Please follow and like us:

Merhaba Cihad abi,

Görüşmeyeli uzun zaman oldu.
En son bayramda aramıştım.
Afiyettesin umarım.

Muhtemelen şu an bir dostunla buluşmak için yola düşmüşsündür.
Ve muhtemelen yıllar önce olduğu gibi yanına bir simit yerine gene iki simit almışsındır.
Okumanın, yazmanın, paylaşmanın ve çayın izini sürmeye devam ettiğine eminim.

Son bir yıldır sesim fazla çıkmıyorsa da Kainat’a her gün açıp bakıyorum.
Maalesef akşamları iş çıkışı buluşacağımız bir Nasip çay evimiz yok artık.
Sanırım şu an için yapabileceğim en iyi şey Kainat’ta gezinmek.

Konya’da Piri Mehmet Paşa Medresesi çıkışı kuru ayazın vurduğu sokaklarda ellerimiz ceplerimizde adımladığımız günleri özledim.
Birlikte Nuri Pakdil’i, CNC Torna Tezgahını, kitapları, siyaseti, Kurtuba’yı, Sayha’yı ve tabii ki Kainat’ı konuşurduk.
Bugün ben İstanbul’dayım, sen ise Misak-ı Milli’nin diğer ucunda.
Oralara dair tek bildiğim şey biber gazının sağlığa iyi geldiği. İnşallah dediğin gibidir.

Birazdan işten çıkacağım ve bir kez daha elim telefona gidecek.
“Abi, akşam Zafer’de olursan görüşelim” demek isteyeceğim. Olmayacak.
Fakat oldu farzet.

“Abi, akşam Zafer’de olursan görüşelim. Hem belki Süleyman da gelir. Odun ateşinde pişmiş kahveler benden.”

Selman

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial

Enjoy this blog? Please spread the word :)