<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KAİNATA MEKTUP &#187; EDİTÖR</title>
	<atom:link href="http://kainatamektup.com/index.php/author/admin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kainatamektup.com</link>
	<description>yenileniyoruz... &#124; &#124; bitmeyen bir aşk yürüyüşü...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 16:09:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>2012 ZEMÇİ ÇETİNKAYA ŞİİR ÖDÜLÜ MUSTAFA KÖNEÇOĞLU&#8217;NUN</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/05/2012-zemci-cetinkaya-siir-odulu-mustafa-konecoglunun/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/05/2012-zemci-cetinkaya-siir-odulu-mustafa-konecoglunun/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 16:07:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3189</guid>
		<description><![CDATA[Her yıl mayıs ayında verilen Zemçi Çetinkaya Şiir Ödülü&#8217;nün üçüncüsü, bu yıl şair Mustafa Köneçoğlu&#8217;nun 2011&#8242;de Hece yayınlarından çıkan kitabı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl mayıs ayında verilen Zemçi Çetinkaya Şiir Ödülü&#8217;nün üçüncüsü, bu yıl şair Mustafa Köneçoğlu&#8217;nun <img class="alignright" src="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/05/19/odul-2.jpg" alt="" width="169" height="253" />2011&#8242;de Hece yayınlarından çıkan kitabı Söz Hakkı&#8217;na verildi. İlki; 2009&#8242;da yayımlanan Yavuz Altınışık&#8217;ın Makyaj Hatası adlı şiir kitabına, ikincisi 2010 yılında yayımlanan Cafer Keklikçi&#8217;nin Tahammül Şeridi isimli eserine verilmişti. Şair Zemçi Çetinkaya&#8217;nın hayatının ve eserlerinin de konuşulacağı anma ve ödül töreni, 2 Haziran 2012 Cumartesi günü saat 14.00&#8242;te Konya İl Halk Kütüphanesi konferans salonunda yapılacak. Organizasyonunu Ulvi Kubilay Dündar&#8217;ın ve Hasan Arslan&#8217;ın yaptığı Zemçi Çetinkaya Şiir Ödülü&#8217;nün jüri heyetinde İbrahim Demirci, Murat Kapkıner, Ahmet Murat Özel, Abdullah Harmancı, Vural Kaya, Akif Kuruçay ve Murat Güzel bulunuyor.</p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2012/05/etkinlik_20121.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3177" title="etkinlik_2012" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2012/05/etkinlik_20121.jpg" alt="" width="498" height="250" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/05/2012-zemci-cetinkaya-siir-odulu-mustafa-konecoglunun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE&#8217;NİN RUHU CEMİL MERİÇ / BELGESEL</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/05/turkiyenin-ruhu-cemil-meric-belgesel/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/05/turkiyenin-ruhu-cemil-meric-belgesel/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 19:47:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cemil Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Adamlar Defteri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3186</guid>
		<description><![CDATA[beyin zincirlerimi kıran adama selam ediyorum. insanın kırılması gereken zinciri çok; fakat iki zincir var ki hayata dokunmak için mutlaka...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/09/cemilbaba.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2010/09/cemilbaba.jpg" alt="" title="cemilbaba" width="480" height="360" class="alignright size-full wp-image-1750" /></a>beyin zincirlerimi kıran adama selam ediyorum.<br />
insanın kırılması gereken zinciri çok; fakat iki zincir var ki hayata dokunmak için mutlaka kırılmalı: kalp ve akıl. Şöyle de diyebiliriz iki perde var ki mutlaka yırtılmalı.</p>
<p>Cemil Meriç ocu,bucu,şucu yoktur; bir yolsuzlar, bir de şahsiyet sahipleri var, diyor.<br />
biz de kırka iki merdiven kala ekliyoruz; bir kıvırttıranlar bir de samimi adamlar var.</p>
<p>belgesel sesli kitap kıvamında olmuş. Fakat biz kitaplarından Üstadı tanımayı öneririz: Bu Ülke giriş kapısı.</p>
<p>bir mücadele öyküsü.<br />
hafızamızı tazeleyecek bir imza.<br />
meriç nehri kana kana su içilecek berraklıktadır.</p>
<p><object id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" width="320" height="240" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=2680178788854502747&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" width="320" height="240" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=2680178788854502747&amp;hl=tr&amp;fs=true" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/05/turkiyenin-ruhu-cemil-meric-belgesel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR ÖĞRETMEN ŞEHRE KOŞARAK GİRDİ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/05/bir-ogretmen-sehre-kosarak-girdi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/05/bir-ogretmen-sehre-kosarak-girdi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 20:22:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cizre]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3176</guid>
		<description><![CDATA[İGEDER Cizre Öğretmen Zirvesi, 5 Mayıs Cumartesi günü Cizre Öğretmenevi salonunda iki oturum halinde yapıldı. Bu etkinlik bizlere gönüllü ve...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2012/05/etkinlik_20121.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2012/05/etkinlik_20121.jpg" alt="" title="etkinlik_2012" width="498" height="250" class="alignright size-full wp-image-3177" /></a>İGEDER Cizre Öğretmen Zirvesi, 5 Mayıs Cumartesi günü Cizre Öğretmenevi salonunda iki oturum halinde yapıldı. Bu etkinlik bizlere gönüllü ve ihlaslı sivil toplum örgütlerinin hayatımıza neler katabileceğini bir kez daha gösterdi.</p>
<p><strong>Bir öğretmen bulunduğu ilçede neler yapabilir?</strong></p>
<p>Zirve hazırlık sürecine az çok kulak misafiri oldum, Ömer Gümüşoğlu&#8217;nun bu etkinlik için gösterdiği gayreti biliyorum. Etkinlik haberine &#8220;Bir öğretmen şehre koşarak girdi.&#8221; başlığını atmamın nedeni, inanmış  bir öğretmenin gayretiyle neler olabileceğini ortaya koyma derdimdendir.<br />
Ömer Bey, İstanbul&#8217;da İGEDER toplantılarına katılan bir öğretmen adayı idi. Sonra medreseler şehri, Nuh makamı Cizre&#8217;ye atandı. Öğrenciliği ve öğretmen adaylığı sürecindeki heyecanı bitmedi ve atandığı ilçeye değer katma adına şehre ilk adımını atar atmaz plan yapmaya başladı. Bu güzel etkinliğin yapılmasında öncü rol oynadı. Bence programın hazırlanış süreci, bir öğretmenin gayreti, birçok kesimi harekete geçirmesi etkinliği gölgede bırakacak bir başarı. Bu vesileyle etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere, başta Ömer Gümüşoğlu ve zirve hazırlıkları için büyük destek veren, II. Oturumu hakkını vererek yöneten Engin Bedir dostumuza teşekkür ediyoruz. Hayat: iyiden iyiye köprüdür.</p>
<p><strong>Bisiklet sürmeyi okulda öğretmeye kalksaydık…</strong></p>
<p>Protokol konuşmaları ve &#8220;Cizre&#8217;de Öğretmen Olmak&#8221; başlıklı panelden sonra &#8220;Yeni İlköğretim Programlarında Drama’nın Öğrenme ve Öğretme Sürecinde Bir Yöntem Olarak Kullanılması&#8221; başlıklı ilk bildiri Ömer Nayci tarafından sunuldu. Sınıf öğretmeni Ömer Nayci Bey bir taşın nasıl drama materyaline dönüşeceğini örneklerle anlattı.</p>
<p>İkinci bildiri &#8220;Eğitimde Sosyal Medya&#8221; başlığıyla daha önce Cizre&#8217;de görev yapmış eğitim danışmanı Ali Koç Bey tarafından sunuldu. Ali Bey, pozitif enerji dolu hareketliliğiyle yeni nesil eğitim anlayışının ipuçlarını veren sunumunu yaptı. Özellikle kendi hayat deneyiminden verdiği örnek hem gülümsetti hem de düşündürdü. Oğlunun bisiklet öğrenme deneyimi üzerinden eğitim sistemimize yaptığı eleştiri çok esaslıydı. &#8220;İki tekerlekli bisikletin arka tekerleklerinde bulunan düşmeyi engelleyen yardımcı tekerlekleri oğlumla söktük, omuzlarından tuttum ve bir kaç düşmeyle oğlum bisiklet kullanmayı öğrendi.&#8221; dedi. &#8220;Fakat bunu okulda öğretmeye kalksaydık, direksiyonun tanımı, zincirin görevi, tekerleklerin çapı&#8230; Birçok kavramdan sonra çocuk yorulacak ve bisiklet öğrenmekten nefret edecekti.&#8221; diyerek sözlerini sürdürdü. “Oysa çocuk o deneyimle bisiklet kullanmayı öğrendikten sonra ilgili kavramları sırayla kendisi keşfedilebilir” diyerek sözlerini tamamladı. Bu örnekten benim anladığım hayat ve eğitimin ayrılmaz bir bütün olduğudur.<br />
Hangi hocamızı sevdiysek hepsi bir yılın sonunda ayrıldılar</p>
<p>Üçüncü bildiri &#8220;Eğitim Ortamının Planlanmasında Branş Dersliği Uygulamasının Rolü ve Önemi&#8221; başlığıyla Mehmet Bayrakdar tarafından sunuldu. Bu sunum sonunda branş dersliği uygulamasının gecikmiş bir uygulama olduğunu idrak ettik.</p>
<p>Dördüncü bildiri &#8220;Hayal Dünyası ve Dini Kavramlar Açısından Şırnaklı Öğrenciler&#8221; başlığıyla Muhammed Said Yürgüç tarafından sunuldu. Hocamız öğrencilere uyguladığı anketin sonuçları üzerinden öğretmenler için faydalı olacak yorumlar yaptı. Bu öğretim yılı başında yeni göreve başlayan öğretmenimiz, yeni nesil öğreticilerin farklı donanımlarla eğitim camiasına taze kan kattığını ortaya koydu. İlk gün, ilk ders deneyimi bölge gerçeğini ortaya koyması adına önemliydi. Ders sonu öğrencisi öğretmenin yanına gelir, “sizi çok sevdim; fakat böyle sevmeye devam etmeyeceğim” der hocamıza. “Çünkü şimdiye kadar kaç öğretmeni sevmişsek bir yılın sonunda hep ayrıldık” diyerek öğrenci sözlerini tamamlar. Bu cümleler salonda hüzün rüzgârı estirdi.</p>
<p>Plaket dağıtımı ve İGEDER&#8217;in pozitif enerji yüklü eski başkanının veda konuşmasıyla etkinlik sona erdi. Etkinliğe katılan öğretmenlere öğle yemeği, katılımcılara sertifika, hediye çantası ve dernek tarafından çıkarılan Öğretmen Odası dergisi verildiğini ekleyelim. Etkinliklerin devamı ve sürekliliği temennisyle zirve sona erdi.</p>
<p>Cihad Meriç, Robotik teknolojisinin kurucusu İsmail Ebu’l İzz aşkıyla Cizre&#8217;den bildirdi</p>
<p><a href="http://www.dunyabizim.com/manset/9735/bir-ogretmen-girdi-sehre-kosarak.html" target="_blank">http://www.dunyabizim.com/manset/9735/bir-ogretmen-girdi-sehre-kosarak.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/05/bir-ogretmen-sehre-kosarak-girdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Bilim Düşünce ve Sanatta Cizre Sempozyumu</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/04/uluslararasi-bilim-dusunce-ve-sanatta-cizre-sempozyumu/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/04/uluslararasi-bilim-dusunce-ve-sanatta-cizre-sempozyumu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 15:08:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cizre]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Ebul-iz Cezeri]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3061</guid>
		<description><![CDATA[Cizre&#8217;nin ilim merkezi Kırmızı Medrese&#8217;de cumartesi sabahı yapılan ilk oturumla başladı. Öğleden sonra Cizre Öğretmenevinde iki salonda eş zamanlı olarak...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/04/16/cizre-sempozyumu-6-1.jpg" alt="" width="455" height="280" />Cizre&#8217;nin ilim merkezi Kırmızı Medrese&#8217;de cumartesi sabahı yapılan ilk oturumla başladı. Öğleden sonra Cizre Öğretmenevinde iki salonda eş zamanlı olarak farklı konuk ve konularla devam etti.</p>
<p>İki salonda eş zamanlı sunum olması konuklar için tercih imkânı verse de benim gibi birçok kişi için iki salon arasında kararsız kalma durumu da oluşturdu. Salonlara verilen isimler önemliydi; Ebu&#8217;l İzz El Cezeri ve Melaye Ciziri. Salonlara verilen bu isimler, Cizre&#8217;nin ne kadar anlatsa tüketemeyeceği iki isim.</p>
<p><strong>Ebu’l İzz El Cezeri keşfedilmeyi bekliyor</strong></p>
<p>Melaye Ciziri (Ahmed-el Cezeri)’nin, divanı ve talebeleri aracılığıyla bilinirliği, Ebu&#8217;l İzz El Cezeri&#8217;ye göre daha fazladır. Sempozyum başlıkları ve bildiriler incelendiğinde de bu net biçimde ortaya çıkıyor. Ebu&#8217;l İzz Cezeri keşfedilmeyi bekleyen bir hazine. Benim ilgimi de en çok o çekiyor, inşallah hakkında müstakil bir yazı hazırlayacağım. Sadece şunu belirteyim, eğer bir kişi bu topraklarda teknoloji, teknik, mekanik, robotik gibi kelimelerle cümleye başlayacaksa önce Ebu&#8217;l İzz Cezeri&#8217;ye selam vermeli.<br />
<img class="alignleft" src="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/04/16/cizre-sempozyumu-7-1.jpg" alt="" width="320" height="203" /><br />
<strong>Cizre SempozyumuSadece isimler ve eserleri zikredilse koskoca bir oturum biter</strong></p>
<p>Cizre sempozyumu bu iki nadide isimle sınırlı kalmadı. Oturum başlıklarında görüleceği gibi birçok iyi adam ve adanmış hayat anlatıldı. Hatta öyle bir noktaya gelindi ki sadece isimler ve eserler zikredilse bir oturum bitecek. İşte bizim gerçek hazinelerimiz! Sadece Cizre ve çevresinde isimleri sayfalara sığmayan âlimlerimiz var. Ayrıca bunlar sanıldığı gibi eski tarihlerde yaşamış âlimlerimiz de değil, yakın zamanlarda yaşamış bir çok âlim isimi de zikredildi.</p>
<p><img class="alignright" src="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/04/16/cizre-sempozyumu-1-1.jpg" alt="" width="320" height="209" />Bir konuşmacının dikkat çektiği mesele çok düşündürücü &#8220;Âlimlerimizin ve eserlerinin ortak kaderi imkânsızlık ve ilgisizlik.&#8221; Bölge âlimleriyle Rasim Özdenören&#8217;in Gül Yetiştiren Adam romanıyla kurulan bağlantı da dikkat çekiciydi.İhsan Süreyya Sırma ve Artuklu Üniv. rektörü Serdar Bedii Omay</p>
<p><strong>Artuklu Üniversitesi, Mardin medreselerinin bir kısmını kampüse dahil etti</strong></p>
<p>Cizre sempozyumunu Mardin Artuklu Üniversitesi ve Şırnak Üniversitesi ortaklaşa gerçekleştirdi. Her ile bir üniversite konusu daha önce çok eleştirilmişti entelektüel camiada. Fakat bu tarz sempozyumlar çoğaldıkça bu üniversitelerin bizi yerli damarlarımıza ve kendi özümüze ulaştırabileceği tezi daha da güçlenecektir.</p>
<p>Mardin Artuklu Üniversitesi bu konuda çok etkili çalışmalara imza atıyor. Mardin medreselerinin bir kısmını kendi kampüsünün bir parçası haline getirmiş durumda. Temennimiz bu örneklerin çoğalması ve tüm illere yayılması. Konuşmalarda dile geldiği gibi Cizre&#8217;nin en ulvi mekânı Kırmızı Medrese de tekrar ilim yuvası haline dönüşmeli.</p>
<p><strong>Cizre SempozyumuO âlimlerle aramızda koca bir boşluk var</strong></p>
<p>İlk günün benim için en önemli kısmı İhsan Süreyya Sırma Hocanın burada olmasıydı. Kendisi sadece benim değil, diğer konukların da ilgi odağıydı. İkinci gün ise ilgim Ebu&#8217;l İzz Cezeri oturumundaydı. Cizre&#8217;ye geldiğimden beri cebimde taşıdığım sorulara cevap bulabilecek miydim?</p>
<p><img class="alignleft" src="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/04/16/ikinci-gun-sempozyum3-1.jpg" alt="" width="360" height="198" />Kısmen bazı sorularım yanıt bulsa da en can alıcı soru cevapsızdı. Bu teknoloji dehamızın takipçileri oldu mu? Kitap kopyaları elimizde olduğu halde neden bu çalışmalar geliştirilmedi? Alabildiğim cevap sadece bir akrabasının öğrencisi olduğu bilgisiydi. Yani aramızda koca bir boşluk var. Dediğim gibi bu konu üzerine çalışmalarımız devam edecek.<br />
<strong><br />
Rabbimiz o güzel insanları anlamayı ve anlatmayı nasip eylesin.<br />
</strong></p>
<p>Cihad Meriç Cizre&#8217;den bildirdi</p>
<p><a href="http://www.dunyabizim.com/manset/9495/cizre-guzel-bir-sempozyuma-evsahipligi-yapti.html" target="_blank">http://www.dunyabizim.com/manset/9495/cizre-guzel-bir-sempozyuma-evsahipligi-yapti.html</a></p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/09/cizre_dicle_kenrında_park.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2873" title="cizre_dicle_kenrında_park" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/09/cizre_dicle_kenrında_park.jpg" alt="" width="720" height="540" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/04/uluslararasi-bilim-dusunce-ve-sanatta-cizre-sempozyumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cizreliler Bediüzzaman Said Nursi’yi andı</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/04/cizreliler-bediuzzaman-said-nursi-yi-andi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/04/cizreliler-bediuzzaman-said-nursi-yi-andi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 16:43:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ HABER]]></category>
		<category><![CDATA[KAİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3054</guid>
		<description><![CDATA[Şırnak’ın Cizre ilçesi son dönemlerde iyi haberlerle anılmıyor. Bu durum medyanın “iyi haber körlüğü” olarak da yorumlanabilir. Aslında Cizre medreseler...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/03/27/cizre-said-2-1.jpg" alt="" width="480" height="317" />Şırnak’ın Cizre ilçesi son dönemlerde iyi haberlerle anılmıyor. Bu durum medyanın “iyi haber körlüğü” olarak da yorumlanabilir. Aslında Cizre medreseler şehri, kültür şehri, teknoloji şehridir. Ahmed-el Cezeri Kırmızı Medrese&#8217;den seslenmiş tüm Dünya&#8217;ya, Ebul-iz Cezeri robot teknolojisine ilham olacak ilk icatlarını bu topraklarda yapmış.Cizre</p>
<p>Huzur içinde yaşamanın yolu kardeşlikte</p>
<p><img class="alignleft" src="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/03/27/cizre-said-1-1.jpg" alt="" width="480" height="360" />Bediüzzaman Said Nursi’yi anmak üzere, kapalı spor salonunun Cizreliler tarafından doldurulması Müslümanların kardeşliğine verilen desteği gösteriyordu. Zaten bunun dışında başka bir çözüm yolu da gözükmemektedir. Bu topraklarda huzur içinde yaşamak istiyorsak kardeşlik üzerine kafa yormuş âlimlerimizi tanımalı ve gelecek kuşaklara tanıtmalıyız.</p>
<p>Programa katılan konuşmacılar da Said Nursi&#8217;den aldıkları ilhamla kangren haline gelen sorunlara temas etmeye çalıştı. Tek çözümün eğitim olduğu vurgusu önemliydi. Özellikle de, “çocuklarımızı İslam irfanı üzerine yetiştirmek istiyoruz” sözlerinin büyük alkış alması dinleyicilerin de aynı fikirde olduğunu cümle âleme ilan etti.</p>
<p>Cizreİyiler de kötüler kadar cesur olduğunda…</p>
<p>Said Nursi Hazretleri kardeşliğin formülünü &#8220;İslam Kardeşliği&#8221; üzerine kurmuş ve onun bu konularda söyledikleri zamanla bir bir ortaya çıkmıştır. Van Gölü kenarına, manevi ve maddi ilmi aynı bedende birleştiren üniversite kurulmuş olsaydı şimdi buralarda görüntü daha başka olabilirdi. Fakat hiç bir şey için geç kalmış sayılmayız, bu topraklarda maya sağlamdır. Bir kaç kötü sesin fazla duyuluyor olması kimseyi aldatmasın. İyiliği dillendirenler de kötülüğü seslendirenler kadar cesur olduğunda birçok problemimiz çözülecektir.</p>
<p>Her geçen gün biraz daha şer odakları tarafında derinleştirilmeye çalışılan yaraların merhemi bellidir. Bugün hâlâ bir arada yaşamayı konuşabiliyorsak sessiz çoğunluğun İslam kardeşliğine olan imanı sayesindedir.</p>
<p>Cihad Meriç, Cizre&#8217;den iyi haberler vermeye devam edecek</p>
<p>kaynak: <a href="http://www.dunyabizim.com/index.php?aType=haber&amp;ArticleID=9263" target="_blank">dünyabizim</a></p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/05/etkinlik.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2595" title="etkinlik" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/05/etkinlik.jpg" alt="" width="640" height="250" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/04/cizreliler-bediuzzaman-said-nursi-yi-andi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mahalle Mektebi Dergisi</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/mahalle-mektebi-dergisi/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/mahalle-mektebi-dergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2012 17:44:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[DERGİLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3041</guid>
		<description><![CDATA[Kendiliğinden gelen zemzem olurmuş, Mahalle Dergisi de aynı kıvamda geldi. Dergi okumayı özlemişim. İçinden hayat ve edebiyat geçen tüm dergilere...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="https://lh4.googleusercontent.com/-ijRPYZLVuNM/T3GzQ_bTFdI/AAAAAAAABuQ/slzKXzpXXHg/s512/mahalle_mektebi.jpg" alt="" width="250" height="358" />Kendiliğinden gelen zemzem olurmuş, Mahalle Dergisi de aynı kıvamda geldi. Dergi okumayı özlemişim. İçinden hayat ve edebiyat geçen tüm dergilere selam olsun.</p>
<p>Bana göre dergiler doğal bir okuldur. İsminde “Mektep” geçen bir derginin bu konuda daha da iddialı olduğunu düşünebiliriz. Derginin sayfalarını araladığımızda Dergah, Yedi İklim ve Hece dergileri gibi mazimizi günümüze taşıyan dergilerde yetişmiş yazarlar görüyoruz. Eğitim usta-çırak ilişkisinden başka bir şey değildir. İyi ustan varsa ve kabiliyetliysen bir gün usta olabilirsin. Yani silsile berrak bir kaynağa dayanıyor mu? Esas mesele bu!</p>
<p>Derginin merkezi Konya, yazarlarının ağırlık merkezi de aynı ili işaret etse de bana göre bu dergi İç Anadolu kültürünü yansıtmaktadır. Dergi öykü ve şiir ile demlenecek ve bu alanlarda yeni yetenekler yetişmesine zemin hazırlayacak gibi gözükmektedir.</p>
<p>Dergi sloganında kullandığı hayat kelimesiyle öykü ve şiirden daha fazlasına da talip olduğunu ifade etmektedir. Günümüzde edebiyat alanında çoğu zaman hayatın ıskalandığını görmekteyiz. Ben edebiyattan pek anlamam; fakat hayat kısmında fırsatım olursa dergiye katkı da sunmayı düşünüyorum.</p>
<p>Mahalle Mektebi dördüncü sayısında (Mart-Nisan 2012) Abdullah Harmancı öykü serüvenini yine öykü kıvamında anlatıyor, genç öykü heveslilerine de ip uçları veriyor. Vural Kaya ile şiir eksenli muhabbet kıvamında söyleşi yapılmış. Kısaca dergi sayfalarında şiirler, öyküler, denemeler ve hayat&#8230; var.</p>
<p>iyilik yorar ve her güzel, incitir kendine bakanı<br />
öpülünce geçmez, gezegen bir yaradır aldanmak</p>
<p>sonunda ya karun&#8217;a yar olur ya da samiri&#8217;ye halk<br />
zorbayı zirveye koyar, yerin dibine sokar musa&#8217;yı</p>
<p>anaya kalkan el gibi şiirinden / mahalle mektebi dergisi / Ali Emre</p>
<p>kardeş site <a href="http://www.sayhadergi.com/3619/mahalle-mektebi-dergisi" target="_blank">sayha dergi</a>&#8216;de yayınlanmıştır.</p>
<p>derginin sitesi vasıtasıyla mahalle mektebi&#8217;ni daha iyi tanıyabilirsiniz : http://mahallemektebidergisi.com/</p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/alaaddin-cami.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2295" title="alaaddin cami" src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/alaaddin-cami.jpg" alt="" width="800" height="600" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/mahalle-mektebi-dergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ BİZE NE DER?</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/canakkale-sehitleri-bize-ne-der/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/canakkale-sehitleri-bize-ne-der/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2012 04:48:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞRU TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=2435</guid>
		<description><![CDATA[Huzurda cem olmuş asker İşte böyle kazanılır zafer 2012 Gelibolu&#8217;yu ilk fetheden Orhan Gazi oğlu Süleyman Paşa&#8217;dır. Süleyman Paşa ömrünü...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/canakkale_şehitler_namazı.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/03/canakkale_şehitler_namazı.jpg" alt="" title="canakkale_şehitler_namazı" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2436" /></a></p>
<blockquote><p>Huzurda cem olmuş asker<br />
İşte böyle kazanılır zafer</p></blockquote>
<p><strong>2012</strong><br />
Gelibolu&#8217;yu ilk fetheden Orhan Gazi oğlu Süleyman Paşa&#8217;dır.<br />
Süleyman Paşa ömrünü cihad etmeye adamış alperenimizdir.<br />
Ve vefatından sonra kendisinin bolayır&#8217;a defnedilmesini istemiştir.<br />
Vefatından sonra asker geri çekilmek zorunda kalmış; fakat Bolayır&#8217;dan bir adım geri gidememiştir.</p>
<p>Bolayır&#8217;da Süleyman Paşa&#8217;nın diktiği sancak görülmeden Çanakkale&#8217;yi anlamak eksik kalacaktır. Yıllar geçse de bu cevher her an orataya çıkabilir. Nasıl ki 14.yy&#8217;da parlayan ateş 20.yy&#8217;da tekrar harlamıştır. 21.yy&#8217;da aynı narın söndüğünü kim söyleyebilir.</p>
<p><strong>2011</strong><br />
Çanakkale üzerine konuşuluyor ve daha da çok konuşulmalı. Bir kaç günlük heves olmamalı bu irtibat. Evet bu işi de hallettik, şimdi sırada ne var, denmemeli.</p>
<p>Son zamanlarda bazı şeyler şov aracı oluyor. Hayır ile şov yan yana gelmez. Bilmem kaç hatim, benden de beş! Kuran-ı Kerim dirilere lazım.(Vefat edene de okunur; fakat usül ve üslubuyla&#8230;) Tefekkür ederek okunmamış bir hatimin kime ne faydası var. Ayrıca şehitlerin mi, bizim mi hatime daha çok ihtiyacımız var? Şehitler halimize bakıp hem gülüyor hem de ağlıyordur. Bana hatim okuyan şu ağza, kafaya bak; hayatında Kuranın zerresi okunmuyor. Biz o kitap için şehit olduk, bunlar kitabı adam gibi okumayı bilmiyor, vb. bir çok şeyi aralarında konuşuyorlardır ki bana da ilham oldu.</p>
<p>Bolayır&#8217;da ikamette olan Gelibolu Fatihi Süleyman Paşa anlaşılmadan Gelibolu mücadelesi anlaşılamaz.</p>
<p>Çanakkale Savaşlarını farklı farklı okumamız gerekiyor. O gün ki yönetim açısından farklı, şehitler açısından farklı, subaylar açısından farklı.</p>
<p>En güzel okumada namazın son oturuşunda çekilmiş fotoğraftır. Benim aklıma Çanakkale deyince o fotoğraf ve er,onbaşı, çavuşlar gelir. Çanakkale&#8217;de destanı yazan dünyada rütbesiz manen general olanlardır.</p>
<p><strong>20..</strong><br />
Bu dizeleri yazmıştım geçmişte:</p>
<blockquote><p><strong>Çanakkale Erleri ve Bacıları İçin</strong></p>
<p>Yürekler vardı;<br />
Dağlardan büyük,<br />
Silahının dipçiği abdest tahtası ,<br />
kefeni seccade…</p>
<p>Eller vardı;<br />
gül kadar zarif,<br />
zikri mermi saçması,<br />
kefeni tülbent…</p>
<p>çarıksızdı ayağı<br />
kefeni ayak bağı<br />
son kale Çanakkale<br />
iman diker sancağı</p>
<p>26 dualı mayınla<br />
çatladı gök kafes<br />
söküldü çelik dişleri<br />
Davudlar büker çeliği</p></blockquote>
<p><strong>1915</strong><br />
&#8230;<br />
<strong>13..</strong><br />
&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/canakkale-sehitleri-bize-ne-der/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ADALET ve RAHMET</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/adalet-ve-rahmet/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/adalet-ve-rahmet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Mar 2012 21:07:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[ADALET ve EMEK]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALAT]]></category>
		<category><![CDATA[MUHABBET]]></category>
		<category><![CDATA[TEFEKKÜR]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3028</guid>
		<description><![CDATA[Adalet; (kökü, adl) mastar olarak düzeltmek, eğri bir yoldan doğru yola yönelmek, eşit ve muadil olmak, dengede tutmak, tartmak gibi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/08/deve_kus.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/08/deve_kus.jpg" alt="" title="deve_kus" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2439" /></a>Adalet; (kökü, adl) mastar olarak düzeltmek, eğri bir yoldan doğru yola yönelmek, eşit ve muadil olmak, dengede tutmak, tartmak gibi anlamlara gelir.</p>
<p>Rahmet sözlükte; acıma, şefkat etme, rikkat (yufka yürekli, acıma ve incelik) sahibi olma, ihsan etme ve bağışlama gibi anlamlara gelir.</p>
<p>Adalet kelimesi ile birlikte daha önce emek,hikmet kelimelerini kullandık. Hayatın tümünü kuşatmak için adalet, emek ve hikmetin işbirliği yapması gerektiğinden bahsettik. Bu üç kelimeye şimdi bir vesileyle (Sır Hocamız) Rahmet kelimesini de eklemiş oluyoruz. Bir insanın adalet sahibi olabilmesi için olmazsa olmaz üç şeye ihtiyacı vardır. Birincisi hikmet yani ilim, ikincisi emek yani çalışma, üçüncüsü rahmet yani merhamet/muhabbet/şefkat. Kısaca ilim olmadan, emeğe saygı olmadan, merhamet duygusu olmadan adalet sahibi insan da olamayız.</p>
<p>Birbirine yakışan iki güzel kelime adalet ve rahmet; adalet ancak rahmetin/merhametin olduğu yerde tecelli eder.</p>
<p>Adalet kainatın fıtratına uygun davranmak yani her şeyi yerli yerine koymak anlamında kullanılabilir. Bunun tersi zulümdür.</p>
<p>Adalet matematiksel anlamda eşitlik değildir, adalet olayın/durumun/kişinin/nesnenin hakkını vermektir. Adil sıfatı saf haliyle sadece Rahmana yakışır. İnsanlar ancak adil olmaya çalışabilirler. İnsan adil olma derdini yüreğinde hissetmeli, adil bir bakış açısı kazanabilmek için kendisine yardımcı olacak donanıma sahip olmak için mücadele etmelidir.</p>
<p>Diğer mahlukat incelendiğinde yerli yerince hareket ettiği görülür. Kendilerine verilen hudutlar dahilinde görevlerini yerine getiren mahlukatta adalet anlamında bir problem yoktur. Adalet insan için önemlidir; çünkü sınırı aşma kabiliyeti verilmiş olan insandır. Diğer mahlukat adil olmak zorundadır, çünkü başka seçeneği yoktur. Ancak insan adil olmak için hayat boyu imtihan olur, farklı durumlarla karşılaşıp bunlar içinden adil yolu seçmek zorundadır. Bu nedenle insanın hayat yürüyüşünün bir numaralı hedefi adil bir hayatı devam ettirebilmektir.</p>
<p>En adil insan samimiyetle olaylara en geniş açıdan bakan (fıkıh sahibi/fakih) insandır. Bu nedenle Rabbimizden en çok alimler korkar.</p>
<p>Adalet ve Rahmet güç sahiplerinin en önemli ziynetidir. Bir anlamda kralın tacı adalettir, bu tacı ayakta tutan da merhamettir.</p>
<p>Adaletin olduğu yerde rahmet, bereket ve esenlik bulunur. Adaletin tesis edilmediği ortamda kaos/karışıklık yaşanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/03/adalet-ve-rahmet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;ER&#8221;BAKAN HOCAMIZ</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/erbakan-hocamiz/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/erbakan-hocamiz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2012 11:07:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEYAZ SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Adamlar Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Necmettin Erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[YERLİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3024</guid>
		<description><![CDATA[Dün bugün &#8220;Er&#8221;bakan Hocamızla ilgili haber izlerken duygulandım, kalbim yumuşadı, hüzünlendim, hatta dişimi sıkmasam ağlayabilirdim. Rabbimiz mekanını cennet eylesin. O...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/10/erbakan.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/10/erbakan.jpg" alt="" title="erbakan" width="510" height="350" class="alignright size-full wp-image-2266" /></a><br />
Dün bugün &#8220;Er&#8221;bakan Hocamızla ilgili haber izlerken duygulandım, kalbim yumuşadı, hüzünlendim, hatta dişimi sıkmasam ağlayabilirdim.<br />
Rabbimiz mekanını cennet eylesin. O kendi üslubunca mücadelesini verdi, beğenelim veya beğenmeyelim bir derdi vardı ve hayatını bu hassasiyete göre yaşama gayretinde oldu. Bugün bazı insan yetiştirmiş, farklı alanlarda hizmet eden kurum ve kuruluş ismi sayabiliyorsak, bu kuruluşların marş motoru hocamızdır. Teşekkürler.</p>
<p>Bu bile tek başına yeterlidir. Ben marş yaptım sizde yaşatın deseydi bile bu fani alemde görevi yerine getirmiş olabilirdi. Bazı kurumlara birileri oturmuş yelkenleriyle oynamış olabilir; fakat her şey aslına döner.</p>
<p>Bu işler ufuk/bakış açısı işidir. Bu milletin en çok ihtiyaç duyduğu şey ufuk açacak, yeni hedefler koyacak liderlerdir.</p>
<p>Yerli ve evrensel anlamda adil bir düzen kurulacaksa bu yolda çalışanların emekleri köşe taşlarına yazılacaktır. Hocamız ismini silinemeyecek şekilde bu yola yazdırmıştır.</p>
<p>Selametle geldin, Saadetle uğurlandın.</p>
<p>daha önceki yazılar: http://kainatamektup.com/index.php/category/iyiadamlar/bir-insan/necmettin-erbakan/</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/erbakan-hocamiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İNSAN ve HAYAT</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/insan-ve-hayat/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/insan-ve-hayat/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Feb 2012 18:53:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[ADALET ve EMEK]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLLİYE EĞİTİM MODELİ]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALAT]]></category>
		<category><![CDATA[MUHABBET EĞİTİM MODELİ]]></category>
		<category><![CDATA[CİHAD MERİÇ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3016</guid>
		<description><![CDATA[HAYAT Selam, seherin güzelliğine, Selam, sabahın sessizliğine, Selam, hayatın sahibine. İNSAN Toprağa gizlenmiş sır, kabuğa konulan inci, muhabbete açılan kapı,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>
HAYAT<br />
Selam, seherin güzelliğine,<br />
Selam, sabahın sessizliğine,<br />
Selam, hayatın sahibine.
</p></blockquote>
<blockquote><p>İNSAN<br />
Toprağa gizlenmiş sır, kabuğa konulan inci, muhabbete açılan kapı, zıtlıklar içinde yücelik, unutuş ve hatırlayış, sevgi ve muhabbet, düşmenin ve yükselmenin adı : İNSAN.
</p></blockquote>
<div style="width:600px;font-family:arial,sans-serif;font-size:13px;">
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="600" height="400" flashvars="host=picasaweb.google.com&#038;captions=1&#038;hl=tr&#038;feat=flashalbum&#038;RGB=0x000000&#038;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5713147110147083185%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26authkey%3DGv1sRgCIW67s_vpuyNugE%26hl%3Dtr" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"></embed></div>
<p><span style="float:left;"><a href="https://picasaweb.google.com/kainatamektup/Insan_hayat?authuser=0&#038;authkey=Gv1sRgCIW67s_vpuyNugE&#038;feat=flashalbum" style="color:#3964c2">Kainat Fotoğraf Albümü</a></span>
<div style="text-align:right;"><a href="http://picasaweb.google.com/lh/getEmbed?feat=flashalbum" style="color:#3964c2"></a></div>
</div>
<p><strong>İNSAN</strong></p>
<p>Toprağa gizlenmiş sır, kabuğa konulan inci, muhabbete açılan kapı, zıtlıklar içinde yücelik, unutuş ve hatırlayış, sevgi ve muhabbet, düşmenin ve yükselmenin adı : İNSAN.</p>
<p>İnsan tarih boyunca kendini  aramış ve şimdi ismini arıyor. Geliş ve gidiş serüvenini öğrenmeye çalışıyor. Zaman içinde insan öz bakımından değişmemiş. Bazen sütunlar dikmiş yeryüzüne bazen yazı yazmış duvara, deriye, kağıda&#8230; Tüm bu eylemler insanın  kendini kalıcı kılma derdinden kaynaklanmış. İnsan ölünce unutulur demiş büyükler. Neden şahit olan ölmez? İnsan ancak kendini aşan eserlerde yaşar. Yeryüzünden bir çok insan geldi geçti kimlerin ismi aklımızda? </p>
<p>“İşin gerçeği şu ki biz insanı; aceleci, tahammülsüz, sabırsız, hırslı yarattık” der, Yüce yaratıcı insanın gerçeğine ışık tutan bir ayetinde. Başka bir ayette insanın nankör olduğunu ifade eder. Bir başka işarette; “Biz insanı en güzel biçimde yarattık” der. Meleğin secde ettiği insan ile hayvanlardan aşağıya düşen insan arasındaki mesafe uzun bir yolun adı. Her insan bu yolu adımlamalı, atası Adem gibi. Hepimizin eline bir yasak meyve verilmiş. Böyle başlar yüceleri hak  etmenin yolculuğu. İnsan sarayında kalsa bilir miydi kıymet? Ayrılık olmasa ne anlama gelirdi vuslat. İnsan tüm özelliklerini hakikat arayışı için kullanırsa Rabbin yardımıyla Hakka yaklaşacaktır.</p>
<p>Toprağına kavuşan insan iki çekim kuvveti arasındadır. Bir takım özellikleri ile toprakta kalmak ister. İçine üflenen yücelik ile de vuslatın yolunu arar. Çamurda boğulan insana her zaman bir hatırlatma gelmiş. O‘na yüceliği göstermek için işaretler gösterilmiş. Kimi özünü görmüş arınmış ve yaklaşmış. Kimi örten olmuş aslını gizlemiş.</p>
<p>İnsan önce kendini bilmeli. İçindeki gizli güzellik sırrını ortaya çıkarmalı. Yürek aynasını parlatmalı ki diğerleri bu aynada insanlığını görsün. </p>
<p>Aile kurumumuzu daha da güçlendirerek yaşatmaya devam edersek, çağın ihtiyaç duyduğu İNSANI yetiştirebiliriz. Eğer gelecekte tekrar söz sahibi olmak istiyorsak; çağın problemlerini anlayan, bunlara çözüm üretecek aklı ve vicdanı temiz insanı yetiştirmeliyiz. Geçmişte nasıl kaliteli insan yetişmişse bugünde yetişebilir, yeter ki tüm topluluklar bu konuda birbirlerini desteklesinler.</p>
<p> “Oku”yan , “kalem” ile yazan, kendinde ve kainatta “denge” noktalarını gören, “dost” u arayan, “yürek”ten seven, “saygı” gösteren, her “şafak” ile tekrar doğabilen, seçme “hürriyet”inin farkında olan “İNSAN” bu hayat denen uzun, hakikat ölçeğinde kısa yolu geçerek vuslata erecektir.</p>
<p>Ben insanım ; eksiklerim ve fazlalıklarımla bir İNSAN. Zaman geliyor düşüyorum zaman geliyor yükseliyorum. Ama beni nelerin yükselttiğini iyi biliyorum. Beni nelerin düşürdüğünü de iyi biliyorum. Fakat bazen bilmeden de yanlış yapıyorum. Her gün yeni bir öğrenmenin adı, gelin hep birlikte her doğan günle yeni bilgiler öğrenelim ve onları idrak edelim.</p>
<p><strong>HAYAT</strong></p>
<p>Selam, seherin güzelliğine,<br />
Selam, sabahın sessizliğine,<br />
Selam, hayatın sahibine.</p>
<p>Seherde yüreğe çekilen temiz bir nefes, gökte çanak gibi asılı duran hilalin cami penceresindeki görüntüsü, geçim derdinde ki işçinin kuşluk vaktinde servisini beklemesi, O’nun farkında olarak adımlanan yol, huzurda mutlu ulaşılan gece, karanlıklardan ulaşılan sabah: Benim için hayat bu!</p>
<p>Her yaratılmış varlığını devam ettirmek yani yaşamak ister. Bir mücadelenin adıdır, hayat. Kimi dünyaya geliş nedenini bilir, yaşamını bu nedene göre şekillendirir. Bir kısım arayış içindedir, her an güzelliğe açılan bir pencere bulabilirler  ya da tutunamayanların yanına yazılır adları. Bazıları örtendir ve ruhları dahi örtülür. Dünyayı zevk ve eğlenceden ibaret görenler de az değildir. Biz kendi yerimizi tarif etmeliyiz. Acaba ben nasıl bir hayat yaşıyorum? Belki de gerçek manada yaşmak bu soru ile başlar. Dünden bugüne kendi hayatıma ne ekledim? Her sabah tüm kainat yenilenirken biz yerimizde sayıyorsak yaşadığımızı söyleyebilir miyiz? </p>
<p>Ben gerçekten yaşıyorum diyebilmesi için insanın nasıl bir hayat  sürmesi gerekir? Bu soru bizi hakikat ölçüsündeki yaşama götürür. </p>
<p>Her insanın yaşadığı ve yaşamak istediği bir hayat vardır. Huzurlu insan yaşadığı hayatı düşlediği hayata en çok yaklaştıran insandır. En zor işlerden biri de bu düşlenen hayata ulaşmaktır. İnsan bu unutan, eksik varlık bazen ayağı kayıyor ve düşüyor. Fakat eğer bir kere dahi yaşayabilmişse o düşlediği hayatı onun peşini bırakmayacaktır. Eskiler “Aramakla bulunmaz; fakat bulanlar arayanlardır.” demişler. İnsan hayrı aramakla mükellef. Temiz bir vicdan hayatta neyin hayırlı olduğunu bize gösterecektir.</p>
<p>Yeryüzü coğrafyasında yaşamış ve  yaşatmış insanlar oldukça fazla. O güzel insanları örnek alarak daha güzel bir yaşama kapı aralayabiliriz. Yaşamak ve yaşatmak için oku ile başlayalım, vuslata ermiş olarak hayatı bitirelim.</p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/12/gunce.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2009/12/gunce.jpg" alt="" title="gunce" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2642" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/insan-ve-hayat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hafız Nuri Baş Hoca Efendi&#8217;nin Ardından&#8230; / Mustafa Balkan</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/hafiz-nuri-basin-ardindan-mustafa-balkan/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/hafiz-nuri-basin-ardindan-mustafa-balkan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 19:09:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nuri Baş Hoca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3009</guid>
		<description><![CDATA[“Ayak uydur sen dünyaya Durma yüksel, kalma yaya Elden evvel sen çık aya Çalış artık Türk milleti! Geride bırak her...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p style="text-align: right;">“Ayak uydur sen dünyaya</p>
<p style="text-align: right;">Durma yüksel, kalma yaya</p>
<p style="text-align: right;">Elden evvel sen çık aya</p>
<p style="text-align: right;">Çalış artık Türk milleti!</p>
<p style="text-align: right;">Geride bırak her milleti.”</p>
</blockquote>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="600" height="400" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5438069338955354257%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr" /><param name="src" value="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="400" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;noautoplay=1&amp;hl=tr&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fkainatamektup%2Falbumid%2F5438069338955354257%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Dtr"></embed></object><br />
Hafız Nuri Başın Ardından&#8230; / Mustafa Balkan<br />
<em>(Vefatı ardından yazılmış bu yazıyı hatırlatarak değerli hocamızı rahmetle anıyoruz. Hakkında daha önce onu sevenler ve talebeleri tarafından yazılmış yazıları bu linkten okuyabilirsiniz: <a href="http://kainatamektup.com/index.php/category/iyiadamlar/erenler/nuri-bas-hoca-efendi/" target="_blank">kainatamektup.com/index.php/category/iyiadamlar/erenler/nuri-bas-hoca-efendi/</a>)  </em></p>
<p>Nuri Baş Hocam&#8217;la 1988 yılında tanıştım. En son görüşmemiz de geçtiğimiz sene, bir yaz günü, Konya Turizm Derneği&#8217;nin köşesindeki tatlısu çeşmesinin yakınında oldu. O mübarek ellerinden hürmeten öpmek istemiş, fakat diğerleri gibi nezaket göstererek müsaade etmemişti. Ayaküstü yapmış olduğumuz kısa sohbette, Konya İl Halk Kütüphanesi&#8217;nin süreli yayınlar bölümü ile deposunda bulunan eski Konya gazeteleri üzerinde yapmış olduğum araştırmadan kendilerine de söz açmış, Şafak Gazetesi&#8217;nin eski nüshalarını incelerken muhterem hocamın yazı ve şiirlerine rastlamıştım. Zâtıalîlerine, bu yazı ve şiirlerini toplamaya başladığımı ve CD halinde takdim edeceğimi ifade etmiştim. Bu haberden son derece hoşlanmış ve de çok sevinmişti. Bilgisayar ortamında okuyamadığını ve fotokopi halinde kendilerine takdim etmemi istemişlerdi. Tasnif işlemi ve hazırlığım devam ederken vefat haberini, Muhacir Pazarı Semtindeki Cedidiye (Tatarlar) Camii&#8217;ndeki selayı duyan oğlumdan sabah kahvaltısı yaparken aldım. Hemen aklıma Bakara Sûresi&#8217;nin 156. âyeti geldi: “İnna Lillâhi Ve İnnâ İleyhi Raciûn” (Allah&#8217;a aidiz ve yine O&#8217;na döneceğiz).</p>
<p>Bu satırları, Sultan Selim Camii&#8217;nde öğle namazına müteakiben kılınan hocamın cenaze namazından sonra, üzüntülü ve çok müteessir bir şekilde yazıyorum. Ölüm sebebini bilmiyorum. Yüce Mevla&#8217;m cümlemize hayırlı ve güzel ölümler nasip etsin. Düşüncelerimiz ne kadar iyi ve ne kadar güzel olursa, yaşantımız ve ölümümüz de o derece iyi ve güzel olur. Nuri Baş Hoca&#8217;mın nûrlu bir yüzü vardı. Karşılaştığımızda devamlı tebessüm eder, hal ve hatırımı sorardı. Mevlâna Caddesi üzerinde hediyelik eşya satıcılarının bulunduğu üç katlı iş merkezindeki mekânında hocamı her ziyaret ettiğimde; genç nesle ithaf ettiği ve bendenize de 1988 yılında imzalayarak takdim ettiği “Kervan” adlı şiir kitabından, güzel bir şiiri okur veya Kur&#8217;an&#8217;dan ya bir âyet ya da Sevgili Peygember Efendimiz&#8217;den güzel bir Hâdis-i Şerîf hediye ederlerdi. Onun sohbeti, arûz vezniyle yazdığı kısa ve uzun şiirleri ile imanlı genç nesil üzerine idi. Bendenize, şiirlerinin yayınlandığı Altınoluk Dergisi&#8217;nin eski sayılarından da takdim ederdi. Mahmut Sami Ramazanoğlu Hocaefendi&#8217;nin eserleriyle Onun sayesinde tanıştım. Allah (C.C.) cümlesinden/cümlemizden razi olsun.</p>
<p>Yüce Rabb&#8217;im mekânını cennet eylesin.</p>
<p>Nûr yüzlü Sevgili Hocamın ruhuna bir Fâtiha gönderirseniz çok memnun olurum.</p>
<p>Merhaba Gazetesi&#8217;nde şiirleri tefrika edildi. İkinci bir şiir kitabının da çıktığını hatırlıyorum. Şafak&#8217;ta da çok güzel şiirleri var. 30 Ağustos 1961 tarihli Şafak Gazetesi&#8217;nde “Gün Işığı” köşesinde çıkan “Münevver” başlıklı nefis yazısında, münevveri “Hakiki münevver”, “Sözde münevver” ve “Kendi çapında münevver” diye üçe ayırdıktan sonra bunların açılımını şöyle yapıyor.</p>
<p>“Münevver: Allah&#8217;ın varlığına, O&#8217;nun kudretine. Ebedî ve ezelî olduğuna inanan kimsedir.</p>
<p>Münevver: Allah&#8217;ın emir ve yasaklarını bilen; onlara son derece riayet eden insandır.</p>
<p>Münevver: İlmi ile yalnız bilgi cihazını tenvir etmekle kalmayıp, o ilmin nûurunu kalp ve vicdanının derinliklerine indirebilen kimsedir.</p>
<p>Münevver: Kendisini dâima dünya ve ahirete hazırlayan insandır.</p>
<p>Münevver: Kendisini; memleketi, milleti, vatanı ve bütün dünya için faydalı ilimlerle teçhiz eden kimsedir.</p>
<p>Münevver: Mazisi, hâli temiz ve istikbâlinden emin olan insandır.”</p>
<p> Nuri Hocamı şiirleriyle de tahlil etmeye ve anmaya devam edeceğim.</p>
<p>***</p>
<p>Hoşuma giden bir şiirinden bir kıt&#8217;a sunuyorum:</p>
<p>“Ayak uydur sen dünyaya</p>
<p>Durma yüksel, kalma yaya</p>
<p>Elden evvel sen çık aya</p>
<p>            Çalış artık Türk milleti!</p>
<p>            Geride bırak her milleti.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>(Şafak Gazetesi, 25 Aralık 1961, Uyan!)</p>
<p>kaynak: <a href="http://www.dogruses.com/yazidetay/334/hafiz-nuri-basin-ardindan.html" target="_blank">www.dogruses.com/yazidetay/334/hafiz-nuri-basin-ardindan.html</a></p>
<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/07/siir_gibi.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/07/siir_gibi.jpg" alt="" title="siir_gibi" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2797" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/hafiz-nuri-basin-ardindan-mustafa-balkan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DUA ve HAYIRLA BAŞLAMAK</title>
		<link>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/dua-ve-hayirla-baslamak/</link>
		<comments>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/dua-ve-hayirla-baslamak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 14:05:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDİTÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[AYET ve HADİS]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[FURKAN]]></category>
		<category><![CDATA[KIRK HADİS]]></category>
		<category><![CDATA[KİTAP]]></category>
		<category><![CDATA[SIR HOCA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kainatamektup.com/?p=3006</guid>
		<description><![CDATA[Konya&#8217;dan Cizre&#8217;ye heybemizde gelen hediye kitabımız: &#8220;Rahmet İzleri&#8221; 20 konuda kırk hadis kitabı (rahmetizleri@hotmail.com bu mail adresinden veya 0 332...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/11/furkan.jpg"><img src="http://kainatamektup.com/wp-content/uploads/2011/11/furkan.jpg" alt="" title="furkan" width="640" height="250" class="alignright size-full wp-image-2937" /></a>Konya&#8217;dan Cizre&#8217;ye heybemizde gelen hediye kitabımız: &#8220;Rahmet İzleri&#8221; 20 konuda kırk hadis kitabı (rahmetizleri@hotmail.com bu mail adresinden veya 0 332 3424855 nolu telefondan kitap istenebilir.) </p>
<p>Bizi her daim kitapla buluşturan Sır Hocamıza teşekkür ediyoruz.</p>
<p>Eğitimi ilim bahsi ile açtık. Açılışını yaptığımız dönemi Rabbimiz ümmetin evlatları için hayırlı ve bereketli kılsın. Amin.</p>
<blockquote><p>
<strong>Rahmet İzleri, İlim</strong><br />
1. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“İki özellik vardır ki; bunlar münafıkta bir araya gelmez:<br />
1. Ahlak güzelliği, 2. Dini anlama kabiliyeti.”</p>
<p>    Tirmizî, İlim, 19 (2684).</p>
<p>2. Enes b. Mâlik (r)’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“İlim talep etmek, her Müslümana farzdır.”</p>
<p>    İbn Mâce, Mukaddime, 17 (224).</p>
<p>3. Sahbere (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Her kim ilim tahsil ederse, geçmişteki günahlarına keffâret olur.”</p>
<p>    Tirmizî, İlim, 2 (2786).</p>
<p>4. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Hayırlı bir şeyi öğrenmek veya öğretmekten başka hiçbir maksadı<br />
olmayarak benim mescidime gelen kimse, Allah yolunda savaşan<br />
mücahid gibidir. Bundan başka bir niyetle gelen kimse de başkasına ait<br />
eşyaya bakarak gönül eğlendiren kimse gibidir.”</p>
<p>    İbn Mâce, Mukaddime, 17 (227).</p>
<p>5. Ebû Umâme el-Bâhilî (r)’den rivayet edildiğine göre:<br />
Rasûlullah (s)’a biri âbid/ilimsiz ibadet eden diğeri âlim iki kişiden<br />
bahsedildi ve bunun üzerine Rasûlullah (s):<br />
“Âlimin âbide üstünlüğü, benim, sizden (ilim ve ibadet yönüyle) en<br />
basitinize olan üstünlüğüm gibidir” buyurdu. Sonra Rasûlullah (s) şöyle<br />
buyurdular: “İnsanlara hayır (faydalı şey) öğreten kişiye Allah rahmet<br />
eder, melekler, göklerin ve yerin halkı, yuvalarındaki karıncalar ve hatta<br />
balıklar dahi dua edip, bağışlanmasını dilerler.”</p>
<p>    Tirmizî, İlim, 19 (2825).</p></blockquote>
<p><strong>Rahmet İzleri, İman</strong></p>
<p>1. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Her doğan çocuk mutlaka yaratılış (fıtrat) üzere doğar, sonunda anne-babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Putperest yapar. Tıpkı yeni doğan yavrunun kusursuz ve organlarının tam olması gibi. Hiç böyle bir yavrunun burnu ya da kulağı kesik, yaratılışı bozuk doğduğunu görür müsünüz?”</p>
<p>Sonra Ebû Hureyre (r) şu ayeti okudu; “Yüzünü Allah’ın insanları yarattığı yaratılış fıtratına döndür. Allah’ın yaratmasında asla bir değişiklik bulamazsın. İşte sağlam din de budur (Rum, 30/30).”</p>
<p>    Buhari, Cenaiz, 93.</p>
<p>2. Ali b. Ebû Talip (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“İman, kalben bilip tasdik etme, dil ile söyleyip ikrar etme, beden uzuvlarıyla da amel etmektir.”</p>
<p>    İbn Mace, Mukaddime, 9.</p>
<p>3. Enes b. Mâlik (r)’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Hiçbiriniz ben kendisine aile efradından, malından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça iman etmiş olamaz.”</p>
<p>    Müslim, İman, 69.</p>
<p>4. Abdullah b. Mes’ûd (r)’dan rivayet edildiğine göre:<br />
“İman edip inançlarına zulüm karıştırmamış olanlar, işte onlar güvenlik içindedir, doğru yolda olanlar da onlardır (En’am, 6/82).” ayeti indiği zaman bu, Allah Rasûlü (s)’nün sahabilerine ağır geldi ve ‘Ey Allah’ın Rasûlü (s), bizim hangimiz nefsine zulmetmez?’ dediler. Allah Rasûlü (s) de onlara:</p>
<p>“Ayetteki zulüm sizin sandığınız gibi değildir. O ancak Lokman’ın oğluna söylemiş olduğu, “Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma. Çünkü şirk (Allah’a ortak koşmak) elbette büyük bir zulümdür (Lokman, 31/13).” ayetinde geçen şirktir”<br />
buyurdu.</p>
<p>    Müslim, İman, 197.</p>
<p>5. Ebû Saîd el-Hudrî (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Kim, Rab olarak Allah’ı, din olarak İslâm’ı, Peygamber olarak Muhammed (s)’i kabul edip hoşnut oldum derse cennet ona gerekli (vâcip) olur.”</p>
<p>    Müslim, Salât, 13; Ebû Dâvûd, Salât, 36.</p>
<blockquote><p>Rahmet İzleri, Maddi &#8211; Manevi Temizlik (1/4)</p>
<p>1. Ebû Mâlik el-Eş’arî (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Temizlik, imanın yarısıdır. Elhamdülillâh mizanı doldurur. Sübhânallahi<br />
velhamdülillâh göklerle yer arasını doldurur. Namaz nurdur. Sadaka (kişinin<br />
Müslümanlığına) delildir. Sabır aydınlıktır. Kur’ân ise senin lehine ya da aleyhine<br />
delildir. Bütün insanlar sabahleyin çıkarlar. Kimisi, nefsini satar. Bunlardan<br />
bir kısmı kendini ateşten kurtarır, bir kısmı da helâk eder.”</p>
<p>    Müslim, Tahâret, 1.</p>
<p>2. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Muhakkak ki, ümmetim kıyamet gününde, çokça abdest almaları sebebiyle,<br />
yüzleri parlak, el ve ayakları bembeyaz olarak çağrılacaklardır. Bu<br />
parlaklığı çoğaltmaya gücü yeten kimse bunu yapsın.”</p>
<p>    Buhârî, Vudû’, 3; Müslim, Tahâret, 34-35.</p>
<p>3. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Size Allah’ın günahları ne ile yok ettiğini ve dereceleri ne ile yükselttiğini<br />
söyleyeyim mi?”<br />
Ashâb: ‘Evet, Yâ Rasûlallah (s)’dediler.<br />
“Zorluklara rağmen abdesti yerli yerince almak, sık sık mescidlere gitmek,<br />
bir namazdan sonra diğer namazı beklemektir. İşte sizin (Allah’a) bağlılığınız<br />
budur.” (Son cümle Peygamberimiz (s) tarafından iki defa söylendi)</p>
<p>    Müslim, Tahâret, 41.</p>
<p>4. Ebû Hureyre (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Eğer ümmetime zorluk vermeyeceğini bilseydim, her namaz için misvak<br />
kullanmalarını emrederdim.”</p>
<p>    Müslim, Tahâret, 42.</p>
<p>5. Âişe bt. Ebûbekir (r)’den rivayet edildiğine göre:<br />
Peygamber (s) cünüb iken, yemek veya uyumak istediği zaman abdest<br />
alırdı.</p>
<p>    Buhârî, Gusül, 27.</p></blockquote>
<p><strong><br />
Rahmet İzleri, Namaz (1/4)</strong></p>
<p>1. Abdullah b. Ömer (r)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“İslâm beş temel üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına<br />
ve Muhammed(s)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahadet etmek,<br />
namaz kılmak, zekât vermek, Hacca gitmek, Ramazan’da oruç tutmak.”</p>
<p>    Buhârî, İman, 2.</p>
<p>2. Enes b. Mâlik (r)’ten rivayet edildiğine göre:<br />
Bir adam Rasûlullah (s)’a sordu:<br />
‘Allah kullarına kaç vakit namaz farz kıldı?’ Rasûlullah (s):<br />
“Allah kullarına beş vakit namaz farz kıldı” buyurdu.<br />
Bunun üzerine adam bunlardan ne fazla, ne de eksik yapmayacağına<br />
dair yemin etti. Allah Rasûlü (s) şöyle buyurdu:<br />
“Bu adam bu sözünde doğru ise (ve dediğini yaparsa) mutlaka cennete<br />
girer.”</p>
<p>    Nesâî, Salât, 4; Müsned, III, 267.</p>
<p>3. Ubâde b. Sâmit (r)’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Allahu Teâlâ kullarına beş vakit namazı farz kılmıştır. Küçümsemeden<br />
her kim bu namazları tam kılarsa Allah onu kıyamet gününde cennete<br />
koyacağına dair kesin söz vermiş olur.<br />
Kim de onları, hafife alarak eksik bir şekilde (Allah’ın huzuruna) gelirse,<br />
Allah katında ona verilmiş bir söz olmaz. Dilerse onu azablandırır,<br />
dilerse bağışlar.”</p>
<p>    Ebû Dâvûd, Vitr, 2; Nesâî, Salât, 6.</p>
<p>4. Câbir b. Abdullah (r)’tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Kul ile küfür arasında (yalnız) namazı terk etmek vardır.”</p>
<p>    İbn Mâce, İkamet, 77 (1078).</p>
<p>5. Enes b. Mâlik (r)’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s) şöyle buyurdu:<br />
“Bana kadınlar ve güzel koku sevdirildi; ama gözümün aydınlığı namaz<br />
oldu.”</p>
<p>    Nesâî, İşretü’n-Nisâ, 1.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kainatamektup.com/index.php/2012/02/dua-ve-hayirla-baslamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

