Mahalle Mektebi Dergisi

Please follow and like us:

Kendiliğinden gelen zemzem olurmuş, Mahalle Dergisi de aynı kıvamda geldi. Dergi okumayı özlemişim. İçinden hayat ve edebiyat geçen tüm dergilere selam olsun.

Bana göre dergiler doğal bir okuldur. İsminde “Mektep” geçen bir derginin bu konuda daha da iddialı olduğunu düşünebiliriz. Derginin sayfalarını araladığımızda Dergah, Yedi İklim ve Hece dergileri gibi mazimizi günümüze taşıyan dergilerde yetişmiş yazarlar görüyoruz. Eğitim usta-çırak ilişkisinden başka bir şey değildir. İyi ustan varsa ve kabiliyetliysen bir gün usta olabilirsin. Yani silsile berrak bir kaynağa dayanıyor mu? Esas mesele bu!

Derginin merkezi Konya, yazarlarının ağırlık merkezi de aynı ili işaret etse de bana göre bu dergi İç Anadolu kültürünü yansıtmaktadır. Dergi öykü ve şiir ile demlenecek ve bu alanlarda yeni yetenekler yetişmesine zemin hazırlayacak gibi gözükmektedir.

Dergi sloganında kullandığı hayat kelimesiyle öykü ve şiirden daha fazlasına da talip olduğunu ifade etmektedir. Günümüzde edebiyat alanında çoğu zaman hayatın ıskalandığını görmekteyiz. Ben edebiyattan pek anlamam; fakat hayat kısmında fırsatım olursa dergiye katkı da sunmayı düşünüyorum.

Mahalle Mektebi dördüncü sayısında (Mart-Nisan 2012) Abdullah Harmancı öykü serüvenini yine öykü kıvamında anlatıyor, genç öykü heveslilerine de ip uçları veriyor. Vural Kaya ile şiir eksenli muhabbet kıvamında söyleşi yapılmış. Kısaca dergi sayfalarında şiirler, öyküler, denemeler ve hayat… var.

iyilik yorar ve her güzel, incitir kendine bakanı
öpülünce geçmez, gezegen bir yaradır aldanmak

sonunda ya karun’a yar olur ya da samiri’ye halk
zorbayı zirveye koyar, yerin dibine sokar musa’yı

anaya kalkan el gibi şiirinden / mahalle mektebi dergisi / Ali Emre

kardeş site sayha dergi‘de yayınlanmıştır.

derginin sitesi vasıtasıyla mahalle mektebi’ni daha iyi tanıyabilirsiniz : http://mahallemektebidergisi.com/

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial

Enjoy this blog? Please spread the word :)