BİZ

May 8, 2009 SEYYAH

Dostlar iyi adam listesi tutunuz. Her daim birbiriniz ve Rabbiniz ile rabıta halinde olun.
81 ilden ve kainatın ulaşabildiğimiz her noktasından en az bir İNSAN bir ADAM kaydetme derdimiz devam ediyor. Bazen haritalara bakıp ne kadar ilimizde ne kadar tanıdığımız iyi adam var diye değerlendirme yapıyoruz.

İyi adam kimdir?
Bu sorunun cevabını iyi adamların vicdanları bilir.

Yollar rızaya ulaşmak içindir.

Güzel insanları bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Eğer gerekli özeni göstermeyip bulduklarımızı, kendilerinden EMİN olduklarımızı da kaybedersek vay halimize.

Bir kaç aylık sükutun ardından 2009 Mayıs ayının ilk haftası yeni yüzümüzle tekrar yayın hayatına döndük. Daha önceki arayüzlerde sıkıntısını çektiğimiz konu karmaşasını yeni dönemde çözme derdindeyiz.

Yeni yayın döneminde sitenin bölümleri net olarak ayrılmış olacak.
İnternette uzun uzun yazı okunmuyor bunun bilincindeyiz; fakat bir kişi zevk alıp okuyacaksa onun hakkını da korumak gerekiyor. İsteğimizi, aradığımızı kolay bulmak ve bağlantılı konularının hemen ararda gelmesi birinci önceliğimiz.

“SEYYAH” bölümünde Türkiye haritasını çıkaracağız. Bir süre sonra dostlar bir yere gitmeden sitemize bakacaklar. Bu ilde neler yapabiliriz, nereleri ziyaret edebiliriz… gibi sorularına cevap bulacaklar.

“GÜNCE” ana başlığı altında yaşayarak yazdığımız tüm yazıları toplayacağız.

“HABER” ülkemizden, bizim coğrafyamızdan, dünyadan farklı gördüğümüz, yerel ve özel bulduğumuz haberleri sizlerle paylaşacağız.

kainata mektup kronolojisi

1997 “Oku”maya başladık.
1998 Yazdık ve kainata mektup dergisini çıkardık.
1999 yılında sanal alanda Mysite ile başlayan yolculuk
2006 yılında blogger a geçti.
2007 kainatamektup.com adını aldık; fakat bloglamaya blogger.com adresinden devam ettik.
2008 Ramazan ayında yeni bir dönem başlıyor. Kendi sanal arazimizden yayın yapacağız. Tabi ki tüm arşivi aktarmak zor. Yazılardan alabildiğimizi yeni yere taşıyacağız, kalan yazılarada arşivden link vereceğiz.

İlk günden itibaren özgün içeriğimiz en önemli sermayemiz oldu. Görsellik ve kolay erişebilirlik şimdiye kadar istediğimiz noktaya gelemedi. Blogger.com bazen ciddiye alınmadı , kimi koruyucu programlar siteyi engelledi. Fakat biz yolumuza devam ettik. Bundan sonrada yüreğimizden heyecan eksilmedikçe paylaşmaya ve paylaştırmaya devam edeceğiz.

Uzun Tarihçe
Sene 97 , aylardan nisan, klasik bir yaşamın sıkıştırdığı genç, üç harfli bir kelime ile tanışır: “oku” . Bu tanışıklıktan sonra hayatı eskisi gibi olmaz, artık dönüşü olmayan bir yürüyüş başlamıştır. “Kalem” ile tanıştığında dünya zamanıyla 1 yıl geçmiştir, onun için ise oku ile kalem arasında geçen süre 23 yıllık bir yaşama bedeldir.
2. sene kalem eşliğinde yaşama katılan yeni kelimelerle (yaşam durakları) devam eder.
3. sene de hayatına yeni yürekler katılmaya başlar. Bu insanların yığın olmadan yürümek , paylaşarak kendilerini geliştirmek hedefleri olmuştur. Hayata karşı duruşlarını öğrenmek ve öğretmek üzerine belirlemiş bu insanlar; yaşam boyu öğrenci ve öğretmen olmaları gerektiğine karar vermişler ve bu fikir onları KAİNAT FAKÜLTESİ’ne ulaştırmıştır.

Kainat Fakültesi çatısı altında yaşam mektuplarla paylaşılmaya başlanır. Zamanla bu mektup trafiği toplu mektuplaşma eylemine dönüşür. Mektuplar artık bir dergi haline gelmiştir. Bir kaç sayı matbu çıkan dergimiz daha sonra yoluna internet ortamında devam etmiştir. Oku kelimesinden Vuslat kelimesine kadar 28 kelime yaşanmış ve şimdilik 3000 sayfalık 10 defterlik arşiv oluşmuştur.

Kainat Fakültesi içeriğin mektup tarzından oluşmasıyla zamanla kainata mektuba dönüşmüştür. Fakülte medrese bölümünde yaşamaya devam etmiştir.

KAİNATA MEKTUP NEDİR?
Bizlerin hayata bakışındaki ana felsefe hayatı bütünleyebilmek, bölmeden parçalamadan biri algılayabilmek. Bu kucaklamayı ancak hedefi kainat olan mektup gerçekleştirebilir. Bugün farklı yaşantıları incelediğimizde çoğunun hayatın bir kulağından tuttuğunu görürüz. Neden bazı heyecanlar zamanla eriyor? Neden genç duygularla savunduklarımızın arkasında duramıyoruz? Neden üniversite yıllarında yıktığımız düzenlerin çark dişlileri oluyoruz? Bu sorular uzar gider; ama cevapları bir tek noktada buluşur. Hayatın bütününü kavrayıp kendine bir duruş belirleyememiş insanlar eksik parçalarla oluşturdukları duruşlarını koruyamazlar.

Bütünü görmeyi basiretin açılması olarakta ifade edebiliriz. Her alanda ahlak ve kalitenin yükselmesi için mücadeleye koyulmak bu açılımın sonucudur.

Kendisinin ayrı bir evren olduğunu bilen, muazzam bir varlık olduğunu keşfetmiş, kendini gerçekleştirmek için gereken iç sorguyu sürdüren her bireyi kalemi eline alıp kainata mektup yazmaya davet ediyoruz.

Kainata Mektup Hareketi

Bu yürüyüş bir sivil itaatsizlik arka planına sahiptir. Biz başka bir kainat tasavvuru olabileceğini düşünüyoruz. Servis edilen hayattan daha fazlasının yaşanabileceğini. İş, ev, okul, kahvehane, cafe, tv, bilgisayar, v.b. arasına sıkışan yaşamların kurtulma şansı olduğunu düşünüyoruz. Basma kalıp reçeteler yerine bu zamana uygun yeni şifa iksirleri olabileceğini hayal ediyoruz. Geleneğin damarlarından kopmadan bu çağa seslenen yeni cümlelerimiz olmalı. Gelenekten geleceğe aşk aşısı ancak bu yolda gayret gösteren samimi insanların elleriyle olacaktır.

Eksiği fazlasıyla kainatın her noktasından samimi seslerin yükselme vakti gelmedi mi?

İNSAN : Kainata bırakılmış bir mektuptur.
Hayat akmaya devam ediyor, bizlerde küçük okullar kurarak yaşama taze kan pompalayabiliriz. Kâinata Mektup Dergisi böyle bir özlemin adı. Düşlediğinin neresinde dersek, daha yolun başındayız. Sadece yazılar yayınlamaktan öte hayatın içinde yürek yüreğe adımlayacağımız bir alan oluşturmak en büyük derdimiz. En büyük isteğimiz samimi bir gönlün sesini duymak, her nerede ise bu haykırışı kainata duyurmak. Bizler farkında olmasak da Kainat’a bırakılmış birer mektubuz. Kimimiz belki de hiç zarfı açılmadan rüzgar kuvveti ile savrulup macerasını tamamlıyor. Zarfı açma cesaretini gösterenler için iki yol var; özensiz açtıkları zarfla birlikte parçalanıp bilinmeze gitmek, sırrı keşfedip zarfı dikkatli açıp özü koruyarak hakikate yürümek. Biz zarfı açma cesareti gösterenlerle ilgileniyoruz. Mektubu alanlar ve silinmiş yerleri aslına uygun yazabilenler kainata mektup bırakmaya adaydır. Kimi bunu satır satır kalemle işler  kimi yaşamıyla kurar cümlelerini, sonunda hepsi birer mektup olur. İyi eser bırakanların zarfları açık kalır ve mektubunu okuyanlar açık zarflara bir şeyler katarlar.
Büyük günde bütün zarflar açılacak bakalım nelerle karşılaşacağız.

YÜREĞİNİZLE KAİNATIN KALBİNE YENİ BİR HEYECAN KATABİLİRSİNİZ.

YAZAN:

Yazıyı Yorumla

You must be giriş yap bu yazıyı yorumla