DERDİ MUHABBET OLAN NURİ BAŞ HOCAM

Please follow and like us:

nuribas2Bir şehri şehir yapan altında yatanlar olduğu kadar üstünde yaşayanlardır da. Güzellik,gören göze göre değişir. Memleket dediğin yer, seni bırakmayan coğrafyadır. Ayrılışı canını acıtan, üzerinde yürüdüğünde hem yerin altındakilerle hem de yerin üstündekilerle irtibatta olduğun ortam, mekan… İşte yerin üstündekilerden biriydi Nuri Hoca. Kendine has yaşam tarzıyla eski ve yeni arasında köprü olma derdindeydi. Eskimeyen geçmişi günümüz yapmacık-taklitsel yaşam tarzlarına inat, yaşantısıyla ayakta tutan bir çınar.

Osmanlıca, Musiki, Hat sanatının gayrı resmi (olayın güzelliği bundan kaynaklanıyordu birazda) temsilcisiydi. Mevlana yolu üzerindeki mekanı küçükte olsa içinde birçok duygu ve düşünceyi barındırırdı. Kısacası bir derdi vardı. Bildiklerini bugüne kadar öğrendiklerini yaşamaya ve çevresindekilere aktarma derdindeydi. Yaşlansa da dik durma derdindeydi. Hayat yaşamları yıpratmaya çalıştıkça, o yıpranan sayfaları onarma çabasındaydı. Aslında bu bir çaba da değildi. Bu bir hayat tarzıydı. Hayat felsefesiydi. Yani hayatta nasıl rahat edecekse öyle yaşıyordu. Hepsi bu. Gerisi teferruat.

Önemli olan ne biliyor musunuz, Dünya üzerinde birilerinin yaşantısını etkiledi, belki akıp giden hayatın az yada çok akış yönünü değiştirdi. Önemli olan işte bu. Her zamanda ve mekanda güzel insanlar vardır, ben buna inanıyorum. Yok diyen insan ya aramamıştır ya da hak etmemiştir.

Ayakta durmak zor bayım. Birbirimize tutunmazsak daha da zorlaşacak. Havada uçan insanlar aramaya gerek yok. Hemen yan masada çalışan ve samimi olan insanın farkında mıyız, mesele birazda bu sanırım.

Selamlar…

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial

Enjoy this blog? Please spread the word :)