<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KAİNATA MEKTUP &#187; DERGİLERİMİZ</title>
	<atom:link href="http://kainatamektup.com/index.php/category/haber/dergilerimiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kainatamektup.com</link>
	<description>yenileniyoruz... &#124; &#124; bitmeyen bir aşk yürüyüşü...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 14:05:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Külliye&#8217;ye Girer Gibi</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/08/kulliyeye-girer-gibi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/08/kulliyeye-girer-gibi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Aug 2011 13:12:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[SİTELERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2830</guid>
		<description><![CDATA[Bismillah. Kani Çınar&#8217;ın &#8220;dükkanı açtık&#8221; mesajı benim için seher vakti bedestende açılan kapıların melodisi kadar önemliydi. Keyfi olarak yayın hayatına...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/08/dergilerimiz.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2831" title="dergilerimiz" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/08/dergilerimiz.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a>Bismillah.</p>
<p>Kani Çınar&#8217;ın &#8220;dükkanı açtık&#8221; mesajı benim için seher vakti bedestende açılan kapıların melodisi kadar önemliydi.</p>
<p>Keyfi olarak yayın hayatına devam eden ve keyifle okunan sayha dergi tekrar kapılarını okuyucuya açtı. Sayha içinde kayıp olunabilecek sitelerden. Ara sokaklarında dolaştıkça yeni keşifler bizleri sevindirecektir.</p>
<p>Kani Çınar&#8217;ı, Sayha&#8217;yı, Sayha&#8217;nın değerli yazıcı ve okuyucularını, Kayseri&#8217;yi, Erciyes&#8217;i, Ana&#8217;dolu&#8217;yu, Ümmeti, Kainatı&#8230; seviyoruz.</p>
<p>Sanalın sanallığına vurulan en büyük darbedir, SAYHA.</p>
<p>Buranın sakinlerinin bir kısmı sayha vesilesi ile gerçek hayatta tanışmışlardır. Birbirlerinin evlerinde misafir olmuşlardır. Eğer bu mekanlar bizi gerçek yaşamda buluşturuyor, iyi şeyler yapmamıza vesile oluyorsa asli görevini yerine getiriyor diyebiliriz. Hedef muhabbetse, birlikte olmaksa, hayır üzere buluşmaksa&#8230; Bu amaçlara bizi ulaştıran araçların üzerine konuşmalıyız.</p>
<p>Sayha bizim için bir &#8220;ev&#8221; sıcaklığıdır. Hani yabancı sitelerde &#8220;home&#8221; anasayfa olarak kullanılır ve tercümesi &#8220;ev&#8221; anlamına gelir ya, İşte bu anlam en çok sayhaya yakışıyor.</p>
<p>Kara kaplı ciltlerde matbu yayınlanmış eski sayha dergilerini de görmüş biri olarak. Bu sitede çağın diriliş soluğu var, diyebilirim. Özellikle sanal ortamdan beslenen yeni nesil için bu tarz sanal mekanlar ayrıca önem arz etmektedir. Geçmiş ve gelecek arasında köprü olacak altyapı bu ve benzeri sitelerde mevcuttur. Eskilerin eteklerindeki taşlar döküldükçe kuşaklar arasındaki köprünün eksik tahtaları da tamamlanacaktır. Orta nesil iki dönem arasında köprü olmazsa bir takım iyi adamların fikirleri kitapları arasında okuyucu beklerken, birileri de sanal dünyada el yordamıyla veya google yardımıyla iyi şeyler bulmaya çalışacaklardır. Bizler aradaki bu boşluğu haber siteleri, kültür siteleri, edebiyat siteleri&#8230;oluşturarak aşabiliriz. Şükür ki bugün düne göre daha iyi durumdayız.</p>
<p>İyi günler gelecek, iyi adamlar elleriyle. Bize göre hayır yolunda çalışan tüm eller iyidir. Ellerin ne iş yaptığından çok ne için yaptığı önemlidir. Hayır yolunda koşanlar, sonuçtan çok koştukları mesafenin öneminin bilincindedir.</p>
<p>Sayha vesilesi ile bu hayır yolunda kendince koşanlara selam ediyoruz.</p>
<p><a href="http://www.sayhadergi.com/" target="_blank">www.sayhadergi.com</a></p>
<p><a href="http://www.haberkultur.net/haberoku-3767-_Kulliyeye_Girer_Gibi.html">Haber Kültür</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/08/kulliyeye-girer-gibi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KURTUBA DERGİSİ 8. SAYISI</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/04/kurtuba-dergisi-8-sayisi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/04/kurtuba-dergisi-8-sayisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 10:44:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2575</guid>
		<description><![CDATA[Kurtuba Dergisi asil yürüyüşünü sürdürüyor. Bu sayı iki ana başlık etrafında şekillenmiş; arap isyanları ve ibrahimce direnişini ortaya koyan Erbakan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/04/kurtubasekiz.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2576" title="kurtubasekiz" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/04/kurtubasekiz.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a></p>
<p>Kurtuba Dergisi asil yürüyüşünü sürdürüyor.<br />
Bu sayı iki ana başlık etrafında şekillenmiş; arap isyanları ve ibrahimce direnişini ortaya koyan Erbakan Hocamız. Birbirinden değerli yazılar bu başlıklar etrafında dolaşıyor.<br />
Özellikle altı çizilmesi gereken devrime farklı bir pencereden bakan Raziye Nur Özköse&#8217;nin yazısı hem kalbe hem akla hitap ediyor.<br />
Sayha Derginin kaptanı Kani Çınar &#8220;İbrahim&#8217;in Makamı&#8221; yazısıyla İbrahimi duruşun çerçevesini çiziyor.<br />
Salih Demirhan seyyahlık kültürünü içine sindirmiş görünüyor; Şam&#8217;a açık davetiye olarak değerlendireceğimiz yazısı bugünlerde daha da anlamlı, Şam&#8217;a biz gidelim ki batı kirli ayakları ile yine toprağımızı pisletmesin.<br />
Molla Kasım yine köftehor vatandaşlarına ayarı vermiş, ben kendisini cumhurbaşkanı (milletvekilliği, başbakanlık vb. makamların teklif edilmesi bile Mollamıza saygısızlık olur.) adayımız olarak ilan ediyorum.<br />
Cengiz Yalçınkaya soy adının hakkını verircesine kuşak farkı yok, sadece zamanlar ve mekanlar değişse de derdi olanlar ve derdini ömür boyu taşıyanlar var diyor.<br />
Selman Maltaş sadece envanter yazsa bile yeter, emeklerin için eline sağlık. Rabbim hayır yolunda hizmet ettirsin, daha nice kurtubalarda aşkla buluşalım.<br />
Bende on dört yıldır biriktirdiğim külliye eğitim modeli projesini anlatmaya çalıştım. Daha sonra www.kainatamektup.com&#8217;da yayımlayacağız, şimdilik sadece soru başlıklarını verelim:</p>
<blockquote><p>Külliye Eğitim Modeli&#8217;nin temel yapı taşları nelerdir?<br />
İnsanın eğitiminde Külliye&#8217;nin yeri nedir?<br />
Peki Külliye bakış açısıyla yetiştirdiğimiz bir kişi alim, esnaf, sanatkar elbiselerini birlikte giyebilir mi? Bu elbiselerden biri üstte kaldığında diğerlerini örter mi?<br />
Akla şöyle bir soruda gelebilir: “Bu devirde külliye eğitim anlayışı tekrardan canlandırılabilir mi, külliyeleri üniversiteler karşısında mı konumlandıracağız?
</p></blockquote>
<p>Konya için temin adresleri: Konya&#8217;nın kültür ve kitap merkezi rampalı çarşının zemin katında hüner kitabevinden, kilise karşısında endülüs dergi kahveden, alaaddin kampüs camisinin kitaplığından temin edebilirsiniz.<br />
Diğer iller için: <a href="http://www.kurtubadergisi.com/dergi/?page_id=487">www.kurtubadergisi.com</a></p>
<blockquote><p><strong>Derginin basın bülteni:</strong><br />
Kurtuba Dergisi’nin sekizinci sayısı çıktı. Arap devrimleri ve Necmettin Erbakan ağırlıklı bir sayı oldu. Bu sayıda Kurtubalılar “O kadar devrim dedik bir kez Allah demedik” odağında yazılar yazdılar. Bunu da kapaktaki “Unutma! Allah’ın da Bir Planı Var” sloganıyla taçlandırdılar.</p>
<p>Kurtubalılar hayatlarındaki Necmettin Erbakan etkisini de samimi bir şekilde anlattılar. Arka kapaktaki Necmettin Erbakan’ın hiçbir yerde görmediğiniz Refah Partisi dönemine ait fotoğrafıyla da bunu tescillediler.</p>
<p> Her zaman ki gibi İttihad-ı İslam dediler. Külliye Eğitim Modeli dediler. Kuşaklar arasında aslında herhangi bir fark yok dediler. 40 e-sayıdan sonra 8.matbu sayıyla 48. kez sözlerini söylediler. Yaşayarak yazdılar. </p>
<p> Özetle şunu dediler: “İman varsa imkan da vardır ve iman sorumluluk demektir. Unutmayın! Bizler Müslüman’ız ve bundan dolayı mükellefiz.</p>
<p>Aile, iş, okul ve sosyal çevre gibi iktidar alanlarımızda sorumluluklarımızı yerine getirmek durumundayız. Anlaştık değil mi?”</p></blockquote>
<p><a href="http://www.kurtubadergisi.com/">www.kurtubadergisi.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/04/kurtuba-dergisi-8-sayisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurtuba Dergisi ve Alaaddin Kampüsü</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/01/kurtuba-dergisi-ve-alaaddin-kampusu/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/01/kurtuba-dergisi-ve-alaaddin-kampusu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 19:44:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[YERLİ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2150</guid>
		<description><![CDATA[Teknokent&#8217;te bazen işimiz oluyor ve altı sene önce mezun olduğumuz Konya Selçuk Üniversitesi Alaaddin Kampüsüne ara sıra uğrayabiliyoruz. Son ziyaretimde...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/01/kurtubayedi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2151" title="kurtubayedi" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/01/kurtubayedi-300x128.jpg" alt="" width="300" height="128" /></a>Teknokent&#8217;te bazen işimiz oluyor ve altı sene önce mezun olduğumuz Konya Selçuk Üniversitesi Alaaddin Kampüsüne ara sıra uğrayabiliyoruz. Son ziyaretimde çantamda Kurtuba Dergisi&#8217;nin eski sayıları da vardı. Malum yedinci sayı çıktı. Konya&#8217;da Hüner Kitabevi&#8217;ne ve Endülüs Kitap Kahve&#8217;ye yeni sayıyı bıraktık, ardından iadeleri aldık.</p>
<p><strong>Alaaddin Kampüsün&#8217;de huzur bulduğumuz iki mekan vardı; cami ve kütüphane</strong>, işte bu iki mekana eski sayılardan bıraktım. Caminin kitaplık bölümüne ve kütüphanenin süreli yayınlar bölümünde Dergah Dergisi&#8217;nin yanına dergi bırakınca biraz düşündüm. Evet şimdi sizde belki aynı şeyi düşünüyorsunuz, bu derginin yazarlarının çoğunluğu bu kampüste hayatı adımladı. Bugün Alaaddinin evlatları bir dergi olup sıralar yerine raflarda yerini aldı. Alaaddin ne kadar güzel isim. Anadolu Selçuklu Devleti&#8217;nin en parlak döneminin sultanı. İlmin Anadolu&#8217;ya aktığı dönem, sadece ilim mi yiğitlikte nasibini alıyor bu saadet döneminden. Endülüslü Muhyiddin Arabi bu zaman diliminde gelmedi mi Konya&#8217;ya, evet belki de o getirmişti Kurtuba&#8217;nın mayasını Konya toprağına. Bu satırları yazdığımda yukarıda ki başlık biraz daha anlamlı hale gelmiştir.</p>
<p>Biz bu dergiyi <strong>“Yeni nesil eylem dergisi; kalp hastaları lütfen okumayın!”</strong> manşetiyle tanıttık; çünkü iki anlamda da kalbi hasta olanlara zararlı bir dergi. Gerçek anlamda kalp hastası iseniz fazla heyecandan problem yaşayabilirsiniz. Manevi anlamda kalp hastası iseniz o zaman cümlelerin kalbinize sirayet etmesi anlamında problem olabilir. Samimiyeti ancak samimi yürekler anlar.</p>
<p>Birde şu yeni kuşak problemi var biliyorsunuz. Yeniler eski olduğunda ortaya çıkan problem. Yeni nesil görmek isteyen kurtuba dergisi&#8217;ni okumalı. <strong>Özellikle Antalya&#8217;yı fethe çıkan, Bahattin Yıldız&#8217;ı kendisine model alan en genç Kurtubalı Cengiz Yalçınkaya&#8217;nın serüvenini tekrar tekrar okumalı.</strong></p>
<p><strong>“Bu yeni nesil ipodumu takarım, namazımı kılarım, çayımı içerim, türkümü söylerim, gönlüm anadoluya sığmaz&#8230;” diyor.</strong></p>
<p>Orta yaşı tamamlamak üzere olan benim en çok ilgimi çeken; bu gençlerde espri kabiliyeti olması. Eski hareketlerin eksiği estetiği sanki bu yeni nesil tamamlayacak. Evet eskilerden almaları gerekenler de az değil.</p>
<blockquote><p>Kurtuba Dergisi dolu dizgin koşuyor ve konuşuyor:</p>
<p>“bu sayıda ne anlattınız dediğinizi biliyoruz. bu sayıda köklerimize döndük. yani sine-i millete. çıktığımız yere. filize durduğumuz topraklara. velhasıl-ı kelam, anadoluya döndük.</p>
<p>anadoludaki damarın nabzına şahitlik ettik, yerliliği konuştuk, bir anadolu hareketi olan mavi marmara’yı sarayburnu’nda karşıladık.</p>
<p>abdullah yıldız’la anadolu damarını ve bir gençlik hareketi olan mücadele birliği’ni konuştuk. keşmir’e en içten ve diplomatik selamlarımızı gönderdik. milli görüşü yazdık. konyalı bir dergi olan alfabe’yi anlattık.</p>
<p>ez cümle; bir kez daha hem yaşadık hem yazdık. bilirsiniz, biz yaşamadan yazamayanlardanız.”</p></blockquote>
<p>iyi güzelde Kurtuba Dergisi&#8217;ni nerede bulacağız diyenler: <a href="http://www.kurtubadergisi.com/dergi/?page_id=487" target="_blank">www.kurtubadergisi.com</a><br />
iyi ama benim ilim bu listede yok diyenler: kurtubadergisi@gmail.com mail adresiyle iletişime geçebilirler.</p>
<p><strong>yeni sayı hakkında dost sitelerde yazılanlar:</strong><br />
<a href="http://www.sayhadergi.com/3271/kurtuba-yedilere-karisti" target="_blank">www.sayhadergi.com</a><br />
<a href="http://www.haberkultur.net/haberoku-2708-Ne_varsa_Anadoluda_var.html" target="_blank">www.haberkultur.net</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/01/kurtuba-dergisi-ve-alaaddin-kampusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR ENTELEKTÜEL TEDİRGİN: CEMİL MERİÇ/ HECE DERGİSİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/01/bir-entelektuel-tedirgin-cemil-meric-hece-dergisi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/01/bir-entelektuel-tedirgin-cemil-meric-hece-dergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 09:28:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cemil Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[KİTAP]]></category>
		<category><![CDATA[TEFEKKÜR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2123</guid>
		<description><![CDATA[Cemil Meriç. “Kırkambar”. “Yüz bin kitaplı bir kütüphane”. Kitaplara ve fikirlere başını vermiş mütecessis kurban. Böyle bir adam geçti topraklarımızdan....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/01/images.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/01/images.jpg" alt="" title="images" width="262" height="192" class="alignright size-full wp-image-2124" /></a>Cemil Meriç. “Kırkambar”. “Yüz bin kitaplı bir kütüphane”. Kitaplara ve fikirlere başını vermiş mütecessis kurban. Böyle bir adam geçti topraklarımızdan. Hece’nin 157. Sayısı ona ayrılmış. Çok geniş bir literatür kültürüne sahip eser kalıcı olacağa benziyor. Bir sene sonra biz yine de hatırlatalım dedik. </p>
<p>Cemil Meriç, yaralı bir bilince sahipti. Peygamber değildi. Havari olmayı zaten kabul etmezdi. Kimseden olmadı. Ama içkinlikleriyle bir taraftı. Belki istikametini bulamamıştı. Hep arayandı. Ortaya koyduğu fikirlerinin arkasına sonsuz cesaretiyle kuşkusunu da koyardı. Kelimelere âşıktı. Sevdiği kadar bu aşk korkuturdu da onu. Bir değer ortaya koyarsa, bin defa eleştirirdi. Yaşamın bir yara olduğunu bilirdi. Zamanın en büyük düşmanı olduğunu. Hiç kimse onun kadar yaşamını gözler önüne sermede bu derece samimi olamadı. Egosu yüksekti; lakin o bu egoyu da yerin dibine vurmasını bilirdi. Kirayla kitap okuyan, karanlıkta kalemini kılıç edasıyla kullanan, pırlanta ustası. Zemine saygısı var ama tarihin karşısında İbni Haldun kesiliverirdi. Marksistim dediği zaman tek işçinin elini sıkmamıştı. Sadece namuslu olmak, korktuğu için sustu dedirtmemek istiyordu. (1)</p>
<p>Her kesime hitap etme kaygısı onu bütün kesimleri de benimsememesine yol açtı; kendi arafını kendisi inşa etti. (2) Ama yaşamak için kendisine bir dünya inşa etmek zorundaydı. Bunun için gevezelik yapmadı. Doğu da batı da sorundu onda. “Doğudan kopmuştuk, Batıyı tanımıyorduk” demişti. (3) “İmkansızı istemenin ironisi. Kendi ruhunuzun inşa etmediği bir akılla var olamaya çalışmak! Bizim tecrübemizi travmatik kılan da budur aslında; Ne yardan vazgeçebildik ne de serden.” Doğu doğuydu; Batı da Batı. Bu ikisi hiçbir zaman bir araya gelmeyecekti.( East is East and West is West, and never the twain shall meet.)</p>
<p><img src="http://picasaweb.google.com/lh/photo/SaFESdmAX5bLKuxH2DrQEO7Hqy5dhu6-lUAdWPdGCGI?feat=directlink" alt="cemil_meric" />Sağa okumuyor diye vuruyordu; sola ise konuşmaktan kaçtığı için kızıyordu. Her mabetten kovuldu. Kendi mabedine de kimseyi sokmadı. Başlıca işi düşünmek olan ve düşündüğünü de söylemek gibi bir fiili özelliğe sahip herkes için bu dünya dardı.<br />
Kendisine kaptırıp gittiğinizde inkârlarınızı ve imanlarınızı sorgulamak imkânı verir. Bu yönüyle tehlikelidir. Herkese tavsiye edilmez. “Sevgili kardeşim siz bu işe bulaşmadan Bu Ülke’yi okusanız yeter dersiniz. </p>
<p>Bazıları onun için kaostur diyor. Katılmıyor değiliz ama üzerinde yaşadığımız dünya da kaostan sonra kurulmuştur.<br />
Üstatta inanmak sorunu yoktur. Kısaca inanmak istememektedir. Lakin çoğuna göre bu konuda dürüsttür. Dürüstlüğü onu kurtarmaya yetecektir. Sonuçta hepimiz dürüst olmasak da dürüst insanlara bir helallik vermekten çekinmeyiz.<br />
Cemil Meriç’in 1964’te sevgiliye yazdığı gibi; ” Bu eski bir hikâye my darling. Hangi hikâye eski değil ki? Veya hangi hikâye eski?” İnsanın hikâyesi mi eski? Yoksa insanlığın hikâyesi mi? Karar okuyan ve düşünenin.</p>
<p>Savaştı. Ama barışmadı. Susuzdu ama hiçbir pınarın başını tutmadı. Aydınım diyene de cahilim diyene de acımadı. En çok kızdığı ise kendini bilmemekti. Yahya Kemal’in de dediği gibi, “ Derler: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük; Budur âlemde hudutsuz ve hâzin öksüzlük.”</p>
<p>1- Cemil MERİÇ, Mağaradakiler, İstanbul 2004, s.279-280.<br />
2- Akif EMRE, “Öteki Seyyare Ne Yöne Düşer?”, Hece dergisi, S. 157, s.30.<br />
3- Vefa TAŞDELEN, “Cemil Meriç’te Yabancılaşma Sorunu”, Hece Dergisi, S.157., s. 92.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/01/bir-entelektuel-tedirgin-cemil-meric-hece-dergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KURTUBA HAYATA HEYECAN KATIYOR</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/10/kurtuba-hayata-heyecan-katiyor/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/10/kurtuba-hayata-heyecan-katiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Oct 2010 05:12:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1799</guid>
		<description><![CDATA[Kurtuba Dergisi Müthiş Hem bilişsel hem duyuşsal hem de psikomotor gelişime katkı yapıyor. Bizim dilimizce söylersek; ruh,akıl,kalp,beden derginin satır aralarında...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/10/6kurtuba.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/10/6kurtuba.jpg" alt="" title="6kurtuba" width="318" height="472" class="alignright size-full wp-image-1800" /></a><br />
<h3>Kurtuba Dergisi Müthiş</h3>
<p>Hem bilişsel hem duyuşsal hem de psikomotor gelişime katkı yapıyor.<br />
Bizim dilimizce söylersek; ruh,akıl,kalp,beden derginin satır aralarında  saf tutmuş nasibini arıyor. Bence yürüyerek okunması gereken bir dergi.  Yaşanmadan yazılan cümle yok gibi.</p>
<p>Bir yandan Afrika&#8217;ya selam çakıyor bir yandan da Bahattin Yıldız, Olcay  Yazıcı ile göklere uzanıyor. Mavi Marmara gazisi Adem Özköse &#8220;Cennete  Otostop&#8221; çekecek genç yoldaşlarını arıyor. Kurtuba Dergisi&#8217;ni okurken  heyecanlanmamak mümkün mü?</p>
<p>Her yeni sayısıyla kendisiyle yarışan dergimiz aynı zamanda büyük bir  sorumluluk yüklenmiş durumda. Yeni çıkacak sayıyı şimdiden heyecanla  bekler olduk. Bir daha ki sayı hangi kıtayı/bölgeyi kendimize yakin  edeceğiz, yoksa şimdi sıra Balkanlar&#8217;da mı? Hangi şahidin karşısında  dirileceğiz?<br />
Bize yeni kıtalar dolaştıracak seyyah kim?</p>
<p>Hareketi ve Edebiyatı aynı potada erittiği sürece Kurtuba adından söz  ettirmeye devam edecek. Bir zamanların irfan şehri Kurtuba bu dergide  tekrar vücut buluyor.</p>
<p>Eli ve yüreği değenlerden Allah Razı olsun.</p>
<p><strong>Kurtuba Dergisi 6. Sayıda ne var?</strong></p>
<blockquote><p>
kurtuba dergisi’nin altıncı sayısı çıktı.</p>
<p>taşradan emanet aldığı heyecanla yola devam eden kurtuba bu sayısında &#8220;afrika afrika duy sesimizi&#8221; dedi<br />
m. ihsan turgut, dünden bugüne afrika’yı tartıştı, ahmet tek türkiye-afrika ilişkilerinin seyrini masaya yatırdı.</p>
<p>barış öztürk amerika’da hispanikler tarafından kuşatıldığı sırada pakistanlı bir müslüman tarafından kurtarıldığını anlattığı yazısında amerika’da müslüman olmanın alametlerine ve  ittihad-ı islam’a dikkat çekti.</p>
<p>adem özköse kendisiyle yapılan cennete otostop merkezli söyleşide, &#8220;allah’a anlatacak bir hikayemiz olmalı&#8221; cevabıyla kurtubalıları mest etti.<br />
dergide bize hayatın iman ve cihad olduğunu bir kez daha hatırlatan bahattin yıldız konuşuldu.</p>
<p>editörlüklerini ahmet tek ve barış öztürk’ün yaptığı kurtuba, her zaman ki gibi yine şöyle bitti:<br />
&#8220;kurtubabiziheyecanlandırıyor&#8221;</p>
<p><a href="http://www.kurtubadergisi.com/dergi/?page_id=487"target="blank">hangi kitapçılardayız tıkla</a></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/10/kurtuba-hayata-heyecan-katiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KENDİNCE HAYATA ESASLI NOTLAR DÜŞEN ADAM: KANİ ÇINAR</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/kendince-hayata-esasli-notlar-dusen-adam-kani-cinar/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/kendince-hayata-esasli-notlar-dusen-adam-kani-cinar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2010 12:53:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[SİTELERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1606</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Sayha Dergi&#8221; tarihi yazılan ve ileride daha şiddetli yazılma gereği duyulacak olan bir dergi. Hatta bir dergiden çok daha fazlası....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-1607" title="kani_cınar_okul kopya" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/08/kani_cınar_okul-kopya.jpg" alt="kani_cınar_okul kopya" width="244" height="196" /></p>
<blockquote><p>&#8220;Sayha Dergi&#8221; tarihi yazılan ve ileride daha şiddetli yazılma gereği duyulacak olan bir dergi. Hatta bir dergiden çok daha fazlası. Sayha yeni bir suskunluk dönemine girdi; fakat Sayha&#8217;nın kaptanı Kani Çınar hayata not düşmeye devam ediyor. Kainata Mektup, esaslı adamları tanıma ve tanıtma misyonu gereği bir kaç küçük alıntı ile takipçilerine sanal denizin en iyi kaptanlarından Kani Hocamızın sitesini &#8220;<a href="http://www.kanicinar.com/" target="_blank">www.kanicinar.com</a>&#8221; sık kullanılanlara eklemenizi öneriyor.</p></blockquote>
<p><strong>Söze Söz Düştü</strong></p>
<p>Ökçelerim, bir kocakarının ökçelerini andırıyor.</p>
<p>Nasıl andırmasın ki sabah namazıyla atıyorum ayağımı bahçeye. Kuşluk vaktiydi. Güneş bir mızrak boyundaydı. Mızrak neredeydi. Hay senin mızrağına diyesiye saat öğleye yaklaşıyor. Ya hu ne çok işi oluyormuş bu el kadar bahçenin. (El kadar dediysek basite indirgemeyin lütfen, lafın gelişi o, lafın gidişinde iki dönüme yakın bir alan tahayyül ediniz yeter.) Ot alıyorum arkam sıra tekrar çıkıyor; bel üstüne bel yapıyorum bana mısın demiyor toprak; asmalara kükürt verilecek, ağaçlar ilaçlanacak. (Yok bak onu yapmıyorum doğru söylemek gerekirse.) Alenen zehir ya hu. İlaçların üzerinde “zehirli” yazıyordu. Şimdi “çok zehirli” yazıyor. Ukrayna bile Antalya’dan giden domatesleri iade ediyor. Sebep: Kullanılan ilaç miktarı. Geçenlerde bir eczacı dostumdan duydum, o da benim gibi takıntılı, bahçeye ilaç sokmuyor. Elmalardaki kırmızı kurta, asmalardaki salkım güvelerine, kayısılardaki kevziye kocaman bir bidonda yaptığı karışımı veriyormuş. Not alınız efendim size de lazım olabilir: 30 lt için iki çay bardağı arap sabunu (e bu kimyasal değil mi şimdi?), iki çay bardağı toz kükürt, yarım bardak tercihen acı toz biber (hayda bu haşerat doğulu ise n’olcak) , istenirse yarım çay bardağı da zeytinyağı… Bunu duyunca ben ne yaptım? Ne yapacağım, bu ölçü bana yetmez al sana üç çay bardağı dedim, güzelce harman yaptım, elime aldım hortumun ucunu, adi İtalyan malı su motoru bastı, ben rüzgarı arkama alarak bir güzel yıkadım, bör böcük kısmına saldırdım, barbar oldum, talan ettim ortalığı. Netice? Haşerat, yaprağın altından nanik yapmaya devam ediyor. Sağlık olsun. Vatan sağ olsun. Ben onların hesabını daha pratik görürüm nasıl olsa. Bitti mi sanıyorsunuz bahçe işleri. Bitmez efendim, suyu var, çapası var, hasatı var, aşısı var, sökümü var, dikimi var… Birine beddua mı edeceksiniz, “bağın, bahçen olsun” diye beddua ediniz işi tamamdır. Bana ilaveleriyle böyle bir dua edildiydi de seneler önce gülüp geçmiştim heyhat… Ökçeler ne halt yesin efendim.</p>
<p>yazının devamı: <a href="http://www.kanicinar.com/2010/07/30/soze-soz-dustu/" target="_blank">link</a></p>
<p><strong>Zafer Yahut Hiç ve Mustafa Kutlu’ya Sorular</strong></p>
<p>Mustafa Kutlu bildik şeyleri ısrarla yazarak gözden kaçan, umursanmayan, ihmal edilen, öze dair olan hususların altını çiziyor. Yoksulluk İçimizde’den tutunuz da Sır’a, Yokuşa Akan Sular’dan bakınız da Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı’na varıncaya değil Anadolu, insanımız, yoksulluk, samimiyet, fesleğenler, hanımeller, ahlatlar, köy veya kasaba hayatı, şehirden ziyade varoş dünyası Üstad’ın kelimeleri ile ete kemiğe bürünüyor, bir yanımız oluyor, kendi hikayemizi okuyoruz. Bazılarının dediği gibi Mustafa Kutlu artık konularını değiştirse demiyorum. Bildiği şeyi yazmalı hikayeci. Kutlu, bunu layıkıyla yapıyor. Bazen farklı tarzlar denemiyor değil ve fakat mutlaka kelimelerin yolu tabiata dönüyor. Tabiatın asla gündemimize gelemediği “modern zamanlar”ın ısrarlı muhalifi Kutlu.</p>
<p>yazının devamı: <a href="http://www.kanicinar.com/2010/07/31/zafer-yahut-hic-ve-mustafa-kutlu%E2%80%99ya-sorular/" target="_blank">link</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/kendince-hayata-esasli-notlar-dusen-adam-kani-cinar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YERYÜZÜ TANIKLARI DERGİSİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/06/yeryuzu-taniklari-dergisi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/06/yeryuzu-taniklari-dergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 12:56:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1527</guid>
		<description><![CDATA[Bir dergi hayal edin; ilköğretim talebeleri tarafından çıkarılsın ve o küçük ellerle aynı sıralardan geçmiş üniversiteli ablaları, abileri onlara destek...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-1528" title="ahmetcaparınsınıfı" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/06/ahmetcaparınsınıfı-300x226.jpg" alt="ahmetcaparınsınıfı" width="300" height="226" />Bir dergi hayal edin; ilköğretim talebeleri tarafından çıkarılsın ve o küçük ellerle aynı sıralardan geçmiş üniversiteli ablaları, abileri onlara destek versin. İşte bu hayalin gerçek adı: Yeryüzü Tanıkları Dergisi.</p>
<p>Bir öğretmen hayal edin; sadece kitaplarda geçen öğrenci merkezli eğitim, hayat boyu öğrenme ve benzeri kavramları sınıf ortamına taşısın, Türkçe dersini uygulamalı işlesin ve tüm öğrencilerini edebiyatçı yapamasa da en azından hepsinin gönlüne sanat aşkı yerleştirsin. İşte bu öğretmenin adı: Ahmet Çapar.</p>
<p>Bu kadar hayal gerçeğe dönüştüğünde şehrin eli kalem tutan iyi adamları da bu güzel birlikteliğe ortak olmuş ve genç yüreklerin yanında safa geçmekten çekinmemiş: Vural Kaya, Abdullah Harmancı&#8230;</p>
<p>Bu ülkenin herhangi bir ilköğretim sınıfında bulunması muhtemel yazar adayları özel olarak seçilmedi, onlara sadece yüce gönüllü bir öğretmen tarafından fırsat verildi ve yetenekleri desteklendi. Dergi sayfalarından gördüğümüz kadarıyla içlerinden öğretmen lisesini kazanan da var, üniversitede Türkçe öğretmenliğinde okuyan da.</p>
<p>Ahmet Bey mezuniyet sonrası öğrencileriyle ilişkisini kesmiyor, talebeleri ilerleyen yıllarında önemli bir mesele olduğunda yine ilk onu arıyorlar. Öğretmen olmak zor iş, bu mesleğin hakkını vermek ise daha da zor. Ayrıca öğrencilerimizin “Karların İlk Aşkı” adıyla yayınlanmış bir kitabı bulunuyor.</p>
<p>Ben bu dergiye bakınca havai fişekleri hatırladım; hani yukarılara çıkıp patlayan, patlama sonucu açığa çıkan yıldızların da bir bir tekrar patladığı ve ortaya saçılan ışık demetlerini&#8230; Ahmet Bey&#8217;in öğrencileri yeni yıldızların habercisi.</p>
<p>Yıldızlardan bir kaç satır:<br />
“Yine çıktım yollara, yürüyorum. Güneş saklanmaya başlıyor dağların arkasına&#8230;” diyor, Mustafa Necati İ.O. 6/D öğrencisi Furkan Öztoklu<br />
“Şemsiyesini almayı unutmuştu o gün. Yağmur atıştırmaya başladı&#8230;” diyor, aynı sınıftan Ertuğrul Tunç.<br />
“Eskiden insanlar komşuluk nedir çok iyi bilirlerdi. Herkes birbirini tanırdı. Neredeyse her akşam birbirlerine gidip temelli dostluklar kurarlardı&#8230;” diyor diğer yıldızımız İsmail Bulut.</p>
<p>Ahmet Çapar öğrencilerini “GÜNEŞTEN IŞIK YONTAN ÇOCUKLAR” olarak tanımlıyor. Haber Kültür olarak ışık işçilerini ve bilinmeyen nice eğitime sevdalı öğretmenlerimizi yürekten selamlıyoruz.</p>
<p>Yeryüzü Tanıklarına ulaşmak için: “yeryuzutaniklari@hotmail.com” veya Selçuklu Mustafa Necati İ.O. Bosna Hersek Mahallesi, Selçuklu /Konya adreslerini kullanabilirsiniz. Konya&#8217;nın kültür merkezi Endülüs Kitap Kahve&#8217;den irtibat kurmakta mümkün.</p>
<p><a href="http://www.haberkultur.net/haberoku-1843-Gunesten_isik_yontan_cocuklar.html" target="_blank">Haber Kültür</a> sitesinde yaınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/06/yeryuzu-taniklari-dergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ADALET VE EMEK HAREKETİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/03/adalet-ve-emek-hareketi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/03/adalet-ve-emek-hareketi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 07:34:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[ADALET ve EMEK]]></category>
		<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1367</guid>
		<description><![CDATA[Adalet ve Emek Hareketi Bu yürüyüş bir sivil itaatsizlik arka planına sahiptir. Biz başka bir kainat tasavvuru olabileceğini düşünüyoruz. Servis...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1369" title="onuncu" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/03/onuncu-213x300.jpg" alt="onuncu" width="213" height="300" /><br />
<strong>Adalet ve Emek Hareketi</strong></p>
<p>Bu yürüyüş bir sivil itaatsizlik arka planına sahiptir. Biz başka bir kainat tasavvuru olabileceğini düşünüyoruz. Servis edilen hayattan daha fazlasının yaşanabileceğini. İş, ev, okul, kahvehane, cafe, tv, bilgisayar, v.b. arasına sıkışan yaşamların kurtulma şansı olduğunu düşünüyoruz. Basma kalıp reçeteler yerine bu zamana uygun yeni şifa iksirleri olabileceğini hayal ediyoruz. Geleneğin damarlarından kopmadan bu çağa seslenen yeni cümlelerimiz olmalı. Gelenekten geleceğe aşk aşısı ancak bu yolda gayret gösteren samimi insanların elleriyle olacaktır.</p>
<p>Eksiği fazlasıyla kainatın her noktasından samimi,adil, emeğe saygılı seslerin yükselme vakti gelmedi mi? </p>
<blockquote><p>
Türkiye&#8217;nin ufkunu genişleten <a href="http://kurtubadergisi.com/dergi/" target="_blank">Kurtuba Dergisi</a>&#8216;nin 4.sayısına verdiğimiz mülakatı sitemizde yayınlıyoruz. Bir aksilik olmazsa Nisan ayında çıkacak 5. sayıda gün yüzü görmemiş bir hikayemiz yayınlanacak.</p></blockquote>
<p>Nijer’den Kosova’ya, Patani’den Tunus’a; büyük ülkemizin münbit topraklarından Konya’da, bitmek bilmeyen mütevazi bir yürüyüşün izini sürdük. Karşımıza Adalet ve Emek Hareketi’nin  oyun kurucusu Cihad Meriç çıktı. On yıldır kainatamektup.com’dan sesini dünyanın dört bir tarafına ulaştırıyor. Amerika’dan Dubai’ye, pek çok sıkı dostu var. Nuri Pakdil’in bağlanmasını başucundan eksik etmiyor. Cemil Meriç gibi o da ışığın doğudan geldiğine tüm kalbiyle inanıyor. Kapitalizmle mutmain olan insanlığa ahilik gibi kadim bir geleneği işaret ediyor. Cihad Meriç’e Adalet ve Emek Hareketi’ni sorduk. O da bize ruhuyla cevap verdi.<br />
<strong><br />
Adalet ve Emek Hareketi’ne bağlananlar ne düşünüyorlar?</strong><br />
Hayrı tavsiye eden, kötülüğü engelleyen İslam geleneğine yaslanarak geleceğe bakarız. Allah dışında tapılan tüm sahte ve gizli ilahları, maddeyi kutsayan zamanın reel politiğini reddederiz.</p>
<p><strong>Ahilik geleneğiyle hareketinizin sıkı bir ilişkisi var bildiğimiz kadarıyla?</strong><br />
Evet. İslam geleneğinden beslenen fütüvvet ve ahilik gelenekleri adil emek ve ekmek paylaşımı için mücadele etmiştir ve zaman zaman da başarıya ulaşmışlardır.</p>
<p><strong>Peki çağımızda ahiliğe nasıl bakıyorsunuz? </strong><br />
Ne solcular gibi sadece işçi iktidar olsun diyoruz, ne sağcılar ve muhafazakarlar gibi sadece güçlü ve zengin olana tabi olalım diyoruz, ne de liberaller gibi öyle de olur böyle de olur diyoruz. Biz zulmün tek alternatifinin adalet olduğunu biliyoruz. Herkes hesap vermeli, hiç kimse bir takım tabuların arkasına sığınıp paçayı sıyırmamalı. Yanlış herkes için yanlış olmalı, hatayı patronun veya işçinin, zenginin veya fakirin yapmış olması önemli değil. Ahilik geleneğinde işçi ve işveren arkadaş gibi çalışmış ki bizce bu konu özellikle uzun soluklu düşünülmelidir.</p>
<p><strong>Ahilik eşittir adalet yani?</strong><br />
Aynen öyle. Herkes, dünyayı şu kadar az aile yönetiyor, işte ülkemizde 1000 kişi var pastanın şu kadarını yiyen diyor ve sonuçta yine aynı düzen devam ediyor. 70 milyonun oyunu 1000 kişi nasıl silip süpürebilir. Ey esnaf kendine gel. Ey işçi kendine gel. Ey memur kendine gel. Ey işsiz kendine gel. Ey ev hanımı kendine gel. Sadece seslendiğimiz bu kitlenin toplamı tek başına iktidar olmak için yeter de artar bile. Aslında marjinal olan, az olan onlar. Fakat bize bir şekilde hapı yutturuyorlar. Çünkü işçi sendikası teşkilatları yeni baronlar çıkarmış, esnaf  dernekleri ve çiftçi birlikleri saltanat yeri olmuş, bunları düzeltemeyenlerin gidip iktidardan pay istemesi abesle iştigaldir. Daha senin küçücük grubunda adalet iktidar değil. İşlerimiz yöneticilerin insiyatifine kalmış, aciz insana tek başına sorumluluk yüklemek en büyük hastalığımız. Kim olursa olsun; kişiler kontrol edil(e)miyorsa, hesap vereceğini düşünmüyorsa her an ayakları ve kalpleri kaymaya müsaittir. Günümüzde bal tutanlar parmaklarını bitirdi, artık ellerini yalıyor.</p>
<p><strong>Ahilik, batı algısına bir tavır alış anlamına da geliyor o zaman?</strong><br />
Tabii ki. Batı bizim sorunlarımıza cevap veremez. Güç ve sömürü üzerine kurulmuş bir düzenin hangi öğretisi derde deva olabilir. Kendi çıkarından başka bir şey düşünmeyenlerin sosyal adalet hakkında konuşacak cümleleri olduğunu düşünmek safdillik olur.</p>
<p><strong>Adalet ve Emek Hareketi’nin söyleyecek daha çok sözü var</strong><br />
Söyledik ve söylemeye devam edeceğiz. Güçlüye karşı mazlumun yanındayız, zengine karşı fakiri önemsiyoruz. Her nerede bir garip varsa onlarla aynı kalbi taşıdığımız için adil emek paylaşımı diyoruz. Bu gök kubbede gariplerin sözü en gür sedadır.  Son temiz toprak kirletilene kadar, son su kaynağı kuruyana kadar, son balık tutulana kadar, son ağaç kesilene kadar biz sözümüzü kızılderili asilliği ile söylemeye devam edeceğiz. Beyaz adama karşı kızılderililerin ve siyah adamın yanındayız. Kendi rahat ve konforları için herkesi rahatsız edenlerden nefret ediyoruz. Üç günlük dünya için korumasız insanları gözünü kırpmadan öldürenlerden nefret ediyoruz. Asr-ı saadete ve o dönemin kokusunu taşıyan zamanlara yani barışa, adalete, huzura dönmek için adalet ve emek hareketi diyoruz. Bizler adaleti gözeten bireyler olarak bir aileyiz; selam ile söze başlar, selam ile sözü bitiririz.</p>
<p>O halde biz de Adalet ve Emek Hareketi’ni en militan duygularımızla selamlıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/03/adalet-ve-emek-hareketi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KURTUBA DERGİSİ 4. SAYISI İLE SELAM VERDİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/kurtuba-dergisi-4-sayisi-cikti/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/kurtuba-dergisi-4-sayisi-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 13:15:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1190</guid>
		<description><![CDATA[Her büyük davanın tohumu yazılı kaynaklardır. Bir çok hareketi dergiler beslemiştir. Dergiler bazen tirajları ile gündeme gelsede bizce bir dergiyi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/02/onuncu.jpg" alt="onuncu" title="onuncu" width="306" height="429" class="alignleft size-full wp-image-1193" />Her büyük davanın tohumu yazılı kaynaklardır. Bir çok hareketi dergiler beslemiştir. Dergiler bazen tirajları ile gündeme gelsede bizce bir dergiyi önemli kılan; ona el veren insanları geliştirmesi, onları her daim diri ve heyecanlı tutmasıdır. Şu garip siteyi hazırlarken bile ne kadar çok şeyi takip etmek ve öğrenmek  zorunda kalıyoruz. Bir şeylere gönül vermek insanı eğitiyor ve geliştiriyor.</p>
<p>Bizce <span>Kurtuba</span> bugünün değil geleceğin dergisi; şimdiden okumak nasip olduğu için kendimizi şanslı saymalıyız. <span>Kurtuba</span> geçmiş ile gelecek arasındaki altın iğnelerden sadece biri. Yedi İklim Dergisi ve diğer dergiler onu görmek zorunda, zaten basiretli olanlar da Kurtuba&#8217;ya selam veriyor.</p>
<p>Dergi bir solukta okunacak cinsten. İçerikten bahsetmeyelim, alın okuyun, ulaşabileceğiniz adresler ve dergi iletişim adresi <a href="http://www.kurtubadergisi.com/dergi/?p=482#more-482" target="_blank">www.kurtubadergisi.com</a></p>
<p>Kainat okuyucularını dergide bir süpriz bekliyor. Cihad Meriç ilk röportajını Kurtuba Dergisi&#8217;ne verdi. Derginin diğer sayısı için de günce sayfaları arasında kalmış modern zamana çatan bir öyküyü hazırlamayı düşünüyormuş. Onu yetiştiremezse &#8220;Ahilik ve Mesleki Eğitim&#8221; üzerine bir yazı hazırlayacakmış.</p>
<p>Konya için temin adresleri; Rampalı Çarşı sıfırıncı kat: Hüner Kitap Evi ve Dershaneler Caddesi kilise karşısı: Endülüs Kitap Kahve. Ayrıca Konya&#8217;da dergi alanlara cihad meriç çay ısmarlıyormuş. [çay için cihadmeric@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/kurtuba-dergisi-4-sayisi-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ribat Dergisi 28. Yılını Kutluyor</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/ribat-dergisi-28-yilini-kutluyor/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/ribat-dergisi-28-yilini-kutluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 20:25:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=719</guid>
		<description><![CDATA[Abdullah Büyük Hoca önderliğinde çalışmalarına başlayan Ribat Dergisi zamanla vakıf, aşevi, radyo, okul gibi bir çok kurumu da çatısı altında...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/alaaddin-cami.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2295" title="alaaddin cami" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/alaaddin-cami.jpg" alt="" width="640" height="480" /></a>Abdullah Büyük Hoca önderliğinde çalışmalarına başlayan Ribat Dergisi zamanla vakıf, aşevi, radyo, okul gibi bir çok kurumu da çatısı altında topladı.</p>
<p>Sözlükte ribat; konak, han, kervansaray, tekke anlamlarına gelir. Eskiden Ribat sınır karakolu anlamında da kullanılmıştır, sınır boylarında kurulan tekkelerde aynı isimle anılmıştır. İslam&#8217;ın yayılış sürecine dikkat edilirse sınırlarda ve sınır dışında bulunan tekkelerin fonksiyonları daha iyi anlaşılabilir. Kelimenin anlamı ve kullanım geçmişi düşünülürse “Ribat” ismi dergi için güzel bir seçim.</p>
<p>Son dönemde “Aile” üzerine çalışmalarına hız veren Abdullah Büyük Hocamız, günümüzde 7 şiddetinde depremle sallanmakta olan göz bebeğimiz aile kurumunu hakiki anlamda yaşatmayı hedeflemektedir. Düzenlediği eğitim ve seminerlerle Türkiye çapında ve yurt dışında aile merkezli çalışmaları yönetmektedir. Bugün ki çalışmaların merkezine aile kurumunu almak en güzel çözümlerden biri; çünkü eğitimli aile, eğitimli toplum demektir, eğitimli toplumda güvenli ve huzurlu lider dünya devleti demektir.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://lh6.ggpht.com/_7kefLd_arfw/Sun4b2wpBxI/AAAAAAAAASM/Z_BmZ-5NhiI/s400/hocam.jpg" alt="abdullah büyük" width="320" height="213" />Değerli büyüğümüz Abdullah Hoca ve yol arkadaşlarının yaptıkları hayırlı çalışmalar için “Allah razı olsun.” diyerek tüm halkımızı Cuma akşamı saat: 19:00&#8242;da Konya Mevlana Kültür Merkezinde yapılacak programa bekliyoruz.</p>
<p><a href="http://www.ribatdergisi.org/" target="_blank">http://www.ribatdergisi.org/</a></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://lh6.ggpht.com/_7kefLd_arfw/Sun4fXrj1pI/AAAAAAAAASc/Js_3id2jI3o/s800/ribat.JPG" alt="ribat" width="395" height="251" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/ribat-dergisi-28-yilini-kutluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurtuba Dergisi&#8217;nin 3. Sayısı Çıktı</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/kurtuba-dergisinin-3-sayisi-cikti/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/kurtuba-dergisinin-3-sayisi-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 06:49:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=673</guid>
		<description><![CDATA[Kurtuba Dergisi&#8217;nin 3. sayısı vefanın zamanlar üstü güzelliğiyle süslenerek çıktı. Faruk Yücel&#8217;i nasıl ki dualarımızda hatırlıyorsak, fatihalarımızı ona dost kılıyorsak,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/04/kurtubasekiz.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2576" title="kurtubasekiz" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/04/kurtubasekiz.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a>Kurtuba Dergisi&#8217;nin 3. sayısı vefanın zamanlar üstü güzelliğiyle süslenerek çıktı. Faruk Yücel&#8217;i nasıl ki dualarımızda hatırlıyorsak, fatihalarımızı ona dost kılıyorsak, Kurtuba da 3. sayısını Faruk Yücel&#8217;e ithaf etti.<br />
Derginin içeriğini birbirinden güzel yazılar oluşturuyor. Özellikle Cihan Aktaş dosyası, birini tanıtacaksanız böyle tanıtın/tanıyın der gibi. Cihan Aktaş röportajı ile onu tanıyanların makaleleri birleşince yetkin bir dosya çıkmış ortaya. Hatice Algın&#8217;ı başarılı dosya çalışmasından dolayı tebrik ediyoruz.<br />
Dergiye yeni bir isim koymak gerekseydi “İttihad-ı İslam” kapakta şık dururdu herhalde. Derginin çekirdeğini oluşturan ortak fikir ümmet bilinci olsa gerek.<br />
Derginin her şeyi Selman Maltaş “Yeni bir hareketi olgunlaştırmak için net kavramlar üretmek gerekir.” cümlesiyle eski hareketlere yaslanarak yeni cümlelerin kurulması gerektiğini yüksek sesle dillendiriyor. Zamanını okuyamayan kişinin eskileri çok iyi okumuş olmasının da bir işine yaramayacağını ifade ediyor. Yücel Çakmaklı (Allah rahmet eylesin.) konulu hatıra da oldukça ilginç. Burs veren ağabey&#8217;in artist peşinde sandığı genç milli sinemanın öncüsü oluyor. Bunlar boş işler diyenlerin her dediği boş olmasa gerek, zamanı doğru okumak lazım, hayat bizim gördüğümüzden daha büyük.<br />
Dergiyi temin edeceğiniz özel mekanları <a href="http://www.kurtubadergisi.com" target="_blank">www.kurtubadergisi.com</a> adresinden öğrenebilir ve eski sayıları da okuyabilirsiniz. Konya&#8217;da yaşayan Kurtuba dostları dergilerini Rampalı Çarşı 0. Katında bulunan Hüner Kitapevi&#8217;nden alabilirler. Dergiyi aldıktan sonra 5. kata (233) çıkanlara ben de çay söylüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2009/10/kurtuba-dergisinin-3-sayisi-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YUMUŞAK G DERGİSİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2009/08/yumusak-g-dergisi-3-sayisi-cikti/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2009/08/yumusak-g-dergisi-3-sayisi-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 07:27:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=508</guid>
		<description><![CDATA[Çöpçü Beppo’ya göre uzun ve sonu görünmeyen bir sokağı umutsuzluğa kapılmadan temizlemenin tek bir yolu vardır; “Bir adım, bir nefes,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.yumusakge.com/http://yumusakge.com/wp-content/uploads/2011/03/yg11nci-196x300.jpg" alt="" width="196" height="300" />Çöpçü Beppo’ya göre uzun ve sonu görünmeyen bir sokağı umutsuzluğa kapılmadan temizlemenin tek bir yolu vardır;<br />
“Bir adım, bir nefes, bir süpürge.”</p>
<p>Her sayısında seçtiği kapak kişileriyle sıra dışılığını ortaya koyan Ğ dergisinin 3. Sayısının kapak kişisi, Michael Ende.<br />
Anlaşılacağı üzere kapak sözü ise “Bir adım, bir nefes bir süpürge.”</p>
<p>Barındırdığı edebi metinler kadar dergi içi çizimleriyle de nitelikli eserler sunma iddiasından taviz vermeyen Ğ;  bu sayısıyla birlikte kapak içi resimlerinde de bir kompozisyonu takip ettiğini okurlarına anlatmış bulunuyor.<br />
Alışılagelmiş sertlikte yazılmış takdim yazısını Ali Seyfi’nin Bebekler şiiri takip ediyor. Diğer şairler ve şiirleri ise şunlar;</p>
<p>Cihad Özsöz &#8211; Olmadığın<br />
Muhammed Mücahit Yılmaz &#8211; Sahipsiz Şehir Korosu<br />
Selman Bayer &#8211; Sudan Bir Pazarlık<br />
Ayhan Öztürkoğlu &#8211; Ondalık Yalanlar<br />
Leyla Karaca Tok &#8211; İntelijansiya<br />
Cevher Kara &#8211; Söz Uçar Sözcü Ölür<br />
Esat Arslan &#8211; mum-la chandelle<br />
Abdullah Faruk Gönüllü &#8211; Gece Fragmanları No.105<br />
Charles Wright : Dio ed io (Çeviri: Kübra Polat)</p>
<p>Üçüncü sayıyla birlikte Aykut Ertuğrul’a ait “Üç Gün Masalı” adlı tefrika hikâyenin nihayete ermiş olduğunu görüyoruz. Ayrıca bu sayıda özellikle Mustafa Çevikdoğan’ın “Tutanak” adlı hikâyesi kaçırılmayacak metinlerden. Diğer nesirler ve yazarları da şöyle;</p>
<p>Faruk Saim Akhan &#8211; Yine Bakacak mıyız Yıldızlara<br />
Besim Yunus &#8211; Göğü Basık Ülke<br />
Murat Murat &#8211;  Pinpon Hikayenin devamı<br />
Ömer Muttalip &#8211; Hapishane Notları<br />
Abdullah Faruk Gönüllü &#8211; Ruzname</p>
<p>Ğ dergisinin kitap tanıtım yazılarının; hem seçilen kitaplar hem de kullanılan metod bakımından dikkate değer oldukları aşikar.<br />
Bu sayıda; A.Faruk Gönüllü’nün tanıtımıyla, Jorge Semprun’dan Büyük Yolculuk, Günseli Işık’ın tanıtımıyla Kirekegaard’dan Korku ve Titreme, Cihad Özsöz’ün tanıtımıyla Michael Ende’den Momo, Ö.Faruk Demirel’in tanıtımıyla yine Michael Ende’den Ayna İçinde Ayna’ya yer verilmiş.</p>
<p>Bu sayının soruşturma konusu; “Şiirin Estetik Değeri Ölçülebilir mi?” Soruşturma için cevaplarına başvurulanların ortak özelliği, her birinin halen bir edebiyat dergisinin yayın yönetmenliğini yürütüyor veya yayın kurulunda bulunuyor olması.</p>
<p>Ali Haydar Haksal – Yedi İklim dergisi<br />
Cihad Duman – Yeni Yazı dergisi<br />
Hakan Arslanbenzer – Fayrap dergisi<br />
İdris Ekinci – Aşkar dergisi<br />
Leyla Karaca Tok – Temrin dergisi<br />
Rıdvan Temizer – Sus dergisi<br />
Salih Güzel – Kuşluk Vakti dergisi<br />
Veli Düdükçü – Muaf dergisi</p>
<p>Ayrıca henüz ilk sayısı çıkmış olan Kayseri merkezli bir edebiyat dergisi olan Esrar dergisiyle yapılmış bir de röportaj bulunmakta.<br />
Kendine ait bir okur kitlesi oluşturma yolunda adım adım ilerleyen Ğ dergisi keyifle ve dikkatle takip edilmesi ve hatta eylemlerine dâhil olunası bir dergi.</p>
<p><a href="http://www.yumusakge.com" target="_blank">www.yumusakge.com</a><br />
heybe@yumusakge.com</p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2517" title="seyyah" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/07/seyyah.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2009/08/yumusak-g-dergisi-3-sayisi-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

