<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KAİNATA MEKTUP &#187; DOĞRU TARİH</title>
	<atom:link href="http://kainatamektup.com/index.php/category/medeniyet/tarih/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kainatamektup.com</link>
	<description>yenileniyoruz... &#124; &#124; bitmeyen bir aşk yürüyüşü...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 16:09:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ BİZE NE DER?</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/canakkale-sehitleri-bize-ne-der/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/canakkale-sehitleri-bize-ne-der/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2012 04:48:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2435</guid>
		<description><![CDATA[Huzurda cem olmuş asker İşte böyle kazanılır zafer 2012 Gelibolu&#8217;yu ilk fetheden Orhan Gazi oğlu Süleyman Paşa&#8217;dır. Süleyman Paşa ömrünü...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/canakkale_şehitler_namazı.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/canakkale_şehitler_namazı.jpg" alt="" title="canakkale_şehitler_namazı" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2436" /></a></p>
<blockquote><p>Huzurda cem olmuş asker<br />
İşte böyle kazanılır zafer</p></blockquote>
<p><strong>2012</strong><br />
Gelibolu&#8217;yu ilk fetheden Orhan Gazi oğlu Süleyman Paşa&#8217;dır.<br />
Süleyman Paşa ömrünü cihad etmeye adamış alperenimizdir.<br />
Ve vefatından sonra kendisinin bolayır&#8217;a defnedilmesini istemiştir.<br />
Vefatından sonra asker geri çekilmek zorunda kalmış; fakat Bolayır&#8217;dan bir adım geri gidememiştir.</p>
<p>Bolayır&#8217;da Süleyman Paşa&#8217;nın diktiği sancak görülmeden Çanakkale&#8217;yi anlamak eksik kalacaktır. Yıllar geçse de bu cevher her an orataya çıkabilir. Nasıl ki 14.yy&#8217;da parlayan ateş 20.yy&#8217;da tekrar harlamıştır. 21.yy&#8217;da aynı narın söndüğünü kim söyleyebilir.</p>
<p><strong>2011</strong><br />
Çanakkale üzerine konuşuluyor ve daha da çok konuşulmalı. Bir kaç günlük heves olmamalı bu irtibat. Evet bu işi de hallettik, şimdi sırada ne var, denmemeli.</p>
<p>Son zamanlarda bazı şeyler şov aracı oluyor. Hayır ile şov yan yana gelmez. Bilmem kaç hatim, benden de beş! Kuran-ı Kerim dirilere lazım.(Vefat edene de okunur; fakat usül ve üslubuyla&#8230;) Tefekkür ederek okunmamış bir hatimin kime ne faydası var. Ayrıca şehitlerin mi, bizim mi hatime daha çok ihtiyacımız var? Şehitler halimize bakıp hem gülüyor hem de ağlıyordur. Bana hatim okuyan şu ağza, kafaya bak; hayatında Kuranın zerresi okunmuyor. Biz o kitap için şehit olduk, bunlar kitabı adam gibi okumayı bilmiyor, vb. bir çok şeyi aralarında konuşuyorlardır ki bana da ilham oldu.</p>
<p>Bolayır&#8217;da ikamette olan Gelibolu Fatihi Süleyman Paşa anlaşılmadan Gelibolu mücadelesi anlaşılamaz.</p>
<p>Çanakkale Savaşlarını farklı farklı okumamız gerekiyor. O gün ki yönetim açısından farklı, şehitler açısından farklı, subaylar açısından farklı.</p>
<p>En güzel okumada namazın son oturuşunda çekilmiş fotoğraftır. Benim aklıma Çanakkale deyince o fotoğraf ve er,onbaşı, çavuşlar gelir. Çanakkale&#8217;de destanı yazan dünyada rütbesiz manen general olanlardır.</p>
<p><strong>20..</strong><br />
Bu dizeleri yazmıştım geçmişte:</p>
<blockquote><p><strong>Çanakkale Erleri ve Bacıları İçin</strong></p>
<p>Yürekler vardı;<br />
Dağlardan büyük,<br />
Silahının dipçiği abdest tahtası ,<br />
kefeni seccade…</p>
<p>Eller vardı;<br />
gül kadar zarif,<br />
zikri mermi saçması,<br />
kefeni tülbent…</p>
<p>çarıksızdı ayağı<br />
kefeni ayak bağı<br />
son kale Çanakkale<br />
iman diker sancağı</p>
<p>26 dualı mayınla<br />
çatladı gök kafes<br />
söküldü çelik dişleri<br />
Davudlar büker çeliği</p></blockquote>
<p><strong>1915</strong><br />
&#8230;<br />
<strong>13..</strong><br />
&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/canakkale-sehitleri-bize-ne-der/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AHİLİK ve KURUMSALLAŞMA</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ahilik-ve-kurumsallasma/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ahilik-ve-kurumsallasma/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 10:08:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİ]]></category>
		<category><![CDATA[AHİ EVRAN]]></category>
		<category><![CDATA[AHİLER]]></category>
		<category><![CDATA[BEYAZ SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[HAYAT]]></category>
		<category><![CDATA[TEFEKKÜR]]></category>
		<category><![CDATA[YERLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2983</guid>
		<description><![CDATA[Not:Sununun üzerine tıkladığınızda ilerleyecektir. Kendi öz değerlerine kör kalan milletler genlerinin sunduğu imkanları da yok saymış olurlar. Bugün insan genleri...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Not:Sununun üzerine tıkladığınızda ilerleyecektir.</p>
<p><embed src="http://www.erpuzmani.com/ahilik_erpuzmani.swf"  autostart="1" showstatusbar="1" playcount="12" height="450" width="600"></p>
<p><embed src="http://www.erpuzmani.com/ney.mp3"  autostart="1" showstatusbar="1" playcount="12" height="69" width="600"></p>
<p>Kendi öz değerlerine kör kalan milletler genlerinin sunduğu imkanları da yok saymış olurlar. Bugün insan genleri üzerinde yapılan araştırmalarda bir çok duygunun ve özelliğin gen yoluyla taşındığı ve zamanla mutasyona uğradığı bilinen bir gerçektir. Biz çok mu mutasyona uğradık ki bizi biz yapan değerlerden bu kadar uzaklaştık. Kendimize dair kelimeleri kullanmaktan uzak durmamızın sebebi bilgisizlik mi, yoksa birileri ne der çekincesi mi?</p>
<p>Ahilik kavramı 13.yy itibariyle teşkilat olarak gün yüzüne çıkmış olsa da kökü derinlerdedir. Türk geleneğinin asil kavramları alperenlik ve cömertlik orta asyadan at sırtında anadoluya taşınmış, Mekke&#8217;den doğan fütüvvet (İslam değerleri) geleneğiyle bu topraklarda kucaklaşmıştır. Bu sebeple teşkilat isminin arapça “Ahi” yani kardeş kelimesinden mi Türkçe “Akı” yani cömert kelimesinden mi geldiği bizce çokta önemli değildir. </p>
<p>Ahilik kültürünün bugün hala konuşuluyor olması, hatta günün ekonomik sisteminin tıkanan noktalarına çözüm olarak gösterilmesi karşımızda köklü bir kurumsal yapının mevcut olduğunu gösterir. Mesleki Eğitim konuşulurken veya Kurumsallaşma kavramı konuşulurken bu geleneğin ıskalanması bilerek veya bilmeyerek yapılan büyük bir hatadır. </p>
<p>Ahilik geleneği yüz yıllar boyunca hem mesleki eğitim sorununu hem de işletmelerin yenileşme sorununu kendi üslubunca çözmüş; kendisini yenileyemediği için ve kasıtlı engellemeler sonucu süreç içinde problem çözemez hale gelmiştir. </p>
<p>Ahilik Kültürü yakından incelendiğinde; insana önem veren, bireyin bütün olarak yetişmesine özen gösteren bir sistem karşımıza çıkmaktadır. Ahilik hayat felsefesi derinden incelendiğinde “önce insan sonra kurum” tabiri rahatlıkla söylenebilir. Bugün çağdaş yönetim sistemide gönüllü veya gönülsüz önce insan demeye başlamıştır. Kurumlar insanlara rağmen yaşayamazlar, bugün rahatlıkla söyleyebileceğimiz bir cümle “İnsani değerlere karşı olan bir kurum sonunda çökmeye mahkumdur.” İyi adamlar yetiştirmiş kurum bir şekilde hayatını sürdürecektir. İyi değerlerin göstermelik yönetim kalite el kitaplarında değilde insanların akıl ve gönüllerinde yaşatılarak usta-çırak ilişkisiyle yeni nesillere aktarılması en önemli öncelik olmalıdır. Evet bir şeyler tanımlanmalı, yol haritaları belirlenmeli. Bu eskidende yapılmıştır, fütüvvetnameler bugünün rehber yönetim el kitaplarıdır. Ancak belirlenen yol haritaları kurumun tüm hücrelerine sirayet etmelidir. Örnek olarak siz giriş kapınızdaki görevliye veya bahçenizdeki bahçıvanınıza bu kültürü aşılamazsanız daha ilk adımda dışarıdan gelen biri sizin ne kadar kurumsal(!) olduğunuzu anlar.</p>
<p>Kurum kültürü ahlak, kalite, süreklilik kelimeleriyle özetlenecek olursa ahilik kültürüyle ne kadar örtüştüğü daha iyi anlaşılır.</p>
<p>Ahilik ve Kurumsallaşma üzerine söylenecek daha çok söz var. Bizde elimizden geldiği ölçüde bu konuda yeni şeyler söyleme gayretinde olacağız. Daha önce Anadolu Yönetim sistemi olarak tanımladığımız A-Kalite Yönetim Sistemi bu geleneğe yaslanan ve çağın ortak aklından da azami ölçüde faydalanan özgün bir yönetim sistemidir. En büyük farkı insan üzerinden hareketle tezlerini ortaya koyması ve paylaşımı esas almasıdır. Ticari ahlak tekrar ön plana çıkacaksa belli değerler üzere yükselmesi gerekmektedir. Bu noktada esnaf derneklerine, tüketici derneklerine, işveren ve işçi derneklerine çok iş düşmektedir. Tüm bu kurumsal yapılar iyiliği esas alıp onu ön plana çıkarırsa ve yapılan yanlışlıklar ortaya konulursa hayatımızda baş tacı olması gereken güven yeniden kazanılabilir. Öncelikli olarak yanlış yapan ifşa edilmelidir ki bir daha yanlış yapmasın. Kısaca en büyük kurumsal yapı devletten başlayarak hem son hem de başlangıç noktamız insana kadar ahlak ve kalitenin esas alındığı hesap verebilir kurumsal bir kültür oluşturulmalı ve sürekli kendini yenileyerek çağlara miras bırakılmalıdır.</p>
<p>kaynak: <a href="http://www.erpuzmani.com/2011/12/30/ahilik-ve-kurumsallasma-i/" target="_blank">ERPUZMANI.com</a></p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg" alt="" title="kainat_medeniyet" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2969" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/01/ahilik-ve-kurumsallasma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.erpuzmani.com/ney.mp3" length="5806264" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>AHİ ŞEYHİ EDEBALİ&#8217;NİN OSMAN GAZİYE NASİHATİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/07/ahi-seyhi-edebalinin-osman-gaziye-nasihati/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/07/ahi-seyhi-edebalinin-osman-gaziye-nasihati/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jul 2011 05:08:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[ADALET ve EMEK]]></category>
		<category><![CDATA[AHİLER]]></category>
		<category><![CDATA[BEYAZ SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ŞEYH EDEBALİ]]></category>
		<category><![CDATA[Vasiyetler]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2771</guid>
		<description><![CDATA[“Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül almak sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik bize,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/07/osaman_bey_şeyh_edebali.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2775" title="osaman_bey_şeyh_edebali" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/07/osaman_bey_şeyh_edebali.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a>“Ey Oğul!<br />
Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül almak sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana. Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.</p>
<p>Ey Oğul!<br />
Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. <strong>Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin.</strong> Sen ve arkadaşlarınız <strong>kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla </strong>bize vaat edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.</p>
<p>Oğul!<br />
Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın! Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. <strong>Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. <em>Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme.</em></strong> Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.</p>
<p>İnsanlar vardır, <strong>şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.</strong> Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin <strong>fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır.</strong> Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir&#8230;</p>
<p>Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.</p>
<p>Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, <strong>yiğidin iyisine deli </strong>(korkusuz, pervasız, kahraman, gözüpek) derler.</p>
<p><strong>En büyük zafer nefsini tanımaktır.</strong> Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. <strong>Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. </strong>Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar. <strong>İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. </strong>Kişi kıpırdamayınca uyuşur. <strong>Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür.</strong> Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!</p>
<p><strong>Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. </strong>Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. <strong>Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır.</strong> Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı&#8230; Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. <strong>Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. </strong>Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..</p>
<p><strong>Yalnızlık korkanadır. </strong>Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. <strong>Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir.</strong> Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez! Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.</p>
<p><strong>Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.</strong><br />
<strong> Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın.</strong><br />
<em><strong>İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.</strong></em>”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/07/ahi-seyhi-edebalinin-osman-gaziye-nasihati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BUGÜNÜN FATİHLERİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/05/bugunun-fatihleri/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/05/bugunun-fatihleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 May 2011 19:46:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[MUHABBET]]></category>
		<category><![CDATA[SOMUNCU BABA]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2662</guid>
		<description><![CDATA[Fatihi yetiştiren çevre anlaşılmadan Fatih ve Fetih anlaşılamaz. Ahlaklı, akıllı, kaliteli bir adamın yanına Fatih Sultan Muhammed Hanı yetiştiren çevreyi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/05/somuncubaba.jpg"><img class="size-full wp-image-2490 alignleft" title="somuncubaba" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/05/somuncubaba.jpg" alt="" width="576" height="438" /></a>Fatihi yetiştiren çevre anlaşılmadan Fatih ve Fetih anlaşılamaz.<br />
Ahlaklı, akıllı, kaliteli bir adamın yanına Fatih Sultan Muhammed Hanı yetiştiren çevreyi oluştursak yine bir fatih ortaya çıkacaktır.<br />
Akşemseddin elinde hangi demir çelik olmaz.</p>
<p>İsimler gelir geçer baki olan değerlerdir.</p>
<p>İstanbul&#8217;u fetheden İslamın ruhunu anlamış ve bizzat yaşamına geçirmiş askerinden esnafına; evhanımıdan beyfendisine imanlı bir toplumdur.</p>
<p>Günümüzde nice fatihler varda biz göremiyoruz. ideallerimiz ulaşılmaz tabular haline gelmiş. Bugün bir genç bunca tuzağa rağmen istikamette durabiliyorsa, kendini fethedebiliyorsa zamanının fatihidir.</p>
<p>Neden Somuncu Baba fotoğrafı var bu yazıda?<br />
Çünkü o Hacı Bayram Veli&#8217;yi yetiştirmese , Hacı Bayram Veli&#8217;de Akşemseddin&#8217;i yetiştirmese Fatih ortaya çıkamazdı.</p>
<p>Rabbimiz başka bir silsile oluştururdu, bu ayrı bir mesele, burada bir fatih için kaç el gerekiyor ona dikkat çekmek istiyoruz.</p>
<blockquote><p>
Akşemseddin ve Fatih<br />
Akşemseddin olacaksan bir Fatih bul.<br />
Fatih olacaksan bir Akşemseddin bul.<br />
<object style="height: 390px; width: 640px;"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/2_Q3bRSWyIg?version=3" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="390" src="http://www.youtube.com/v/2_Q3bRSWyIg?version=3" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/05/bugunun-fatihleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tribünlere &#8220;Oy&#8221;nayanlar</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/01/tribunlere-oynayanlar/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/01/tribunlere-oynayanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2011 20:55:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEYAZ SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ HABER]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2135</guid>
		<description><![CDATA[Şak şakçılar iyi de yuh yuhçular kötü mü? Şak şakı sevenlerin yuh kelimesinede alışması gerekir. Kitleler bugün alkış yapar, yarın...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/01/tribunlere_oynamak.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/01/tribunlere_oynamak-300x202.jpg" alt="" title="tribunlere_oynamak" width="300" height="202" class="alignright size-medium wp-image-2138" /></a><strong>Şak şakçılar iyi de yuh yuhçular kötü mü?</strong><br />
Şak şakı sevenlerin yuh kelimesinede alışması gerekir. Kitleler bugün alkış yapar, yarın aynı kitleler yuh demek içinde hazır bekleyebilir. Buna biz kitle psikolojisi diyoruz. Tribünlere oynayarak siyaset yapmaya kalkanların uzun uzun düşünmesi gereken bir konu.</p>
<p>Politika için kitleleri gütme işidir diyenler şunu iyi bilmeli. Kim yığınları iyi güderse &#8220;işi ve malı&#8221; götürür. Sürünün bir kısmını otlak yere götürürsen, diğer kısmını çorak yerde bırakırsan, aç kalan sürü bir gün &#8220;kafayı kaldırabilirse&#8221; seni yer.</p>
<p>Memleketlerin başına ne geldiyse tek adam olmak isteyenlerden geldi. Ben olmasam, o olmasa ile başlayan cümleler, kendini kurtarıcı görenler! İki göz, iki kulak, bir kalpten (varsa) oluşan insansın daha fazlası yok. Abartmamak gerekiyor, zeka seviyeside kalıtım ile sınırlanmıştır.</p>
<p>Dünya aşkla dönüyor! dünyayı tersine döndürecek gücün yoksa hiç konuşma; çünkü sıradansın ve hiçsin. mezarlıklar iktidar sarhoşları ile dolu. Mey ile sarhoş olan sadece kendini yakar, dünya ile sarhoş olan hem kendini hem dünyayı yakar.</p>
<p><strong>Dersimiz tarih: Muhteşem Yüzyıl.</strong><br />
Tarihte tribünlere oymaya başladığında magazinleşiyor.</p>
<p>Magazin, tv, dizi, popüler tarih romanları birde harem olmasa tarih konuşmaya ve okumaya vaktimiz olmayacak. Unutmadan bu listeye sonu &#8220;ss&#8221; ile biten sıvaları da eklemeli.</p>
<p>Herkes kendi bakış açısıyla görecek tarihi olayları, adamın hayatı magazinse haremi görmesi normal değil mi?</p>
<p>Tarihe herkes kendi penceresinden bakabilir; birileri tapılacak adamlar görür, birileri yerin dibine sokulacak adamlar, birileri de adaleti gözeterek bu adamların hataları da var iyilikleri de var der ve tarihten ders almasını bilir.</p>
<p>İktidarda olup temiz kalmak çoooook zor. Rabbimiz hesaplarını kolay eylesin. Bunu bilenler öcü görmüş gibi koltuktan kaçmış. Şimdiki cahiller de kimse ayırmasın diyerek şehvetle koltuklara yapışıyor.</p>
<p>Bir Osman Gazi, Orhan Gazi için kimse bir şey diyemiyor, neden? Çünkü saray yok, sadece çadır var. Ve ahibabalar, alimler bu dünya ve ahiret sultanlarının bellerine kuşak bağlıyor. Alim, ilim, emek, adalet padişahtan üstün; çünkü yiğitlik, adalet henüz yitik mal değil.</p>
<p>Adam gibi okumamız gereken büyük bir tarihi miras var.<br />
Oku Aşkla!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/01/tribunlere-oynayanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HARMANTEPE 1916</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/07/harmantepe-1916/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/07/harmantepe-1916/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 03:16:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[SİTELERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1567</guid>
		<description><![CDATA[Japon denizinden Fas&#8217;a; Yemen&#8217;den Viyana&#8217;ya kadar kan ve ayak izimizi sürmek mümkün. Aynı yollarda başka ayak izleri de bulunabilir; fakat...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/07/harmantepe1.jpg" alt="harmantepe1" title="harmantepe1" width="733" height="342" class="alignright size-full wp-image-1568" />Japon denizinden Fas&#8217;a; Yemen&#8217;den Viyana&#8217;ya kadar kan ve ayak izimizi sürmek mümkün. Aynı yollarda başka ayak izleri de bulunabilir; fakat başkaları çoğunlukla sömürmek, atalarımız da çoğunlukla adalet için yürüdü.</p>
<p>Gittik, şehirler kurduk.</p>
<p>İşte Harmantepe! adalet için şehitlerimizin kanlarıyla şahit oldukları topraklardan sadece biri. İnşaallah yüce gönüllü insanların sayesinde bu şahitlikler bir bir ortaya çıkacaktır.<br />
Her şeyin maddi karşılıkla yapıldığı günümüzde böyle bir işi ancak şehadeti bilenler yapabilir.</p>
<p>Sınırlı imkanları  ile böyle güzel işler yapan nitelikli adamlar desteklendiğinde, fırsatlar verildiğinde ortaya çıkacak işler ufuk sınırlarımızı  zorlayabilir.</p>
<p>Ahmet Toprak uzun süredir hazırlıklarını sürdürdürdüğü siteyi hayata not düşerek açtı:<br />
“Bir yıldır hazırlıkları devam eden projenin ikinci ayağı <a href="http://www.harmantepe.com/" target="_blank">harmantepe.com</a> yayın hayatına başladı. Şimdiye kadar görsel envanteri tam anlamıyla çıkarılamamış olan 1900 rakımlı tepenin detaylı fotografları eylül ayında çekildi. Hem zirveden çekilen fotograflar hem de zirveyi gören diğer yüksek noktalardan çekilen fotograflara zor arazi ve hava şartları altında çekilen panaromik kareler de eklendi. Şimdilik bir kısmı yayınlanan ve bir kısmı belgesel projesi için ayrı bir rafta bekleyen fotograflardan yayınlanmış olanlarına siteden ulaşabilirsiniz.”</p>
<p>Kültür Haberciliğinin kaliteli adresi<a href="http://www.haberkultur.net/haberoku-2005-Atalarimiz_adalet_icin_yurudu.html" target="_blank">HaberKültür.Net</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/07/harmantepe-1916/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BALKANLAR&#8217;DA YENİLDİ ÇANAKKALE&#8217;DE YENDİ ACABA FARK NEYDİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/03/balkanlarda-yenildi-canakkalede-yendi-acaba-fark-neydi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/03/balkanlarda-yenildi-canakkalede-yendi-acaba-fark-neydi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 10:58:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1356</guid>
		<description><![CDATA[Balkonumuzdaki kayısı ağacı çiçek açtı Bizde kainata mektup sitesini açtık Bahar yeniden başlamaktır Çanakkale gündemiyle başlamak gerekiyor. Çanakkale son yıllarda...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1359" title="balkonda_kayısı" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/03/balkonda_kayısı-300x228.jpg" alt="balkonda_kayısı" width="300" height="228" />Balkonumuzdaki kayısı ağacı çiçek açtı<br />
Bizde kainata mektup sitesini açtık<br />
Bahar yeniden başlamaktır</p>
<p>Çanakkale gündemiyle başlamak gerekiyor. Çanakkale son yıllarda fazlasıyla konuşulsada hala tam manasıyla anlaşılabilmiş değil. Oradaki şuur nasıl anlaşılır, bazı sorular sormak gerekiyor.</p>
<p>Balkan savaşında yenilen ordu ne oldu da Çanakkale&#8217;de şahlandı?<br />
Neden hep çavuşlar, onbaşılarla anılan bir savaş?<br />
Çanakkale boğazı toplarla güvenceye alınmış mıydı? Yoksa çarıksız asker metaforu üzerinden konuşmaya devam mı edelim?<br />
Dünyada üretilen ikinci deniz altıya sahip olan bir donanmada hiç mi bir şey yoktu?<br />
O yıllarda en büyük silah ithalatçısı olan Büyük Osmanlı Devleti sadece süngülerle mi savaştı?<br />
Balkan yenilgisinin en büyük sebebi gösterilen ordunun politize olması Çanakkale&#8217;de önlenebildi mi?</p>
<p>II. Abdülhamit Han çeyrek seferberlikle yunan askerini yenilgiye uğrattı; acaba tahttan indirilmeseydi Balkan Savaşlarını da yarım seferberlikle kazanabilir miydik?</p>
<p>Kısaca sorular sorular&#8230; Cevaplar için iyi bir yakın tarih okuması yapmamız gerekiyor. Anadolu Beyler Beyliği düzeyinde düşünmekten kurtulup muhattabını çeyrek görecek şuur ve kapasiteye ulaşmak gerekiyor.</p>
<p><a href="http://www.360tr.com/17_canakkale/gelibolu/" target="_blank">Çanakkale Gelibolu Sanal Tur<br />
</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/03/balkanlarda-yenildi-canakkalede-yendi-acaba-fark-neydi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

