GÜNAHIN NORMALLEŞMESİ

April 6, 2010 OKU / İKRA

mevlana_mezar_taşlarıİnandım” iddiasının içinin doldurulması gerek. Bu büyük iddia, sorumluluğu beraberinde getirirken, bize Ankebut 2’yi hatırlatmalıdır. “Ankebut 2- İnsanlar, (yalnızca) “İman ettik” diyerek, sınanmadan bırakılıvereceklerini mi sandılar?” İnancının sosyolojik olarak bir mecburiyet şeklinde kalmaması için vahye yönelmek kaçınılmazdır. “İnandım” söyleminin havada kalmaması adına, yeterli done elimizdedir. Ankebut 2 “dine zum yapmaktır.” Hayata vahyi mercekle bakmaktır.

İnsan, Zümer 8’i üzerinde barındıran karmaşık bir varlıktır.. Zümer 8- İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden katıksızca yönelmiş olarak Rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O’na dua ettiğini unutur ve O’nun yolundan saptırmak amacıyla Allah’a eşler koşmaya başlar. De ki: “Küfrünle biraz metalanıp-yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın.” İnsanın sıkıntı anında Rabbine dua edip niyazda bulunmasıyla ilgili bir problem yoktur aslında. Kaldı ki, duamız olmasa ne işe yarardık?

Oysa sorun şu ki, Allah’ın dini mi? Heva ve heves dini mi? İşler iyi giderken, sorun çıkarmayan insan, işler kötü gittiğinde neden şirk dinini seçer. Ayetin başında normal olan dua eylemini şirke dönüştüren duruş nedir? Bu çıkarcı eğilimi sorunsuz bir yaşantı tarzının olmasını isteyen ve bu dinin sınırlarını ben çizerim diyen insan formunda aramalıyız.

Fitne, iyi ile kötünün birbirinden ayrılmasıdır. İmtihanın insan üzerindeki gösteri parçacıklarıdır. İmanölçerdir. Fitne sağanağından sağ çıkmayı başaran yüksek ahlaklı insan, vahyin insanıdır. Dua-fitne ve imtihan zinciri kopuk insan, Alak 6-7’nin işaret ettiğine dönüşür. Alak 6- Hayır; gerçekten insan, azar. 7- Kendini müstağni gördüğünden. 8- Şüphesiz, dönüş yalnızca Rabbinedir. İki dünyalı düşünmek, yarınını düşünmektir. Adımlarken tutulduğu her fitnede “Allah var!” demektir. Acizim demektir. Haddini bilmektir. Cenab-ı Allah tarafından ciddiye alınmaktır. Allah’ı ve gönderdiği resulleri gerektiği gibi takdir etmektir.

Din gününe bakış, “bir bakıp çıkayım” tarzı olursa Bakara 80–81 olur. Bakara 80- Derler ki: “Sayılı günlerin dışında, ateş bize değmeyecektir.” De ki: “Allah katından bir ahid mi aldınız? ki Allah asla va’dinden dönmez- Yoksa Allah’a karşı bilmediğinizi mi söylüyorsunuz?” Bakara 81- Hayır; kim bir kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, (artık) onlar, ateşin halkıdırlar, orada temelli kalıcıdırlar.

Biraz yanarız, sonra da affediliriz.” Günahın normaliteye dönüşmesi, Allah varmış gibi yapmaktır. Bir arkadaşımızın cebinden beş liranın düştüğünü gördük, diyelim. Gördük ve ona haber vermedik. Beş lirayı kendi cebimize attık. Hayat kaldığı yerden devam edecektir. Dünya standartları ölçüsünde beş lira kardayız. İki dünyalı düşündüğümüzde ise kaybettiklerimize paha biçilemez.

Toplumsal Müslüman, toplum tarafından kendisine biçilen dini kıyasıya savunur. Düşünmez ve sorgulamaz. Onun yerine nasıl olsa düşünen birileri vardır. Düşünen ve sorgulayanı reddeder. Çok köşeye sıkışırsa onu taşa tutar. Onun için Allah’ın izahatı önemli değildir. İzahat ve içtihat yapacak hep birilerini bulur.

Al-i İmran 135- Ve ‘çirkin bir hayasızlık’ işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları üzerinde bildikleri halde ısrarla durmayanlardır. “ Negatiflik taşıyan unsurlar üzerinde” bile bile ısrar etmeyenler ise bağışlanma dileyen ve kendine çeki düzen verenlerdir. İki farklı duruş ve ahval. Günahı normaliteye çevirmeden aklına başına almak Al-i İmran 135’tir. Bu toplumun sorunu bireylerin günahları normalleştirmesidir. Bu tipi uyarması beklenen tavrı sergileyecekler ise ana-baba dininin ürünü olmuş temsilcilerdir. Bu noktada Enfal 25 bizi kendimize getirmelidir. Enfal 25- Ve sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup-sakının. Bilin ki, gerçekten Allah, (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Asırlar önce Cenab-ı Allah’ın kullarına bıraktığı mektubu açıp okumak için ve kendimizden başlayarak diri olanları uyarmak için geç kalmış değiliz. Peygamber ASV. bir şair değildi. Musa AS. Tur dönüşü gayet sağlıklıydı. İbrahim AS. oğlunu boğazlamak için eylemde bulunduğunda aklı selimdi. Vahiy fark yaratır. Normali, sıradanlığı ve toplum dinini yere çarpar. Almaya açık kalplerin mutmainliğini sağlayan Allah’a hamd olsun.

SALİH FURKAN

YAZAN:

Yazıyı Yorumla

You must be giriş yap bu yazıyı yorumla