Balkonumuzdaki kayısı ağacı çiçek açtı
Bizde kainata mektup sitesini açtık
Bahar yeniden başlamaktır
Çanakkale gündemiyle başlamak gerekiyor. Çanakkale son yıllarda fazlasıyla konuşulsada hala tam manasıyla anlaşılabilmiş değil. Oradaki şuur nasıl anlaşılır, bazı sorular sormak gerekiyor.
Balkan savaşında yenilen ordu ne oldu da Çanakkale’de şahlandı?
Neden hep çavuşlar, onbaşılarla anılan bir savaş?
Çanakkale boğazı toplarla güvenceye alınmış mıydı? Yoksa çarıksız asker metaforu üzerinden konuşmaya devam mı edelim?
Dünyada üretilen ikinci deniz altıya sahip olan bir donanmada hiç mi bir şey yoktu?
O yıllarda en büyük silah ithalatçısı olan Büyük Osmanlı Devleti sadece süngülerle mi savaştı?
Balkan yenilgisinin en büyük sebebi gösterilen ordunun politize olması Çanakkale’de önlenebildi mi?
II. Abdülhamit Han çeyrek seferberlikle yunan askerini yenilgiye uğrattı; acaba tahttan indirilmeseydi Balkan Savaşlarını da yarım seferberlikle kazanabilir miydik?
Kısaca sorular sorular… Cevaplar için iyi bir yakın tarih okuması yapmamız gerekiyor. Anadolu Beyler Beyliği düzeyinde düşünmekten kurtulup muhattabını çeyrek görecek şuur ve kapasiteye ulaşmak gerekiyor.
“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü zannetme! Bilakis onlar hayatta olup, Rablerinin katında yaşarlar, rızıklanırlar.”
Zafer haftamız mübarek olsun. RABBİMİZ şöyle buyurur. “Müminlerden öyle er kişiler vardır ki Allah’a verdiği sözü asla bozmaz. Onların bir kısmı o yolda canını vermiş, bir kısmı da canını vermek/ şehit olmak için fırsat beklemektedir. Onlar Verdikleri sözü asla değiştirip bozmazlar. Allah onları sadakatlerinden dolayı mükafatlandıracaktır. (1)
http://pirisir.blogspot.com/2008/03/allah-yolunda-ldrlenleri-sakn-l.html