<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KAİNATA MEKTUP &#187; GÖNÜL ERLERİ</title>
	<atom:link href="http://kainatamektup.com/index.php/category/gunce/erenler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kainatamektup.com</link>
	<description>yenileniyoruz... &#124; &#124; bitmeyen bir aşk yürüyüşü...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Jan 2012 02:28:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>CİZRE&#8217;NİN DEĞERLERİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/cizrenin-degerleri/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/cizrenin-degerleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 19:02:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahmed-el Cezeri]]></category>
		<category><![CDATA[Cizre]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Ebul-iz Cezeri]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[MEDENİYET]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2949</guid>
		<description><![CDATA[Bizlerin amacı; geçmişin güzelliklerini geleceğin en kıymetli değerleri gençlerle buluşturmaktır. Değer kelimesini bir şeyin sahip olduğu yüksek vasıflar olarak tanımlarsak,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://lh5.googleusercontent.com/-oTrCcoLkBk8/TmoKna-Jo6I/AAAAAAAADWw/1SzBYT8DBFk/s640/kirmizimedrese_cizre2.JPG" alt="" />Bizlerin amacı; geçmişin güzelliklerini geleceğin en kıymetli değerleri gençlerle buluşturmaktır. Değer kelimesini bir şeyin sahip olduğu yüksek vasıflar olarak tanımlarsak, insanlık için yüksek vasıf taşıyan her şey bizim ilgi alanımıza girmektedir.</p>
<p>Büyük bir medeniyetin varisleri olan bizler, geçmişin tüm güzel değerlerini günümüze taşımalı ve bunları çağın diliyle tekrar söylemeliyiz. Zamanın ortak aklı ve vicdanı; ahlaki, kültürel, ruhsal, toplumsal ve bireysel olarak değerlerimize sahip çıkmamız gerektiğini bize öğütlüyor. Biliyoruz ki bireylerin akıllarını bilgiyle doldurmak tek başına yeterli olmamaktadır. Eğitim gerçek işlevini ancak insanın bütün olarak gelişmesini sağlayarak yerine getirebilir . Bugün eğitim biliminin önerdiği duyuşsal, bilişsel, psikomotor alanlar da dikkate alındığında geleneğimizde duyuşsal alan eğitimi üzerine büyük bir birikim olduğu görülür. Bu konuda yapacağımız çalışmalar manevi anlamda büyük çöküntü yaşayan günümüz toplumlarına da büyük katkı sağlayacaktır.</p>
<p>Değerlerimizi tanırken öncelikle en yakınımızdan başlamalıyız. Cizre&#8217;yi medreseler şehri olarak tanımamız, tanıtmamız ve yirmi birinci yüzyılda da böyle olması için el birliğiyle mücadele etmemiz gerekiyor. Teknolojiden bahsedeceksek İsmail Ebul-iz Cezeri&#8217;yi, maneviyat ve edebiyattan konuşacaksak Ahmed-el Cezeri&#8217;yi ve onlar gibi bir çok öncü şahsiyeti tanımak zorundayız. Ayrıca bu isimlerden başlayarak ortak medeniyetimizin tüm değerli ilim adamlarını tanımamız bizi daha değerli kılacaktır. Modellerimiz değerli insanlar olursa bizler de onları örnek alarak daha iyi insanlar haline gelebiliriz.</p>
<p>Kendimize, ailemize, toplumumuza faydalı bireyler olarak yetişmek istiyorsak değerlerimize sahip çıkmalı ve bunları kuşaktan kuşağa aktaracak gayreti göstermeliyiz. Hedefimiz insanın değerli olduğu yüksek vasıflarla donanmış adil bir toplumda huzurla yaşamaktır.</p>
<blockquote><p><strong>İsmail Ebul-iz Cezeri Kimdir:</strong><br />
El-Cezeri, çağımızdan yüzlerce yıl önce keskin zekası ile elektrik kullanmadan sadece su ve mekanik parçalarla çalışan makineler yapmış ve günlük hayata geçirmiş olağanüstü bir biliminsanıdır.<br />
Tam ismi, Cizreli Ebul-iz (Ebû’l İz İbni İsmail İbni Rezzaz El Cezerî ) ya da Avrupa’nın bildiği ismiyle El-Cezeri / al-Jazari ( Ibn Ismail ibn al-Razzaz al-Jazari Arapça: أَبُو اَلْعِزِ بْنُ إسْماعِيلِ بْنُ الرِّزاز) olan bu mucit bundan 800 küsur yıl önce (1136-1206) yılları arasında yaşadı. Selçuk Türkleri zamanından bahsediyoruz. Bu inanılmaz öykünün tek kanıtı yüzyıllara dayanmış ve müthiş icatların resimleriyle dolu orijinal kitabın el yazması kopyaları.</p>
<p>Kitabının flash kopyası ve hakkında daha fazla bilgi için <a href="http://www.ebuliz.com/" target="_blank">www.ebuliz.com/</a><br />
diğer kaynak: <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/El_Cezeri" target="_blank">tr.wikipedia.org/wiki/El_Cezeri</a><br />
<iframe frameborder="0" width="580" height="376" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xem8ln"></iframe><br /><a href="http://www.dailymotion.com/video/xem8ln_1001-ycat_tech" target="_blank">1001 İcat</a> <i>ile  <a href="http://www.dailymotion.com/seyrusefer" target="_blank">seyrusefer</a></i>
</p></blockquote>
<blockquote><p>Ahmed-el Cezeri Kimdir:<br />
1404-1479 yılları arasında yaşamış ünlü bir şairdir. Kaside ve şiirlerinde tasavvuf konularını işlemiştir. 2000 beyitlik bir divanı vardır. Şiirler alfabetik ve Kur&#8217;an sureleriyle uyumludur. &#8220;Guften Mela&#8221; ve &#8220;Guften Emir&#8221; adlı şiir antolojileri vardır. Halk arasında &#8220;Mellayı Ciziri&#8221; ve &#8220;Nişani&#8221; olarak adlandırılır.<br />
<img src="https://lh3.googleusercontent.com/-usWXH40qobc/Tmx433jfUGI/AAAAAAAADXE/Fm8zZgM0B4s/s640/ahmed_i_cezeri.JPG" alt="" /></p></blockquote>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/dosta.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/dosta.jpg" alt="" title="dosta" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2456" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/11/cizrenin-degerleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ELVEDA KONYA, MERHABA CİZRE</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/09/elveda-konya-merhaba-cizre/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/09/elveda-konya-merhaba-cizre/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Sep 2011 16:05:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİZ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[HAYATA DAİR]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ ADAMLAR]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Adamlar Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[MUHABBET]]></category>
		<category><![CDATA[Sır Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2867</guid>
		<description><![CDATA[Her ne kadar her şey bir plan dahilinde ilerlesede yine de hızlı değişimler yaşıyoruz. Konya&#8217;dan bir süreliğine ayrılıyorum. (Sürenin ne...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/sir_hoca.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/sir_hoca.jpg" alt="" title="sir_hoca" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2427" /></a>Her ne kadar her şey bir plan dahilinde ilerlesede yine de hızlı değişimler yaşıyoruz.</p>
<p>Konya&#8217;dan bir süreliğine ayrılıyorum. (Sürenin ne kadar olacağını ve dönüşün buraya mı olacağını Allah bilir.)</p>
<p>bugün anladım ki konya&#8217;da çok dostluk biriktirmişim.<br />
doğru yolda olduğumuzu böyle geri dönüşümler sayesinde anlıyoruz.<br />
ayrılık güzellikleri daha iyi ortaya çıkarıyor. son bir konya yazısı yazılmalı.</p>
<p>konya&#8217;nın iyi adamlarına selam.<br />
öyle iyi adamlar ki cizre&#8217;ye köprü olup bizim güzel insanlarla tanışmamıza vesile oluyorlar.<br />
<strong>iyilikte kalpten kalbe, şehirden şehire taşınırmış anladım.</strong></p>
<p>üç yıldır kullandığım büromu da kapattım.<br />
bir süre konya rampalı çarşıda olmayacağız.<br />
önce karşımdaki dünya haritasını<br />
sonra sağımdaki Türkiye haritasını<br />
son olarak Ortadoğu haritasını söktüm.</p>
<p>konya&#8217;dan biz gidiyoruz diye boş kalmıyor; çünkü konya bizden önce de doluydu bizden sonrada dolu olacak.<br />
en çok önemsediğimiz kişi, sır hocamız burada inşallah.<br />
o burada oldukça bizde buradayız.<br />
daha bir çok güzel adam bırakıyorum ardımda; fakat bizim için merkez sır hoca.<br />
o bütün iyi adamları tanır.<br />
pirime ve piri paşa medresesine selam.<br />
bize hayatın usulünü öğreten SIR Hocamıza selam.<br />
şunu da ekleyelim daha öğreneceğimiz çok şey var.</p>
<p>hicrette bereket var ki!<br />
göçe göçe viyana&#8217;ya vardık.<br />
oturduğumuz gün olduğumuz yerde kaldık. hatta geri çekildik.<br />
kainatta her şey bir yerden bir yere göç ediyorsa (toprağında deniz gibi dalgalandığı söylenir.) insan neden dursun ki!</p>
<p>bugün 20:30&#8242;da konya&#8217;dan cizre&#8217;ye yola çıkıyorum.<br />
en yakın internet bağlantısına kadar hayır üzere kalın.</p>
<p>Ya Rabbi tüm isimlerinle her şeyden sana sığınıyoruz.<br />
Bizleri hayır yolunda koşan kullarından eyle.<br />
kalplerimizi ve akıllarımızı hayır üzere birleştir.<br />
amin.</p>
<p>Not: Afyon yazımız sayha dergide yayınlandı. <a href="http://www.sayhadergi.com/3328/kulliyeli-sehirler-iv-afyon">Külliyeli Şehirler IV : Afyon</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/09/elveda-konya-merhaba-cizre/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Somuncu Babam Evladı Hulisi Efendi&#8217;nin Divanından: Nasihat Albümü</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/08/somuncu-babam-evladi-hulisi-efendinin-divanindan-nasihat-albumu/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/08/somuncu-babam-evladi-hulisi-efendinin-divanindan-nasihat-albumu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Aug 2011 13:34:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DİVAN ŞİİRİ]]></category>
		<category><![CDATA[MÜZİK]]></category>
		<category><![CDATA[OSMAN HULUSİ EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2817</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayının manevi iklimine uygun olarak tekrar tekrar dinlenmesi gereken şiirler. Darende yolculuğumuzda keşfettiğimiz bu eserler bizi derinden yaraladı. Bu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayının manevi iklimine uygun olarak tekrar tekrar dinlenmesi gereken şiirler.</p>
<p>Darende yolculuğumuzda keşfettiğimiz bu eserler bizi derinden yaraladı. Bu şiirler Somuncu Baba mekanından ayrılırken kalbimin yarasını daha da derinleştirdi, diyebilirim.</p>
<p>Diz dermansız<br />
dil bağlı<br />
uzaklaşılan her adım<br />
bir damla yaş<br />
tohma çayına atın nefsi<br />
bırakın beni<br />
yıkanayım<br />
arınayım</p>
<p>uzaklaştıkça<br />
yaşlar tohma nehrine<br />
ey yolcu boşuna bu nehre kaynak arama<br />
firakın yaktığı gönüllerdir suyun başı</p>
<p>bursa ulu camide o ifşa oldu hüseyni irşad<br />
aksarayda cilehane<br />
darendede tohma çayı<br />
fırında somuncu baba ekmeği</p>
<p>darende yolculuğu yazısı: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2009/05/darende-yolunda/">http://kainatamektup.com/index.php/2009/05/darende-yolunda/</a><br />
</strong></p>
<p><strong>Sevdiğim 	/ Nisan Kumru</strong><br />
<iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/V7mefGEtPPc" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Şen Ola Gönül Şen Ola  /	Enver Seyitoğlu</strong><br />
<iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/VzaA_6LJfKg" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Üftadelerin Ağlar Burada  /	Nisan Kumru</strong><br />
<iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/4Coslp5OjZs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Ey Garip Bülbül 	/ Enver Seyitoğlu</strong><br />
<iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/rVds0v6kE3I" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Zara Düştü 	Nisan Kumru</strong><br />
<iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/qLfhvYcQtKk" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Hâr Oldu Günüm 	/ Ahmet Soyöz</strong><br />
<iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/uabewxKBuIc" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Nasihat 	/ Dursun Ali Erzincanlı</strong><br />
<iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/yi_RNWffY2w" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Kurbanın Olaydım 	/ Dursun Ali Erzincanlı</strong><br />
<iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/d-uq1A3axRs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/08/somuncu-babam-evladi-hulisi-efendinin-divanindan-nasihat-albumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AHİ ŞEYHİ EDEBALİ&#8217;NİN OSMAN GAZİYE NASİHATİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/07/ahi-seyhi-edebalinin-osman-gaziye-nasihati/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/07/ahi-seyhi-edebalinin-osman-gaziye-nasihati/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jul 2011 05:08:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[ADALET ve EMEK]]></category>
		<category><![CDATA[AHİLER]]></category>
		<category><![CDATA[BEYAZ SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ŞEYH EDEBALİ]]></category>
		<category><![CDATA[Vasiyetler]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2771</guid>
		<description><![CDATA[“Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül almak sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik bize,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/07/osaman_bey_şeyh_edebali.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2775" title="osaman_bey_şeyh_edebali" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/07/osaman_bey_şeyh_edebali.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a>“Ey Oğul!<br />
Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül almak sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana. Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.</p>
<p>Ey Oğul!<br />
Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. <strong>Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin.</strong> Sen ve arkadaşlarınız <strong>kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla </strong>bize vaat edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.</p>
<p>Oğul!<br />
Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın! Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. <strong>Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. <em>Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme.</em></strong> Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.</p>
<p>İnsanlar vardır, <strong>şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.</strong> Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin <strong>fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır.</strong> Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir&#8230;</p>
<p>Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.</p>
<p>Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, <strong>yiğidin iyisine deli </strong>(korkusuz, pervasız, kahraman, gözüpek) derler.</p>
<p><strong>En büyük zafer nefsini tanımaktır.</strong> Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. <strong>Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. </strong>Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar. <strong>İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. </strong>Kişi kıpırdamayınca uyuşur. <strong>Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür.</strong> Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!</p>
<p><strong>Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. </strong>Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. <strong>Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır.</strong> Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı&#8230; Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. <strong>Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. </strong>Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..</p>
<p><strong>Yalnızlık korkanadır. </strong>Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. <strong>Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir.</strong> Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez! Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.</p>
<p><strong>Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.</strong><br />
<strong> Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın.</strong><br />
<em><strong>İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.</strong></em>”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/07/ahi-seyhi-edebalinin-osman-gaziye-nasihati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BUGÜNÜN FATİHLERİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/05/bugunun-fatihleri/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/05/bugunun-fatihleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 May 2011 19:46:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[MUHABBET]]></category>
		<category><![CDATA[SOMUNCU BABA]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2662</guid>
		<description><![CDATA[Fatihi yetiştiren çevre anlaşılmadan Fatih ve Fetih anlaşılamaz. Ahlaklı, akıllı, kaliteli bir adamın yanına Fatih Sultan Muhammed Hanı yetiştiren çevreyi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/05/somuncubaba.jpg"><img class="size-full wp-image-2490 alignleft" title="somuncubaba" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/05/somuncubaba.jpg" alt="" width="576" height="438" /></a>Fatihi yetiştiren çevre anlaşılmadan Fatih ve Fetih anlaşılamaz.<br />
Ahlaklı, akıllı, kaliteli bir adamın yanına Fatih Sultan Muhammed Hanı yetiştiren çevreyi oluştursak yine bir fatih ortaya çıkacaktır.<br />
Akşemseddin elinde hangi demir çelik olmaz.</p>
<p>İsimler gelir geçer baki olan değerlerdir.</p>
<p>İstanbul&#8217;u fetheden İslamın ruhunu anlamış ve bizzat yaşamına geçirmiş askerinden esnafına; evhanımıdan beyfendisine imanlı bir toplumdur.</p>
<p>Günümüzde nice fatihler varda biz göremiyoruz. ideallerimiz ulaşılmaz tabular haline gelmiş. Bugün bir genç bunca tuzağa rağmen istikamette durabiliyorsa, kendini fethedebiliyorsa zamanının fatihidir.</p>
<p>Neden Somuncu Baba fotoğrafı var bu yazıda?<br />
Çünkü o Hacı Bayram Veli&#8217;yi yetiştirmese , Hacı Bayram Veli&#8217;de Akşemseddin&#8217;i yetiştirmese Fatih ortaya çıkamazdı.</p>
<p>Rabbimiz başka bir silsile oluştururdu, bu ayrı bir mesele, burada bir fatih için kaç el gerekiyor ona dikkat çekmek istiyoruz.</p>
<blockquote><p>
Akşemseddin ve Fatih<br />
Akşemseddin olacaksan bir Fatih bul.<br />
Fatih olacaksan bir Akşemseddin bul.<br />
<object style="height: 390px; width: 640px;"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/2_Q3bRSWyIg?version=3" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="390" src="http://www.youtube.com/v/2_Q3bRSWyIg?version=3" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/05/bugunun-fatihleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SIR HOCAM</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/03/sir-hocam/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/03/sir-hocam/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Mar 2011 05:46:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÖNÜL ERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Sır Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2424</guid>
		<description><![CDATA[Bir dostu bekliyorum; Yüce Dostu hatırlatan güzel insanı. Allah rızası için adanmış bir hayat. Bu dünyanın kuşatmaları karşısında bozulmayan istikamet....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/sir_hoca.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/sir_hoca.jpg" alt="" title="sir_hoca" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2427" /></a>Bir dostu bekliyorum; Yüce Dostu hatırlatan güzel insanı. Allah rızası için adanmış bir hayat. Bu dünyanın kuşatmaları karşısında bozulmayan istikamet. Eylem: sürekli hareketlilik; eğer tünelin ucunda bir hayır varsa zamanının tümünü o ışığa ulaşmak için harcayabilir.</p>
<p>Üstün bir edep, değer verdiği bir büyüğün yanında ashabın Peygamberimizi (s.a.v.) dinlerken üzerlerine kuş konsa ürkmeyecek sükuneti. Ben yumuşaklığı ondan öğrendim; biri konuşurken cevap vermek için acele etmemeyi , o kişiyi tüm cümleleri bitene kadar dinlemeyi. İlk tanıştığı kişiyi özenle dinlediğini görünce insan ancak böyle tanınır, dediğim çok olmuştur. Dinlemeden , anlamadan reçete uzatmamayı onun yanında kavradım. İnsan fıtratlarının farklı oluşunu, her insanın kendine göre özellikleri olacağını onun yanında idrak ettim. Öz nefsimi eleştirebilmeyi ondan öğrendim; kendi nefsine batırdığı sanki çuvaldız değil de bir mızraktı. Konuşurken kendi nefsine konuşmasını ve en günahkarın kendisi olduğunu hissettirmesini unutamam. Çünkü bizler çoğu zaman birilerinin yanında kendimizi günahkar, onları sevapkar hissediyoruz ve dipsiz günah kuyularına yuvarlanıyoruz. Ben hiçbir zaman bu kuyudan çıkamam , baksana adam nasıl dört dörtlük yaşıyor. Dur! kardeşim herkes insan ve imtihanlar türlü türlü. İnsanın insan ile olan sınanması kendine yeter de artar bile.</p>
<p>İlim bir insanı ancak bu kadar yükseltebilir. Yükselmenin sırrı; “Bilmediğini bildiğinden midir?” Onun karşısında büzüşme gereği hissetmezsiniz. Acaba şunu sorsam kızar mı, bu konuyu da mı öğrenemedin der mi diye düşünmezsiniz. Her daim nefsi aşağıda ilmi yukarıdadır , tam irfan ehli bir kişilik örneği. Öğrenen, anlayan, yaşayan , paylaşan bir insan. Yanında birkaç dakika durursanız mutlaka bir şey öğrenirsiniz; çünkü öğretmek onda bir yaşam biçimi haline gelmiştir. </p>
<p>Kaç ilim ehli bugün; kendi çevresiyle, esnafla, memurla, amirle, işçiyle, köylüyle, öğretmenle, öğrenciyle&#8230; kısacası tüm halk ile muhabbet kurabiliyor? Benim anlatmaya çalıştığım İNSAN bu iletişimi sağlayabiliyor ve bunu yaparken tek sermayesi samimiyeti. Görüşmeler sırasında hiç yapmacıklıkta görmedim, zaten ihlasın olduğu yerden tüm sahtekarlıklar kaçar. Onunla şehir içinde yürümek biraz zordur, birkaç adım attığınızda biri gelir ve sarılır. Yanındaysanız size de sarılırlar ve sizde kucak açarsınız; çünkü hepsi güzel insanlar. “Bu insan kıtlığında nereden bulur bu kadar insanı diye düşünebilirsiniz.” Fakat o bu cümleyi kurmadığı için buluyor bunca güzel insanı. Bir mıknatıs gibi tüm güzel insanları kendine çekiyor, eksiği olan yok mu? Vardır tabi ki, insan bu eksik varlık, tamamlanmaya gelmedi mi bu aleme. Fakat samimiyette eksiklik olmaz, adama az samimi orta samimi diyemeyiz. Bir adam ya samimidir ya da samimiyetsiz, ya adildir ya da zulümkar. Bu şuna benziyor, mümin günahkar olabilir ama yalancı olamaz. İnsan eksik ve hatalı olabilir, ama asla samimiyetsiz, adaletsiz olamaz.</p>
<p>Abarttığımı düşünen varsa kendisi ile tanışır ve anlatmaya çalıştıklarımı birebir görebilir. Ancak bu yazıyı kendisine okuduğumda başlangıçta kendisi olduğunu anlayamadığı için farklı bir sima ile dinledi ne zaman ki ondan bahsettiğimi anladı yüzü mahzunlaştı ve bu satırlara layık olmadığını anlatmak istedi ben de tek tek bunları yaşadığını örneklerle ona anlattım. Sonunda bir miktar ikna oldu ve bundan sonra böyle olalım dedi. Hani bir büyük geçerken; “Bu kişi her gece namaza kalkarmış.” demişlerde o güzel insan bir daha gece namazlarını aksatmamış ya onun gibi olayı algıladı. </p>
<p>Dostlar yaşayan bir ilim ehlini anlatıyorum. Kendisini  on yılı aşkın süredir tanıyorum, birlikte yedik, içtik, para alış-verişimiz oldu, yolculuk yaptık ve ailece tanışıyoruz. Yaptığı işi merak edenler olmuştur, bu şekilde yaşayan bir adam ne iş yapar. Biz onu imam olarak tanıyoruz, ona din görevlisi ya da cami görevlisi diyemem. O gerçek manada bir imam. İmamın gerçek manasını bilenler bilir bilmeyenlerde araştırsın. Ben sadece şu kadarını diyeyim: hani eskiden bir köyün imamı varmış; öğretmen, muhtar, sosyolog, bilir kişi, sağlıkçı&#8230; uzun lafın kısası köyün önderi. Ben kendisinin yanında bulunduğum süre içerisinde bunların hepsini olduğunu gördüm diyebilirim, hatta fazlasını da gördüm desem yalan olmaz ama her şeyde burada anlatılmaz. Tabi ki elinden geldiği kadar , mesela sağlıkçı dediysek hasta tedavisi yapacak hali yok, ama yön vermesi yeterlidir, bazen sadece dinlemek bile bir insanı iyileştirir. Görevinin sorumluluğunu bilerek yaşayan önder insanlara çok ihtiyacımız var.  </p>
<p>Ben eğitim üzerine araştırma yapmaya çalışıyorum. Çağın ihtiyaç duyduğu insan nasıl yetişir, ne yaparsak beyinlerdeki ve kalplerdeki kilitleri sökebiliriz? Arada tembellik yapsak da bu konuya kafa yorulması gerektiğini biliyorum. Düşündüğün eğitimci profiline yaklaşan oldu mu deseler  hemen Sır Hocamı götürürüm. Bu portreyi yazma derdimde onun yetiştirici kişiliğini ortaya koymak. Üslubu beni her zaman hayran bırakmıştır. Onun dersinde daralan insan az bulunur. Her zaman süre ile konuşur, karşıda ki dikkati kontrol eder ve her an isminizi hocanın ağzından duyabilirsiniz. Ve mutlaka o mecliste konuşmanız gerekir, dersin sonunda tüm dinleyicilere söz verilir. Herkes kendi dünyasında öğrendiklerini bir iki cümle ile aktarır. Sohbeti dinlerken de ona göre dinler, bak sonunda söz verilecek bir şeyler kapmalıyım. Bir başka önemsediğim özelliği her şeyi biliyorum havası yoktur, onula konuşurken sanki sizle birlikte yeni öğrenen biri karşınızda zannına kapılırsınız. Mesela bir köşeye kurulup sorusu olan var mı, demez. Her şeyi muhabbetle öğretmeye çalışır. En bilgili olduğu konuda bile karşısındakini konuşturur ve sözlerine değer verir. Sadece hakikate ters bir şey varsa sonunda müdahale ihtiyacı duyar. Kendinizi o güzel insanın  yanında her zaman önemli hissedersiniz.</p>
<p>Şöhretten kaçınma duygusu ile bazen kendini geri çekebilir, (Bu konu bazen kendisine engelde oluyor gibi düşünüyorum, muhabbetlerimizde bu konuyu zaman zaman dillendiriyorum ve size gelene kucak açın belli bir mesafede tutmayın, diyorum. Bir de kalemi eline almaktan çekiniyor, ben yazmasını da istiyorum.) onun harici çağrılan her yere koşar ve hayır yolunda kesinlikle yorulmaz. Belki yorulurda belli etmez, onu hasta az görmüşümdür. Her zaman yüksek bir enerjiye ev sahipliği yapar. İnsanda aşk varsa yorulmaz , gerekirse dağları bile deler, bugün bir şeyler yaparken yoruluyorsak hemen aşkımızı tazelemeliyiz. </p>
<p>Az önce beklenen dost geldi, mekanımızı şereflendi, gönlümüz genişledi, aşkımız tazelendi. Yoğunluğun altında ezilmemesi güzel, aynı gün içinde yapacak bir çok işi vardır, bazen dakikalar bile önemlidir onun için. Bir çok olay karşısında tevekkülüne şahit olmuşumdur. Elinden gelen sebepleri işler ve sonucu Yüce Allah’a bırakır. Güzel güzeli çekermiş, onunla hep güzel insanları anar ve ziyaret etmeye çalışırız. Bazen yolumuzun sonu mezarlık olur. Üçler mezarlığında nur yüzlü, medrese tahsilli, musikişinas, mutasavvıf Nuri Hoca ağabeyimizi, Konya’nın son dönemine mührünü vurmuş bir güzel adam Hacı Veyiszade Mustafa Hoca&#8217;yı ziyaret ederiz. Artık Tahir Hoca Efendi&#8217;de ziyaret listemize eklenecek. Allah cümlesine rahmet eylesin. Hacı Veyiszade Hocamız yetiştirdiği öğrencilerle, öncülük ettiği hizmetlerle , insanları seçmeden verdiği selamla anılıyor. Mustafa Hoca Efendi uzun süre Piri Mehmet Paşa Camisinde (Mevlana çarşısının yanında.) görev yapmış. Hayatından kesit sunduğum Hocam, Hacı Veyiszade’nin bugün ki yaşayan temsilcilerinden bana göre , güzel insanlar birbirlerine benziyor; çünkü onlar bir kişiye benzemeye çalışmışlar: İnsanlığın Önderi Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.). </p>
<p>Hani birileri diyor ; “Bu çağda olmaz, bu çağda yaşanmaz.” Biz örneklere bakarak olabilir diyoruz. “Nerede kaldı o güzel insanlar?” diyenlere iyi bakın çevrenize diyoruz . Kimileride “Güzel insanlar güzel atlara binip gittiler.” diyorlar. Hayır buradalar ve yaşıyorlar. Rabbim iyi adamları bulmayı ve onların izlerini takip etmeyi nasip eylesin. Kuşatma ancak Hakikati yaşayama gayretinde olan insanlarla kırılacak; ağzından çok, gönlü, aklı ve eli çalışan insanlarla&#8230; Rabbim sayılarını çoğaltsın. Çevrenizde ne kadar çok güzel insan varsa kendinizi o kadar zengin sayabilirsiniz.<br />
Allah’ım  bizleri insan zengini olmamızı nasip eyle, Amin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/03/sir-hocam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ HOCA EFENDİ VEFAT ETTİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/03/tahir-buyukkorukcu-hoca-efendi-vefat-etti/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/03/tahir-buyukkorukcu-hoca-efendi-vefat-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2011 12:43:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tahir Büyükkörükçü]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2314</guid>
		<description><![CDATA[Allah rahmet eylesin. Konya&#8217;nın önder şahsiyetlerinden Tahir Hoca Efendi Hakkın rahmetine kavuştu. Cenaze namazı (06/03/2011) pazar günü yani yarın Kapu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/tahirhoca.bmp"><img class="alignright size-full wp-image-2315" title="tahirhoca" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/tahirhoca.bmp" alt="" /></a>Allah rahmet eylesin.<br />
Konya&#8217;nın önder şahsiyetlerinden Tahir Hoca Efendi Hakkın rahmetine kavuştu.<br />
Cenaze namazı (06/03/2011) pazar günü yani yarın Kapu Camisinde öğle namazından sonra kılınacaktır.<br />
Üçler Mezarlığına sırlanacak.</p>
<p>Konya&#8217;nın acısı katmerlendi. Daha Erbakan Hoca&#8217;nın acısı içimizi acıtmaya devam ederken ikinci bir kayıp bizi derinden yaraladı.</p>
<p>Biz Hacı Veyiszade Hazretlerini, Ladikli Ahmet Ağa&#8217;yı ondan öğrendik.<br />
Kapu Cami vaazlarına katılamadık fakat zaman zaman televizyon ve radyo aracılığı ile dinleme fırsatı bulduk. Vaazları deryaya ulaşmak isteyen coşkun bir çağlayanın akışından farksızdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a title="tahir_buyukkorukcu" href="http://www.ribatfm.com.tr/arsiv.php?kad_id=116&amp;ad=TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ - Görüntülü" target="_blank">TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ &#8211; Görüntülü Sohbetleri</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/03/tahir-buyukkorukcu-hoca-efendi-vefat-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DEVAM EDEN ŞİİR</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/devam-eden-siir/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/devam-eden-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Feb 2011 18:44:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[İYİ ADAMLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Baş Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[AHMED]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2228</guid>
		<description><![CDATA[Masamın üzerinde kitapların. Sayfaların arasından bir yol arıyorum, ucu rûyadaki şiirin bahçesine çıkacak. Bir “Kervan”ın peşi sıra “Nurlu Ufuklar”a doğru...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/nu.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/nu-183x300.jpg" alt="" title="nu" width="183" height="300" class="alignright size-medium wp-image-2230" /></a>Masamın üzerinde kitapların.</p>
<p> Sayfaların arasından bir yol arıyorum, ucu rûyadaki şiirin bahçesine çıkacak. Bir “Kervan”ın peşi sıra “Nurlu Ufuklar”a doğru yürüyorum.</p>
<p>Sular içre bir şiir belki de bu aradığım. Bir kasidenin suyun üzerinden kanatlanan kuşlar kadarcasına hür ve aşık terennümü belki de…Rasul-i Zişan Efendimiz Muhammed’in (S.A.V)  isminin misafir edildiği ve ona yolcu edildiği bir nida bir yakarış bu. O şiirin peşindeyim, arıyorum. Sayfaların arasından kıvrıla kıvrıla uzayan yolları aşıyorum o şiirin avlusuna varacak. Bir işaret arıyorum. Bulamıyorum!</p>
<p>Masamın  üzerinde defterin.</p>
<p>Bir sonbahar sabahı ilk sayfasına güzel yazınla yazdığın birkaç ayetin şahitliğinde. Hediye!</p>
<p>Bulabilir, hatırlayabilirsem bu deftere yazayım diyorum o şiiri. Bir hatırlayış bir anış bir yanış titreyişiyle. Nerede?</p>
<p>Üç hediyenin nurlu ışığı altında sürüyorum izini o rûyanın. O aşık, o maşuk sesin çoşkun tınısının peşinden… Ne akıl tam koyabiliyor adını ne göz tam bulabiliyor. Ne el tutabiliyor o şiirin yaşadığı sayfayı ne kalem yazabiliyor. Veren Peygamber’in kutlu yolunda dizilen her hece hediye suretinde, cümle cümle. Bütün kitapların önümde ama o şiiri bulamıyorum. Nerede?</p>
<p>Masamın üzerinde  kalemin.</p>
<p>Ellerimde o lacivert kalemin. Üçüncüsü verdiğin hediyelerin.</p>
<p>Bu koku tanıdık bu koku bildik. Çektiğin elifin elinden tutan kamışın kanı mürekkep. Bir he ile elif hemhal. Elif ile he iç içre: Âh. Dört elif miktarı çekilmiş âh!</p>
<p>Vefatının ikinci senesi olmuş. Şiir gibi bir ömrün mukaddimesi olan gençliğin kadar temmesi olan ihtiyarlığın da şiir gibiydi. Bu şiiri yakalayabilmiş olmanın hamd ve şükrüyle bir hamle daha yapıyorum sayfaların arasına. Rûyalara girmiş o şiirin saklandığı sayfaların arasına.</p>
<p>Bulamıyorum,</p>
<p>artık duruyorum.</p>
<p>İçimden dur diyen bir sese uyuyorum.</p>
<p>Dünyan değişmiş.</p>
<p>İstidatın ise daim,</p>
<p>muhabbetin gibi.</p>
<p>Şiirin devam ediyor o âlemde de</p>
<p>O’nun için,</p>
<p>beğenmesi için!</p>
<p>Bu dünya da yazdığın bir şiir düşüyor sadece nasibine elin.</p>
<p>Âmin oluyor nasibi dilin.</p>
<p>Sır oluyor rûyadaki şiirin.</p>
<p> “Risalet mülkünün sultanı kılmıştır seni Allah,</p>
<p>  Şefaat bekliyor senden bu kemter Yâ Rasulallah&#8221;</p>
<p>Âmin&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/devam-eden-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alim, Esnaf, Sanatkar : Nuri Baş Hoca Efendi</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/alim-esnaf-sanatkar-nuri-bas-hoca-efendi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/alim-esnaf-sanatkar-nuri-bas-hoca-efendi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Feb 2011 06:19:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AHİLİK]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[GÖNÜL ERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ ADAMLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Baş Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2214</guid>
		<description><![CDATA[&#160; sultan selim idi yüzün cami çıkışı yürüdük aşk sırladığın bürona Mevlana Hazretleri&#8217;nin komşusu Sultan Selim Camisini Konya&#8217;dan yolu geçen...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/nuri_bas_kabri3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2216" title="nuri_bas_kabri3" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/02/nuri_bas_kabri3-300x291.jpg" alt="" width="300" height="291" /></a></p>
<p style="text-align: right;">&nbsp;</p>
<blockquote><p>sultan selim idi yüzün<br />
cami çıkışı yürüdük<br />
aşk sırladığın bürona</p></blockquote>
<p>Mevlana Hazretleri&#8217;nin komşusu Sultan Selim Camisini Konya&#8217;dan yolu geçen herkes bilir. Fakat oralardan geçerken fark edemediğimiz bir çok güzellik var. Cami girişi revaklarında üzerine hadis yazılan bir tahta bulunurdu. Geçmiş zaman eki kullanıyorum; çünkü şimdilerde tahta yerinde yok. Tahtanın yazıcısı da üçler mezarlığına sırlandı. Geçen gün oradan geçerken hem tahtayı hem de hattatı aradı gözlerim. Hız çağında fark edememek normal karşılanıyor, hatta farkında olmak için yavaşlamak zamandan uzaklaşmak olarak görülüyor. Aslında insan yavaşladığında zamanın deruni zevkine varabilir. Biz yavaşladığımızda güzel insanları ziyaret ederdik ve etmeye çalışıyoruz. Dünyadan biraz nasiplendiysek bunu kalbimizin ritmini yerine getiren iyi adamlara borçluyuz. Yavaşla kalbim yavaşla biraz.</p>
<p>Alim, Esnaf, Sanatkar elbiseleri bir kişinin üzerine birlikte olur mu? Veya bir elbise üste giyildiğinde diğerlerini örter mi? Belki üstte olan elbise baskın olacaktır; fakat dış elbisenin tonunu bu üç elbise birlikte oluşturacaktır. Biz bu üçlemeyi Cami, Medrese, Bedesten olarak da kullanıyoruz. İyi yetişmiş güzel adamlara baktığımızda karşımıza bu üçlemelerden nasiplenmiş adamlar çıkıyor. Bu sözü edilen unsurların dengesini en güzel şekilde kuranlar topluma da büyük hizmetler etmişler. Çarşıyı, sanatı bilmeyen alim hayal dünyasında yaşar. Sanatı, ilmi bilmeyen esnaf katılaşır. Çarşıyı, İlmi bilmeyen sanatkar toplumdan uzaklaşır. Arife fazla söz gerekmez. Siz bunları hayatınızda çoğaltın. Külliye kuruluşu öyle rastgele seçilmiş bir düzen değildir. Eğer kendimizi, çocuğumuzu yetiştirmek, başkalarına vesile olmak istiyorsak üzerine giydirdiğimiz elbiselere dikkat edeceğiz. Hatta biraz daha ileri/geri gideyim; &#8220;Osmanlı şundan yıkıldı bundan yıkıldı tartışmaları var veya Müslümanlar neden geri kaldı?&#8221; Sorularına pratik anlamda; üzerine fransızın biçtiği elbise giydirildiği için genç subayın şaftı kaydı veya müslümanlar çocuklarına tek taraflı eğitim elbisesi giydirmeye başladıktan sonra insanın mayası bozuldu, diyebiliriz.</p>
<p>Nuri Baş Hoca Efendi bizim eğitim geleneğimizin son temsilcilerindendi. Bize özüyle, sözüyle çok şey öğretti ve öğretmeye devam ediyor. Onu tanımamış olsaydık, Ahi Evran&#8217;ı anlarken daha çok zorlanacaktık.</p>
<p>Nuri Baş Ağabey <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/nuri-bas-hoca-efendi/">kimdir sorusunu  buradan</a> okuyabilirsiniz.<br />
O&#8217;nun tasavvuf ve eylemi birleştiren bakış açısını yeni nesil derviş-mücahit Selman Maltaş&#8217;ın <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/tasavvuf-ve-eylemin-icinde-bir-dervis-nuri-bas/">tasavvuf ve eylem</a> yazısından anlamaya çalışabilirsiniz.<br />
O&#8217;nun muhabbetini ve derdini, O&#8217;nun kiracısı ve ilgilendiği talebesi olma şerifine ulaşmış Cüneyd kardeşimizden okuyabilirsiniz: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/derdi-muhabbet-olan-nuri-bas-hocam/">derdi muhabbet</a>.<br />
Ardından en çok hüzünlenenlerden biri olan; kalbine sevmeyi, ağlamayı öğretmiş Ahmed&#8217;in yazısı da geride bıraktığı derin izleri bize öğretecektir: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/2010/02/%E2%80%A6-ardindan%E2%80%A6/">ardından</a></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="267" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5438069338955354257%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr" /><param name="src" value="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="267" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5438069338955354257%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2011/02/alim-esnaf-sanatkar-nuri-bas-hoca-efendi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yerköprü Şelalesi (Göksu Şelalesi)</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/yerkopru-selalesi-goksu-selalesi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/yerkopru-selalesi-goksu-selalesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 04:37:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erenler Yolunda]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rotaları]]></category>
		<category><![CDATA[Hadim]]></category>
		<category><![CDATA[Kainat Harikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Hadimi]]></category>
		<category><![CDATA[SEYYAH]]></category>
		<category><![CDATA[YOL HİKAYELERİ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1619</guid>
		<description><![CDATA[İnsanın gönlü bir yere bağlanmaya görsün bir şekilde o beldeye tekrar tekrar gitmenin fırsatlarını kolluyor. Daha önce dostlarla (Şimdi bazıları...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-1623" title="yerkopru1" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/08/yerkopru1-300x199.jpg" alt="yerkopru1" width="300" height="199" />İnsanın gönlü bir yere bağlanmaya görsün bir şekilde o beldeye tekrar tekrar gitmenin fırsatlarını kolluyor. Daha önce dostlarla (Şimdi bazıları uzak şehirlerde olan; Hocam, Cüneyt, Timur.) Hadim İlçesine gitmiş Muhammed Hadimi Hazretlerini ziyaret etmiş ve O&#8217;nun maneviyatından nasiplenmiştik. Bu huzur mekanına tekrar gitmenin yollarını aradım ve ikinci ziyaret diğerini mekansal  anlamda aşmalıydı. Hadim ve Taşkent’e gitmek kolay, özel vasıtaya da ihtiyaç yok. Konya Eski Garaj’dan Hadim Birlik araçlarına bindiğinizde Hadim ve Taşkent ilçelerine gidebilirsiniz. Ve çok az masrafla unutamayacağınız bir yolculuk yapabilirsiniz. Böyle dibimizde bulunduğu halde göremediğimiz ne çok güzellikler var. Benim niyetim Yerköprü Şelalesini de görmek olduğu için  özel vasıta gerekiyordu. (İlk yerköprü  şelalesi ziyaretini ikinci Hadim yolculuğunda Salih Furkan ile gerçekleştirdik.) İlk yolculukta  maceralı olmuştu, tabela yetersizliği zorlasa da hedefe ulaşmıştık. Üzülerek belirtmem gerekiyor ki hala Hadim İlçesine 12 km kala tabelada &#8220;Bademli&#8221; yazıyor ve orada bulunan doğa harikasının ismi yok. Kanyon olarak da o bölge doğa yürüyüşleri ve kamp yapmaya müsait.</p>
<p>Konya – Hadim (Eski Garajın önünden giden Karaman yolundan Bozkır-Hadim yol ayrımından sağa dönüyoruz.) asfalt yolunu takip ederek hedefe varabiliriz. Biz diğer yolculuklarımızda da olduğu gibi öncelikle Hadim’ e ulaştık ve Muhammed Hadimi Hazretlerini ziyaret ettik. Burada bir süre dinlendikten sonra 12 km uzakta olan Taşkent’e geçtik. İlk bakışta isminin neden Taşkent olduğu anlaşılıyor. Kayalar kenti de diyebiliriz. Şehrin içinden geçtik. Aslında bu ilçede nereler gezilir bilmiyorduk. Birazda kendimizi keşfin dayanılmaz hafifliğine bırakarak önümüzde açılan yolda ilerledik. Kent çıkışında pınarları bulduk, burası &#8220;Pirler Kondu&#8221; muhitiymiş. Bu bölgede doğa turu yapılabilir. Özellikle vadiye bakan &#8220;Pirler Kondu Oteli&#8221; kamp kültürü olmayanlar için hoş bir konaklama fırsatı sunuyor.</p>
<p>Taşkent ilçesinde kahvaltımızı yaptıktan sonra Yerköprü Şelalesine doğru rotamızı çevirdik. Şelale dere yatağında oluşan çöküntü sonucu ortaya çıkmış, bu sebeple bulunması biraz zor. Yanından geçip gidebiliyorsunuz. Dere yatağından Bademli beldesine geçen yola geldiğimizde Bademli yönüne değilde sol tarafa dönerek dere yatağının içinden ilerlemek gerekiyor. Orada tam anlaşılamasa da bir tabela var.</p>
<p>İnsan eli dokunmamış bir doğa harikası &#8220;Yerköprü Şelalesi&#8221;. Şelale ile alakası olmayan bir bölüme bir kaç peyzaj çalışması yapılmış olsa da genel çevre düzenlemesi problemli. Gerçi insan eli dokunduğunda öncelikli olarak şelaleye şimdiki kadar yaklaşamazsın ve her şeyden rant devşirmeye çalışan birileri tüm çevreyi ipotek altına alabilir. Bu nedenle bazen içimizden bırak dağınık kalsın da diyoruz. O çevre gönüllü ve imar edici bir çalışmayla daha iyi olur inşallah. Suyun akışı düzenlendiğinde yazın su akmayan bölümlerden de su akabilir ve bu görüntüyü daha da güzelleştirir.</p>
<p>Şelaleyi gören bir yerde kampımızı kurduk. Ahmed ile şelalenin arka tarafını da görebileceğimiz yere kadar fotoğraf ve video çeke çeke ilerledik. Bazı yerlerde zemin kaygan olduğu için azami dikkat gerekiyor. Salih ile geldiğimizde hava erken karardığı için şelaleye bu kadar yaklaşamamıştık. O zamanlar internette çok az yerde bilgi vardı. Şimdi incelediğim kadarıyla son yıllarda oraya giden ve internete görüntü ve yazı bırakanlar çoğalmış. Yanımda Türkiye&#8217;nin en iyi görüntü ve estetik uzmanı olduğu için ben elime nadir olarak fotoğraf makinesi aldım. Ahmed hazırlıklarını sürdürdüğü foto grafik belgesel sitesinde Yerköprü Şelalesine özel bir yer ayıracak.</p>
<p>Konya’dan Yerköprü Şelalesine nasıl gidilir?<br />
Konya – Hadim (Karaman yolundan Bozkır-Hadim yönüne ayrılıyoruz.) asfalt yolunu takiben, Konya çıkışından 121 km sonra Hadim&#8217; e 12 km kala soldan Bademli köyü yolu ayrılmaktadır. ( yol ayrımında tabela var) Ayrımdan itibaren yol zorlu olsa da düzgündür. Bu yoldan 29 km kadar ilerlendikten sonra sağda Bademli yol ayrımına gelinmektedir. ( yol ayrımında tabela var ) Bademli yoluna dönülüp 600 m kadar ilerlenirse dere yatağına inilmektedir. (Oradaki tabela sökülmüş burada şelalemi olur diyerek yola devam edilirse Bademli köyüne gidilir 3 km. orada köylülere sorarak tekrar geri dönmek zorunda kalabilirsiniz.) Dere yatağının solundan toprak yolla Yerköprü&#8217; ye ulaşılmaktadır. Konya&#8217;ya olan toplam uzaklık bu yoldan 150 km&#8217;dir. Şelalenin yanında yeni yeni düzenlemeler yapılıyor, buranın duyarlı idarecilerle daha güzel noktaya gelmesi gerekiyor. İnsanlar kainatın bu harikasını da rahat bir şekilde görebilmeliler. Canlı alabalık tesisi var. Ben kendim tutar yerim diyorsanız, şelale çevresinde böyle bir imkanınızda mevcuttur.<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs247.snc4/39685_419401903100_740913100_4886271_3987724_n.jpg" alt="hadimi" width="576" height="384" /><br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs306.snc4/40653_419167788100_740913100_4878088_7617626_n.jpg" alt="yerköprü şelalesi" /><br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs108.ash2/38759_419167868100_740913100_4878098_2546156_n.jpg" alt="göksu şelalesi" width="576" height="384" /><br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs108.ash2/38759_419167873100_740913100_4878099_2246326_n.jpg" alt="" width="576" height="384" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/08/yerkopru-selalesi-goksu-selalesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>oğlum iki yaşında</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/05/oglum-iki-yasinda/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/05/oglum-iki-yasinda/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 03:38:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Vasiyetler]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1484</guid>
		<description><![CDATA[minicik ellerin, yumuşak tenin cennet kokusu bedenin hala miniksin bebeğim fakat yaşı ikiledin şeker, çikolata en büyük zevkin ah o...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>m<img class="alignright size-medium wp-image-1485" title="huseyin2yasında5" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/05/huseyin2yasında5-300x270.jpg" alt="huseyin2yasında5" width="300" height="270" />inicik ellerin, yumuşak tenin<br />
cennet kokusu bedenin<br />
hala miniksin bebeğim<br />
fakat yaşı ikiledin<br />
şeker, çikolata en büyük zevkin<br />
ah o göğsüne vurup ben deyişin<br />
işte adam oldun bebeğim</p>
<p>paylaşmayı seversin<br />
topun ve kamyonun hariç<br />
taşları avuçlaman, toprağı okşaman<br />
bana ilk yaratılışı hatırlatıyor<br />
insan temiz, sen öğrettin<br />
zamanla kirleniyoruz<br />
basamaktan inerken izledim<br />
sağ ayağını sağlam atıyorsun<br />
biz hiç öğretmedik<br />
en doğru sende saklı<br />
dostum ne yapalım bozmamak için<br />
insanı insandan korumak gerek<br />
oysa önce hayvanlardan korunduk<br />
insan insanın imtihanı dostum<br />
şeytan mı<br />
ahir zamanda görevi terk etmiş<br />
toprak gibi ol diyenlere dikkat et<br />
işte sonsuz yürüyüş budur<br />
kavuşulamayan her zaman büyüktür<br />
en çok buldum diyenlerden kork<br />
insan ancak mezarını bulur<br />
hani ben olda bil der ya<br />
yine de tam bilinmez ancak onun kadar bilirsin<br />
aşk bilinmez olandır<br />
ben buldum diyenin peşine düşme<br />
fakat aramaktan da vazgeçme<br />
işte hayat bulmadan arayanlara<br />
yorulunca yeniden başlayanlara<br />
her sabah mezarından dirilenlere<br />
yeni bir müjdedir</p>
<p>bak dostum nasıl da ilham veriyorsun<br />
bu satırlar sana babandan mektup<br />
oğlum bir kaç mektup bırakıyorum<br />
başka mirasım olur mu bilemiyorum<br />
fakat unutma bizim zenginliğimiz mektuplar<br />
Allah&#8217;ın mektuplarını iyi oku<br />
Sevgili elçinin mektubuna dikkat et<br />
Ve O&#8217;na adanmış tüm mektuplara</p>
<p>rehber iyi ise bataklık bile yol olur<br />
herkesi, her varlığı rehber bil<br />
insan dediğin eksiktir<br />
fakat bozuk değildir, yalancı olmaz<br />
maddeye tapan adam değildir<br />
sabit fikirli yol arkadaşı olmaz<br />
gönlü kapalı olan da dost olmaz<br />
alaycı, kibirli, şikayetçi bizden değildir<br />
Allah&#8217;ın mektubunda hepsi var</p>
<p>sonsuz bir hayat için<br />
sonlu hayatımızı kıskanıyoruz<br />
çünkü böyle yaratıldık<br />
aciz ve cahiliz<br />
unutkan ve sabırsız<br />
evet bunlarda hakiki mektuptan</p>
<p>üç bin sayfalık mektubumu özetleyemem<br />
hayatı da tam olarak anlatamam<br />
dostum işte ikinci yaş günü armağanın<br />
ister on beşte ister yirmide anla<br />
sadece düşün ve yaklaş<br />
derdimiz hakikat<br />
işimiz muhabbet<br />
azığımız huzur<br />
yolumuz rıza<br />
durağımız vuslat<br />
adil ol<br />
halis ol<br />
ol<br />
.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/05/oglum-iki-yasinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İMAM EBU HANİFE</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2010/05/imam-ebu-hanife/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2010/05/imam-ebu-hanife/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 May 2010 04:51:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[FURKAN]]></category>
		<category><![CDATA[İMAM EBU HANİFE]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=1450</guid>
		<description><![CDATA[Doğumu : Ebû Hanife, Kûfe&#8217;de hicrî 80 yılında doğdu. Eğitimi : İslâm&#8217;in hâkim olduğu bir ortamda yetişen Numân b. Sâbit...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignright size-full wp-image-1451" title="hanife" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/05/hanife.png" alt="hanife" width="256" height="378" />Doğumu :</strong></p>
<p>Ebû Hanife, Kûfe&#8217;de hicrî 80 yılında doğdu.</p>
<p><strong>Eğitimi :</strong></p>
<p>İslâm&#8217;in hâkim olduğu bir ortamda yetişen Numân b. Sâbit küçük yasta Kur&#8217;ân-i Kerîm&#8217;i hıfzetti.</p>
<p>Hocasi Hammâd b. Ebî Süleyman, Ibrahim en-Nehaî ve Sa&#8217;bî gibi iki büyük âlimden fıkıh okudu.</p>
<p>Numân, babasıyla on altı yaşında hacca gittiğinde ortada tâbiînden Atâ b. Ebî Rebâh, Abdullah Ibn Ömer ile tanışarak onlardan hadis dinlediği, rivâyet edilir.</p>
<p>Ebû Hanife, Sa&#8217;bî&#8217;nin kendisini ilme teşvikini söyle anlatmaktadır: &#8220;Günün birinde Sa&#8217;bî&#8217;nin yanından geçiyordum. Beni çağırdı ve bana, &#8216;Nereye devam ediyorsun?&#8217; dedi. Ben de, &#8216;Çarsı pazara&#8217; dedim. O, &#8216;Maksadım o değil, ulemâdan kimin dersine devam ediyorsun?&#8217; dedi. Ben, &#8216;Hiçbirinin&#8217; diye cevap verince Sa&#8217;bî, &#8216;İlmi ve ulemâ ile görüşmeyi sakın ihmal etme. Ben senin uyanık ve aktif bir genç olduğunu görüyorum&#8217; dedi.</p>
<p>Onun bu sözü benim içimde iyi bir etki yaptı. Ticareti bıraktım, ilim yolunu tuttum. Allah&#8217;ın inâyetiyle Sa&#8217;bî&#8217;nin sözünün bana çok faydası oldu.&#8221; Kendisinin de belirttiği gibi Sa&#8217;bî&#8217;nin bu tavsiyesi onun için bir dönüm noktası olmuştur. Bundan böyle ticaret işini ortağı Hafs b. Abdurrahman&#8217;a devredecek, ara-sıra dükkânına uğrayacak, asıl işi ilim meclislerine devam etmek olacaktır. O zaman Numan henüz yirmi iki yaşındadır.</p>
<p>[Biz çocuklarımıza ne tavsiye ediyoruz veya dersine gönderebileceğimiz ilim ehli kaldı mı?]</p>
<p><strong>O iyi bir esnaftı:</strong></p>
<p>Ebû Hanife İlimle uğraşırken ticareti de bütünüyle bırakmadı. Bu, onun helâl rızık kazanmasını sağladığı gibi, ticarî kazancını ve talebelerinin ihtiyaçlarının karşılanmasını, bağımsız bir ilim meclisi kurmasını da sağladı.</p>
<p>Ebû Yûsuf&#8217;un parasının bittiğini söylemesine ihtiyaç bırakmadan o Ebû Yusuf&#8217;u murâkabe eder, yardımda bulunurdu.</p>
<p>Gücü yetmeyen talebelerinin de evlenmesini sağlardı.</p>
<p>Bir çokları ticarette Ebû Hanife&#8217;yi Ebû Bekir&#8217;e benzetirdi; çünkü o bir malı satın alırken, sattığı zamanki gibi emânet kâidesine uyar, kötü malı üste, iyisini alta koyardı, muhtaç satıcıyı sömürmezdi.</p>
<p>Bir defasında bir kadın, satmak üzere ona bir ipek elbise getirdi. O, fiyatını sordu. Kadın yüz dirhem istedi. Ebû Hanife, değerinin yüz dirhemden fazla ettiğini söyledi. Kadın yüzer yüzer artırarak dört yüze çıktığında Ebû Hanife, daha fazla edeceğini söyleyince kadın, &#8220;Benimle eğleniyor musun?&#8221; demişti. Ebû Hanife de, &#8220;Ne münasebet, bir adam getirin de fiyat takdir ettirelim&#8221; dedi. Adam çağrıldı ve fiyatı takdir etti: Ebu Hanife o malı bes yüz dirheme satın aldı. Bu olay o zamandan beri halk arasında günümüze kadar anlatılarak, ticarette dürüstlüğe dâir bir darb-i mesel haline gelmiştir.</p>
<p><strong>O iyi bir öğreticiydi:</strong><br />
Ebû Hanife&#8217;nin binlerce talebesi olmuş, bunların kırk kadarı müçtehid mertebesine ulaşmıştır.</p>
<p>Ebû Hanife&#8217;nin fıkıh okulu, talebelerine verdiği dersler ile ondan fetvâ istemeye gelen halk için verdiği fetvâlardan meydana gelmiştir.</p>
<p>Ders verme usûlü eski filozofların diyalektik akademi derslerini andırmaktadır. Bir mesele ortaya atılır; bu, talebeleri tarafından tartışılır ve herkes görüşünü söyler; en son olarak İmam, delil ve istinbat ile bir karara ulaşılmasını sağlar ve kararı delillerden ayırarak veciz cümleler halinde yazdırırdı. Bu sözleri en yakin müctehid talebeleri tarafından sonradan mezhebin fıkıh kaideleri haline getirilirdi. Onun ilim meclisi bir istişâre, bir diyalog merkezi, bir hür düşünce okulu idi.</p>
<p><strong>O iyi bir fakihti:</strong></p>
<p>Fıkhı sistematik hale getirip bütün dünyevî meselelerin leh ve aleyhteki biçimlerini ortaya koyarak ve sağlam bir akîde esası çıkararak doktrinini meydana getirmiştir.</p>
<p>Ebû Hanife, meseleleri olmuş gibi farz ederek takdîrî fıkıh hükümleri ortaya koymuş, örfü ve istihsani sık sık kullanmış, ticârî akidlerdeki ictihadlarında ilk defa ortaya hükümler çıkarmıştır.</p>
<p>Bilgiyi yordama gücü ve ileri görüşlülüğü sayesinde çağından sonra oluşacak pek çok olayın çözümü için ilim ehline yol gösterici olmuştur.</p>
<p><strong>O halk adamıydı:</strong></p>
<p>Ebû Hanife&#8217;nin halkın sevgi ve saygısını kazanmasında; fetvâlarının her yerde haklı olarak tutulmasında; ilmi, ihtilaflardan arındırıp halka selefin yaptığı gibi bilgi aktarması, fitnelere bulaşmaması ve takvası etkili olmuştur.</p>
<p><strong>O eylem adamıydı, her zaman hakkın ve adaletin yanında oldu:</strong></p>
<p>İmam, takvâsı, firâseti, ilmî dürüstlüğü ve görüşlerini iktidara karşı kullanması ile halkın büyük sevgisini kazandı. Emevi ve Abbâsi yönetimi ile hiçbir zaman uyuşmadı, uzlaşmadı.</p>
<p>Ebû Hanife alenen halkı ehl-i beyt&#8217;e yardıma çağırdığı için hapsedildi ve her gün kırbaçlatıldı.</p>
<p><strong>O iyi bir liderdi:</strong></p>
<p>Allah&#8217;tan başka hiç bir otoriteye boyun eğmeden hakk bildiği yolda adalet ehline öncülük etmiştir.</p>
<p><strong>O tam anlamıyla bir imamdı / halifeydi:</strong></p>
<p>Ebû Hanife yetmiş yıllık ömrünü fetvâ vermek, ders halkasında talebe yetiştirmek, ilmî seyahatlerde bulunmak ve ibadet etmekle geçiren, İslâm âleminin yetiştirdiği büyük müctehidlerden biridir.</p>
<p>Kısaca ömrünü Allah&#8217;a adamış ve Yüce Yaratıcı&#8217;nın istediği istikamette yaşamıştır.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<p>1- Muhammed Ebû Zehra, Ebû Hanife, Çev.: Osman Keskioglu. Ankara 2002, Diyanet İ. B. Yayınları.</p>
<p>2- <a href="http://www.enfal.de/i-azam.htm" target="_blank">http://www.enfal.de/i-azam.htm</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2010/05/imam-ebu-hanife/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

