Fotoğraflar konuşuyor aslında ayrıca cümle kurmaya gerek yok; fakat yine de bir kaç kelam etmekte fayda var.
Şehit Annesi olursanız orduevine başörtünüzle girebilirsiniz, paşalar ile aynı masada da oturabilirsiniz; fakat bunun dışında başkomutan eşi dahi olsanız başınız örtülü (30 Ağustos’ta malum olduğu üzere Başbakan ve Cumhurbaşkanı eşsiz katılmışlardır. Üç kağıt ekonomisi sarsılmasın diye heralde böyle davrandılar.) olduğu için protokolde yıldızlılar ile yanyana gözükemezsiniz. Gazi veya şehit babası olursanız elinizi de öper yıldızlılar; fakat sizi yolda görseler selam vermekten korkarlar, sizi öcü (Çünkü aldıkları eğitim bunu gerektiriyor.) gibi göreceklerdir.
Özde-sözde muhabbetleri çok yapıldı; bende özde muhabbetine küçük bir katkı yapayım. O hacı babanın elini özden öpmek lazım. Ülkemizin geçmişi ve yarını o nurlu sakallı dedenin ellerinin kıvrımlarında, annemizin başörtüsünün derin anlamında saklı. Birlikte ve güçlü Türkiye istiyorsak halkı ile barışık bir devlet şarttır. Millet olmazsa devlet ne işe yarar, gün gelir sizin maaşlarınızı bile ödeyemez.
Maneviyat yoksa millette noksandır tabi ki vatanda her türlü entirikaya açıktır. Dini kullananlara hep beraber karşı çıkalım, kim neyi kullanıyorsa hepsine karşı çıkalım, buna kimsenin itirazı ol-a-maz. Fakat milletin saçı ile sakalı ile uğraşmayın. Halkıyla ve onun değerleri ile barışık ordu güçlüdür, halkına namlu gösterenler ve ona karşı kabadayılık yapanları tarih not eder. Uzun vadede namlu ucundan kurulan güç korunamaz.