SALİH FURKAN
RASHOMON
Yapım yılı: 1950
Yönetmen: Akira Kurusawa
Oyuncular: Toshiro Minufe, Takashi Shimura
Hayat sahte değildir. Sahte olan insanların yalan ifadeleriyle bezediği ve bezedikçe de daha da komplike hale getirdiği yaşam sahnesidir. Bir olayın üzerine o kadar katma değerler ekleriz ki, o kadar rivayetlerle menkîbevi hale sokarız ki, isyan edesiniz gelir. Hiç olmazsa buğz edeyim dersiniz.
Oysa doğarız, büyürüz ve ölürüz. Bu kadar basittir hayat. Basitlik yani gerçek. Yaşanılan bir olayı kaç kişi görmüşse olay o kadar çeşitli hale gelmiştir. Her kişi kendi yaşamının karakteristik yapısına göre mevzuları yorumlayarak anlatacaktır. İşte klasikleşmiş ‘Rashomon’, senaryosunda bunu ince bir hat üzerinde vermektedir . İnanıyoruz ki, izleyince seyirci kalmayacaksınız.
Kurusawa filmi için yaptığı bir değerlendirmede şöyle ifade ediyor meseleyi: ‘ insanlar nefisleri sözkonusu olduğunda dürüstlükten yana gönülsüzdürler; kendileri hakkında, yalanlara başvurmadan, allayıp pullamadan konuşmayı kolay kolay beceremezler. Bu film, işte böylesi insanları anlatıyor, gerçekte olduklarından daha albenili, daha iyi ve üstün oldukları duygusunu tadabilmek için yalan söylemeden yapamayan insanları; hatta bu günahkâr pohpohlanma ihtiyacından mezarda dahi kopamayan insanları. Öyle ki karakterlerden birinin, öldükten sonra da, bir medyum aracılığıyla konuşurken insanlara yalan söylemeyi sürdürdüğüne tanık oluruz. Egoizm, dünyaya geldiği anda insanoğluna musallat olan bir günahtır; kefareti ödenmesi en güç günah.’
Meriç diyor ya: ‘Kim hafızasının aynasında sadık akisler bulabilir?’ Yalan çok çekici bir günahtır. O kadar normaldir ki, söyleyeni bile etkisi altına alırken realite haline gelir.
Yalan insanın vazgeçemediği ve kendisine bile her an söylediği absürd şeylerdir. Ama ya hakikat ışığı! Ne kadar uğraşırsak uğraşalım hakikat debisi en yüksek akarsular gibi yalan kayasını parçalayacaktır.
Yalan toplumunun dini de, örfü de yalandır. Yalanı siper edinen idrak basiretten yoksunlaşır. Yaşadığımız hayatın ne kadar gerçek olduğunu; lakin koskoca güneşi balçıkla bulamaç haline getirişimizi düşündüren üstada saygılar sunuyoruz.
Bu sayede ‘Kainata Mektup’ içerisinde bir de klasik film bölümü açmış olalım. Criterion Collection şirketi bizim de bir nevî tarihî filmler seçerken referans kabul ettiğimiz kuruluşlardan. Bundan sonra, kuruluşun süzgecinden geçen, orijinal addedilen filmelere de yer vermeye çalışacağız.