eser verilmiş özel bir sure. Ve bir çok büyük alim bir ortamda bir kere konuşacaksa sadece Fatiha tefsiri üzerine konuşmuştur. Somuncu Baba ve Hadimi Hazretleri bu konuda ilk aklıma gelen isimler.</p>
<p>Cuma günleri yatsı namazına Konevi Camisine gidin. Ve ardından kalabalık nereye yürüyorsa peşlerine takılın. Bayanlar içinde sinevizyon ile muhabbeti izleyebilecekleri bölüm ayrılmış, hanım kardeşlerimiz de bu muhabbete iştirak edebilir.</p>
<p><strong>Mebkam Cuma Konevi Sohbetleri</strong></p>
<p><strong>Tarih: </strong>Her cuma 18:00- 20:00 arası (Yatsı Namazı Sonrası)<br />
<strong>Yer: </strong>Tarihi Konevi Kütüphanesi (Konevi Türbesi yanı)</p>
<p><strong>Konu:</strong> Sadreddin Konevi eserleri (Fatiha tefsiri ve Kırk Hadis) üzerine konuşmalar.</p>
<p><strong>Konuşmacılar:</strong></p>
<p>Ali Akpınar</p>
<p>Ali Osman Koçkuzu<br />
Dilaver Gürer<br />
Zekeriya Güler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/01/cuma-konevi-sohbetleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

