Please follow and like us:

Bu yürüyüş bir sivil itaatsizlik arka planına sahiptir. Biz başka bir kainat tasavvuru olabileceğini düşünüyoruz. Servis edilen hayattan daha fazlasının yaşanabileceğini. İş, ev, okul, kahvehane, cafe, tv, bilgisayar, v.b. arasına sıkışan yaşamların kurtulma şansı olduğunu düşünüyoruz. Basma kalıp reçeteler yerine bu zamana uygun yeni şifa iksirleri olabileceğini hayal ediyoruz. Geleneğin damarlarından kopmadan bu çağa seslenen yeni cümlelerimiz olmalı. Gelenekten geleceğe aşk aşısı ancak bu yolda gayret gösteren samimi insanların elleriyle olacaktır.

Eksiği fazlasıyla kainatın her noktasından samimi,adil, emeğe saygılı seslerin yükselme vakti gelmedi mi?

Türkiye’nin ufkunu genişleten Kurtuba Dergisi‘nin 4.sayısına verdiğimiz mülakatı sitemizde yayınlıyoruz. Bir aksilik olmazsa Nisan ayında çıkacak 5. sayıda gün yüzü görmemiş bir hikayemiz yayınlanacak.

Nijer’den Kosova’ya, Patani’den Tunus’a; büyük ülkemizin münbit topraklarından Konya’da, bitmek bilmeyen mütevazi bir yürüyüşün izini sürdük. Karşımıza Adalet ve Emek Hareketi’nin kurucusu Cihad Meriç çıktı. On yıldır kainatamektup.com’dan sesini dünyanın dört bir tarafına ulaştırıyor. Amerika’dan Dubai’ye, pek çok sıkı dostu var. Nuri Pakdil’in bağlanmasını başucundan eksik etmiyor. Cemil Meriç gibi o da ışığın doğudan geldiğine tüm kalbiyle inanıyor. Kapitalizmle mutmain olan insanlığa ahilik gibi kadim bir geleneği işaret ediyor. Cihad Meriç’e Adalet ve Emek Hareketi’ni sorduk. O da bize ruhuyla cevap verdi.

Adalet ve Emek Hareketi’ne bağlananlar ne düşünüyorlar?

Hayrı tavsiye eden, kötülüğü engelleyen İslam geleneğine yaslanarak geleceğe bakarız. Allah dışında tapılan tüm sahte ve gizli ilahları, maddeyi kutsayan zamanın reel politiğini reddederiz.

Ahilik geleneğiyle hareketinizin sıkı bir ilişkisi var bildiğimiz kadarıyla?
Evet. İslam geleneğinden beslenen fütüvvet ve ahilik gelenekleri adil emek ve ekmek paylaşımı için mücadele etmiştir ve zaman zaman da başarıya ulaşmışlardır.

Peki çağımızda ahiliğe nasıl bakıyorsunuz?
Ne solcular gibi sadece işçi iktidar olsun diyoruz, ne sağcılar ve muhafazakarlar gibi sadece güçlü ve zengin olana tabi olalım diyoruz, ne de liberaller gibi öyle de olur böyle de olur diyoruz. Biz zulmün tek alternatifinin adalet olduğunu biliyoruz. Herkes hesap vermeli, hiç kimse bir takım tabuların arkasına sığınıp paçayı sıyırmamalı. Yanlış herkes için yanlış olmalı, hatayı patronun veya işçinin, zenginin veya fakirin yapmış olması önemli değil. Ahilik geleneğinde işçi ve işveren arkadaş gibi çalışmış ki bizce bu konu özellikle uzun soluklu düşünülmelidir.

Ahilik eşittir adalet yani?
Aynen öyle. Herkes, dünyayı şu kadar az aile yönetiyor, işte ülkemizde 1000 kişi var pastanın şu kadarını yiyen diyor ve sonuçta yine aynı düzen devam ediyor. 70 milyonun oyunu 1000 kişi nasıl silip süpürebilir. Ey esnaf kendine gel. Ey işçi kendine gel. Ey memur kendine gel. Ey işsiz kendine gel. Ey ev hanımı kendine gel. Sadece seslendiğimiz bu kitlenin toplamı tek başına iktidar olmak için yeter de artar bile. Aslında marjinal olan, az olan onlar. Fakat bize bir şekilde hapı yutturuyorlar. Çünkü işçi sendikası teşkilatları yeni baronlar çıkarmış, esnaf dernekleri ve çiftçi birlikleri saltanat yeri olmuş, bunları düzeltemeyenlerin gidip iktidardan pay istemesi abesle iştigaldir. Daha senin küçücük grubunda adalet iktidar değil. İşlerimiz yöneticilerin insiyatifine kalmış, aciz insana tek başına sorumluluk yüklemek en büyük hastalığımız. Kim olursa olsun; kişiler kontrol edil(e)miyorsa, hesap vereceğini düşünmüyorsa her an ayakları ve kalpleri kaymaya müsaittir. Günümüzde bal tutanlar parmaklarını bitirdi, artık ellerini yalıyor.

Ahilik, batı algısına bir tavır alış anlamına da geliyor o zaman?
Tabii ki. Batı bizim sorunlarımıza cevap veremez. Güç ve sömürü üzerine kurulmuş bir düzenin hangi öğretisi derde deva olabilir. Kendi çıkarından başka bir şey düşünmeyenlerin sosyal adalet hakkında konuşacak cümleleri olduğunu düşünmek safdillik olur.

Adalet ve Emek Hareketi’nin söyleyecek daha çok sözü var
Söyledik ve söylemeye devam edeceğiz. Güçlüye karşı mazlumun yanındayız, zengine karşı fakiri önemsiyoruz. Her nerede bir garip varsa onlarla aynı kalbi taşıdığımız için adil emek paylaşımı diyoruz. Bu gök kubbede gariplerin sözü en gür sedadır. Son temiz toprak kirletilene kadar, son su kaynağı kuruyana kadar, son balık tutulana kadar, son ağaç kesilene kadar biz sözümüzü kızılderili asilliği ile söylemeye devam edeceğiz. Beyaz adama karşı kızılderililerin ve siyah adamın yanındayız. Kendi rahat ve konforları için herkesi rahatsız edenlerden nefret ediyoruz. Üç günlük dünya için korumasız insanları gözünü kırpmadan öldürenlerden nefret ediyoruz. Asr-ı saadete ve o dönemin kokusunu taşıyan zamanlara yani barışa, adalete, huzura dönmek için adalet ve emek hareketi diyoruz. Bizler adaleti gözeten bireyler olarak bir aileyiz; selam ile söze başlar, selam ile sözü bitiririz.

O halde biz de Adalet ve Emek Hareketi’ni en iyi duygularımızla selamlıyoruz.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial

Enjoy this blog? Please spread the word :)