“Libya dönüşü İstanbul’a gelen Başbakan, bayramın 1.günü saat 16 civarı sivil plakalı araçla kayıplara karıştı.”
Acaba toplum mu lideri yıpratıyor, liderler kendi tek adamlıklarının mı kurbanı oluyor?
Sorusu gündeme düşen üstteki haberle tekrar aklımıza geldi. Genel anlamda halkta yapışkanlık psikolojisi var; fakat bunda liderlerin hiç mi suçu yok. Evet haklısınız, halktan daha da yapışkan olan medyadır. Medyayı böyle yapan ne peki, insanların merak duyguları değil mi?
Her neyse Recep Tayyip Erdoğan adına üzüldüğüm bir haber oldu. Aslında daha fazla sivil plakalarla kaçıp halkın ve iyi insanların yanına sığınmalı. Çıkar ilişkileriyle yanında bulunan yapışkan güruhu insanın beyin, göz, kulak damarlarını tıkar.
Hatta eski padişahlar gibi kıyafet değiştirerek sokaklarda gezmeli. Özellikle kurumlara sade bir vatandaş olarak girmeli. Evet daha önceden girmiştir; fakat insan unutur. Hatırlasa ne yapacak diyenleri duyar gibiyim. Adamı iki dakikada markaja alırlar.
Yorgunum dostlarım yorgun.
Tam bu yazıyı hazırlarken eşim yanıma geldi, “Bayram mesajını dinlerken duygulandım.” dedi. İşte adamda hatiplik ve samimiyet var. Kendini bir şekilde sevdiriyor. Birilerinin anlayamadığı da belki de bu, “Onda olup da bizlerde eksik olan ne?”diye düşünüyorlar. Ben bile bazen sorguluyorum, bu adamı neden seviyoruz.
Mesela yorgun bir fotoğrafını ararken şu habere rastladım. 2021′de ne olacağını sadece Allah bilir; fakat ona yine birileri sahip çıkacaktır. 2021′de birgün gazetesinin tasarladığı durumu mesela beni etkiledi. Demek ki pek çok icraatına katılmasak da, oy vermesek de, bazen kızsak da bu adamı seviyoruz. Bir yerlerden gizli bir gönül bağı var.
İyi ve gizli tatiller başbakanım, kalbini dinle ve her şeye yeniden başla. Önce dalkavukları yanından uzaklaştır; çıkarsız, hesap verebilir, adil adamlar ile istişare et. Senin eline geçen fırsat milyonda bir insana nasip olur.
Allah kolaylık versin. Adalet üzere olursan yardımcın olsun, yanlış işlerinde seni ıslah eylesin ve doğruyu göstersin. Amin.
Zor dostum zor.