<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KAİNATA MEKTUP &#187; SİNEMA</title>
	<atom:link href="http://kainatamektup.com/index.php/category/medeniyet/sinema/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kainatamektup.com</link>
	<description>yenileniyoruz... &#124; &#124; bitmeyen bir aşk yürüyüşü...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 16:09:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>BENİM DİZİM : TACİR</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/benim-dizim-tacir/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/benim-dizim-tacir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 17:29:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİ]]></category>
		<category><![CDATA[SİNEMA]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2968</guid>
		<description><![CDATA[Artık benim de takip ettiğim bir dizi var. Bu vesileyle içinde yaşadığımız toplumla empati kurabilelim. Dizinin Adı: TACİR Dizinin ana...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2969" title="kainat_medeniyet" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/12/kainat_medeniyet.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a><br />
Artık benim de takip ettiğim bir dizi var. Bu vesileyle içinde yaşadığımız toplumla empati kurabilelim.</p>
<p>Dizinin Adı: TACİR<br />
Dizinin ana konusu iyi tacir kötü tacir üzerine kurulu. Şehirde iki lonca kapışıyor; biri her şey benim olmalı diye mücadele ediyor; oyun kuruyor, kara siyasayı kullanıyor, rüşvet veriyor&#8230; vb bildiğimiz şeyler. Diğer tacir grubu ise &#8220;ticaret önce insan kazanmaktır.&#8221; diyerek işlerini yürütme derdinde; batsa da çıksa da aynı güvenle yoluna devam ediyor, bir yandan öyle bir direnç görüyoruz ki &#8220;iyilik hemen pes etmemeli&#8221; cümlesi beyinlerimizde çınlıyor.</p>
<p>İyilik ayakta kaldığı müddetçe kötülük uzun vadede yıkılmaya mahkumdur. Buradan şunu anlıyoruz; iyilik adına mücadele verenlerin geçici yenilgilere kanmayıp sürekli ayaklarını sağlam basma derdinde olmaları gerektiği fikri.<br />
Ve vaat edildiği gibi sonuç uzun vade de hayır oluyor, insan kazananlar her şeylerini kaybetse de kazandığı iyi adamlar sayesinde bir çıkış buluyor. Para kazananlar ise para bitti mi cascavlak ortada kalıyorlar.</p>
<p>Kökü sağlam söz ile kökü kuru laf arasında ki fark gibi. Bu cümle için şu yazıyı okuyabilirsiniz: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/sonsuza-kalacak-bir-soz/">kainatamektup.com/index.php/2011/11/sonsuza-kalacak-bir-soz/</a></p>
<p>Diziyi istediğiniz zaman arşivden izleyebilirsiniz: <a href="http://tvarsivi.com/?y=20&amp;z=2011-12-23+13%3A30%3A00" target="_blank">tvarsivi.com</a></p>
<blockquote><p>&#8220;Tacir “Sangdo” TRT 1 ekranında… Ünlü yazar Choi In-Ho’nun senaryosunu yazdığı dizi, Joseon Hanedanlığı döneminde yaşayan ve yaptıkları ile bir efsane haline gelen Koreli tüccar Im Sang-ok’un hayat hikâyesini ekrana getiriyor. 1779-1855 yılları arasında yaşamış olan Im Sang-ok, düzgün ahlakı ve ticaret dünyasındaki başarıları nedeniyle ülkesinde örnek alınan bir kişilik.</p>
<p>Tacir, Hafta İçi Her Gün TRT 1’de…&#8221;</p>
<p>Oyuncular<br />
Lee Jae Ryung, Lee Soon Jae, Kim Hyun Joo, Park In Hwan, Jung Bo Suk, Hong Eun Hee, Han Hee, Kim Yoo Mi<br />
Yönetmen<br />
Lee Byung Hoon</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/12/benim-dizim-tacir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Azmin Yönetmeni Ahmet Uluçay</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/04/azmin-yonetmeni-ahmet-ulucay/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/04/azmin-yonetmeni-ahmet-ulucay/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Apr 2010 19:32:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahmet Uluçay]]></category>
		<category><![CDATA[SİNEMA]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1391</guid>
		<description><![CDATA[1954’de Kütahya’da (Tavşanlı-Tepecik köyü) doğan senarist ve yönetmen Ahmet Uluçay, 1960 yılında, ilkokuldayken köye gelen bir seyyar sinemacı sayesinde sinemayı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1392" title="ahmetulucay" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/04/ahmetulucay-300x225.jpg" alt="ahmetulucay" width="300" height="225" /> 1954’de Kütahya’da (Tavşanlı-Tepecik köyü) doğan senarist ve yönetmen Ahmet Uluçay, 1960 yılında, ilkokuldayken köye gelen bir seyyar sinemacı sayesinde sinemayı tanıdı ve sevdi. Her gece yatağa girişinde giderek büyüyen sinema tutkusunu hiçbir zaman kaybetmedi. 12 yaşında bir arkadaşıyla sinema makinesi yapmak için üç yıl uğraştı.  Sonra bir ahırda köylülere film göstermeye başladı; sinema çöplüklerinden film toplayıp, kareleri birbirine ekler, bir kaç saniyelik görüntüler elde ederek, deniz ve ormanı seyrederlerdi.   Ailesi bu sinema uğraşının zengin insanlara mahsus bir durum olduğunu, uğraşmaması gerektiğini anlattı.</p>
<p>Kamyon şoförlüğü, Tabutçuluk, İnşaat işçiliği hatta ilk uzun metrajlı filminin masrafını çıkarmak için yem fabrikasında çalıştı.   Uluçay tüm bu zor şartlara rağmen sinema sevdasından vazgeçmedi. Almanya da yaşayan bir gurbetçiden aldıkları VHS Kamera ile ilk kısa film çekimlerine başladı, kameranın aküsü olmadığından sadece elektrik bulunan ortamlarda çekim yapabiliyordu. Filmde çekilmesi gereken mezarlık sahnesini de köy odasına kurdukları dekorla gerçekleştirmişlerdi. İlk kısa filmini de böylece çekti. Filmin kurgusunu ise, tavukçuluk yapan arkadaşı İsmail Mutlu’ya yaptırmıştı. Filmi birilerinin izlemesi gerekti tabi. Anadolu Üniversitesine bağlı sinema bölümlerine yolladılar.  İzleyenler tarafından çok beğenildi, Uluçay’ın filmi.   Bu süreçten sonra kısa film çekimlerine devam etti ve birçok ödülün sahibi oldu.</p>
<p>İlk uzun metrajlı filmi ise, 2004 yapımlı Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmidir. Yönetmen bu filmde, azmin ve aşkın hikâyesini olağan bir sadelikle anlatır bize. Türk sinemasının unutamayacağı ve eskitemeyeceği bir film olarak yerini aldı, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak.    Ahmet Ulaçay bu filmle bizlere farklı birilerinin hikâyesini anlatmadı, tam da kendi hikâyesini anlattı aslında. Ve bu hikâyeye şahit olanlar herkes de, kendi payına düşen bir şeyler aldı bu filmde. Belki de bu yüzdendir filmin bağlayıcılığı.        Uluçay bu filmle, neler yapabileceğini göstermişti bizlere. Ama ömrü yetmedi, senelerdir atlamadığı hastalığı onu 30 Kasım 2009’da yakaladı    Hayata giremiyorum, bir uyumsuzluğum var, demişti bir söyleşisinde. İşte bu uyumsuzluğu baki kaldı. Belki de Uluçay’ı bize özetleyen de bu cümlesidir.</p>
<h1 id="profile_name">Bünyamin Karabaş</h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/04/azmin-yonetmeni-ahmet-ulucay/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

